Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2026/80 E. 2026/283 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/80
Karar No
2026/283
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/80

KARAR NO : 2026/283

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/11/2025

NUMARASI : 2025/424 Esas -2025/887 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)

DAVA TARİHİ: 12/07/2024

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/02/2026

Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile ...'e ait İstanbul olan ... bağlama numaralı ... isimli gezinti gemisinin 2.500.000-TL'ye satışı konusunda sözlü olarak anlaşıldığını, kendisine ait ... isimli taraflarca 1.250.000-TL fiyat biçilen teknenin davalıya devredildiğini, bakiye 950.000-TL'nin nakit ödendiği,kalan 400.000-TL'lik kısmı için ...'ün lehtarı olduğu iki adet bonoları verdiğini,100.000-TL bedelli bononun ödendiğini, 300.000-TL bononun vadesinin 12 Temmuz 2024 tarihi olduğunu, tekne teslim alındıktan sonra arıza çıktığını ve vade tarihinden önce battığını,kurtarılması için 100.000 lerce liralık tamirata ihtiyaç olduğunu, 12 Temmuz 2024 vadeli 300.000-TL bedelli keşidecisinin ... ve lehtarı ... olan bono nedeniyle, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalılar; davacının ... isimli gezinti teknesini defaatle kontrol ederek aldığını, satış sırasında teknede gizli yahut açık hiçbir ayıp bulunmadığını, zira davalının 4-5 kişi ile gelerek tekneyi deneyip ve aldığını, teknenin Ayvalık'tan İstanbul'a tır ile sevk edildiğini, İstanbul'da 5 saat yol gittiğini, ne deneme esnasında ne sevk edilirken herhangi bir ayıpla karşılaşılmadığını, davacının teknenin battığını iddia ettiğini, mahkemece yazılan müzekkereye İstanbul Liman Başkanlığı'nın cevabında “; ... (TC:...)'nın sahibi olduğu gemi sicili'nin ... sırasında kayıtlı ... isimli geminin herhangi bir kaza veya batma kaydına rastlanılamadığının bildirildiğini, kaldı ki tekne çift motorlu olup motorlardan bir tanesinde arıza çıksa dahi diğer motorla yola devam edecek şekilde tasarlandığını,teknenin battığına ilişkin iddianın gerçek dışı olduğunu, arıza tespitine ilişkin herhangi bir rapor bulunmadığını,resmi yollarla yapılmayan herhangi bir tespitin de kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın bir bildirimde veya ihtarda bulunmadığını, davacı taraf teknenin battığını iddia ettiği tarihten sonra tekneyi işletmeye devam ettiğini, hatta bunu instagram hesabından yayınladığını, dava dilekçesinde keşif ve bilirkişi raporu deliline dayanmadığını, hal böyleyken davacının lehine olacak şekilde keşif yapılmasına muvafakatleri olmadığını belirterek, davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece;TTK nın 5/A.maddesinde 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı kanunun 31 inci maddesiyle “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği, menfi tespit davaları da dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması gereken davalardan olduğu, dava dilekçesinde arabulucuya başvurulduğuna dair bir beyanda bulunulmadığı, mahkemece tensip ara kararı ile, dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılıp yapılmadığı bakımından arabulucu anlaşmama tutanağının sunulması için davacı vekiline ihtaratlı kesin süre verildiği,anlaşamama tutanağının sunulmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; usul kuralları, maddi hakkın korunmasına hizmet ettiği ölçüde anlamlı olduğunu, dava şartı arabuluculuk fiilen yerine getirilmesine rağmen, yalnızca arabuluculuk son tutanağının dosyaya süresinde sunulmaması gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesinin aşırı şekilcilik teşkil ettiğini, davanın sırf belgelendirmeye ilişkin bir eksiklik nedeniyle usulden reddi, uyuşmazlığı sona erdirmemekte; aksine aynı uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilmesini zorunlu kıldığını, bu durumun usul ekonomisi ilkesiyle bağdaşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, ticari satım nedeniyle verilen bir adet senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.

Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTKnın 5/A(1) maddesi hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki dava 12/07/2024 tarihinde açılmış olup yazılan değişiklik ile hükümde yapılan değişiklik özü itibariyle tarafların üzerinde ki serbestçe tasarruf edebileceği nitelikte ki tüm ticari davalar menfi tespit davalarını da kapsayacak şekilde, arabulucu zorunlu başvuru şartı getirilmiştir.

Somut olayda; menfi tespit davalarında arabulucuya başvurulmasının TTK’nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı olduğuna dair ilk derece mahkemesinin değerlendirmesi isabetli ise de; davacının, iş bu davayı açmadan önce arabulucuya başvurduğu, arabulucunun katılımıyla düzenlenmiş olan anlaşmaya varılamadığına ilişkin İstanbul Arabuluculuk Bürosu Başvuru No: ..., Arabuluculuk Dosya No: 2024/80977 tarihli tutanağın mevcut olduğu; anlaşamama tutanağı imzalanıncaya kadar her iki mahkemece tutanağın istenilmediği , tutanağın UYAP sisteminden eklenerek kolaylıkla görülebileceği,bu şekilde temin edilebilecek bir belgenin yasal süre içinde sunulmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle,davacı vekilinin başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına,davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/424 Esas - 2025/887 Karar sayılı 26/11/2025 tarihli kararının, HMK m.353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;

"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/02/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/80, K. 2026/283, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-12-hukuk-dairesi-2026-80-e-2026-283-k-97115e8be5f0