Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/50 E. 2026/228 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/50
- Karar No
- 2026/228
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/50 KARAR NO : 2026/228
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/09/2025 NUMARASI : 2024/90 E. 2025/833 K. DAVA KONUSU : Alacak DAVA TARİHİ : 11/01/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2026
İSTEM: Davacı vekili, müvekkilinin; davalı ... AŞ'nin 23012427 tesisat no’lu abonesi olduğunu, müvekkilinin tarımsal faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu ve ticarethane tarifesi uygulanmakta olan yerine ait aylık elektrik fatura bedellerini düzenli olarak ödemekte iken 2020 yılının temmuz ayı içerisinde elektriğinin kesildiğini, bunun üzerine bilgi almak adına davalı şirkete başvurduğunu ve yapmış olduğu başvuru neticesinde müvekkiline sözlü olarak kaçak kullanım bedeli adı altında 32.552,00-TL tutarında borcu olduğu ve bu borcun ödenmemesi halinde elektrik kesintisinin devam edeceğinin beyan edildiğini, müvekkilinin kesinlikle kaçak elektrik kullanması gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, tarımsal faaliyetlerinin devamlılığı ve 100'den fazla hayvanının telef olması riski nedenleriyle borçlu olduğu iddia edilen meblağın ödemek zorunda bırakıldığını, müvekkiline çıkartılan ve ödemek durumunda bırakıldığı borcu kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile; yapılan sözlü bildirimin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine aykırılık teşkil ettiğini, hiçbir tespit yapılmaksızın müvekkiline hiçbir ihbar ve bildirimde bulunulmaksızın elektrik kesintisinin uygulanmasının ve ödeme yapmaya mecbur bırakılmasının tamamen haksız ve hukuksuz olduğunu, davalarının kabulü ile müvekkilin davalı şirkete borcunun olmadığının tespitine, müvekkilinden tahsil edilen 32.552,00-TL bedelin ödeme tarihi olan 23.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, dava konusu fatura hakkında müvekkili şirketçe yapılan incelemede; 07.05.2020 tarihinde ...Mahallesi .. ..adresine yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, tespite istinaden K- 45456 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini ve ... adına 32.551,49-TL kaçak kullanım faturası düzenlendiğini, yapılan işlerin ve işlemlerin usul ve yasaya uygun yapıldığını, söz konusu kaçak elektrik kullanım faturası incelendiğinde 07.05.2020 tarihinde sayaç arızası üzerine sayaç değişiminin yapıldığının görülmekte olduğunu, sayaç atölyesinde yapılan kontroller sonucunda sayaç ölçü ayarları açılarak sayaç içerisinde akım uçlarına müdahale edildiğinin tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğinin görüleceğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. MAHKEME: ".......Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 22/01/2024 tarih ve 2022/2218 esas 2024/178 karar sayılı bozma kararı sonrasında dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edildiği, bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunun da değerlendirildiği, bu kapsamda "Davacının aboneliğinde takılı olan ... marka – 74066584 seri nolu – 3x10 Amper özelliğindeki elektronik sayaç arıza nedeniyle 07.05.2020 tarihinde 31.575,484 kWh endeks değerinde iken söküldüğü, davacıdan sökülen sayaç incelendiğinde, sayacın müdahaleli olması nedeni ile davacı hakkında 07.07.2020 tarih ve K-045456 seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği, kaçak Elektrik Tespit Tutanağında; ‘Yapılan incelemede sayacın ölçü-ayar mühürlerinin açılarak sayaç içerisinden akım uçlarına, anakarta fiziki müdahalede bulunularak kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildiği,bu hususun sayacın tüketim kaydetmemesine yönelik olduğundan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.c maddesine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, Davacıya ait tüketim föyleri incelendiğinde; davacının sayacının sayaca yapılan müdahale nedeniyle 07.04.2020 – 07.05.2020 tarihleri arasında hiç tüketim kaydetmediği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 ve devamı maddelerine göre hesaplama yapıldığında davacıya düzenlenmesi gereken Kaçak elektrik faturası 4.612,51 TL olması gerektiği, bu durumda davacının .... A.