İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/585 E. 2018/187 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/585
- Karar No
- 2018/187
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/585 Esas KARAR NO : 2018/187 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... YAPI İNŞ. OR. ÜRN. SAN. GIDA NAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ : Av. ... - Uluyol Tan Sk. Kanburoğlu Kardeşler İşhanı K:1 D:3 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... KAPI SİS. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLLERİ : Av.... - Hacı İlyas Mh Aral Sk. 3/4 Merkez/ BURSA DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2016 KARAR TARİHİ : 13/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ile müvekkili firma arasında karşılıklı bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, ticari ilişki neticesinde davalı yana 06/03/2015 tarihinde 30.000 Tl bedelli, 21/07/2015 tarihinde 72.659,37 TL bedelli 10/08/2015 tarihinde 55.000 TL bedelli fatura kesildiğini, müvekkili tarafından davalı yana kesilmiş olan faturaların davalı yan tarafından teslim alınarak ticari defterlerine işlendiğini, bu faturalar haricinde müvekkili şirketin davalı yandan başka alacaklarının da mevcut olup tüm görüşmelere rağmen bir sonuca ulaşılamadığını, müvekkili tarafından davalıya kesilerek teslim edilen faturalar nedeniyle oluşan bakiye borcun ödenmesi için davalı yan yetkilileriyle defalarca görüşme yapıldığını mevcut borç hali hazırda ödenmediğini ve sürekli sebepsiz ve dayanaksız bahaneler sürerek yapılması gereken ödemelerin ileri tarihlere ötelenmeye çalışıldığını, davalı borçlunun, borcunu tüm görüşmelere rağmen ödememesi ve aradan uzunca bir süre geçmiş olmasından ötürü borçlu şirket yetkilileri ile son kez ödeme konusunda görüşüldüğünü ve sonuç alınamadığı, bu nedenle Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas numarası ile ilamsız takip başlatıldığını, icra müdürlüğü tarafından borçluya ilamsız takiplere mahsus ödeme emri yollandığını, yollanan ödeme emrinin şirket çalışanlarına tebliğ edildiğini, borçlu şirketin tebliğ sonrası yasal süresi içinde haksız ve dayanaktan yoksun bir şekilde sırf ödemeyi geciktirmek ve sürüncemede bırakmak amacıyla takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, bu nedenlerle davalının Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyaya yapmış olduğu borca itirazının iptaline, takibin devamına, kötü niyetli olan davalının haksız itirazı nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmaması ve cari hesaba ilişkin olarak TTK. 97 ve devamı maddelerinin davacı şirket ile müvekkili davalı şirket arasında uygulanmadığını, bu bağlamda da TTK 97/1 uyarınca tarafların cari hesaba ilişkin olarak alacaklı veya borçlu sayılamayacağının açık olduğunu, davacı şirket tarafından tanzim edilen fatura fotokopisinden de anlaşılacağı üzere söz konusu faturaya karşılık bir irsaliye faturanın olmadığının açık olduğunu, açılan davanın takip dayanağı olarak beyan edilen ve dosyaya sunulmayan 25/03/2016 tarihli cari hesap sözleşmesi ile dava dilekçesinde beyan edilen faturaların farklı işlemler ve dayanaklar olması nedeniyle usulden reddine, faturalara ilişkin beyanlar doğrultusunda kötü niyetli dava nedeniyle davanın esastan reddine, davacı tarafın asıl alacak bedeli olarak beyan ettiği miktarın %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların yazılı beyanları, Protokol başlıklı belge, Bursa 17. İcra Müdürlüğünün 2016/... sayılı icra takip dosyası, yapılan işlere ait faturalar, irsaliyeler, cari hesap dökümleri, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları, yemin. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak 25/03/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 08/04/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 13/04/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak amacıyla dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 28/06/2017 tarihli raporunda özetle: Davacı ve davalı tarafın ticari defterlerini süresi içinde tasdik ettirdiklerini ancak usulune uygun tutulmadığından taraf defterlerinin sahibi lehine kesin delil teşkil etmediğini, icra takibine dayanak 1 adet cari hesap gösterilmiş olmakla birlikte taraflar arasındaki ilişkinin ticari olmadığı, zira davacının kendi defter kayıtlarında satıcı pozisyonunda