Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/920 E. 2025/1421 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/920
Karar No
2025/1421
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/920

KARAR NO : 2025/1421

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/03/2025

NUMARASI: 2023/24 Esas, 2025/206 Karar

DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesi Kapsamında ödenen bedelin iadesi

KARAR TARİHİ: 03/12/2025

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında, davacı iş sahibi tarafından davalılara ödenen iş bedelinin iadesi talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı iş sahibi vekili; davalıların, davacıya ait taşınmazın, mevcut imar planı olan "İlköğretim Tesisleri Alanı"nın çevredeki emsal şartlara göre "Konut" alanına alınması ve 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planına işlenmesi için gerekli işlemlerin yapılması amacıyla 21.04.2016 tarihli sözleşme akdedildiğini, iş bu sözleşme ile davacının toplamda 1.900.000,00-TL ödemeyi, davalıların da sözleşmenin 7. Maddesi ile işin 250 iş günü sonunda tamamlamayı kabul ve taahhüt ettiğini, davacının sözleşme kapsamında davalılara 85.000,00-TL ödeme yaptığını, ancak davalıların sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getiremediğini belirterek, sözleşmenin geçersizliğinin tespitiyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalılara yapılan toplam 85.000,00-TL ödemenin icra takibi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davalı ...'ın husumet ehliyeti olmadığını, sözleşmenin tarafının Network Reklam olduğunu, davacının 2018-2019 yıllarında ağır hastalıklar geçirdiğini, kendisinin akıl sağlığının yerinde olmadığını, söz konusu çeklerin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin kaporası olarak davalıya verildiğini, davalının ise davacı tarafa sözleşmenin 6. Maddesinin a bendi uyarınca, teminat senedi ibraz ettiğini, sonrasında davacı tarafın, davalının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına rağmen; gerekli işlemlerin yapılması için gereken evrakları davalıya teslim etmediğini, TBK 79'a göre ise sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlü olduğunu, iyi niyet hukuku bakımından esas olmakla kötü niyetin varlığını ispat iddia eden tarafa ait olduğunu belirterek, davanın reddi ile, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 22/06/2022 tarih, 2022/253 esas, 2022/685 karar sayılı karar ile; davanın konusunun, mutlak ticari davalar arasında olmayıp, mahkemenin görevli olması için her iki tarafın da tacir ve dava konusunun tarafların ticari işinden kaynaklanıyor olması gerektiği, davalılardan biri tüzel kişiliğe haiz şirket ise de davacı ve davalı asilin tacir olmadığı ve davanın mutlak ve nispi ticari dava olmadığı, gerekçesiyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemizce 2022/3057E., 2022/2132 sayılı, 28.12.2022 tarihli karar ile; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün 23/03/2022 tarihli yazısına göre, davacı ...'in gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunduğu, davalı ...'ın ticari işletme kaydı bulunmadığının bildirildiği, Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 24/03/2022 tarihli yazısında, davacı ...'in 01/01/2017 tarihinde gayrimenkul sermaye iradı faaliyetinden mükellefiyetinin tesis edildiğinin belirtildiği, Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünün 28/03/2022 tarihli yazısında, davalı ...'ın mükellefiyetinin bulunmadığının belirtildiği, somut olayda, getirtilen ticaret sicil kaydı ve vergi kaydına göre, davacının tacir olduğu, davalı şirketin de tacir olduğu, davalı ...'ın ise tacir sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda davacı ve davalı şirket tacir olduğundan; davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 05/03/2025 tarihli karar ile; somut olayda davacı tarafından ileri sürülen talebin sözleşme kapsamında ödediği bedelin iadesine ilişkin olduğu, davalı şirket tarafından davacının tarafına düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, gerekli evrakları davalıya teslim etmediği, projenin ilerlemesi adına MEB tarafından kendisine yapılan teklifi kabul etmediği ve sözleşmede konulan sürelerin uzadığı sonrasında davacının kusurlu olmasına rağmen işi haksız olarak sonlandırdığı ifade edilmişse de taraflardan birinin kusurlu olmasının, kusurlu olan tarafın tazminat yükümlüsü olması