İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1474 E. 2019/1346 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1474
- Karar No
- 2019/1346
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 14/11/2018 KARAR TARİHİ : 08/10/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/11/2019 Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 24/08/2017 tarihinde ... tarafından sevk ve idare edilen davalıya ait ... plakalı ticari çekici araç ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile birlikte Bursa Gemlik ilçe sınırları içerisinde saat 00:45 sırasında 05-08 otoyolu 004 kmye geldiğinde emniyet şeridi üzerinde hareket halinde iken aracının sağ ön ve yan kısımları ile sürücüsü ...'ın kullandığı ... plakalı kamyonun arıza vermesi ile emniyet şeridinde bulunan aracın davalıya ait araç ile sol arka kısmına çarpması ile kazanın meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda davalıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'un 56/1A şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak ve 48/5 hususi otomobil dışında kalan diğer araçları 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak kullanmaktan tam kusurlu olduğunu, davalıya ait ... plakalı aracı kullanan sürücü ... kaza tutanağında 1,71 promil alkollü olduğunu, davanın trafik sigortası tarafından ödenen tazminattan rücuen tazmini istemine ilişkin olduğunu, sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu ve 1,00 promil ve üstü alkollü olması durumunda 6487 sayılı Kanunun 19. Maddesiyle değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/6 maddesine göre yapılan tespit sonucunda 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca TCK'nun 179 maddesinin 3. Fıkrası hükümleri uygulandığı, poliçe ve ZMMS genel şartları gereği davanın kabulüne, davalınınhakkında sigortacı olan davacının ... Sigortaya yaptığı 13.104,00 TL ödemenin kazaya karışan her iki aracın ticari olduğu dikkate alınarak ödeme tarihi olan 26/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine ve davacının ahara temlik halinde zarara uğrama ihtimaline karşılık kazaya karışan ... plakalı ticari çekici araç ve buna bağlı ... plakalı yarı römork kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket sürücüsü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakal ıaracın 24/08/2017 tarihnide Bursa Gemlik ilçesinde emniyet şeridi üzerinde hareket halinde iken sağ ön ve yan kısımları ile sürücüsü ...'ın kullandığı ... plakalı kamyonun arıza vermesi ile emniyet şeridinde bulunan aracın, müvekkili şirkete ait araç ile sol arka kısmına çarpması ile davaya konu kazanın meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait aracın sürücüsü tüm trafik kurallarına uygun hareket etmemiş olmasına rağmen söz konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine engel olmadığını, kendi kusuru olmaksızın kaza meydana geldiğini, söz konus uhasarın müvekkili şirektin kusur ve sorumluluğu olmadan gerçekleştiğini, bu nedenle davacı tarafından ikame edilen haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların karşılıklı beyanları, trafik kazası tespit tutanağı, 26/04/2018 tarihli ibra ve tazminat makbuzu sureti, banka ödeme makbuzu, çekici ruhsatı, kamyon ruhsatı, sürücü belgesi, ekspertiz raporu, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Dava konusu kazanın gerçekleştiği mahalde 1 trafik, 1 sigortacı bilirkişi heyeti ile keşif yapılmak suretiyle ve 1 nörolog bilirkişinin dosya üzerinde inceleme yapmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 18/06/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: 24/08/2017 günü saat 00:45 sıralarında Bursa ili, Gemlik ilçesi, Bursa-Gemlik oto yolu 05.08.004 mevkiindeki maddi hasarlı trafik kazasının dosya içeriği ve olayın vukuu buluş tarzı dikkate alındığından salt alkol ve benzeri maddelerin etkisi ile meydana geldiğini, dava dışı tazminat talep eden ... plakalı kamyonda 13.104,34 TL hasar mevcut olduğu, hasar ödemesi yapan davacı sigorta şirketinin sigortalı sürücünün alkollü olması nedeniyle Karayolları Motorlu Araçlar ZMMSi genel şartları 4/c maddesi gereği 13.104,00 TL için rücu hakkı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Davacı zorunlu trafik sigortacısının, sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle yaptığı ödemenin sigortalının aracı alkollü kullanması nedeniyle rücuen tahsiline ilişkindir. Davacı sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü sigorta şirketindedir. Öte yandan 2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra konu ile ilgili olan "b-2" bendinde "alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır. Ayrıca Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, zararın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.(Bkz. YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713, YHGK 14.05.2014 gün ve 2013/17-1098, 2014-644; YHGK 13.05.2015 gün ve 2013/17-2156, 2015/1338 sayılı ilamları) O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında toplanan delillerden somut olayda, davalı sigortalının sürücüsünün kullandığı ... plakalı araç ile dava dışı ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında 24/08/2017 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında sigortalı araç sürücüsü ...' un şerit değiştirme kurallarına riayet etmediğinden, önünde seyreden araca çarpması sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu ve 1.17 oranında alkollü olduğu, bilirkişi heyetinin gerekçeli denetime açık 17/06/2019 tarihli raporunun olaya uygun olduğundan itibar edilerek münhasıran kazanın alkolün etkisiyle gerçekleştiğinin anlaşılmakla ödenen tam kusurlu olan davalı tarafın 13.104 TL hasar tazminatından sorumlu olup davanın kabulu ile ödeme tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği aracın ticari araç olduğundan ticari avans faizi işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, 13.104,00 TL rücu tazminatının 26/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 895,13 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 223,79 TL'nin mahsubu ile bakiye 671,34 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 1.650,00 TL, keşif harç ücreti 314,00 TL, keşif taksi masrafı 200,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 66,50 TL olmak üzere toplam 2.230,50 TL yargılama gideri ve 223,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.454,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2019 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.