Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/10220 E. 2024/12061 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/10220
- Karar No
- 2024/12061
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/10220 Karar No : 2024/12061 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve sosyal haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, idari yargı merciilerinin kararın verildiği tarihteki delilleri dikkate alarak karar vermesinin zorunlu olduğu, aynı eylemler nedeniyle bir kişinin iki kez cezalandırılamayacağı, olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılan KHK'lar ile yalnızca OHAL süresince ve OHAL'in gerekli kıldığı konularda geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin ölçülü ve geçici nitelikte bir tedbir olmadığı, OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak terimler olduğu, Devlete karşı olan sadakat yükümlüğünü ihlal etmediği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen delillerin kamu görevinden çıkarıldığı tarihte mevcut olmadığı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kartta yer alan fişleme listelerine dayanılarak karar verilemeyeceği, söz konusu listelerin doğruluğunun ve ne şekilde oluşturulduğunun belli olmadığı, anılan gizli tanığın ceza yargılamalarında verdiği ifadeler arasında da çelişkiler bulunduğu, ev almak amacıyla Bank Asya'dan faizsiz bir banka olması nedeniyle kredi çektiği, Bank Asya’da hesap açmanın, para yatırmanın yasal bir faaliyet olduğu, herhangi bir örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığı, yasal olarak Devlet'in faaliyetine izin verdiği bir bankada hesap açma veya para yatırma gibi işlemlerin suçlamaya dayanak yapılmaması gerektiği, bir kişinin yatırım amacıyla bankaya para yatırması ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, hakkındaki ceza mahkemesi kararının işlem tarihinden sonra ortaya çıkan bir durum olduğu ve sonradan ortaya çıkan bir hususun daha önce verilen cezayı hukuka uygun hale getirmeyeceği, Kimse Yok Mu isimli derneğe kendisinin bağış yapmadığı, kanser hastası olan eşinin kendi telefonundan hayır amacıyla bağış yaptığı, bu ödemeleri geri almak için uğraştığı, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararının objektif niteliği bulunduğu, kendi dava dosyası hakkında da uygulanması gerektiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, 701 sayılı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.