Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2024/630 E. 2025/4349 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2024/630
Karar No
2025/4349
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/630 Karar No : 2025/4349

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : 19/01/2024 tarih ve 32434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2023/36 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in 1 ve 5. maddeleri, 6. maddesinin 1. bendi ile eki Bilgilendirme Raporu'nun iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Türkiye'ye uyuşmazlık konusu ürünü ihraç eden yurt dışında mukim ihracatçı firma sıfatıyla davanın açıldığı, Türkiye'de faaliyet gösteren ithalatçı firma olan ... İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından aynı konuya ilişkin olarak açılan dava ile işbu davanın birlikte değerlendirilmesi ve birleştirilmesinin gerektiği, soruşturma ve bilgilendirme raporunun eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiği, soruşturma açılmasını gerektiren somut koşulların varlığının ortaya konulamadığı, soruşturma kapsamında gönderilen soru formuna cevap verildiği, tam işbirliği içinde bulundukları, Tebliğ kapsamı dampinge karşı önleme konu ürün ile taraflarınca ihraç edilen ürünün ithalatta haksız rekabetin önlenmesi mevzuatı açısından aynı veya benzer ürün kabul edilemeyeceği, uzun yıllardır aynı faaliyet kolunda üretim yapan, belirli bir tesis büyüklüğüne sahip bir firma oldukları, 2023/35 ve 2023/36 sayılı Tebliğ'ler konusu eşyalara ilişkin soruşturma birlikte yürütüldüğünden davalı idarece eşyaların karıştırıldığı, Çin Halk Cumhuriyeti'nden ithal edilen ürünün hiç işlem yapılmadan Türkiye'ye ihraç edildiği iddiasının doğru olmadığı, hem Çin Halk Cumhuriyeti'nden hem de yerel kaynaklardan temin edilen ham maddenin tesislerinde yeterli işlem ve işçilikten geçirilerek ortaya çıkan mamûle menşe kazandırıldığı, Çin Halk Cumhuriyeti'nden ham madde ithal etmelerine rağmen, alımlarının %42'lik kısmının diğer ülkelerden yapıldığı, bu sebeple mevzuatta hangi kriterle ölçüleceğine ilişkin düzenleme bulunmayan bilgilendirme raporundaki katma değer oranının %2 olduğu iddiasının doğru olmadığı, kaldı ki, ... firması hakkında düzenlenen 07/12/2017 tarihli gümrük sonradan kontrol raporunda taraflarınca ihraç edilen eşyaya ait EUR. 1 dolaşım belgelerinin usule uygun olduğu tespit edilerek menşe saptırması yapılmadığının ortaya konulduğu, yerinde doğrulama incelemesi yapan personelin de bu hususu tespit ettiği, ancak yerinde doğrulama incelemesinin sonuçlarının tutanağa bağlanmaması sebebiyle bu durumun bilgilendirme raporuna yansıtılmadığı, davalı idarece ulusal ve uluslararası istatistiklerin doğru yorumlanmadığı, dolayısıyla önlemin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmanın eksik ve yanlı yürütüldüğü, soruşturmaya konu eşya için damping marjının hesaplanmadığı, yerli üreticinin zarar görüp görmediği ve dampingli ithalat ile yerli üretim dalının maruz kaldığı zarar arasındaki illiyet bağının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, konuya ilişkin Danıştay Yedinci Dairesinin 2016/1, 2015/6923, 2015/6922 esas sayılı dosyalarında verilen emsal kararların bulunduğu ileri sürülmekte ve duruşma yapılması istenilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI: 2009/12 ve 2015/9 sayılı Tebliğler ile sırasıyla Çin Halk Cumhuriyeti menşeli 5603.14 GTP'te yer alan "koagüle suni deri" ve 3921.13 GTP'te yer alan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, m² ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" eşyalar için dampinge karşı önlemin getirildiği, 2021/18 sayılı Tebliğ ile anılan önlemlerin devamına karar verildiği, Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı söz konusu eşyaların ithalatı yoluyla önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı 2023/5 sayılı Tebliğ ile soruşturmanın açıldığı, bu soruşturma kapsamında yapılan tespitlerden sonra nihai bildirim aşamasına geçilerek, tarafların haklı ve kanıtlanabilir görüşleri değerlendirildikten sonra sonuç raporunun hazırlandığı, bu raporda yer alan bulgular çerçevesinde İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşıldığı, dava konusu Tebliğ ile 2021/18 sayılı Tebliğ kapsamında Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalatta uygulanan dampinge karşı önlemin Kuzey Makedonya menşeili/çıkışlı olarak yapılan ithalatlara teşmil edildiği, inceleme kapsamında 01/01/2019-31/12/2022 tarihleri arasındaki ithalat istatistiklerine bakıldığı, buna göre Kuzey Makedonya'dan yapılan ithalatların birim fiyatının sadece ortalamanın değil Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalat birim fiyatlarının da altında kaldığı, toplam ithalat içerisinde Kuzey Makedonya menşeli ithalatın miktar bazında payının arttığı, Kuzey Makedonya'nın soruşturma konusu ürün ihracatında Türkiye'nin soruşturma kapsamı bütün yıllarda ilk sırada yer aldığı, bu bağlamda Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde değişiklik meydana geldiği ve Kuzey Makedonya menşeli koagüle suni deri ithalatında meydana gelen ciddi artışın yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini azalttığı, 31/08/2023-01/09/2023 tarihleri arasında davacının Üsküp'te yer alan tesisi ile idari merkezinde yerinde doğrulama soruşturması kapsamındaki incelemede; firmanın ikisi birbirinin aynı olan üç üretim hattının bulunduğu, ilkinde önleme tabi olan Çin Halk Cumhuriyeti'nden temin edildiği anlaşılan poliüretanla sıvanmış örme (raşel) veya dokunmamış mensucatın ana girdi olarak kullanıldığı ve sürece dahil edilen çeşitli boya, polimer ve kimyasallar vasıtasıyla bu ürünün yine Çin Halk Cumhuriyeti menşeli PET film ile lamine edilerek son halini aldığının gözlemlendiği, ayrıca kabartma deseni verilmediği, ancak su geçirmezlik talebi halinde diğer hat üzerinde ilave bir laminasyon işlemine tabi tutulduğunun beyan edildiği, üretimin tamamına yakınının (%99) Türkiye pazarına yönelik olduğu, davacı tarafından Çin Halk Cumhuriyeti'nden ithal edilen ürünlerin birleştirilmesi sonrası ürünlerin temel vasıflarının değişmediği, yeterli katma değerin sağlanamadığının saptandığı, bu suretle yeterli haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığının tespit edildiği, davacı şirket tarafından talep edilmesine rağmen yerinde inceleme tamamlandıktan sonra gözlemlenen hususların protokole yazılmadığı iddiasına ilişkin olarak; mevzuatta protokol düzenlenmesine ilişkin bir hükmün olmadığı, yerinde doğrulama soruşturması sonucunda elde edilen bulguların özel nihai bildirim raporuyla firma ile paylaşıldığı, davacı tarafından damping marjı, zarar, illiyet bağının ortaya konulamadığı iddiasına ilişkin olarak, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca önlemlerin etkisiz kılınmasına ilişkin soruşturmalarda Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespiti ile illiyet bağına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağının düzenlendiği, sadece yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılınıp kılınmadığının araştırılacağı, önleme tabi eşya ile soruşturma konusu eşyaların aynı olmadığı iddiasının gerçek dışı olduğu, alımlarının %42'lik kısmının Çin Halk Cumhuriyeti dışından yapıldığı iddiasına ilişkin olarak, alımların büyük çoğunluğunun tedarik edilen ülke farketmeksizin Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olduğu, Kuzey Makedonya'da mukim satıcıların üretici değil tacir olduklarının açık kaynak araştırması ve yerinde yapılan incelemelerden tespit edildiği, firmanın tesisinde gerçekleştirdiği faaliyet sonucu elde edilen eşyanın sınai maliyeti içinde ham maddenin üzerine eklenen değerin (işçilik, enerji vb.) katma değeri meydana getirdiği, soruşturmanın usulüne uygun olarak yapıldığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : İthalatta haksız rekabetin önlenmesi mevzuatına göre, haksız rekabet soruşturmalarının açılması, kapanması, geçici ve kesin önlemlerin konulması tebliğlerle yapılmalıdır. Dava konusu Tebliğ'e konu önlemin alınmasına dayanak verileri açıklayan, Tebliğ'den ayrı olarak, tek başına ithalatçılara yükümlülük yükleyen, hukuk aleminde değişiklik meydana getirecek mahiyette, bir başka deyişle idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken zorunlu bir işlem olmayan bilgilendirme raporu yönünden davanın incelenmeksizin reddi, usul ve hukuka uygun yürütülen soruşturma sonucunda damping önleminin etkisiz kılındığı ve iyileştirici etkisinin azaltıldığı hukuken geçerli ve yeterli delillerle ortaya konulduğundan, Tebliğ'in 1 ve 5. maddeleri ile 6. maddesinin 1. bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava, 19/01/2024 tarihli ve 32434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2023/36)'in 1. ve 5. maddeleri ile 6. maddesinin (1) işaretli bendinin ve Tebliğ eki Bilgilendirme Raporunun iptali istemine ilişkindir. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu Kanunun, ithalatta haksız rekabet hallerinde, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir Kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsadığı hükmüne yer verilmiş, Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, "dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarara yol açması veya maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi" olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği öngörülmüş; 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Kanun'un 7. maddesinde, yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı hükme bağlanmış; 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde; soruşturma sonucunda, dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi alınacağı, yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edileceği kurala bağlanmıştır. