İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/567 E. 2019/28 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/567
Karar No
2019/28
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR Esas No : Karar No : Hakim : Katip : Davacı : Vekili : Davalı : Vekili : Dava : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Dava Tarihi : 27/04/2018 Karar Tarihi : 14/01/2019 Kararın Yazım Tarihi : Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; 18/04/2018 günü Orman Bölge Müdürlüğüne ait araçların yol çalışması yaparken müvekkilin teleferik tesisisine enerji taşıyan yüksek gerilim hattını kopartmadığını, bu hattın koparılmasında kusurun davalı şirkette olduğunu, davalı kurumun "Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğine" uymadığını, davaya konu olayda, yüksek gerilim hattının yerin 5 cm altında olması nedeniyle, Orman Bölge Müdürlüğünün yol çalışması yapan araçların yüksek gerilim hattını fark etmeyerek kopardığını, davalı şirketin sorumluğunda olan yüksek gerilim hattının yerin 5 cm altında hiçbir uyarıcı katma konulmadan döşenmiş olması sonucu basit bir yol düzenleme çalışması sonucu hattın kopmasına neden olduğunu, yüksek gerilim hattının kopması sonucu, müvekilinin tesisinde bazı elektronik parçaların bozulduğugnu, tesisin 5 saat çalışmadığını, bu nedende 70.000 TLcivarında kar kaybı oluştuğunu, elektrik hattının kopması sonucu teleferik durunca, yolcuları kurtarmak için jeneratör ve dizel ehliye motoru kullanması nedeniyle 200 litre dizel yakıt kullandığını, kopan yüksek gerilim hattının enerjiyi toprağa verdiğinden dolayı sürücünün elektronik parçaları yaktığından jeneratörü müvekkilin kulanamadığını, tahliyeyi dizel kurtarma motoruyla uzun sürede yaptığını, elektrik hattını tekrar yapılana kadar 5 saat boyunca yolcu kabul edemediğini, bilet satışını durdurduğunu, davanın devam sırasında zararın doğduğu işletmede parçalar değiştirileceğinden gerekli tamiratlar yapılacağından ve ileride zararın görülmesi mümkün olmayacağından, öncelikle HMK md. 400 gereği davacınının zarar gören işyerindeki ve teleferik hattındaki zararın tespitinin gerektiğini, bu nedenlerle davacının Kadıyayla Teleferik İstasyonunda davaya konu enerji hattının kopması nedeniyle oluşmuş olan zaranın HMK 400 maddesi gereği delil tespiti yoluyla keşif ve bilirikşi incelmesi yapılarak öncelikle tespitine, davacının yapmak zorunda kaldığı tamir giderleri, parça değiştirme giderleri, tesisisin çalışamaması nedeniyle mahrum kaldığı gelirler ve diğer zararlarına karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin üçüncü şahıslara karşı doğabilecek zarar ve ziyanlarına karşı sorumluluk sigortası mevcut olduğunu mapfre sigorte şirketine 24/05/2017-24/05/2018 tarihleri arasını kapsayan ......................... poliçe numaralı "üçüncü şahıs mali mesuliyet sigorta ploiçesi" yaptırıldığını, bu sebeple davanın ............. Sigorta A.ş'ye ihbarına, müvekkil şirketin elektrik dağıtım işie ile uğraştığını, müvekkil şirketin yürüttüğü bu faaliyetin tekel olması ve kamu faaliyeti niteliğinde olması sebebiyle faaliyetin yürütülmesi aşamalarında sıkı kurallar ve denetimler söz konusu olduğunu, bu sebehle inşa edilecek nakil hatlarının hemen hemen bütün özelliklerinin yasalalarla düzenlendiğini, dağıtım faaliyetlerinin yütürülmesi amacıyla inşa edilen enerji nakil hatlarını mümkün olan bölgelerde yer altına alındığını, hatlarda Orman Bölge Müdürlüğü ile gerekli görüşmelerin yapılarak ve gerekli izinlerin alınarak ilgili mevzuat çerçevesinde kabloların yer altından geçirilmek suretiyle inşa edildiğini, dava konusu çalışmanın yapıldığı alan Orman Bölge mürdürlüğüne ait olup yol çalışmalarının OBM tarafından yapıldığını, dava konusuna benzer alanların müvekkil şirket tarafından OBM'den kiralandığını, Orman Bölge Müdürlüğü kayıtlarında bu alanda toprak altına gömülmüş bütün kabloların bilgisinin bulunduğunu, yapılacak alan yol çalışmasından önce müvekkil şirketin hiçbir şekilde haber verilmediğini, toprak altına gömülü kabloların olduğu bilindiği halde gerekli tedbirlerin alınmadan çalışma yapıldığını, yol yapım çalışamasını yapan kişilerin bağlı çalıştıkları kurumun ağır kusurunun bulunduğunu, bu sebeple davanın Orman Genel Müdürlüğüne ihbarını talep ettiklerini, davacı yanın dilekçesinde kabloların 5 cm altında olduğunu iddia ettiğini, iddiasını ispatlayıcı hiçbir delil göstermediğini, iddiasının gerçek olma ihtimalinin olmadığını, müvekkil şirketin kabloların düşenmesinde yapması gereken bütün işlemleri yapmış ve yasalara uygun olarak gerekli mesrafelere uyarak, kabloları yer altına gömdüğünü, davacı tarafın asıl kusurlu olan yol yapım çalışmasını gerçekleştirne kuruma hiçbir başvurusu olmadan davada hiçbir surette kusurundan bahsetmeden zararı kusursuz olan müvekkil şirkete yüklemeye çalışmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davanın öncelikle husumet sebebiyle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin hususlar göz önünde bulundurularak esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, yol yapım çalışması sırasında davalı tarafından döşendiği iddia edilen enerji nakil hattının hasarlanması sonucu davacının uğradığı maddi zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce yargılama yapılmış, tahkikat aşamasına geçilmiş, keşif gün ve saati belirlenerek bilirkişiler refakatinde keşif düzenlenmiş ve bilirkişi raporu temin edilmiştir. 22/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı Orman işletmesinin yer altı kazı faaliyeti öncesi kazı yapılacak alanlarda mevcut hatların varlığından haberdar olmadığının beklenemeyeceğinden ilgili kurumlarda koordineli şekilde çalışarak kazı işlemlerini yetkili eleman ve elde edilecek haritalara göre sürdürmesi gerektiği, ancak bu kurala riayet etmeden kazı çalışması yaptırması nedeniyle meydana gelen hasarda %50 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiğini bildirmiştir. Yargılama devam ederek davacı 02/01/2019 tarihli feragat dilekçesinde; davadan vazgeçtiğini beyan etmiştir. Davalı yan 04/01/2019 tarihli dilekçesi ile feragati kabul ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK' nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacının dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden dilekçeler aşamasında beyanda bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Kararın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince gereğince alınması gereken 44,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8,5 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına 5-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi 14/01/2019 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/567, K. 2019/28, T. 14.01.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-567-e-2019-28-k-4ae4888657ff