sonucunu beraberinde getireceği, buna karşın huzurdaki davanın konusu itibariyle kusur sorumluluğuna ilişkin olmayıp; davacı tarafından 85.000,00-TL’nin davalıya ödenmesine rağmen yerine getirilmeyen sözleşme hükümleri kapsamında bedelin iadesine ilişkin olduğu, İş Bankasına yazılan müzekkere cevabı doğrultusunda 3140795 nolu 17.04.2017 vad. 20.000,00 TL bedelli çekin ..., 3140785 nolu 13.05.2016 vad. 35.000,00 TL bedelli çekin ..., 3140784 nolu 10.05.2016 vad. 30.000,00 TL bedelli çekin ... tarafından ibraz edildiği ve çek bedellerinin ödendiği, çeklerin davalılar tarafından tahsil edildiği, sözleşme içeriği incelendiğinde "Ödeme Planı" başlıklı 6. Maddesinde; " a- 200.000TL (Iki yüzbin Türk Lirası) Sözleşme tarihinde peşin olarak. b- 300.000TL (Üçyüzyüz bin Türk Lirası) Ulaşım Görüşü alındığında peşin olarak. c- 600.000TL (Altı yüz bin Türk Lirası) Yatımlar ve Kamu Özel İş Birliği Dai.Bşk.görüşü alındığı zaman peşin olarak. d- 600.000TL (Yediyüzbin Türk Lirası) 1/5000 lik plan onaylandığı zaman peşin olarak ödenir. e- 200.000TI. (İki yüz bin Türk Lirası) 1/1000 lik plan onaylandığı zaman peşin olarak ödenir." şeklinde düzenlendiği, davacı tarafından davalıya ödenen 85.000,00 TL'nin iş bu davaya konu edilen 3140784 numaralı, 30.000,00 TL bedelli, 3140785 numaralı, 35.000,00 TL bedelli ve 3140795 numaralı, 20.000,00 TL bedelli çekler ile ödendiği, davalının; davacı tarafa aralarındaki sözleşmenin 6. maddesi a bendi uyarınca teminat senedi ibraz edildiği beyanı yönünden ise senedin teminat veya borç senedi gibi herhangi bir hukuki ilişki nedeniyle verildiğini iddia eden tarafın bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğu, kambiyo senetlerinin borç ilişkisinden soyut olduğu, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme incelendiğinde sözleşmede senedin vasıf ve unsurları yazılarak açıkça atıf yapılmadığı, bilirkişi raporlarında belirtilen 150.000 TL'lik senet yönünden davacı tarafından İstanbul 26. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyasına konu edilen bononun teminat senedi olmadığının; İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/122 Esas, 2019/685 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda anlaşıldığı, davacının da söz konusu senedin teminat senedi olduğuna yönelik beyanı bulunmadığı, davalıların söz konusu senedin teminat senedi olarak verildiğini ispatlayamadıkları, davacının da bu hususu kabul etmediği, davalıların dava konusu borçtan sorumlu oldukları gerekçesi ile; davanın kabulü ile 85.000 TL'nin icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile; arabuluculuk dava şartının tamamlanmadığını, dava dilekçesi incelendiğinde davacının, Küçükçekmece 1. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalıların 21.03.2019 tarihli itiraz dilekçesi ile takibi durdurduğunu ve bunun üzerine taraflarınca 08.10.2019 tarihinde arabulucuya başvurularak; anlaşmama tutanağının tutulduğu beyan edildiğini, söz konusu anlaşmama tutanağı incelendiğinde; ise arabuluculukta görüşülen hususun "Küçükçekmece 1. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına konu itirazın iptali" talebinden ibaret olduğu, ancak dava dilekçesinin istem ve sonuç bölümünde 85.000,00-TL ödemenin icra takibi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili adına açılan alacak davasının (sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan) mevcut olduğunu, dolayısı ile taleple bağlılık ilkesi gereğince huzurdaki dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davası olarak değerlendirilerek; hüküm kurulduğunu, davacının temyiz kudreti iddialarının, resen incelenmesi gerekirken; bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam edildiğini, davacının 2018-2019 yıllarında ağır hastalıklar geçirdiğini, akıl sağlığının yerinde olmadığını, 15.03.2023 tarihli celsede; taraf vekillerine davacı asilin temyiz kudretine ilişkin beyanda bulunması adına süre verildiğini, davacı vekili tarafından sunulan 29.03.2023 tarihli dilekçe ile davacı asilin felç geçirdiğine ilişkin ikrarına rağmen bu olgunun temyiz kudreti üzerindeki etkisinin resen araştırılmadığını, felç durumunun beyinde meydana gelen hasardan kaynaklandığını, beyinde meydana gelen bir hasarın temyiz kudreti üzerine etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini, ortada bir teminat senedi olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmedeki edimlerin ifasının, davacının sözleşmeye aykırı hareketleri nedeni ile mümkün olmadığını, davacının bu konuda kusurlu olmasına rağmen bir de kendisine aynı sözleşme kapsamında verilen teminat senedini icraya koyarak İstanbul 26. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyası ile tahsil ettiğini, sözleşmenin 6. Maddesinin a bendi uyarınca, teminat senedi ibraz edeceğinin taahhüt edildiğini ve yine İstanbul 26. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyasına konu edilen senedin ön yüzünde de bu senedin teminat senedi olduğuna ve ciro edilemeyeceğine ilişkin ibarenin yer aldığının görüldüğünü, kaldı ki, söz konusu teminat senedi ile sözleşmenin imza tarihinin de aynı olduğunu, davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yer alan " Tarafımızca sözleşme imza tarihinde peşin ödenen bedel olan 150.000-TL (ana para) İstanbul 26. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyası ile takibe konu edilmiş olup, iş bu davaya konu edilen kambiyo senetlerinden bağımsızdır. (...) Tarafımızca davalılara peşin ödenen 150.000-TL (ana para) İstanbul 26. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyası ile takibe konu edilmiş, yapılan yargılama sonucunda davalılar tarafından ödenmiştir. Tarafımızca iş bu sözleşme gereği ayrıca ödenen toplam 85.000-TL bedelli çekler için de Küçükçekmece 1. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatılmış ise de davalılar tarafından ödeme yapılmamış, davalılar 21.03.2019 tarihli itiraz dilekçesi ile takip durdurulmuştur." şeklindeki beyanlarının ortada teminat senedi olduğunun varılığını gösterdiğini, İstanbul 26. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyasına konu senedin teminat senedi olduğunun ve 85.000 TL dışında bir ödeme yaptığını kanıtlayamayan davacının, kanıtladığı bedeli de bu şekilde kat be kat fazlası ile tahsil etmiş olduğunun kabulü gerektiğini, keza İstanbul BAM 21. Hukuk Dairesi, 03.04.2019 tarihli ve 2018/3011 E., 2019/661 K. sayılı kararında da bu hususu;davalının, tarafına düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına rağmen gerekli işlemlerin yapılması için gereken evrakların davalılara teslim edilmediğini, davalıların projenin ilerlemesi adına MEB tarafından kendisine yapılan teklifi kabul etmediğini ve sözleşmede konulan sürelerin uzadığını, davacının, kusurlu olmasına rağmen işi haksız olarak sonlandırdığını ve davalıları zarara uğratttığını, teminat niteliğindeki senet bedelini, itirazi kayıtla davacıya ödediklerini, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın zamanaşımına uğradığını, 2017 ve 2016 vadelerinin 2019 itibari ile de 2 yıllık hak düşürücü süreye maruz kaldığını belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvırmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalılar ise yüklenicidir.Taraflar arasında; davacıya ait taşınmazın, mevcut imar planı olan "İlköğretim Tesisleri Alanı"nın çevredeki emsal şartlara göre "Konut" alanına alınması ve 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planına işlenmesi için gerekli işlemlerin yapılması amacıyla 21.04.2016 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı iş sahibi vekili; davalıların, davacıya ait taşınmazın, mevcut imar planı olan "İlköğretim Tesisleri Alanı"nın çevredeki emsal şartlara göre "Konut" alanına alınması ve 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planına işlenmesi için gerekli işlemlerin yapılması amacıyla 21.04.2016 tarihli sözleşme akdedildiğini, iş bu sözleşme ile davacının toplamda 1.900.000,00-TL ödemeyi, davalıların da sözleşmenin 7. Maddesi ile işin 250 iş günü sonunda tamamlamayı kabul ve taahhüt ettiğini, davacının sözleşme kapsamında davalılara 85.000,00-TL ödeme yaptığını, ancak davalıların sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getiremediğini belirterek, sözleşmenin geçersizliğinin tespitin, ve davalılara yapılan toplam 85.000,00-TL ödemenin, icra takibi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiş, Davalılar vekili, davalı ...'