Ş.’ne 23.07.2020 tarihinde ödediği 32.552,00 TL tutarındaki kaçak elektrik faturasının 4.612,51 TL’lık bölümünden sorumlu olduğu, 32.552,00 – 4.612,51 = 27.939,49 TL’lık bölümü nedeniyle borçlu olmadığı, Ödeme tarihi olan 23.07.2020 tarihi ile dava tarihi olan 11.01.2021 tarihleri arasında davacının borçlu olmadığı 27.939,49 TL için yasal faiz tutarı: 1.201,40 TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla, yalnızca tüketime müdahale edilen döneme ilişkin sayaca yönelik yapılan hesaplama kapsamında davacı tarafından ödenen bedel nazara alınarak ;davanın kısmen kabulü ile;davacının 22/07/2020 tarihli ve ...2020000087142 sayılı fatura nedeniyle davalı şirkete 27.939,49.-TL ile 1.201,40.-TL yasal faiz toplamı olan 29.140,89.-TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile bunun istirdatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesi ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının 22/07/2020 tarihli ve .... 2020000087142 sayılı fatura nedeniyle davalı şirkete 27.939,49.-TL ile 1.201,40.-TL yasal faiz toplamı olan 29.140,89.-TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile bunun İstirdatına, - Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davalı vekili, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/90 E. 2025/833 K. Sayılı kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı’nın aksi ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, bu tutanakların düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içerdiğini ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden sayıldığını, somut olayda davacı tarafın ilk derece mahkemesine herhangi bir delil, belge veya bilgi sunamadığını ve bu nedenle aksi ispat yükünün davacıya geçtiğini, kaçak elektrik tespit tutanaklarının mahiyetleri gereği aksi ispatlanana kadar kesin delil niteliğine sahip olduklarını ve davacının aksini ispatta yetersiz kaldığını, yapılan incelemeler sonucunda kaçak elektrik tespiti ve kaçak kullanım faturasının ilgili yönetmelik çerçevesinde düzenlendiğini, aksi kanıtlanmadıkça kaçak elektrik kullanan davacının bu kullanımlardan doğan bedeli ödeme mecburiyetinde olduğunu ve Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, tutanakların hukuki niteliği itibariyle aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgeler olduğunu ve aksini iddia edenin bunu ispat etmesi gerektiğini, davacıya tahakkuk edilen tutarın mevzuata uygun olduğunu,.... Mahallesi... adresinde bulunan 23012427 tesisat numaralı abonelikte yapılan kontrolde sayaç mühürlerinin açılarak akım uçlarının şöntlendiğinin tespit edildiğini ve K-45456 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden ... adına Z/00108105 seri numaralı 32.551,49-TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, kaçak kullanımın 07.02.2020–07.05.2020 ve 08.05.2019–07.02.2020 dönemlerinde 10,314 KVA tespit gücü ve 13,33 çalışma saati esas alınarak hesaplandığını ve bu hesaplamayla toplam 32.551,49-TL tutarın tahakkuk ettirildiğini, dolayısıyla davacı adına düzenlenen tutanak ve tahakkuk edilen tutarın mevzuata uygun ve isabetli olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının bozularak davanın tümden reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı kurum bünyesinde abone olarak bulunan davacıya Temmuz 2020 tarihli kaçak elektrik kullanım bedeli, borç dökümünden kaynaklı kesilen fatura nedeniyle elektrik piyasası yönetmeliğe aykırı olduğu iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedelin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, özellikle Dairemizin 22.01.2024 tarih 2022/2218 Esas 2024/178 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılarak hüküm kurulmuş olmasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalının, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2025 tarih, 2024/90 E. 2025/833 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gereken 1.990,61-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.375,21-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/02/2026 günü oy birliği ile karar verildi.