İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/164 E. 2019/1635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/164
- Karar No
- 2019/1635
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2019 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- 3- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/02/2016 KARAR TARİHİ : 10/12/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/01/2020 Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 19/06/2011 tarihinde Bursa Nilüfer Fatih Sultan Mehmet Bulvarından İzmir Yolu istikametinde sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı Yamaha Marka Motosikletiyle seyretmekteyken davalı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı Renault Kango marka araç ile 3 şeritli yolun en sol şeridinden aniden en sağ şeridine doğru aracını kırarak müvekkiline çarptığını ve kendisini yere düşürmek suretiyle sürükleyerek kazaya sebep olduğunu, düşme ve ani çarpmanın etkisiyle müvekkilinin ağır şekilde sol kol ön yüzünden yaralanırken basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde ise vücudunun diğer bölgelerinden de yaralandığını, söz konusu trafik kazası nedeniyle Bursa CBS tarafından yapılan tahkikat sonucu Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesinde davalı ... hakkında ... esas sayılı dosyasıyla taksirle bir kişinin yaralanmasına neden suçundan kamu davası açıldığını, müvekkilinin de yargılama 17/04/2015 tarihinde ... karar sayılı kararıyla sonuçlandığını, karara göre davalı ...'in suç tarih ve saatinde sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile orta ayırıcı ile bölünmüş FSM bulvarını takiben Mudanya yolu istikametinden İzmir Yolu istikametine seyir halindeyken mahal şartlarına göre kontrolsüz seyrettiği, sağ şeridi takiben seyir halinde olan ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü katılanı dikkate almadığı ve kontrolsüz olarak sağa manevra yaparak katılanın istikamet şeridini kapattığını, katılanında motosikleti ile sanığın kullandığı araca çarparak hayati tehlike geçirmeyecek ve btm ile giderilebilecek şekilde yaralandığını, aldırılan adli tıp raporunda olayda katılanın kusurunun bulunmadığı, ...' in ise asli ve tamamen kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalı ...in kaza esnasında alkollü olduğu kaza sonrası Çekirge Devlet Hastanesinden alınan raporla tespit edildiğini, gerçekleşen kaza sonucu müvekkili maddi ve manevi olarak zarara girdiğini, haksız fiilin TBKnun 49da tanımlanmış olup yine aynı kanunun 72. maddesinde haksız fiilden doğan zararların tazminine dair zaman aşımı süreleri belirlendiğini, Borçlar Yasasına yapılan gönderme açık olduğundan BK m.72 hükmü gereği ceza davası zaman aşımı süreleri manevi tazminat isteklerine de uygulanacağını, müvekkilinin kaza sonucu 6 ay boyunca maaş alamadığını, müvekkilinin bu nedenle maddi zarara uğradığını, 6 aylık net asgari ücretin 658,95 TL olduğunu, müvekkilinin çalışmadığı 6 aylık süreçte ekonomik kaybının 3.953,70 Tl olduğu, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası neticesinde motosikletten düşerek sürüklendiğini, müvekkilinin kaza esnasında sol kolunun araç ve motosiklet arasına sıkıştığını ve sol kol ön yüzünden bir parçanın o esnada koptuğunu, yaşanan kazanın şokunu üzerinden atamayan müvekkilinin kaza ve sonrasında aşırı korku ve panik duyduğunu ve kendisinin ruh sağlığının bozulduğunu, müvekkilinin kaza sonrası 6 ay boyunca çalışamadığını, bu süre içerisinde geçim sıkıntısının yanında psikolojik olarak da zor günler yaşayan ve sol kolunun işlevsizliği sebebiyle iş bulmakta zorlanan müvekkilinin manevi olarak çöküntüye uğradığını, kaza tarihine kadar motosiklet tutkusunu iş hayatına da yansıtan Müvekkili kurye paket servis elemanlığı gibi işlerde çalışarak hayatını idame ettirdiğini, yetenekli olduğu ve hobi olarak uğraştığı motosiklet kullanmanın davacı müvekkilinin meslek seçiminde etkili olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu hususlar ışığında müvekkilinin duyduğu elemin hafifletilmesi amacıyla manevi tazminat talebinde bulunma hakkının hasıl olduğunu, bu nedenle müvekkili adına 10.000 Tl manevi tazminat talebinde bulunduklarını, cismani zarar doğan trafik kazası sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 3.953,70 TL maddi sigorta şirketi açısından dava tarihinden davalılar .................. ve ... yönünden kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, 10.000 Tl manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve .................den müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş cevap dilekçesinde özetle: Davacının davasını Bursa Asliye Ticaret Mahkemelerine açtığını, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu sebeple yetkisizlikten reddinin gerektiğini, geçici işgöremezlik taleplerinin tedavi gideri olup, davacının tedavi gideri taleplerinin reddi gerektiğini, tazminat hesabında malul kalanın motosiklet üzerinde seyahat halindeyken kask takmaması ve araca uygun kıyafetleri giymemesi sebebiyle kusurlu olması nedeni ile hesap yapılırken asgari %25 oranında indirim yapılması gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, KTKnun 96ncı maddesi uyarınca bir teminat için birden fazla zarar görenin olması durumunda teminatın zarar görenler arasında hasarları oranında paylaştırılması gerekir hükmü uyarınca proporsiyon yapılarak teminatın paylaştırılması gerektiğini, teminatın tek olduğundan bu hususa özel dikkat edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: Davanın haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinden ibaret olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan zararların tazmininde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenlerle görev itirazlarının bulunduğunu, davaya konu olayın 19/06/2011 günü meydana geldiğini, zararın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununa göre haksız fiillerde zaman aşımı zararının öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl olduğunu, kaza sonucu davacının varsa maddi zararını sigorta şirketinden talep etmesi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu ve almış ise zararının karşılandığını, olayda işleten araç maliki davalı yönünden uzamış ceza zaman aşımı hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, ayrıca KTK'nun madde 109/2 maddesinde uzamış ceza zaman aşımının maddi tazminat talepleri yönünden geçerli olduğunun açık biçimde ifade edildiğini, davacının kaza sonucu oluşan yaralanma sonucunda 6 ay çalışamamış olmasının adli tıp raporu ile tespit edilen yaralanmanın niteliği ve BTM ile giderilebilir olması sebebiyle mümkün olmadığını, davacının bu iddiasını