İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1149 E. 2024/974 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1149
- Karar No
- 2024/974
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2022 KARAR TARİHİ : 04/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafın belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında müvekkil şirket bünyesinde mağaza müdürü sıfatı ile çalıştığını, davalı tarafın 08.07.2021 tarihinde müvekkil şirket bünyesindeki işinden ayrılmış ve sonrasında kısa bir süre müvekkil şirket ile organik bağı bulunan ... Tıbbi Cihazlar İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinde çalışmış ve 06.12.2021 tarihinde bu şirketteki görevinden de ayrıldığını, davalı tarafın müvekkil şirket ve müvekkil şirket ile organik bağı bulunan şirket ile olan işçi-işveren ilişkisinin sona ermesi sonrasında, müvekkil şirket bünyesindeyken erişimi bulunan müşteri (hasta) bilgilerini sözleşmeye aykırı bir şekilde kendisi uhdesinde sakladığı ve müvekkili şirketten ürün temin eden hastaları müvekkili şirket adına arayarak hala müvekkil şirkette çalışıyormuş gibi ürün talepleri aldığı ve bu talepleri/reçeteleri, kendisi tarafından kurulan aynı faaliyet alanında, aynı sektörde faaliyet gösteren ... MEDİKAL isimli şirket üzerinden ... sistemine girmek suretiyle ürün temini gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, davalı işçinin fiil ve eylemlerinin, müvekkili işveren ile arasında akdedilmiş olan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 8. (Gizlilik ve Sır Saklama Yükümlülüğü), 9. (Rekabet Etmeme Yükümlülüğü ve Haksız Rekabet Yasağı) ve 10. (Ayartmama) madde hükümlerinin ihlali niteliğinde olduğunu beyanla, 500,00 TL cezai şart ücretinin ve 500,00 TL şirketin uğramış olduğu zarar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilin davacı şirkette çalıştığı esnada hasta bilgilerini saklayarak işten ayrıldıktan sonra kendi menfaatine kullandığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin iş yerinde fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmemesi ve ...'ya bildirim yapılmaması sebeplerinden 4857 s.lı İşK. md. 24/2-e-f gereği iş akdini haklı olarak feshettiğini, talep edilen cezai şart bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, hizmet sözleşmelerinde cezai şartı düzenleyen Borçlar Kanunu m. 420'de mütekabiliyet kuralı benimsenmiş, sadece işçi aleyhine öngörülen cezai şartları geçersiz saymıştır. Bu düzenleme cezai şartın işçi ve işveren hakkında ve iki taraflı olarak düzenlenmesi gereği, işçi aleyhine kararlaştırılan cezai şartın işveren aleyhine kararlaştırılandan daha fazla olmaması sonucunu da ortaya koymaktadır. Bu nedenle yalnız müvekkil aleyhine tek taraflı olarak öngörülen cezai şart hükmü geçersizdir. İşbu geçersiz sözleşme maddesine dayanılarak yöneltilen cezai şart bedeli talebinin reddi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin zararına herhangi bir eylemde bulunmadığından uğranılan zarar bedelini talebinin reddi gerektiğini, yine belirtmek gerekir ki iş sözleşmesi, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından haklı olarak feshedilirse, rekabet yasağının sona ereceğini, yine iş sözleşmesinde öngörülen rekabet yasağında herhangi bir coğrafi sınırlamanın öngörülmediğini, iş bu hususun rekabet yasağı sözleşmesini geçersiz kılmakta olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, bilirkişi raporu, ... ... İl Müdürlüğü’ne, ...’ya, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, davalının gizlilik ve sır saklama, haksız rekabet etmeme yükümlülüklerine aykırılık iddiasına dayalı cezai şart ve uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın bir mali müşavir, bir nitelikli hesap uzmanı ve bir eczacı/sektör bilirkişisine tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Mali müşavir bilirkişi ..., Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi Av. ... ve Eczacı bilirkişi ...' ın 23/11/2023 tarihli raporlarında özetle; Davacının incelemeye sunulan e-defter bilgilerine göre 2021,2022 yılı defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2021,2022 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının T.T.K'nun 64. ile 213. sayılı V.U.K.'nun 219. 