İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1072 E. 2020/410 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1072
- Karar No
- 2020/410
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2020 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- 3- VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2017 KARAR TARİHİ : 17/09/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 02/07/2015 tarihinde sürücüsü müvekkili şirket kasko poliçesi ile sigortalısı ... idaresindeki ... plakalı araca, seyir halinde iken davalı ... idaresindeki diğer davalı ...'ya ait ... plakalı kamyonet ile kavşağa gelmeden aracın sol yan kısmına çarptığını, oluşan hasar sebebiyle müvekkili şirket tarafından sigortalı aracın tamir masrafı olarak toplam 14.437,37 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelere bağlı olarak TTK'daki halefiyet hükümlerine istinaden davalılar aleyhinde Bursa 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından takibe itiraz edilerek takibin durduğunu, her ne kadar davalıya ait araç sigortacısı...Sigorta A.Ş. Tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de icra takibinde taraflar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu, sigortalı aracın tamiri için müvekkili nezdinde açılan hukuk dosyaları kapsamında sigortalı araç için 15/10/2015 tarihinde ekspertiz hazırlandığını, rapora göre aracın hasar bedelinin toplam 15.346,68 TL olacağının belirlendiğini, davalı sürücünün sigortalı araca çarparak zarar vermiş olması sebebiyle kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin davalının kusuru sebebiyle zarar görenlere ödediği tazminatlarla ilgili halefiyet ilkesi çerçevesinde zarara sebebiyet verenlere rücu etme imkanı olduğunu, öncelikle dava sonucunda davanın kazanılması durumunda tahsil kabiliyeti açısından telafisi güç veya imkansız zararlarla karşılaşılmaması için ... plakalı araca ve davalıların maliki bulunduğu diğer araçların kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin 02/07/2015 günü ... plakalı araçla olayın seyir halinde iken olay yerine gelmeden önce ... plakalı araç sürücüsünün aracını müvekkilinin kullandığı aracın önüne kırdığını ve aralarında tartışma çıktığını, bu tartışmadan sonra yoluna devam eden müvekkilinin lambaları geçtikten sonra önündeki araçların durması üzerine durduğunu ve ... plakalı aracın sürücüsünün müvekkilinin aracına arkadan çarptığını, ardından müvekkili ile sürücünün tartışmaya başladığını, müvekkilinin bu kazadan sonra ... plakalı araçta bulunan diğer kişilerin de tartışmaya katılması sonucu bıçaklandığını, ACM de açılan davanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin kazanın oluşunda herhangi bir kusurlu hal ve hareketi olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesi ile ; 02.07.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirkette 8824020 nolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeye göre maddi araç başı teminat limitimiz 29.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı aracın trafik kazasına karıştığına dair belge ve bilgi ibraz edilmediğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediğini, kusursuzluk nedeniyle poliçe teminat sorumluluklarının olmadığını, davacının sigortalı aracın meydana gelen hasarlar farklı olaylar silsilesi ile oluştuğunu, ifade tutanaklarına göre aracın ön camı'nın kasti hareket sonrasında kişinin el ile kırıldığının belirtildiğini, söz konusu ön cam hasarının müvekkili şirkette bulunan poliçe ile ilgisi bulunmadığını, ön camın kaza ile kırılmadığını, ön cam kırığının oluş şekli itibariyle KTK kapsamına göre sigortacının sorumluluğu içerisinde olmadığını, bu nedenle öncam hasarının müvekkili şirket poliçesinin teminat kapsamı dışında kaldığını, davacının sigortalı araç sürücüsünün beyanlarına göre, ...'ın ... plakalı aracı kasten takip ettiğini, sürüş kurallarından takip mesafesi kuralına uymadığını, kasıtlı olarak takip esnasında ... plakalı aracın arkasına kendi aracı ile çarptığını beyan ettiğini, kazanın meydana gelmesi ve aracın ön kısmında oluşan hasarın, arkadan çarpma kuralını ihlal eden ... plakalı davacının sigortalısının kusuruna ait olduğunu, bu nedenle davacının aracında meydana gelen ön hasar'dan müvekkili şirketin teminat sorumluluğu bulunmadığını, araçta meydana gelen yan hasarın oluş şekli ise sadece davacının iddialarından ibaret olup, sigortalı arac sürücüsünün ... plakalı araçta yan hasar meydana gelmesi için çarptığına dair belge ve beyan ibraz edilmediğini, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin fahiş olup, araçta meydana gelen hasar ve tamir bedeli poliçe genel şartların göre tespit edilmediğini, müvekkili şirketin kaza temerrüde düşürülmediğini, olayın haksız fiilden kaynaklanmakta olup, avans faizi talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine, temerrütleri