Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/6739 E. 2023/14676 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/6739
Karar No
2023/14676
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6739 Karar No : 2023/14676 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA Vekili: Av. ... İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile iltisaklı veya irtibatlı olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığı, idarece keyfi bir şekilde işlem tesis edildiği, hakkında yürütülen ceza yargılamasında tarafına isnat edilen suçlamaların hiçbir dayanağının olmadığı, ardışık arandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, HTS kayıtlarının içeriğinin tespit edilemediği, aramaların sayısının örgütsel bağlantıyı ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararı ile eksik araştırma gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:...sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmüş olup, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte, bozma kararında ceza mahkemesi kararında yer alan delillerin geçersiz olduğuna dair bir belirlemede bulunulmaması karşısında, anılan bozma kararının davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; '...Sanığın BTK'dan gelen kayıtlara göre; kullandığını sorgu sırasında beyan ettiği... numaralı telefon hattının İstanbul ilinde bulunan Gülüm Kuruyemişe tahsis edildiği anlaşılan... numaralı kontörlü hattan; -Sanığın kendisiyle aynı rütbede bulunan astsubaylar Ö.T. ve M.K. ile 25.04.2015 tarihinde aynı gün peş peşe (ardışık) arandığı, -Yine ... Kuruyemişten 16.06.2015 tarihinde ardışık olmayacak şekilde 1 defa tekil olarak arandığı, -Sanığın ... Kuruyemiş harici İstanbul ilindeki 5 ayrı sabit hattan; ... nolu sabit hattan 13.08.2013, 07.09.2013, 16.09.2013, 20.09.2013, 21.09.2013, 05.10.2013, 07.10.2013, 29.10.2013, 02.11.2013, 09.11.2013, 19.11.2013, 29.11.2013, 06.12.2013 tarihlerinde,... nolu sabit hattan 12.01.2015 tarihinde,... nolu sabit hattan 19.07.2013, 01.11.2013, 30.05.2014, 27.07.2015, 17.08.2015 tarihlerinde, ... nolu sabit hattan 05.05.2013 tarihinde, ... nolu sabit hattan 30.08.2013, 09.10.2013, 29.10.2013, 10.12.2013, 11.12.2013, 15.12.2013, 21.12.2013, 24.12.2013 tarihlerinde olmak üzere toplam 50 defa tekil olarak arandığı, -Sanığın İstanbul ili haricinde Kırklareli ilindeki 1 sabit hattan;... nolu sabit hattan 05.06.2013, 06.06.2013, 28.06.2013, 14.07.2013, 15.07.2013 tarihlerinde olmak üzere toplam 9 defa arandığı, Sanığın mahkememizdeki savunmasında, "2004 senesinde Eskişehir'de lisenin başında ders çalışmak için o zaman cemaat olarak bilinen yapının evine gittim. Birkaç defa bu eve gittim. Ancak ortamdan rahatsız olmam ve evdeki dini ortam sebebiyle evlere gitmemeye başladım. 2007 yılında astsubay olarak göreve başladım. Tarihi tam olarak hatırlayamamakla birlikte 2012 yılında bazı sabit numaralardan aranarak dini sohbet ya da fakirlere yardım organizasyonlarına davet edildim. Ancak gitmedim. Dolandırıcılık faaliyeti olduğunu düşündüğüm için bunları reddettim. Bir süre sonra sabit hattan benzer bir telefon geldi. Telefondaki kişi beni lise yıllarından tanıdığını, daha sonra irtibatın kesildiğini, bunun telafisi için tekrardan görüşmek istedi. Bu kişinin ismini hatırlamıyorum. Daha sonradan şüphelendiğim sabit telefonları açmamaya başladım. GPRS kayıtları incelendiğinde o tarihlerde ben genellikle şehir dışındaydım." "Ardışık arama grubunda isimleri belirtilen kişileri tanımıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, Arama kayıtları göz önüne alındığında bu aramaların yukarıda açıklanan örgütsel iletişim yöntemi ile uyumlu olduğu,...' tespitlerine yer verildiği görüldüğünden, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/6739, K. 2023/14676, T. 15.07.2013, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-6739-e-2023-14676-k-f6be6a5577f0