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak oluşturulduğu, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, ilgili dönem beratlarını dosyasına sunduğu, davalının firmasının şahıs işletmesi olduğu ve işletme defterine tabi olduğu, inceleme günü defter beyan sisteminden oluşturduğu 2023 yılı işletme defterini sunduğu, işletme defterinin açılış ve kapanış tasdikine tabii olmadığı, 2023 yılı gelir beyan dökümü incelendiğinde e-arşiv fatura ile şahıslara yapmış olduğu satışların 653 satırda yer aldığı, davacı firmanın ticari defterlerinde, tüketiciye yaptığı satış kayıtlarının ayrı ayrı tutulamamasından ve reçete içeriği ürünleri 153- Ticari mallar hesabında kül halinde kayıt altına alınmasından dolayı, ... üzerinden tespit edilen 217 farklı kişi ve toplam reçete detaylarının defter kayıtlarından karşılaştırılması mümkün olmadığını, ayrıca davalı tarafından sunulan ticari defteri de işletme hesabına göre tutulduğundan, tarafların ticari defterlerininr karşılaştırması yapılamamış ve davacı şirketten diğer tarafa bir müşteri geçişi olup olmadığı ve ne kadar zarara uğradığının kayıtlardan tespit edilemediği, Sayın Mahkemece davaya dayanak olarak gösterilen 14.07.2020 tarihli “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi”nin 9.2 Maddesinin B.K. 445 maddesi kapsamında geçerli olduğuna hükmedilmesi halinde davalının eylemlerinin rekabet yasağı ve haksız rekabet düzenlemelerinin ihlali olarak değerlendirilebileceği, firma çalışanı ... bilgilerini kullanarak şirkete gelen reçetelerdeki bilgilere ulaşabildiği, br. Bu bilgileri kullanarak hastalara ulaşabildiği, bu vesile ile hastaları arayıp ürünlerin karşılanmasını isteyebildiği, buradaki hususu şu şekilde net görebiliriz: Şahsın davacıda çalıştığı dönemdeki reçete sahipleri ile daha sonra çalıştığı firmadaki reçete sahipleri benzerliğine bakılarak somut bir şekilde görülebildiği, ... dan gelen reçeteler incelenmiş olup, ... Medikalin belirtilen tarihlerde toplamda 217 kişiye reçete karşıladığı ve bu 217 kişiden 47'inin daha önce reçetelerinin ... şirketinden karşılandığı, Bu 47 kişinin ... Medikal'den 121 farklı reçetesinin karşılandığı, bu reçetelerin ödenen toplam tutarının 78.914,38 TL olduğu, tespit edilen tutarın davacının kazanç kaybı ve %22 gibi hasta benzerliğinin olması nedeniyle de davacının şikâyetinde haklı olabileceği kanaatine varıldığını. davaya dayanak olarak gösterilen 14.07.2020 tarihli “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi”nin “Cezai Şart” başlıklı 11 Maddesinde cezai şart tutarının çalışanın (davalının) en son aldığı aylık brüt ücretin 10 katı olarak belirlendiği, davalının en son aldığı brüt maaşının 7.435,914.- TL olduğu bunun 10 katı olan cezai şart tutarının da 74.359,14 TL olacağı kanaatine varıldığı, mütalaa edilmiştir. Davacı vekili 06/06/2024 tarihli tam ıslah dilekçesiyle davayı ıslah etmiş,dava değerini 1.000,00 TL olarak belirterek, Türk Ticaret Kanunu'nun Haksız Rekabet hükümleri doğrultusunda, davalının dürüstlük kuralına aykırı davranışları ve ticari uygulamalarının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin uğramış olduğu zarar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davalının, davacının iş yerinden ayrıldıktan sonra taraflarca akdedilen iş sözleşmesine aykırı olarak hareket ettiği iddiasına dayalı olarak haksız rekabete istinaden davacı şirketin uğradığı maddi zararın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir. Davalının eylemlerinin haksız rekabete teşkil edip etmediği hususunda gerekli araştırmalar yapılmış,davalının