Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/3692 E. 2023/1324 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/3692
- Karar No
- 2023/1324
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3692 Karar No : 2023/1324 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- …Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri … Hukuk Müşaviri … 2- … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Derneği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2019/7288, K:2022/1413 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 05/07/2018 tarih ve 30469 sayılı (1. Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin, yoğun bakım uzmanlarını ilgilendiren 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan; "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2B) Ek-1'deki şekilde değiştirilmiştir." cümlesinin, Ek-1 sayılı listede yer alan 530310 kodu ile başlayıp 803602 kodu ile biten uygulamaların azaltılmış işlem puanlarının ve eksik düzenleme nedeniyle, fiilen yoğun bakım yan dal uzmanlarınca yapılmakta olup yoğun bakım uzmanı tarafından puanlandırılamayan 530300 kodu ile başlayıp 803293 kodu ile biten uygulamaların ve bunların arasında azaltılan işlem puanlarının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2019/7288, K:2022/1413 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişin itirazlarının yerinde görülmediği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1., 63. ve 72. maddelerine atıfta bulunularak, Finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, anılan Kurumun, bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunduğu, görüşe uyulmasının ihtiyari olmasının da bu zorunluluğu ortadan kaldırmayacağı, aksi takdirde işlemin, şekil unsuru açısından hukuka aykırı olacağı, Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; dava konusu düzenlemeler tesis edilmeden önce, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığından görüş alınmadığı, ayrıca davalı idarelerce dava konusu düzenlemelerin gerekliliğini ortaya koyacak somut ve bilimsel gerekçeler gösterilemediği, Her ne kadar 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde öngörülen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu, Sağlık Bakanlığı temsilcisinin iştirakiyle dava konusu uygulamaları belirlemiş ise de, komisyonda Sağlık Bakanlığı temsilcisinin yer almasının, kurumsal olarak Sağlık Bakanlığından görüş alınması ile aynı kapsamda değerlendirilemeyeceği, Bu durumda, Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu yerine getirilmeden ve düzenlemelerin gerekliliği somut ve bilimsel olarak ortaya konulmadan hazırlanarak Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu düzenlemelerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden … Bakanlığı tarafından, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun sekretaryasının Sosyal Güvenlik Kurumunca yürütüldüğü, dava konusu Tebliğ hükümlerinin 5510 sayılı Kanun’un 72. maddesi hükmü gereği diğer davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca, Anayasanın 65. maddesi hükmü ve 5510 sayılı Kanun’da öngörülen kriterler esas alınarak gerekli çalışmalar yapılarak hazırlandığı, dava konusu işlemin yürürlük tarihi itibarıyla usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. Davalı … Kurumu tarafından, dava konusu düzenlemenin 5510 sayılı Kanun’un 63. ve 72. maddelerinde yer verilen hükümler doğrultusunda Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu üyeleri tarafından alınan karar doğrultusunda yapıldığı, dayanak Kanun olan 5510 sayılı Kanun’da bu tür düzenlemeler yapılırken Sağlık Bakanlığının görüşünü dikkate almayı zorunlu kılan mevzuatta açıkça bir şekil şartı tanımlanmadığı, dava konusu işlem tesis edilirken takdir yetkisinin hizmet gerekleri ve kamu yararına uygun kullanıldığı, yargılama giderlerinin tamamından idarelerinin sorumlu tutulamasının hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 17/03/2022 tarih ve E:2019/7288, K:2022/1413 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Anayasa'nın 65. maddesinde, Devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği öngörülmüştür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş, son fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı, Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, Komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği, 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, daha etkin ödeme ve denetim sisteminin kurulması, yersiz ödemelerin önüne geçilebilmesi ve mali sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi adına 5510 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri çerçevesinde yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği ve eki listeler kapsamında geri ödeme kurallarının belirlenmesi zorunluluk arz etmektedir. Bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri doğrultusunda yapılan davaya konu düzenlemelerin hukuki dayanağının mevcut olduğu, sağlık hizmeti sunumu ile sosyal güvenlik sisteminin ekonomik bakımdan sürdürülebilir kılınması amacıyla geri ödeme kapsamındakilerin özel koşulları gözetilmek suretiyle ve sağlığa erişim haklarının engellenmemesi koşuluyla çeşitli tedbirler alınabilmesini sağlamak amacıyla idareye düzenleme yetkisi verildiği izahtan varestedir. Davalı idarece, dava konusu düzenlemenin belirtilen mevzuat doğrultusunda yapıldığı, Sağlık Bakanlığının yetkili temsilcisinin komisyon çalışmalarında yer aldığı ve Sağlık Bakanlığının düzenleme hakkında olumsuz bir görüşünün bulunmadığı da göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu düzenlemelerin dayanağı mevzuata uygun olduğu, kamu yararı ile hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği anlaşılmakla, anılan düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.