ın husumet ehliyeti olmadığını, sözleşmenin tarafının Network Reklam olduğunu, davacının 2018-2019 yıllarında ağır hastalıklar geçirdiğini, kendisinin akıl sağlığının yerinde olmadığını, söz konusu çeklerin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin kaporası olarak davalıya verildiğini, davalının ise davacı tarafa sözleşmenin 6. Maddesinin a bendi uyarınca, teminat senedi ibraz ettiğini, sonrasında davacı tarafın, davalının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına rağmen; gerekli işlemlerin yapılması için gereken evrakları davalıya teslim etmediğini, TBK 79'a göre ise sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlü olduğunu, iyi niyet hukuku bakımından esas olmakla kötü niyetin varlığını ispat iddia eden tarafa ait olduğunu belirterek, davanın reddi ile, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 05/03/2025 tarihli karar ile; somut olayda, davanın, davacı tarafından 85.000,00-TL’nin davalıya ödenmesine rağmen yerine getirilmeyen sözleşme hükümleri kapsamında bu bedelin iadesine ilişkin olduğu, İş Bankasına yazılan müzekkere cevabında; davacı yanın ödeme yapma amacı ile davalılara verdiği, 17.04.2017 vadeli 20.000,00 TL bedelli çekin ..., 13.05.2016 vadeli 35.000,00 TL bedelli çekin ..., 10.05.2016 vadeli 30.000,00 TL bedelli çekin ... tarafından ibraz edildiği ve çek bedellerinin ödendiği, çeklerin davalılar tarafından tahsil edildiği, davalının; davacı tarafa aralarındaki sözleşmenin 6. maddesi a bendi uyarınca teminat senedi ibraz edildiği beyanı yönünden ise senedin teminat veya borç senedi gibi herhangi bir hukuki ilişki nedeniyle verildiğini iddia eden tarafın bu hususu ispat etmekle yükümlü olduğu, sözleşmede senedin vasıf ve unsurları yazılarak açıkça atıf yapılmadığı, bilirkişi raporlarında belirtilen 150.000 TL'lik senet yönünden, davacı tarafından İstanbul 26. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyasına konu edilen bononun teminat senedi olmadığının; İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/122 Esas, 2019/685 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda anlaşıldığı, davalıların dava konusu borçtan sorumlu oldukları gerekçesi ile; davanın kabulü ile 85.000 TL'nin icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Somut olayda; davalı şirket adına, diğer davalı şirket yetkilisi ... imzası ile davacı yan arasında imzalanan 21.04.2016 tarihli sözleşme ile davalıların; davacıya ait taşınmazın, mevcut imar planı olan "İlköğretim Tesisleri Alanı"nın çevredeki emsal şartlara göre "Konut" alanına alınmasına dair imar değişikliği yapılması işini üstlendikleri, davacının bu iş için toplam 1.900.000,00 TL 'ye anlaştıkları bedelden; 85.000,00 TL sini 3 adet çek vererek ödediği, İş bankasından gelen yazı cevabında; davacı yanın ödeme yapma amacı ile davalılara verdiği, 17.04.2017 vadeli 20.000,00 TL bedelli çekin ..., 13.05.2016 vadeli 35.000,00 TL bedelli çekin ..., 10.05.2016 vadeli 30.000,00 TL bedelli çekin ... tarafından ibraz edildiğinin bildirildiği, sonuç olarak; çeklerin davalılar tarafından tahsil edildiğinin anlaşıldığı, davalıların; davacı tarafa aralarındaki sözleşmenin 6/a bendi uyarınca teminat senedi verdiklerini iddia ettikleri, bu senedin davacı yan tarafından İstanbul 26. İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyasına konu edildiği, İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/122 Esas, 2019/685 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda bononun teminat senedi olmadığına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalılarca, üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olmalarına rağmen; davacının gerekli işlemlerin yapılması için gereken evrakları davalıya teslim etmediğini, iddia etmiş iseler de bu beyanlarının soyut olduğunu, davalının vermesi gerekip de vermediği belgelerin neler olduğu konusunda davacı yanı temerrüde düşüren herhangi ihtarları bulunmadığı, davacı yanın 2018-2019 yılında felç geçirdiğinden akıl sağlığının yerinde olmadığına dair iddialarının TMK 2. 3. Maddelerinde düzenlenen dürüstlük ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gibi, felç geçiren kişinin akıl sağlığının da yerinde olmayacağı iddialarının hayatın olağan akışına ve vicdana da aykırı olduğu, davalı ...'ninde ödemeye dair 2 adet çeki tahsil ettiği anlaşıldığından; mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/03/2025 tarih ve 2023/24 Esas, 2025/206 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.806,35 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 2.902,48 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 2.902,87 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalılarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/920, K. 2025/1421, T. 03.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-920-e-2025-1421-k-52d4db7c0a22