tanıkla ispat etmesi gerektiğini, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: Davanın haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinden ibaret olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan zararların tazmininde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenlerle görev itirazlarının bulunduğunu, davaya konu olayın 19/06/2011 günü meydana geldiğini, zararın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununa göre haksız fiillerde zaman aşımı zararının öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl olduğunu, kaza sonucu davacının varsa maddi zararını sigorta şirketinden talep etmesi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu ve almış ise zararının karşılandığını, her ne kadar ceza davasında kusur raporunda davalı sürücü tam kusurlu bulunmuş ise dava raporun hatalı ve gerçek durumu yansıtmadığını, davacının talep etmiş olduğu ve almış ise zararının karşılandığını, olayda işleten araç maliki davalı yönünden uzamış ceza zaman aşımı hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, ayrıca KTK'nun madde 109/2 maddesinde uzamış ceza zaman aşımının maddi tazminat talepleri yönünden geçerli olduğunun açık biçimde ifade edildiğini, davacının kaza sonucu oluşan yaralanma sonucunda 6 ay çalışamamış olmasının adli tıp raporu ile tespit edilen yaralanmanın niteliği ve BTM ile giderilebilir olması sebebiyle mümkün olmadığını, davacının bu iddiasını tanıkla ispat etmesi gerektiğini, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, hastane kayıtları, ATK raporu, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları vetüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, cismani zarar nedeniyle oluşan sürekli ve geçici iş göremezliğe dayalı maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı tarafından zamanaşımı, yetki ve görev itirazları yönünden ön inceleme duruşmasında değerlendirme yapılarak reddine karar verilmiştir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen BK'nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davacının maluliyetinin tespiti amacıyla Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalına davacı sevk edilerek rapor düzenlenmesi talep edilmiş ve mahkememize sunulan 30/07/2018 tarihli raporda özetle: 19/06/2011 tarihinde araç dışı trafik kazası geçiren hastada sol koldaki primer sütüre edilmiş yaranın 11 Ekim 2008 tarihinde yayınlananÇalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirilmesinde fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, tedavilerinin devam ettiği dönem olan iyileşme süresinin 21 güne kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği, geçici veya sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Dosya maluliyet hususunda rapor düzenlenmek amacıyla 1 aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 27/02/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Kazalının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek, işlemiş dönem geliri 19/06/2011-10/07/2011 tarihleri için hesaplanmış olup, davacının zararının 479,80 Tl olacağının tespit edildiğini, dava dışı SGK tarafından davacıya 20/11/2011 tarihinde 21/06/2011-19/09/2011 tarihleri için 1.687,53 TL tutarında geçici işgöremezlik ödemesi yapılmış olduğunun belirtildiğini, TBKnun 55 maddesi gereğince rücuya tabi bu ödemenin davacı talebinden tenzil edilmiş olup, davacının bir zararı kalmamış olacağının hesaplanmış olduğu mütalaa edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı araç arasında meydana gelen19/06/2011 tarihli trafik kazasında, davalı sürücü ...' in tek yönlü kara yolunda seyir halinde iken sağ şeridi takiben seyir halinde olan davacının kullandığı motosikleti, dikkate almayarak, kontrolsüz şekilde manevra yaparak istikametini kapatması sebebiyle kazanın meydana geldiğinden, düzenlenen kaza tespit tutanağı, Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dosyasında düzenlenen ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporu ile davalının %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan maluliyet raporu ile rapora karşı itirazların yerinde olmadığından bu raporlara göre düzenlenen gerekçeli denetime açık aktüer bilirkişinin raporuna itibar edilerek davacının 21 günlük geçici iş göremezliğinin SGK tarafından dava tarihinden önce karşılandığı ve davacının zararının kalmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davacının manevi tazminat talebi yönünden bilindiği üzere Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar ışığında, taraflar arasında meydana gelen davacının maluliyeti ile sonuçlanan o, tarafların kusur oranları, olayın meydana geldiği tarih, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü, maluliyet varlığı ve oranı değerlendirilerek davacıda oluşan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi amacıyla 2.000 TL manevi tazminat' ın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde takdir edilerek manevi tazminat talebinin davalı işleten ... yönünden kısmen kabulune karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından davalı ...' e yönelik açılan davada, davalının 27/02/2019 tarihinde vefat ettiğinden, davacıya mirasçılarını davaya dahil etmesi için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde davaya dahil edilmediğinden taraf teşkili dava şartı yokluğu sebebiyle davalı ... yönünden açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, A-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin reddine, B-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 2.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 19/06/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, C-Davalı ... yönünden açılan davanın taraf teşkili dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 136,62 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 47,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 88,96 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 450,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 462,70 TL olmak üzere toplam 912,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 130,82 TL yargılama gideri ve 47,66 TL peşin harç olmak üzere toplam 178,48 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacının vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT'ye 13/2 Maddesine göre belirlenen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, 6-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekil ile temsil edildiği anlaşılmakla maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden A.A.Ü.T 13/2. Maddesine göre 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2019 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.