Diğer ·
1996/18 E. 1996/68 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 1996/18
- Karar No
- 1996/68
- Karar Tarihi
Davacı : A.B. Davalı : 1- Setbaşı Vergi Dairesi 2- M.A. OLAY: N.P.’a ait 16 LL 658 plakalı kamyonet bu şahsın vergi borcu nedeniyle Setbaşı Vergi Dairesince haczedilmiş ve satışına karar verilmiştir. Davacı, aracın ilk ihalesinin yapılacağı 17.10.1995 tarihinde ilan edilen yere gittiğinde kendisine ihalenin ertelendiğinin bildirildiğini, buna rağmen aynı gün aracın bulunduğu oto garajında otonun üçüncü bir şahsa satılmış olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, yasada gösterilen usullere uyulmadan yapılan ihalenin feshi istemiyle, 24.10.1995 tarihinde icra hakimliğine dava açmıştır. Bursa 1. İcra Hukuk Hakimliği; 13.11.1995 gün ve 556-619 sayıyla; iptali istenilen ihale, menkul mal ihalesi olup, bu davanın görüm ve çözümünün vergi mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Davacı, aynı istekle, 21.12.1995 tarihinde vergi mahkemesine başvurmuştur. Bursa Vergi Mahkemesi; 6.2.1996 gün ve 1682 sayıyla; Borçlar Kanunun 226. maddesinde ihaleye fesat karıştırılması durumunda buna itiraz edilebileceği, bu itirazın icra yoluyla yapılan satışlarda icra ve iflas işlemlerini yöneten mercilere, diğer hallerde mahkemeye yapılacağı; bu sebeple açılan davaların, hem alacaklı idareye hem de hacizli malı satın alana karşı açılması gereğinin idari yargıda kişilere karşı dava açılamayacağı ilkesine uymadığı; aynı Yasanın 225. maddesinde: icraen satışların ticari nitelik taşımaları nedeniyle bu tür davaların adlî yargının görevine girdiği gerekçesiyle ve daha önce İcra Hukuk Hakimliğince de görevsizlik kararı verilmiş olduğundan 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca, görevli yargı yerinin belirlenmesi istemiyle uyuşmazlık mahkemesine başvurulmasına karar vermiş, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilen 95/1682 esas sayılı dosya 27.2.1996 gün ve 32 sayıyla kayda alınmıştır. İnceleme ve Gerekçe: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, Selçuk Tüzün’ün Başkanlığında, O. Hulusi Mustafaoğlu, Ülkü Aydın, Nursel Aymakoğlu, Zafer Kantarcıoğlu, Ertuğrul Taka ve Halil Karabulut’un katılmaları ile yaptığı 20.05.1996 günlü toplantıda, Raportör-Hâkim Ayten Anıl’ın raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; toplantıya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yerine katılan Savcı İsmet Gökalp’in davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi yönündeki; Danıştay Başsavcısı yerine katılan Savcı Sinan Yörükoğlu’nun davanın idari yargıda ancak vergi mahkemesinde görülmesi gerektigi yolundaki yazılı düşünceleri doğrultusundaki sözlü açıklamaları da alındıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, vergi idaresi tarafından N.P.’ın vergi borcuna karşılık haczedilerek satılan aracın, satış işleminde usulsüzlük yapıldığı ileri sürülerek ihalenin iptali istemine ilişkindir. N.P.’a ait araç, bu şahsın vergi borcu nedeniyle Vergi Dairesince haczedilerek Osman Özpay isimli şahsa pazarlık usulü ile satılmıştır. Olayda davacının ihaleye katılma isteğinde olan kişi olduğu ve ihalenin feshini isteme hakkının, İhale Yasası’nda gösterilen “ihalede istekli” sıfatına dayandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle anlaşmazlık vergiye ya da verginin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa uyarınca tahsiline ilişkin olmadığı gibi, davacının istemi 6183 sayılı Yasa’nın 68. maddesinde düzenlenen “ İstihkak İddası” niteliğinde de değildir. Vergi Dairesi bir kamu kurumudur. Vergi alacağının tahsili amacına yönelik 6183 sayılı Yasa uygulamaları, kamu görevinin icrası yönünde idari işlemler niteliğindedir. Davanın istemi yapılan satış işleminin (İhalenin) usulüne uygun olmadığı iddiasıyla, bu ihalenin iptaline yöneliktir. Bu durumda anlaşmazlıkta bir idari işlemin iptali söz konusudur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasanın 2. maddesinde İdare Mahkemelerinin görevleri: idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek açılan iptal davalarını görüp çözümlemek olduğu belirtilmiştir. İdari yargı içindeki görev ve yetkiler anılan usul Yasası ile düzenlenmiş bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın çözümü idari yargının görevine girdiğinden Bursa Vergi Mahkemesinin 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesi uyarınca yaptığı başvurunun reddi gerekmektedir. SONUÇ: Anlaşmazlığın niteliğine göre, Bursa Vergi Mahkemesinin 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca yaptığı başvurunun reddine, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğine, 20.5.1996 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.