İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/282 E. 2019/1507 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/282
Karar No
2019/1507
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2018 KARAR TARİHİ : 19/11/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı şirket tarafından, müvekkili aleyhine 23/12/2016 tarihinde Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numarası ile yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz takibi neticesinde, davalı şirketin icra takibinde vekili olan Avukat ...'e 11.05.2017 tarihinde 31.000,00 TL'lik bir ödeme yaptığını, Cebri İcra tehdidi altında kalan müvekkilinin, çevresine ve çalıştığı şirkete(maaş haczi yapılmıştır) rezil olmamak adına kendisinin keşidecisi gözüktüğü senedin kesinleşmiş takip dolayısıyla ödemesini yapmak durumunda kaldığını, Oysa ki takibe dayanak senetteki borç asla müvekkilinin borcu olmamakla birlikte, senetteki imzalar ve yazı da müvekkiline ait olmadığını, takibe konu senedin düzenlenme tarihindeki, düzenlenme tarihi öncesi ve sonrasındaki müvekkilinin resmi kurumlarda, bankalarda vb. yerlerdeki imza örnekleri çeşitli kurum ve kuruluşlardan sorulduğu takdirde senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı bilirkişi marifetiyle ortaya çıkacağını, müvekkilinin daha önce bu ve bunun gibi konularda tecrübesi bulunmadığı gibi senet keşide tarihinde Kütahya'da üniversite öğrencisi olarak bulunduğunu, Samsun merkezli şirket ile de herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, başka kişilerle de ticari faaliyetlerde bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketin unvanını dahi yapılan haksız takip neticesinde ilk defa öğrendiğini, müvekkili tarafından davalıya ödenen 31.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davanın yasal unsurlarının oluşmadığını, Bu para cebri icra tehdidi altında ödenmediği gibi icra takibi sırasında da ödenmediğini, Borçlu davacı hukuk bürolarına giderek söz konusu borcun abisi ve kendisine ait olduğunu belirterek ödemeyi yaptığını, tahsilat makbuzunda görüleceği üzere icra sırasında değil avukat tahsilatlı olduğunu, davacı tarafın, çalıştığı şirkete rezil olmamak için ödediğini varsaymış olsa da o dönemde akrabasına ait (yengesi) güvenlik şirketinde güvenlik görevlisi olarak çalışır gibi gözüktüğünü beyan ettiğini, hatta o dönemde abisinin dolandırıcılıktan dolayı cezaevine girdiğini beyan etmiş kendisinin ve abisinin siciline bozuk gelmemesi için ve dolandırıcılktan yargılanmamak için söz konusu ödemeyi yaptığını, Hatta taraflarınca 2.000 TL'ye yakın indirim yapıldığını, davacının süresi içerisinde imzaya itiraz etmediğini, bu sebeple 1 yıl sonuna doğru söz konusu davayı ikame etmesinin kötüniyetli olduğunu, bu sebeple dahi davanın reddi gerektiğini, şartları varsa İcra Hukuk Mahkemesinde imzaya itiraz veya Asliye Ticaret Mahkemesinde sahtecilik davası açması gerektiğini, davacı tarafın belirttiği hususlar söz konusu istirdat davasında nazara alınmayacağını, davanın konusu olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle İİK 170/3. Maddesi gereğince %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet(inkar) tazminatına ve %10 para cezasına mahkum edilmesini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, imza örnekleri, yemin, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borcunun olup olmadığı ve davalıya ödendiği iddia edilen 31.000,00-TL'nin istirdadının yerinde olup olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkememizce, dava konusu bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda grafoloji bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 06/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Senetler üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzaların, ...'a ait karşılaştırmaya esas mevcut örnek imzaları arasında gözlemlediği tersim biçimi, işleklik derecesi, seyir, sürat istif, itiyatlar ve baskı unsurları yönünden de saptadığı farklılıklara atfen ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalı vekilince yemin deliline dayanılmış olmakla hazırlanan yemin metni davacı asile tebliğe edilerek, 19/11/2019 tarihli celsede davacı asil hazır edilerek yemini yerine getirilmiştir. Davacı asile yemin altında sorularak " Davaya konu senet altındaki imza bana ait değildir, ben icra takibinden iş yerine gelen tebligatla haberim oldu, ben davalı vekilinin bürosuna gidip bu borç abim Fatih Bakan'a aittir demedim, böyle bir cümle kesinlikle kullanmadım, ben senedin düzenlendiği tarihlerde öğrenciydim, borç kesinlikle bana ait değildir, evime haciz gelecek korkusuyla gidip ödeme yaptım, borcu kabul etmiyorum, parayı ablamla birlikte gidip avukat beye verdim, iş yerinden çıkarılma korkusu ve evime haciz gelme tehlikesi nedeniyle ödeme yaptım," şeklinde beyanda bulunmuştur. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Davacı tarafça istirdat talebinde bulunulmuş olup, dosyaya celbedilen icra dosyası incelendiğinde, davacı tarafından toplam 31.000,00 TL ödemenin davalıya ödendiği görülmüştür. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda icra dosyasına konu senetlerdeki imzaların davacı ... eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve deliller göz önüne alınarak, davanın kabulü ile; 31.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 31/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ ile ; 31.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 31/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 2.117,61-TL harçtan peşin alınan 529,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.588,20-TL harcın davalıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 756,40-TL yargılama gideri ile peşin alınan 529,41-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı yararına ölçümlenen 3.720,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/11/2019 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/282, K. 2019/1507, T. 19.11.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-282-e-2019-1507-k-afdc80c45d00