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "önlemlerin etkisiz kılınması", "yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller" olarak tanımlanmış; aynı Karar'ın 11. maddesinde ise kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge karşı vergilerin, önleme konu ülkeden benzer mallar ya da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde genişletilerek uygulanabileceği,önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 27. maddesinin 3. fıkrasında, soruşturmanın bu madde hükmü uyarınca bir örnekleme ile sınırlı tutulduğu hallerde, ayrı ayrı inceleme yapmanın soruşturmayı yürüten makam üzerinde gereksiz bir yük oluşturarak soruşturmanın zamanında tamamlanmasını engelleyecek kadar çok sayıda ihracatçı ve üreticinin bulunduğu haller dışında, başlangıçta seçilmemiş olan ancak gerekli bilgi ve belgeleri zamanında sağlayan ihracatçı veya üreticiler için ayrı bir damping marjı hesaplanacağı öngörülmüş; 38. maddesinde, yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticilerin, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunanarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebileceği, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin, damping, sübvansiyon ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. T.C.Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından, 5603.14 Gümrük Tarife Pozisyonu (GTP) altında sınıflandırılan "yalnız poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden m² ağırlığı 150 gramı geçen dokunmamış mensucat" ve 3921.13 GTP altında sınıflandırılan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, m² ağırlığı 150 gramı geçen deri taklitleri" tanımlı eşyanın 01/01/2019-31/12/2022 dönemi ithalatına yönelik olarak İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde re'sen başlatılan dampinge karşı önlemin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma ile yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı ithalat yoluyla etkisiz kılındığı sonucuna ulaşılması üzerine İthalatta Haksız Rekabeti Önleme Kurulunca verilen, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2021/18) kapsamında eşyanın Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli/çıkışlı ithalatında uygulanmakta olan 1,9 ABD doları/kg tutarındaki dampinge karşı önlemin Kuzey Makedonya meşeli/çıkışlı ithalatta uygulanmasını öngören kararın yürürlüğe konulmasına ilişkin (2023/36) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ yayımlanmış; Tebliğin amaç ve kapsamına dair 1. maddesi; uygulanması öngörülen dampinge karşı önlem kararını içeren 5. Maddesi ve 6. maddesinin, uygulanacak kesin önlemin gösterildiği (1) işaretli bendi ile soruşturmaya ilişkin bilgi ve bulguları içeren Tebliğ eki Bilgilendirme Raporunun iptali istenmiştir. İncelenen dosyadan, (2009/12) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile 5603.14 GTP altında sınıflandırılan eşyanın ÇHC menşeli ithalatına 1,9 ABD doları/kg tutarında önlemin yürürlüğe konulduğu; (2015/9) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile önlemin devamına karar verildiği; İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2015/9) 'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile, 3921.13 GTP altında sınıflandırılan eşyanın ÇHC menşeli/çıkışlı olanlarının da aynı önlem kapsamına alındığı; (2021/18) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile, tamamlanan nihai gözden geçirme soruşturması sonucu 5603.14 ve 3921.13 GTİP altında sınıflandırılan eşya için aynı önlemin devamına karar verildiği; (2022/15) numaralı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile, eşya için uygulanan önlemin Malezya ve Ürdün Haşimi Krallığı menşeli/çıkışlı ithalata teşmil edildiği; Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde, eşyanın 01/01/201-31/12/2022 dönemi ithalatında, yürürlükte olan olan dampinge karşı önlemin etkisiz kılınmasına karşı re'sen başlatılan soruşturmaya esas alınmak üzere bilgi ve belge temini amacıyla bilinen ithalatçılar ile yabancı üretici ve ihracatçılara gönderilen soru formlarına Kuzey Makedonya'da yerleşik Armaneks Dooel Eksport Import Skopje (Armaneks) tarafından cevap verildiği, ülkede yerleşik diğer firmalarca zamanında ve usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığı; soruşturma sonucu alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu ve değerlendirmeleri içeren genel nihai bildirim raporu ile firmaların özel bilgi ve değerlendirmelerini içeren özel nihai bildirimlerin bu firmalara iletildiği ancak, sadece Armaneks ile ithalatçı firma ... İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (...) tarafından yazılı görüş bildirildiği; nihai bildirim raporunun yayımlanması sonrasında Armaneks, ... ve daha önce soruşturmaya taraf olma talebi kabul edilen İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği katılımıyla 13/11/2023 tarihinde yapılan kamu dinleme toplantısından sonra tarafların yazılı görüşlerinin 14/11/2023 tarihinde alındığı; taraflarca soruşturma aşamasında ortaya konulan tüm bilgi, belge ve görüşler ile Yönetmeliğin 21. maddesine göre işbirliğinde bulunan Armaneks firmasının Üsküp'de bulunan üretim tesisi ve idari merkezinde 31/8/2023 - 01/09/2023 tarihlerinde yapılan yerinde doğrulama incelemesinde tespit edilen bulgularla 2019 ilâ 2022 dönemine ilişkin Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) Ticaret Atlası (Trademep) istatistikleri ve resmi dış ticaret istatistikleri çerçevesinde inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Soruşturma kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 2019 ilâ 2022 yıllarına ilişkin resmi dış ticaret istatistikleri incelenerek soruşturma konusu eşyanın toplam ithalatının miktar ve tutar bazında artan seyir izlediği; toplam ithalat ortalama birim