özlük dosyaları, ... hizmet döküm cetvelleri celbedilmiş, taraf tanıkları dinlenilmiş ve dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda özetle; davacının ticari defter ve bağlı kayıtlarının mevzuata uygun tutulduğu, davalının 2023 yılı işletme defterini sunduğu, davacı firmanın ticari defterlerinde, tüketiciye yaptığı satış kayıtlarının ayrı ayrı tutulmadığı, reçete içeriği ürünleri 153- Ticari mallar hesabında kül halinde kayıt altına aldığı, ... üzerinden tespit edilen 217 farklı kişi ve toplam reçete detaylarının defter kayıtlarından karşılaştırılması mümkün olunmadığı, davalı tarafından sunulan defter de işletme hesabına göre tutulduğu, tarafların ticari defterlerinin karşılaştırması yapılamadığı, davacı şirketten diğer tarafa bir müşteri geçişi olup olmadığı ve ne kadar zarara uğradığının kayıtlardan tespit edilemediği, davaya dayanak olarak gösterilen 14.07.2020 tarihli “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi”nin 9.2 Maddesinin B.K. 445 maddesi kapsamında geçerli olduğuna hükmedilmesi halinde davalının eylemlerinin rekabet yasağı ve haksız rekabet düzenlemelerinin ihlali olarak değerlendirilebileceği, firma çalışanı ... bilgilerini kullanarak şirkete gelen reçetelerdeki bilgilere ulaşabildiği,bu bilgileri kullanarak hastalara ulaşabildiği, bu vesile ile hastaları arayıp ürünlerin karşılanmasını isteyebildiği, davalının, davacıda çalıştığı dönemdeki reçete sahipleri ile daha sonra çalıştığı firmadaki reçete sahipleri benzerliğine bakılarak somut bir şekilde görülebildiği, ... dan gelen reçeteler incelenmiş olup, ... Medikalin belirtilen tarihlerde toplamda 217 kişiye reçete karşıladığı ve bu 217 kişiden 47 sinin daha önce reçetelerinin ... şirketinden karşılandığı, bu 47 kişinin ... Medikal'den 121 farklı reçetesinin karşılandığı, bu reçetelerin ödenen toplam tutarının 78.914,38 TL olduğu, tespit edilen tutarın davacının kazanç kaybı ve %22 gibi hasta benzerliğinin olması nedeniyle de davacının şikâyetinde haklı olabileceği kanaatine varıldığı, davaya dayanak olarak gösterilen 14.07.2020 tarihli “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi”nin “Cezai Şart” başlıklı 11 Maddesinde cezai şart tutarının çalışanın (davalının) en son aldığı aylık brüt ücretin 10 katı olarak belirlendiği, davalının en son aldığı brüt maaşının 7.435,914 TL olduğu, bunun 10 katı olan cezai şart tutarının da 74.359,14 TL olacağı kanaatine varıldığının bildirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak , davacı tanık beyanlarında belirtildiği üzere davalının, davacı şirket bünyesinden ayrıldıktan sonra bireysel hattından davacı şirketin müşterilerini arayarak halen davacı şirkette çalışıyormuş gibi davrandığı, bu şekilde ürün talebi aldığı , dava dışı ... Medikal isimli şirketten ürün alımını gerçekleştirdiği, kendisini dava dışı ... Medikal isimli şirketin ortağı-kurucusu olarak tanıttığı, davacının müşterilerinden 47 tanesinin reçetelerinin dava dışı ... Medikal isimli şirketten temin edildiğinin tespit edildiği hususu gözetilerek,davalının , davacı ile akdedilen iş sözleşmesine aykırı hareket ettiği, davacının maddi zarara uğradığı kanaatine varılarak( ıslah dilekçesi dikkate alınarak) davanın kabulüne(davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla), 1.000,00 TL nin dava tarihi olan 16/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜNE(davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla), 1.000,00 TL nin dava tarihi olan 16/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 800,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 6.000,00TL, posta, talimat-tebligat gideri 322,00 TL olmak üzere toplam 6.322,00 TL yargılama giderinin, 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.483,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere karar verildi. 04/11/2024 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır.