Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2756 E. 2023/2720 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2756
- Karar No
- 2023/2720
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2756 Karar No : 2023/2720 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2016/57748, K:2021/2828 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2016/57748, K:2021/2828 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi...Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve söz konusu kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23/09/2021 tarih ve E:2021/1955, K:2021/8997 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinin görüldüğü, ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden; davacının ... ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, adaylık döneminde ve meslekte iken örgütün sohbet adını verdiği toplantılar düzenlediğine, himmet topladığına, cemaat mensubu olduğu için genel sekreter yardımcılığı görevine getirildiğine, anılan görevdeyken personel alımı işlerini örgütün yönlendirmeleri doğrultusunda yaptığına, mülakat ve sınav puanlarında oynamalar yaparak örgüt üyesi isimleri başarılı gösterdiğine, yurt dışına ve eğitime gidecek kişileri belirlerken örgüte yakın isimleri seçtiğine, staj dönemini bitiren ve baloya katılacak olan hakim adaylarına örgütün talimatları doğrultusunda kendilerini gizlemek adına içki içmeleri yönünde telkinde bulunduğuna, Danıştay üyelerinin telefonla ve yüz yüze görüştüğü kişiler hakkındaki bilgiler başta olmak üzere söz konusu üyelerin sekreterlerinden toplanan tüm bilgilerin üyelerin sekreterlerinden sorumlu şef tarafından kendisine aktarıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, YARSAV üyeliği yönünden, YARSAV Derneğine üyelik şekli ile ilgili tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının YARSAV üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı, Yıllık (Albüm) Kurulu üyeliği yönünden, davacının örgütün yargıda etkin olduğu dönemde Adalet Akademisinde Yıllık Kurulu Başkanlığı yapmasının, kararda yer verilen açıklama ve tespitler doğrultusunda FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 6749 sayılı Kanun'un (667 sayılı KHK) 3/1. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmesine bir engel bulunmadığı; kişiselleştirme içermeyen bir kararla meslekten çıkarılması, yeniden inceleme talebinden sonra verilen kararın da aynı mahiyette olması, davanın sonucunu temelden etkileyecek olan Anayasa'ya aykırılık iddiasının ciddi görülmemesi, meslekten çıkarma işleminin hukuka aykırılığına ilişkin öne sürdüğü hususların kararda tartışılmaması gerekçe yükümlülüğünü karşılamaktan uzak olduğundan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; Anayasa'daki güvencelere aykırı olacak şekilde, mesleğinden çıkarılma gerekçesinin ne olduğunu bilmeksizin, kendisine yönelik isnadın nedeninden ve niteliğinden haberdar edilmeksizin, bu hususta kendisine somut olay ve olgulara dayanan bir delil gösterilmeksizin ve gerekçe tebliğ edilmeksizin, savunma imkânı verilmeksizin mesleğinden ihraç edildiği, yargılama aşamasında hakkındaki tespitler bildirilerek bu tespitlere karşı beyanlarının alınmasıyla savunma hakkının tanınmış olmadığı; yargılamada şu ana kadar 6,5 yıl geçtiği, bu haliyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği; YARSAV Dernek üyeliği ve Adalet Akademisinde Yıllık Kurulu Başkanlığı yapmasının örgüt üyeliği ile bağdaştırılmasının hukuken kabul edilebilir olmadığı; ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, herkese açık olan platformlardan indirilen bu tür programları indirmenin ve kullanmanın suç kanıtı olmasının mümkün olmadığı, MİT tarafından yargı kararı olmadan sadece istihbarat faaliyetleri kapsamında elde edilen bu verilerin delil olamayacağı, bu şekilde haberleşme hürriyetine müdahalede bulunulduğu, kişilerin özgür iradelerini yansıtmayan, somut bilgilere dayanmayan ve duyumdan ibaret itirafçı tanık/sanık beyanlarının hukuken geçerli delil kabul edilerek hükme esas alınamayacağı, süreçte başta adil yargılanma hakkı, olmak üzere Anayasa ve AİHS'de korunan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 29/09/2021 tarih ve E:2016/57748, K:2021/2828 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.