fiyatının 2019 yılı için 5,3 ABD doları/kg, 2022 yılı için 6,6 ABD doları/kg olarak gerçekleştiği; soruşturma döneminde ÇHC menşeli ithalatının da miktar ve değer bazında artış gösterdiği; ÇHC menşeli birim ithalat fiyatının, 2019 yılında 5,8 ABD doları/kg iken artan bir seyirle 2022 yılında 11 ABD doları/kg olarak belirdiği; Kuzey Makedonya menşeli ithalat miktarının 2019 yılında 326 ton iken artan seyirle 2022 yılında 1266 ton olarak gerçekleştiği, bu ülke menşeli ithalatın aynı yıllar için değer bazında da artış gösterdiği; ülkeden ithalatın ortalama birim fiyatının 2019 ilâ 2022 yıllarında sırasıyla 2,2 ; 3; 2,4; 2,7 ABD doları/kg düzeyinde olduğu ve bu fiyatların, ÇHC menşeli ithalat birim fiyatlarının çok altında kaldığı; Türkiye'nin Kuzey Makedonya'dan ithalatının soruşturma döneminde miktar bazında yükselen seyir izlediği, aynı zamanda toplam ithalat içindeki oranının da %2 den %9 oranına çıktığı ortaya konulmuş; Trademap verilerine göre, soruşturma döneminde Kuzey Makedonya'nın eşyaya dair genel ithalat ve ihracat miktarlarında artış bulunduğu; miktar bazında genel ithalat içinde en büyük payı ÇHC'den yapılan ithalatın oluşturduğu; toplam ihracatında en büyük payın ise Türkiye'ye yapılan ihracata ilişkin olduğu; bu ülkeden yapılan ithalata ilişkin ortalama birim fiyatlarının, ÇHC menşeli ithalat birim fiyatlarından çok düşük olduğu da dikkate alındığında, Kuzey Makedonya menşeli ithalat yoluyla halihazırda uygulanmakta olan dampingin iyileştirici etkisinin hem miktar hem değer bazında azalttığı değerlendirilmiş; Armaneks firmasının Üsküp'de bulunan tesis ve idari merkezinde, daha önce gönderilmiş bulunan soru formlarına cevaben verilen bilgi ve belgeler ışığında yapılan yerinde doğrulama soruşturmasında, dampinge karşı önlem uygulanan ÇHC menşeli eşyanın temel parçası olan poliüretanla sıvanmış örme(raşel) veya dokunmamış mensucat ve ÇHC'den ithal edilen pet filmin birleştirilmesi suretiyle Türkiye'ye ihraç edildiği; tesiste uygulanan işlemlerin ürünün temel vasıflarını değiştirmediği ve bu işlemlerle düşük oranda katma değer yaratıldığı; firmanın yerel kaynaklardan temin ettiği diğer girdilerin sınai maliyetine etkisinin de ihmal edilebilir bir seviyede kaldığı; bu haliyle yaratılan katma değerin %2 seviyesinde gerçekleştiği; firma tarafından birbirinden farklı üç üretim hattı ile üretim yapıldığı beyan edilmiş olmasına karşın tesiste bulunan üç üretim bandından ikisinin birbirinin aynı olduğu tespit edilmiş; firmanın nihai değerlendirme bildirimine yönelik iddiaları da gözetilerek eşya ve girdilerinden alınan numunelerin incelendiği; üretimde kullanılan pet filmin firmanın ileri sürdüğü gibi yerli kaynaklardan değil ÇHC'den ithalat yoluyla temin edildiği; Kuzey Makedonya'da yerleşik firmaların üretim yapmayıp sadece ürünün alım satımınında bulunduklarının açık kaynak araştırması ve yerinde doğrulama sürecinde muhasebe kayıtlarını da içerecek biçimde yapılan inceleme ile saptanması nedeniyle ÇHC menşeli girdi ithalatının %42 seviyesinde olduğuna dair iddianın yerinde olmadığı, ayrıca suni derinin işlenmesi sırasında sadece pet film ile kaplama yapılmasından ibaret olan işlem nedeniyle yüksek bir katma değer yaratıldığından da söz edilemeyeceği değerlendirmesi yapılarak dampinge karşı vergiden kaçınma dışında bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir işlem, uygulama veya iş sonucunda yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılındığı sonucuna varılmış ve eşyanın ÇHC menşeli/çıkışlı ithalatı için öngörülen dampinge karşı önlem ile aynı tutarda önlemin, Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı ithalat için öngörülmesine dair karar yürürlüğe konulmuştur. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve tespitler birlikte değerlendirildiğinde, 5603.14 GTP ve 3921.13 GTP altında sınıflandırılan eşyanın Kuzey Makedonya'da yerleşik firmalardan ithalatının gerçekleştirilme hali ile yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı sonucuna varılmıştır. Yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığını ve uygulanmakta olan damping önleminin iyileştirici etkisinin azaltıldığını tespit bakımından hukuken geçerli ve yeterli delil içerdiği anlaşıldığından, soruşturmanın ve Tebliğ ile yürürlüğe konulan önlemin noksan incelemeye dayandığı iddiasına itibar edilmemiştir. Dava dilekçesinde ve savunma dilekçesine cevap dilekçesinde, önleme konu eşyanın 5603.14 ve 3921.13 GTP altında kayıtlı olduğu belirtilmesine karşın, bilgilendirme raporuna esas alınan yerinde doğrulama incelemesinde, "poliüretanla sıvanmış örme(raşel) veya dokunmamış mensucat" ile ilgili tespitte bulunulduğu, bu ürünün 5903.20 GTP altında kayıtlı "poliüretanla sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş /deri taklidi mensucat" olması nedeniyle eşyanın mahiyetinde hata yapıldığı, bu nedenle tespitlerin hukuken geçerli olmadığı iddia edilmiş ise de raporda, 5903.20 GTP altında kayıtlı eşyanın "girdi" olarak anıldığı, "soruşturma konusu eşya" olarak esas alınmadığı görüldüğünden soruşturmada iki farklı ürünün karıştırıldığı, bu suretle hatalı değerlendirme yapıldığı iddiasına itibar edilmemiştir. Tebliğ ve eki