Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2020/1211 E. 2023/6603 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2020/1211
- Karar No
- 2023/6603
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1211 Karar No : 2023/6603 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Eyyübiye Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli arkeolog olarak görev yapan davacı tarafından, davalı idare bünyesindeki KUDEB (Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu) biriminin kapatılması nedeniyle arkeolog kadrosuna ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararla; KUDEB biriminin, 27/10/2015 tarihinde kurulduğu ve 10/05/2017 tarihinde kapatıldığı, davacının, KUDEB birimine yapılan görevlendirmesinin, birimin kapatılmasından sonraki bir tarih olan 30/05/2017 tarihinde yapıldığı, görevinde başarısız ya da yetersiz olduğu yönünde hakkında herhangi bir saptama bulunmayan davacının, davalı idare bünyesinde 15/10/2014 tarihinde arkeolog ünvanıyla işe başladığı, söz konusu işe giriş tarihinin KUDEB biriminin kuruluş tarihinden önce olduğu, bu nedenle davacının KUDEB biriminin kurulması hasebiyle işe alındığından bahsedilemeyeceği gibi ARGE biriminde görev yapan davacının, birim kapatıldıktan sonraki bir tarihte KUDEB biriminde görevlendirilmesinden sonra KUDEB biriminin kapatıldığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesinin de haklı bir nedene dayandığından bahsedilemeyeceği; dolayısıyla, dava konusu fesih işleminin haklı bir nedene dayanmadığı ve kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu; öte yandan, herhangi bir birimin kapatılması nedeniyle hizmetine ihtiyaç kalmayan personelle hizmet sözleşmesinin yenilenmemesi mümkün olmakla birlikte, mevcut hizmet sözleşmeleri feshedilirken idari istikrar ve idari güven ilkelerine uygun davranılması, kapatılacak birimde görevlendirilecek personelin, hizmet süresinin bu doğrultuda belirlenmesi gerektiği, belde ve yöre halkının ihtiyaçlarını karşılayan, dolayısıyla plan dahilinde hareket etmesi gereken idarenin, kişilere ihtiyacı olduğu gerekçesiyle bir yıllık sözleşme imzalamasının ardından, birim kapatma kararı aldığından bahsederek imzalanan hizmet sözleşmesini feshedemeyeceği, nitekim imzalanan sözleşmelere ve sözleşme sürelerine dayanarak sözleşme taraflarının, plan ve beklenti içinde oldukları göz önünde bulundurulduğunda dava konusu işlemin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu; diğer taraftan, davacının hizmet sözleşmesinin feshedilerek görevine son verilmesine ilişkin işlemin, hukuka aykırı bulunmuş olması nedeniyle iptal edilmesinin, davalı idarenin, davacı ile hizmet sözleşmesini yenilemesi sonucunu doğurmayacağı, bu konuda davalı idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; bu kapsamda, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talep edildiğinden ve dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, davacının görevine son verildiği 14/07/2017 tarihinden sözleşmesinin süresinin sona erdiği 31/12/2017 tarihine kadar ödenmesi gereken sosyal ve özlük haklarının, davanın açıldığı tarih olan 05/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile davacının 14/07/2017 tarihi ile 31/12/2017 tarihi arasında yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, davanın açıldığı tarih olan 05/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare bünyesinde arkeolog kadrosuna ilişkin toplam iki (2) adet norm kadronun mevcut olduğu, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ise, davalı idare bünyesinde davacı dışında başka bir arkeoloğun mevcut olmadığı, ARGE biriminde görev yapmakta olan davacının, 30/05/2017 tarihli işlem ile KUDEB biriminde görevlendirildiği, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Meclisinin 14/06/2016 tarih ve 269 sayılı kararı ile KUDEB'e ait yetkilerin büyük çoğunluğunun Büyükşehir Belediyesi KUDEM'e devredildiği, bu devir neticesinde KUDEB biriminin de 10/05/2017 tarihli Eyyübiye Belediye Meclis kararıyla kapatıldığı, ARGE biriminin kapatılması sonrası KUDEB biriminin de kapatılması üzerine davalı idarenin arkeolog ihtiyacının kalmadığının görüldüğü; bu durumda, sözleşmeli arkeolog pozisyonuna ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle davalı idare tarafından davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2015 yılında imzalanan sözleşme ile davalı idare imar müdürlüğünde arkeolog olarak çalışmaya başladığı, bu tarihte KUDEB biriminin bulunmadığı, yasal olarak imar müdürlüğünde arkeolog çalıştırılmasının zorunlu olduğu ve bu sebeple işe alındığı, bu sebebin ise ortadan kalkmadığı, KUDEB birimi kapatıldıktan sonra bu birime görevlendirilmesinin yapılarak, bu birimin kapatılmasının sözleşme feshinin gerekçesi olarak gösterilmeye çalışıldığı, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının 14/07/2017 tarihi ile 31/12/2017 tarihi arasında yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, davanın açıldığı tarih olan 05/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.