sözkonusu olmadığı için taraflarına masraf, faiz ve avukatlık ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, ceza dosyası, poliçe, hasar dosyası, fatura, ekspertiz raporu, bilirkişi raporu, tanık beyanları vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında, 14.570,27-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce, tarafların tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiştir. Davacı tanığı ... duruşmada " olay günü ... plakalı aracı ben kullanıyordum, biz Gökdere'ye girişte hareket halinde iken bir tane araç iki sefer benim önüme aracını kırdı, bende bunun üzerine onun amacını anlamak için onu sollayarak önünde durdum, araçtan indim, o hala aracın içerisindeydi, yanına giderek ne yapmaya çalıştığını sordum, bana hitaben ''toprağım git burdan başına bela alma'' dedi. O esnada benim aracımda bulunan kayınbiraderim Mutlu Çiftçi '' uzatmayalım yolumuza gidelim'' dedi, aracımıza bindik, trafik lambalarında her ikimizde yan yana en önde durduk, o benim solumda idi, yeşil ışık yanınca gaza basıp direksiyonu sağa kırıp benim aracımın solundan bizim araca vurdu, daha sonra durmayarak devam etti, bende peşinden devam ettim, kavşaktan karşıya geçtik, o aniden durunca ben duramadım arkadan ona çarptım, olayın bundan sonrası ile ilgili ceza mahkemesinde dosya vardır," şeklinde tanıklık beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı ... " olay günü bende ... plakalı aracın içerisindeydim, diğer araç bizden yol istiyordu, bizi sıkıştırdı, yol dar olduğu için yol veremedik, kırmızı ışıkta durduk, arada sözlü olarak bi tartışma yaşandı, sonra yeşil ışık yanınca da diğer araç bizim araca şoför tarafından çarptı, arka kapı ön kapı ve dikiz aynasınada çarptı, çarpan araç durmadan devam etti, biz de onu durmayınca takibe aldık, durmadığımızı görünce ani fren yapıp durdu, bizde arkadan çarptık, olay bundan ibarettir," şeklinde tanıklık beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı ... " Ben olay günü İsmail Yılmaz'ın kullandığı araç içerisinde yolcu olarak bulunuyordum, karşı taraf aracı ile bizim aracın solundan bizi sıkıştırdı daha sonra İsmail niye bizi sıkıştırıyorsun dedi ve bunun üzerine önümüze doğru aracı kırarak bize çarptı, sonra taraflar kavga etmeye başladı" şeklinde tanıklık beyanında bulunmuştur. Davalı tanığı... " Ben olay günü ...'nun kullandığı araç içerisinde yolcu olarak bulunuyordum, biz normal şeridimizde gidiyorduk, yol daralmaya başlayınca her iki araçta birbirine yanaşmaya başladı, biz aracı solladık, daha sonra diğer araç bizim önümüze geçti, durdu onlar araçtan inerek bize hakaret etmeye başladılar, daha sonra araçlarına binerek gittiler, biz de yolumuza devam etmeye başladık, kırmızı ışıkta yanyana durduk, camdan hakaret etmeye devam ettiler, sonra yeşil ışık yanınca devam ettik, önümüzde başka bir araç durunca biz de durduk, bunun üzerine karşı taraf bizim araca arkadan vurdu, şoför arkadaşım Bülent araçtan indi ben araçtan indiğimde Bülent'in bıçaklandığını gördüm, Bülenti kenara çektim, daha sonra ambulans geldi, hastaneye gittik" şeklinde tanıklık beyanında bulunmuştur. Mahkememizce, tarafların iddia ve savunmaları ile kusur oranlarının tespiti yönünden dosyanın bir sigorta uzmanı ve bir kusur uzmanı bilirkişiye tevdii ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 04/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsünün, dava konusu trafik kazasından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun sürücülere ait asli kusurlardan "84/d Arkadan Yapma" maddesini ihlal ettiği ve % 100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsünün dava konusu trafik kazanını oluşumunda herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından atfi kabil kusuru olmadığına, dolayısıyla davacı sigorta şirketi yönünden rücu koşullarının oluşmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı şirkete kasko sigortalı olan sürücüsü ... ... plakalı aracı ile bölünmüş tek yönlü yolda seyir halinde iken önünde seyreden araç trafiğini güvenli ve gerekli bir mesafede takip etmesini gerektiği, aracının hızının mahal şartlar üzerinde olduğu, fren ve manevra tedbirini almada yetersiz kaldığı, davalı ...'nun aracına arkadan çarptığı bu nedenle % 100 kusurlu olduğu, davalı sürücü ise trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kural ihlali yapmadığı, bu suretle davacı sigorta şirketinin rücu hakkının olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 246,56 TL'den mahsubu ile artan 192,16 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı Hülya ve ... tarafından yapılan posta, tebligat gideri 16,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 5-Davalılar yararına ölçümlenen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2020 Katip ¸E-imzalıdır. Hakim ¸E-imzalıdır.