raporda, davacı firma tarafından soruşturma konusu eşyanın ÇHC'den ithal edilip işleme tabi tutulmadan doğrudan Türkiye'ye ihraç edildiğine dair bir değerlendirmeye yer verilmediğinden, bu yoldaki iddianın da dayanağı bulunmamaktadır. Öte yandan, yerinde doğrulama soruşturması üzerine tutanak düzenlenmediği, düzenlenen protokol metninin de incelemede tespit edilen hususlarla ilgili mutabakat içermediği, bu nedenle yerinde doğrulama incelemesi sırasında yapılan tespitlerin değerlendirmeye esas alınabilir nitelikte olmadığı ileri sürülmüş ise de Tebliğ eki raporda, yerinde doğrulama incelemesi tamamlandıktan sonra taraflar arasında bir protokol imzalandığı ve yerinde incelemeye dair tespitlerin firma özel nihai bildirim raporunda açıklanacağı bilgisinin firma ile paylaşıldığı belirtilmiş, daha sonra düzenlenmiş özel nihai bildirim raporunun iletilmesi üzerine davacı firma tarafından raporda yer verilen hususlarla ilgili olarak 10/11/02023 ve 14/11/2023 tarihlerinde yazılı; 13/11/2023 tarihinde yapılan kamu dinleme toplantısında da sözlü olarak görüş bildirilmiş; yazılı ve sözlü olarak bildirilen görüşlerin soruşturma kapsamında incelenmiş olduğu anlaşıldığından yapılan yerinde doğrulama incelemesi ile ulaşılan bulguların soruşturmaya esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 38. Maddesinde, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin, damping, sübvansiyon ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlendiğinden, soruşturmada damping marjı hesaplanmaması nedeniyle olası zarar veya zarar tehdidinin ortaya konulamadığı iddiası da hukuki dayanaktan yoksundur. Bu itibarla, soruşturma konusu eşyanın Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı ithalatında halihazırda uygulanmakta olan ÇHC menşeli/çıkışlı ithalatı için öngörülen önlem ile aynı tutarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına ilişkin düzenlemeleri içeren Tebliğ hükümlerinde ve Tebliğin dayanağı olan ek raporda mevzuata aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma için belirlenen günde, davacıyı temsilen Av. ...'in, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Ticaret Bakanlığı'nı temsilen Av. ...'ın geldiği görülerek, Danıştay Savcısı ...'ün katılımıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Kuzey Makedonya menşeili/çıkışlı 5603.14 tarife pozisyonu altında yer alan "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden m² ağırlığı 150 gr'ı geçen dokunmamış mensucat" ve 3921.13 tarife pozisyonu altında yer alan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, m² ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" tanımlı eşyanın ithalatına yönelik olarak başlatılan önlemlerin etkisiz kılınması soruşturması kapsamında dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığına dair 19/01/2024 tarih ve 32434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2023/36 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in 1 ve 5. maddeleri, 6. maddesinin 1. bendi ile eki Bilgilendirme Raporu'nun iptali istenilmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 19. maddesinde, üretimi birden fazla ülkede gerçekleştirilen eşyanın bir ülke menşeli sayılabilmesi için, o ülkede yeni bir ürün imal edilmesi veya imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemin o ülkede bu amaçla donatılmış işletmelerde yapılmasının gerektiği, aynı Kanun'un 20. maddesinde, esas amacının, Türkiye tarafından belirli ülkelerin eşyasına uygulanan hükümleri aşmak olduğu tespit edilen veya yapılan araştırma sonucunda hakkında bu yönde bir kanaat oluşan bir işçilik veya işlemle üretilmiş eşyanın, 19. maddeye dayanılarak o ülke menşeli sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un, "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un, ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsayacağı kuralı getirilmiş, aynı Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu belirtilmiş; 7. maddesinde, yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı verginin alınacağı, 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde, soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi alınacağı, yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanı Kararı ile tespit edileceği hükümlerine yer verilmiştir. 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar'ın "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Önlemlerin Etkisiz Kılınması", yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller olarak tanımlanmış; aynı Kararın "Önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesi" başlıklı 11. maddesinde ise, kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge karşı vergilerin, önleme konu ülkeden benzer mallar ya da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde genişletilerek uygulanabileceği, önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'te de yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda düzenlemeler yapılmış, ayrıca bazı özel durumlar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, "Önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma" başlıklı 38. maddesinde, yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticilerin, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebilecekleri, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı kuralı getirilmiştir. 