Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/10560 E. 2023/17900 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/10560
Karar No
2023/17900

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10560 Karar No : 2023/17900 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Üniversitesi Rektörlüğü Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan tüm maddi haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında soruşturmasının devam ettiği, FETÖ/PDY'nin morbeyin tuzağı sebebiyle tahliye edildiği, ByLock kullanıcısı olduğundan bahisle suçlanmakla birlikte söz konusu hatlar çalıştığı iş yerine ait olup, buradan 2012 yılında ayrıldığı, telefon hatlarının kullanıcısı olmadığı gibi zilyedi de olmadığı, Bank Asya hesabında güncel bankacılık işlemleri yaptığı, Kimse Yok Mu Derneği'ne 700 TL iki adet bağış yapmasının tamamen çocuğunu anaokuluna yazdırmak için ön kayıt koşulu olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında özetle, davacının ByLock programını kullandığı hususu aleyhe olacak şekilde hükme esas alınmış ise de, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması neticesinde verilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kavuşturmaya yer olmadığına dair kararında yer alan, ''...Şüpheli hakkında devam eden soruşturma kapsamında, iradesi dışında Bylock IP'lerine yönlendirilen ve Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen listede şüphelinin adına kayıtlı ... gsm nolu hattın da bulunduğunun tespit edilmesi, dolayısıyla da şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu haberleşme programı olan ''BYLOCK'' isimli prıogramını kullanmadığının belirlendiği, şüpheli hakkında 29/12/2017 tarihinde Re'sen tahliye kararı verildiği, Şüpheliden ele geçirilen dijital materyaller üzerine bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu tanzim edilen raporunda; soruşturma konusu ile alakası olabileceği değerlendirilen herhangi bir bilgisayar dosyasına ve/veya log kaydına rastlanılmadığının belirtildiği..." tespiti dikkate alındığında anılan hususun davacı aleyhine olacak şekilde hükme esas alınması mümkün değildir. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/10560, K. 2023/17900, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-10560-e-2023-17900-k-f991a7ebe8aa