olmasına rağmen davalı tarafa ödeme yaptığı, ve ödemelerin 08/07/2015 tarihli protokolda imza altına alınan parasal değerlere yakın olduğunu, araç satış sözleşmelerinde bedellerinin tamamen aldığı yönünde davacı taraf şirket yetkilisinin beyanı ve imzası olduğu, ... Yapı ortaklarından ...' e ait hisselerin, diğer ortak ...' a devrine ilişkin muhasebe kaydının bedelsiz yapılmış olduğunu, daha anlaşılır şekilde davacı tarafın kendi defterlerinde dosyaya örneği ve aslı sunulu protokolü destekleyen kayıtlar içerdiği, protokolün taraflarının davacı şirket ortakları sıfatı ile ... ve ... olduğu, neticede davacı tarafın davalı tarafa düzenlemiş olduğu iki adet araç satış faturası ile bir adet demirbaş satış faturasının cari hesap ilişkisine değil hisse devrine ilişkin protokole istinaden düzenlendiğini mütalaa etmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tarafından icra takibinden dayanak olarak davalı ile cari hesap ilişkisine dayalı takipte bulunduğu, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğunun iddia edildiğinin anlaşıldığı, cari hesaba konu olarak üç adet faturanın bulunduğu bu faturalardan 06/03/2015 tarihli 30.000 TL bedelli ... plaklı araç, 10/08/2015 tarihli 55.000 TL bedelli ... plakalı araç ve 21/07/2015 tarihli 72.659,37 TL bedelli eşyalar için olduğu davacı tarafından bu faturalardan kaynaklanan alacağının olduğu ileri sürüldüğü, davalı tarafından 06/03/2015 tarihli 30.000 TL bedelli ... plaklı araç, 10/08/2015 tarihli ... plakalı araçlara yönelik noterde satış işlemi yapıldığı ve bedelinin ödendiğini, 21/07/2015 tarihli 72.659,37 TL bedelli faturanın ise ticari mal alım satımdan kaynaklanmadığını, davacı şirketteki ortaklığından şirket ortaklarından ...' in hisse devri sebebiyle yapılan protokol kapsamında demirbaşlar olduğunu, bu demirbaşlarında protokol gereği davalı ...'e ait olduğunu savunmuştur. Bunun yanında davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde, davalının ileri sürdüğü protokolü kabul etmediğini, protokolün tarafları ile davanın taraflarının aynı kişiler olmadığını belirtmiştir. Bu beyanlar karşısında tarafların ticari defterler üzerinde yapılan incelemede taraflar arasında cari hesaptan kaynaklı ticari ilişkinin olmadığı, davacının defterlerinde davalıdan tahsilat yapılması gerektiği halde davalıya 49.375,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığından, ticari defterlerin davacı lehine delil olmadığı, davaya konu 06/03/2015 tarihli 30.000 TL bedelli ... plaklı araç, 10/08/2015 tarihli ... plakalı araçların Bursa 18. Noterliğinin 10/08/2015 tarih ve 04/09/2015 tarihli araç satış sözleşmeleri ile ödendiğinden, bu faturaların ödenmediğinin ispat yükünün davacıda olup Noter satış belgelerine karşı yazılı delille ispat edilmesi gerektiğinden dosyaya ibraz edilen deliller ile ispat edilemediği, 21/07/2015 tarihli 72.659,37 TL bedelli fatura yönünden, faturaya konu eşyaların davalıya teslim edildiğinin ve ticari defterlerde de alacaklı olduğunun ispat edilemediği gibi bilirkişi tarafından ticari defter üzerinde yapılan incelemede faturaların protokole istinaden düzenlendiğinin tespit edildiği ancak davacı tarafça protokolün kabul edilmediğinin anlaşıldığı ve davalının usulune uygun yemini eda ettiğinden, davacı tarafça davalı ile arasındaki cari hesap alacağının yazılı ve kesin deliller ile ispat edilemediğinden davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davacının icra takibinde haksız olduğu, icra takibine konu cari hesap miktarı ile dava sırasındaki talepte bulunduğu fatura alacaklarının miktarının farklı olduğu davacının davalı ile arasındaki alacağın ticari ilişkiden mi yapılan protokolden mi kaynaklandığını ve fatura bedellerine konu araçların noterden satış sebebiyle ödenip ödenmediğini bilebilecek durumda olduğu ve takipte kötüniyetli olduğu kanaatine varılarak davalının kötüniyet tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Kötü niyet tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 30.000 TLnin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 2.561,63 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.525,73 TL fazla harcın hükmün kesinleşmesi müteakip istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 10,00 TL posta masrafı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 14.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.