19/01/2024 tarih ve 32434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2023/36 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in 1. maddesinde, bu Tebliğ'in amacının, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı Kuzey Makedonya Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı 5603.14 gümrük tarife pozisyonu (GTP) altında yer alan “yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden m2 ağırlığı 150 gr’ı geçen dokunmamış mensucat” ve 3921.13 GTP altında yer alan “yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, m2 ağırlığı 150 gr’ı geçen deri taklitleri” tanımlı eşyanın ithalatına ilişkin yapılan soruşturmanın tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulması olduğu; 5. maddesinde, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’nde yerleşik firmaların yürürlükteki dampinge karşı önlemden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükteki dampinge karşı önlemi etkisiz kıldığı sonucuna ulaşıldığı, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren Bilgilendirme Raporunun Ek’te yer aldığı; bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ile Kuzey Makedonya menşeli ve/veya çıkışlı olarak yapılan soruşturma konusu eşya ithalatının, 2021/18 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ yarınca ÇHC menşeli ithalatta yürürlükte bulunan dampinge karşı önleme tabi olmasına karar verildiğini, 6. maddesinin 1. bendinde, gümrük idarelerinin, 2021/18 sayılı Tebliğ'de GTP ve tanımı belirtilen eşyanın, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti menşeli ve/veya çıkışlı olarak yapılan serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında ithalatında 5603.14 ve 3921.13 GTP'lerde 1,9 ABD doları/kg tutarında dampinge karşı kesin önlemin uygulanacağı düzenlenmiştir. Anılan Tebliğ'in eki Bilgilendirme Raporu ise, soruşturmaya ilişkin bilgi ve bulguları içermektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, bir ürünün Türkiye'ye, ihracatçı ülke iç piyasasındaki cari fiyatından daha düşük fiyatlarla ihraç edilmesi ve bu nedenle yerli üretim dalının ciddi bir zarara uğraması veya zarar tehdidi altında olması durumunda, yapılacak soruşturma sonucunda yeterli bulguların elde edilmesi halinde, söz konusu ürünün ithalinde dampinge karşı vergi öngörülmek suretiyle önlem alınabilecektir. Yürürlüğe konulan önlemlerin etkisiz kılınması durumunda da Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca açılacak soruşturma sonucunda, önlemlerin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşıldığı takdirde aynı eşyanın başka ülkelerden ithalinde de önlem uygulanabilecektir. Dosyanın incelenmesinden, Ticaret Bakanlığınca yapılan soruşturmada; 5603.14 gümrük tarife pozisyonunda "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş, dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden m² ağırlığı 150 gr'ı geçen dokunmamış mensucat" cinsi eşyanın Çin Halk Cumhuriyeti menşeili ithalatında 2009/12 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulduğu, 2015/9 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile uygulanmakta olan önlemin aynen uygulanmaya devam edilmesine ve 3921.13 gümrük tarife pozisyonunda yer alan "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, m² ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" cinsi eşya için aynı tutarda önlem uygulanmasına karar verildiği, 2021/18 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile yürütülen nihai gözden geçirme soruşturması sonucunda önlemin aynı şekilde devam etmesine karar verildiği, 2022/15 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile önlemin Malezya ve Ürdün Krallığı menşeli/çıkışlı eşya ithalatına teşmil edildiği, 2023/5 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile Kuzey Makedonya Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı eşya için önlemin etkisiz kılınıp kılınmadığının tespiti amacıyla Bakanlık tarafından re’sen bir incelemenin başlatıldığı, 2023/14 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile soruşturma başlangıcından itibaren inceleme konusu eşyanın ithalatının dampinge karşı önlem tutarında teminata bağlandığı, önlemin etkisiz kılınmasına yönelik belirlemeler için 01/01/2019 ile 31/12/2022 tarihleri arasındaki dönemin soruşturma dönemi olarak belirlendiği, soruşturma kapsamında davacı şirketin işbirliğinde bulunduğu, davacının tesisinde 31/08/2023-01/09/2023 tarihlerinde yerinde doğrulama soruşturmasının gerçekleştirildiği, yapılan inceleme kapsamında 2019-2022 dönemi ithalat istatistikleri bakımından; 3921.13 ve 5603.14 GTP’li koagüle suni derilerin toplam ithalatının yıllara göre sırasıyla 14.466 ton (73 milyon ABD doları),10.979 ton (59 milyon ABD doları), 10.791 ton (64 milyon ABD doları), 14.395 ton (95 milyon ABD doları); söz konusu ithalatlara ilişkin ortalama birim fiyatların 5, 5,3; 6 ve 6,6 ABD doları/kg; soruşturma konusu eşyanın Kuzey Makedonya’dan ithalatının 326 (730 bin), 1.301 (3,9 milyon), 1.308 (3,2 milyon) ve 1.266 ton (3,5 milyon ABD doları) olarak gerçekleştiği; Kuzey Makedonya’dan ithalatın 2019 yılından 2020 yılına miktar bazında 4 katına, değer bazında ise yaklaşık 5 katına çıktığı ve sonraki dönemde yüksek düzeyde devam ettiği; soruşturma konusu eşyanın toplam ithalatında Kuzey Makedonya’nın 2019 yılı itibarıyla miktar bazında yaklaşık %2 oranında olan payının, 2020 yılında %12, 2021 yılında %12 ve 2022 yılında yaklaşık %9'a yükseldiği; Kuzey Makedonya’dan yapılan ithalatın birim fiyatlarının 2019-2022 döneminde 2,2; 3; 2,4 ve 2,7 ABD doları/kg olduğu; Kuzey Makedonya’dan yapılan ithalata ilişkin birim fiyatların, genel ithalat birim fiyatlarının oldukça altında kaldığı; uluslararası ticaret verilerine bakıldığında; 5603.14 GTP altında tanımlı eşyanın Çin Halk Cumhuriyeti'nden Kuzey Makedonya’ya 2019, 2020 ve 2022 yıllarında sırasıyla yaklaşık olarak 794 bin, 1 milyon ve 1,9 milyon ABD doları tutarında ihracatın gerçekleştirildiği; 5603.14 GTP altında tanımlı eşyanın 2021 yılında ve 3921.13 GTP altında tanımlı eşyanın herhangi bir yılda Çin Halk Cumhuriyeti’nden Kuzey Makedonya’ya ihracatının görülmediği; Kuzey Makedonya’nın soruşturma konusu eşyada genel ithalatı 2019-2022 dönemi için sırasıyla 13,7; 12,6; 15,2 ve 16 milyon ABD doları olduğu; ithalatın %70’ten fazlasının Avrupa Birliği ülkelerinden yapıldığının tespit edildiği; Kuzey Makedonya’nın Çin’den 2019-2021 döneminde yıllara göre sırasıyla 289 bin, 239 bin, 333 bin ve 1,5 milyon ABD doları ithalatının görüldüğü; Kuzey Makedonya’nın soruşturma konusu eşyada 2019-2022 döneminde yıllara göre sırasıyla 11, 17, 25 ve 23 milyon ABD doları ihracatının görüldüğü; bahsi geçen ihracatın 6,4 (%57) ve 11 (%65), 10 (%44) ve 9,7 milyon ABD dolarının (%42) Türkiye’ye yapıldığı; ticaretin gerçekleştirilme şeklindeki değişiklik bakımından; Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı koagüle suni deri ithalatının 2019 yılından sonra ciddi oranda arttığının gözlemlendiği; Kuzey Makedonya’nın Çin’den ithalatının 2021 yılında 333 bin ABD doları (87 ton) düzeyinden 2022 yılında 1,5 milyon ABD doları (776 ton) düzeyine yükseldiği; ithalat birim fiyatlarının da 1,9 $/kg ile genel ortalamanın (4,5$/kg) oldukça altında kaldığı; Kuzey Makedonya’nın soruşturma konusu ürün ihracat verilerinde soruşturma kapsamı bütün yıllarda Türkiye'nin birinci sırada yer aldığı; bu bağlamda, Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde değişiklik meydana geldiğinin değerlendirildiği; yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltılması bakımından; 2020 yılı itibarıyla Kuzey Makedonya menşeli koagüle suni deri ithalatı ciddi oranda artış gösterirken, bu ithalat birim fiyatlarının Çin Halk Cumhuriyeti ve diğer ülke birim ithalat fiyatlarının çok altında kaldığının tespit edildiği, söz konusu artışın yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini azalttığının değerlendirildiği, bunun yanı sıra fiyatlar bakımından değerlendirme yapıldığında, Kuzey Makedonya’dan yapılan ithalat birim fiyatlarının, hem genel ithalat hem Çin Halk Cumhuriyeti’nden yapılan ithalat birim fiyatlarının altında kaldığı; Çin Halk Cumhuriyeti menşeli koagüle suni derinin ortalama ithal birim fiyatının 2019-2022 döneminde yıllara göre sırasıyla 5,8; 8,2; 6,1 ve 11 ABD doları/kg seviyelerinde gerçekleşirken, Kuzey Makedonya menşeli eşyada 2,2; 3; 2,4; 2,7 ABD doları/kg olduğu ve birim fiyatların Çin Halk Cumhuriyeti birim fiyatlarının oldukça altında kaldığı; bu kapsamda, damping önlemine tabi olmayan soruşturma konusu ürünün 2020 yılında piyasaya girerek yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini hem miktar hem birim fiyatlar açısından azalttığı; davacı şirkete ilişkin belirlemede; Kuzey Makedonya’da mukim şirketin kurulu bir tesisinin bulunduğu, ancak firmanın gerçekleştirdiği süreçler ile firma tarafından soru formu kapsamında ve yerinde doğrulama esnasında sunulan bilgi, belge ve bulgular ışığında, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli önlem konusu ürünün temel parçası olan poliüretanla sıvanmış örme (raşel) veya dokunmamış mensucat ve Çin Halk Cumhuriyeti'nden ithal edilen PET filmin birleştirilmesi suretiyle Türkiye’ye ihraç edildiği, yapılan işlemlerle ürünün temel vasıflarının değişmediği ve yarattığı katma değerin yetersiz olduğu, bu suretle yürürlükteki dampinge karşı vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılındığı; soruşturma kapsamında Kuzey Makedonya’da mukim işbirliğinde bulunan başka firmanın bulunmadığı; soruşturma döneminde Kuzey Makedonya’dan yapılan ithalatın artış gösterdiği, soruşturma konusu ürünlerde birim fiyatların soruşturma dönemi boyunca hem genel ithalat hem de Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalatın birim fiyatlarının altında kaldığı, Türkiye’nin toplam ithalatı içerisinde Kuzey Makedonya’nın payının yüksek olduğu, diğer taraftan, soruşturma döneminde Kuzey Makedonya’nın Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalatının da arttığı, yapılan bu tespitler doğrultusunda, Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı olarak yapılan ithalat yoluyla, yürürlükteki dampinge karşı vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığı değerlendirilmiştir. Olayda, önlemlerin etkisiz kılınıp kılınmadığına dair yapılan soruşturmaya konu tespitler uyarınca, davacıya ilişkin belirlemelerin olumlu ya da olumsuz yerinde inceleme sonuçlarına ve ithalat istatistiklere ilişkin mevcut verilere göre yapıldığı, soruşturma konusu ürünün üretiminde yaratılan katma değerin davacı tarafından iddia edildiği miktara ulaşmadığı, sınai maliyetteki payının yetersiz kaldığı hususları somut şekilde ortaya konulmuş olup, 5603.14 gümrük tarife pozisyonlu "yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş, dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden m² ağırlığı 150 gr'ı geçen dokunmamış mensucat" cinsi eşya ve 3921.13 gümrük tarife pozisyonlu "yalnız, dokumaya elverişli maddelerden mesnedi bulunan, m² ağırlığı 150 gr'ı geçen deri taklitleri" cinsi eşyaların gerçekte Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olmasına rağmen, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için getirilen önlemleri etkisiz kılmak amacıyla davacı tarafından Kuzey Makedonya'dan ithal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, soruşturmaya konu eşya için mevcut damping önlemlerinden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiği, ayrıca soruşturma döneminde Kuzey Makedonya'daki ticaret ortağı firma tarafından soruşturma konusu ürünlerde Türkiye'ye yapılan ihracatın miktarının ve birim fiyatlarındaki düşüklüğün dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisini azalttığı sonucuna varıldığından, Kuzey Makedonya'dan 5603.14 ve 3921.13 gümrük tarife pozisyonundaki eşyanın ithalatında, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için öngörülen önlem ile aynı tutarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına ilişkin 2023/36 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'in davaya konu edilen 1 ve 5. maddeleri, 6. maddesinin 1. bendi ile eki Bilgilendirme Raporu'nda hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacı tarafından, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından Çin Halk Cumhuriyeti menşeli soruşturma konusu eşya ithalatında uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin, Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı eşya ithalatı yoluyla etkisiz kılınıp kılınmadığının araştırılması amacıyla başlatılan soruşturmanın re'sen değil, ithalatçı firmaların şikayeti üzerine başlatıldığı ve yanlı olarak yürütüldüğü ileri sürülmüş ise de, söz konusu iddiayı destekler nitelikte somut tespit ve verilerin ortaya konulamadığı görüldüğünden, bu iddiaya itibar edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Davacı tarafından ileri sürülen, davalı idarece yerinde doğrulama incelemesi esnasında tutanak tutulmadığı, istatistiklerin yanlış kullanıldığı, hesaplama hatalarının yapıldığı, soruşturmaya konu ürün ile taraflarınca ithal edilen ürünün aynı kalitede olmadığı, bu nedenle ithalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin mevzuat açısından aynı veya benzer ürün kabul edilemeyeceği, davacı tarafından gerçekleştirilen üretimde yeterli işlem ve işçilik sonucu Tebliğ eki Bilgilendirme Raporunda belirtilenden daha fazla katma değerin yaratıldığı, bu hususların doğruluğunun tespitinin yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya konulabileceği, tüm bu sebeplerle soruşturmanın eksik incelemeye dayandığı iddiasına gelince, yerinde doğrulama incelemesinin ve soruşturmanın yürürlükteki mevzuata uygun şekilde yürütüldüğü, söz konusu iddiaların nihai bildirim aşaması öncesinde ve sonrasında davalı idarece de değerlendirildiği, davalı idarece davacının soruşturmaya konu ürünün imalatında yarattığı katma değerin yetersiz kaldığının yerinde inceleme ziyaretinde somut şekilde tespit edildiği, ayrıca davacının iş ortağı ... İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinini ithalatlarına konu eşyaya ait menşe ispat belgelerinin sonradan kontrolünün olumlu sonuçlanmasının bu tespiti sakatlamayacağı da göz önüne alındığında, soruşturma sürecine ilişkin bir hata, noksanlık veya soruşturmanın sıhhatini sakatlayacak bir durumun bulunmadığı görüldüğünden, bu iddianın yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Önlemin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmada İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca, Türkiye ile soruşturmaya konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğinin ve yürürlükteki önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığının veya bertaraf edildiğinin ortaya konulması halinde; damping marjı, maddi zarar ve bunlar arasında illiyet bağının varlığının tespitine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlendiğinden, davacının soruşturmada damping marjının hesaplanmadığı ve yerli üretim dalının maddi zararı veya zarar tehdidi altında olduğunun ortaya konulamadığı iddiasına da itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Aşağıda dökümü yapılan...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin 1. fıkrası ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, duruşmalı işlere ilişkin ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2024/630, K. 2025/4349, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2024-630-e-2025-4349-k-c8e5675fb075