Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2021/10781 E. 2024/13525 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2021/10781
- Karar No
- 2024/13525
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10781 Karar No : 2024/13525 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) :... Üniversitesi Rektörlüğü ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan tüm özlük ve parasal hakları ile 200.000,00-TL maddi ve 250.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka, Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, yasalara uygun olarak kurulmuş olan Banka Asya'ya para yatırdığı tarihlerde anılan bankaya para yatırmanın suç olmadığı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye yapılan ödemelerin gazete ve dergi aboneliğine ilişkin olduğu, Kimse Yok mu Derneğine yapılan bağışın insani amaçlarla ve küçük meblağlar olduğu, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delil bulunmadığı, aynı eylem veya suçlama nedeniyle iki ayrı yargılama yapılarak iki ayrı cezaya hükmedildiği, karara esas alınan delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, temyiz konusu kararın eksik incelemeye dayalı ve gerekçesiz olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında ceza kovuşturmasının devam ettiği hususu belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacı hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanık aşamalarda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ederek savunmalarında özetle; lise eğitimi bittikten sonra örgüte müzahir dershaneye gitmesiyle örgütle tanıştığını, orada görev yapan sözde öğretmenlerin kendisini yönlendirmesiyle örgüte müzahir evlere giderek ders çalıştığını, Erzurum ilinde üniversite kazandığında kendisini örgüt mensuplarının karşılayarak örgüte müzahir eve yerleştirdiğini, bu eve ders çalışmak için öğrencilerin gelip gittiğini, sohbetler düzenlendiğini, 2005 yılı öncesi dönemde bir dönem ev abiliği yaptığını, 2003 yılında KYK yurduna çıktığını ancak 2005-2006 yıllarında KPSS'ye çalışmak için tekrar örgüte müzahir evlerde kalmaya başladığını, evin sorumlusunun ... isimli şahıs olduğunu, birlikte sohbetlere katılıp Fetullah Gülen'in kitaplarını okuduklarını, okul bitip mezun olduğunda atanamadığını 2006 yılında ...'ın teklifiyle örgütün sözde eğitim kurumu olan Erzurum ili Anafen Dershanesinde öğretmen olarak işe başladığını ve bu süreçte örgüte müzahir yurtta kaldığını ancak maaş ve sigortasını alamayınca 6 ay sonra işten çıktığını,...2013 yılına kadar örgüt mensuplarının kendisiyle iletişime geçmediğini, 2013 yılında aynı üniversitede görev yapan S.M'nin kendisini sohbet toplantılarına davet ettiğini, 2015 yılının sonlarına kadar kendisi gibi araştırma görevlisi olan T.U, K.B, A.G, B.K ile birlikte sohbetlere katıldığını, bu toplantıların organizesinin K.B tarafından yapıldığını beyan etmiş; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ilişkin irtibatına dair dinlenen tanıklar beyanlarında; Tanık T.U beyanında özetle: "...A.G, B.K ve ... ile birlikte ailecek birbirimize gidip geliyorduk. Bu buluşmalarda 1 kere Fetullah Gülen'e ait videoları izlemiştik. Bu da K.B'nin evinde olmuştu...Bu buluşmalar 2014 yılı sonlarına kadar devam etti. 2015 yılına kadar da devam etmiş olabilir..."; Tanık B.K beyanında: "Benim hakkımda da FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü üyelikten dava vardı. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmamıştım. Huzurda bana göstermiş olduğunuz sanığı üniversiteden tanırım. Ben 2012 yılına kadar devamlı olmasa da ara ara sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katılıyordum. Bu toplantılarda bir kaç defa sanığı gördüm. Bu toplantıları S.M isimli üniversitedeki akademisyen düzenliyordu....Kimin evi müsaitse onun evinde görüşmeler gerçekleşiyordu. Bu görüşmelerde eşler de olabiliyordu...K.B bizden para talebinde bulunuyordu, öğrenciler için zekat adı altında talep ediyordu..."; Tanık Ö.T. talimat beyanında: "Biz sanık ile 17-25 aralık operasyonu öncesi FETÖ/PDY tarafından düzenlenen sohbet toplantılarına gidiyorduk, sanık ile ikimiz akademisyendik, Erzincan Üniversitesinde birlikte çalışıyorduk, bölümlerimiz farklıydı, sanık ile birlikte sohbet toplantıları başka evlerde yapılıyordu, benim kalmış olduğum evde de yapılıyordu, sanık bu toplantılara katılıyordu, sanık 2011 yılından 17-25 Aralık 2013 tarihine kadar bu toplantılara katıldığı biliyorum,...sanık evli idi, kendi evinde kalıyordu, bu sohbet toplantılarında tanıştık, sanık bu toplantılara dinleyici olarak katılıyordu..."; Tanık M.E.O beyanında: "Benim hakkımda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen kovuşturma oldu, mahkeme sonuçlandı, hakkımda HAGB kararı verilip kesinleşti, ben 2003-2004 yıllarında Erzurum Atatürk Üniversitesinde öğrenci olduğum dönemlerde KYK'da (Kredi ve Yurtlar Kurumu) kalıyordum, sanık ... ile cemaat vasıtası ile tanıştım, kendisi Fen bilgisi öğretmenliğinde okuyordu,...sanık da KYK'da kalıyordu, benim gibi KYK rehberi idi, KYK rehberi demek "Cemaatin görevlendirdiği kişidir, üniversite öğrencilerine kuran öğretir, namaza çağırır, haftada bir gün cemaat evine götürüp getirilir, ayrıca cemaat evine gidildiğinde de orada yemek yenir, namaz kılınır, kimi zaman ders çalışmak için cemaat evine gidilirdi" o tarihte bende aynı görevdeydim, hatırladığım kadarı ile sanık ... ev abisi olarak cemaat evine geçti, ben KYK'da kaldım, ..., A.Y'nin kaldığı evde ev abisi olarak görev yapıyordu, ben de o eve ara sıra gidip gelirdim, ondan dolayı ev abisi olduğunu biliyorum,..."; Tanık K.B mahkememizde alınan beyanında: "Ben ... isimli şahsı aynı üniversitesi görev yapmamız nedeniyle tanıyorum, ben öğretim üyesi idim, ... ise araştırma görevlisi idi. Kendisiyle 2012-2015 yılları arasında beraber çalıştık ve bu tarihler arasında kendini tanıdım, farklı birimlerdeydik,...sohbetlere bir süre ben de katıldım. Sanık ile aynı sohbet gurubunda idik, 2015 yılının bahar ayına kadar sohbetlere gittim, sonrasında devam etmedim, bu süreçte sanığı gördüğümde zekat adı altında yüklü olmayan meblalarda bağış yapması dışında başka bir şeyine şahit olmadım,...sohbetlerde dini konular konuşulur, kuran okunur, bazen de Fetullah Gülen'in videoları izletilirdi, sanığın başkaca bir isim kullandığına şahit olmadım, ben kendisini hep ... olarak tanıdım, bu yapıyı organize eden kişi S.M idi, sohbet gurubunda Öğretim görevlileri ve Araştırma görevlileri vardı başkaca bir meslek gurubu yoktu,..." şeklindeki tanık beyanları bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın örgütle iltisak, irtibat ve bağının olduğunu ifade eden tanıklar K.B, M.E.O, ÖT ve T.U ile B.K'nın soruşturma aşamasında Müdafii eşliğinde usulüne uygun olarak alınan beyanları ile mahkememizde alınan beyanlarına birlikte bakıldığında, anlatımlarının somut olay ve olgulara dayanması, beyanların birbiriyle tutarlı olması, suç unsuru içeren hususlarda kendi aleyhlerine gerçeğe aykırı beyanda bulunmalarının düşünülemeyeceği hasebiyle delil olarak kabul edilip bunlara itibar edilmiş; sanık hakkındaki beyanlar, aşamalardaki ikrar içeren savunmaları ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın sohbet toplantılarına katılması, üniversite yıllarında sorumluluk üstlenerek ev abiliği ve "KYK rehberliği" görevini üstlenmesi, himmet vermesi, örgüte müzahir ev ve yurtlarda kalması, 2016 yılına kadar örgüt içinde bulunması gibi eylemlerinin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu konusunda vicdani kanı hasıl olmuştur..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.