Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/918 E. 2025/1202 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/918
Karar No
2025/1202
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/918 - Karar No:2025/1202 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/918 KARAR NO : 2025/1202 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2023 NUMARASI : 2020/438 E-2023/217 K

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 20/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: ... Fesih Sonrası Oluşan Eksikliklerin Tamamlanması Yapım İşi kapsamında 14/03/2018 tarihli sözleşme ile sözleşmenin ikinci sayfasında belirtilen ince imalatlar ve diğer işlerin yapılması hususunda taraflar arasında sözleşme imzalandığını, akabinde ise işin devamı esnasında, T Tipi Kapalı Cezaevi Saha Beton Döküm İşleri için 01/09/2018 tarihli sözleşme, Yapılacak Yolların ve Bina Etrafına Kilitli Parke Döşenmesi İşi için 02/09/2018 tarihli sözleşme ve T Tipi Kapalı Cezaevi ve Lojmanlardaki Asma Tavan Ve Alçıpan İşleri için 08/09/2018 tarihli sözleşme imzalandığını, ayrıca kesin hakediş tutanağında yer aldığı üzere sözleşme dışı ilave imalatlar da yapıldığını, müvekkili şirketin sözleşmelerden doğan edimlerini ifa ederek işin tamamını teslim ettiğini ve işin geçici kabulünün yapıldığnı, kesin kabulünün yapılmakta olduğunu, yapılan işlere dair kesin hakediş raporunun da taraflarca düzenlenip ve imzalandığını, müvekkili şirket tarafından keşide edilen faturaların davalı tarafa gönderildiğini, davalı şirketin süresinden sonra iade faturası düzenlendiğini müvekkilinin bakiye alacaklarının ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL 'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, 22/12/2022 tarihli dilekçe ile taleplerini KDV eklemek suretiyle ortaya çıkan miktar olan 6.117.119,02 TL olarak ıslah ettiklerini belirterek davanın ıslah sonucu ortaya çıkan miktar üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: taraflar arasında, yüklenicisi davalı müvekkili, işvereni ise ... Ceza İnfaz Kurumu Fesih Sonrası Oluşan Eksikliklerin Yapım İşine ilişkin 5 ayrı sözleşmenin imza altına alındığını, 14.03.2018 tarihli sözleşme ile bir kısım ince işlerin imalatların yapımı konusnuda birim fiyatlar üzerinden anlaşma sağlandığını, 08/09/2018 tarihli "Asma Tavan ve Alçıpan" imalatları sözleşmesinin imza altına alındığını, birim fiyatlar üzerinden anlaşma sağlandığını, 01/09/2018 tarihli "Saha Beton Sözleşmesi"nin imza altına alındığını, 12,00 TL/M2 birim fiyatı üzerinden anlaşma sağlandığını, 02/09/2018 tarihli "Kilitli Parke Döşenmesi İşleri" sözleşmesinin imza altına alındığını, tarafların birim fiyat üzerinden anlaşmaya vardıklarını,01/08/2018 tarihli istinat perde duvarları tadilat sözleşmesi götürü bedelle imzalandığını ancak taraflar arasındaki hukuksal ilişkinin imza altına alınan bu sözleşmelerden önce, davacının, dava dışı ...Ltd.Şti.'nin müvekkili şirketin taşeronluk işlerini ifa etmesi sebebi ile doğduğunu, davacınındava dışı bu firmadan var olan alacakları ve eksik kalan işlerin yapılması hususunda taraflar arasında mutabakata varılmış olduğunu, imza altına alınan sözleşmelerden önce gerek davacının nam ve hesabına gerekse de kendisine ödemeler yapıldığını, daha sonrasında ise akdi ilişki kurulduğunu, davacı tarafın düzenlemiş olduğu, faturanın içerik itibari ile gerçeği yansıtmadığını, faturaya iade faturasının yasal süresi içerisinde düzenlendiğini, hakediş içeriği incelendiğinde daha önce yapılan imalatlarında bu hak edişe konu edildiği, bedeli ödenen bir kısım imalatlar ve işlemler için tekrar bedel talep edildiğini, sözleşme kapsam ve içeriğinin çok üzerinde imalatların yapılmış gibi gösterildiğini, gerçekte var olmayan, faturası ve belgesi olmayan kalemlerin eklendiğini, belgenin düzenlenmesindende davalı çalışan olarak imza atan kişilerin kötü niyetle hareket ettiklerini ve davalı zararına imza attıklarını, müvekkilinin, davacı yana gerek kendi dönemi gerekse de, dava dışı ... ile ilgili olarak toplam 7.730.619,94 TLödeme yaptığını, ödemelerin bir kısmının banka hesap numaralarına, bir kısmının davacı şirket yetkilisinin eşi olan ...'a bir kısmının ise, davacının beyan ettiği 3. kişilere yapıldığını, davacı nam ve hesabına maaş SGK ve vergi ödemeleri yapıldığını, bir kısım malzeme ve tedarik ile ilgili olarak da 3. kişilere ödemlerde bulunulduğunu, ödemelerin çek ile yapıldığını, davacının bu çekleri ciro etmek sureti ile kullanmış olduğunu, davacının iddia ettiği 7.313.893,86 TL alacağının tahsil etmek için bir buçuk sene beklemesinin hayatın olağan akışı ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, davacı yanca yapılan imalatların bir kısmının ayıplı ve kusurlu olduğunu, hali hazırda bir kısım imalatlar davacının nam ve hesabına 3. kişilere yaptırılmakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, sözleşmelerin incelenmesinde; “İnce imalatlar ve diğer işlerin yapılması” için 14.03.2018 tarihli sözleşme, "T Tipi Kapalı Cezaevi yapısını çevreleyen ve İdarece kabul edilmeyen betonarmesi bozuk İstinat Duvarlarının yüzeysel tadilatı işi" için 01.08.2018 tarihli sözleşme, "T Tipi Kapalı Cezaevi saha beton döküm işleri" için 01.09.2018 tarihli sözleşme, "Yapılacak yolların ve bina etrafına kilitli parke döşenmesi işi" için 02.09.2018 tarihli sözleşme ve "T Tipi Kapalı Cezaevi ve Lojmanlardaki asma tavan ve alçıpan işleri" için 08.09.2018 tarihli sözleşme olmak üzere taraflar arasında “.... Fesih Sonrası Oluşan Eksikliklerin Tamamlanması Yapım İşi" kapsamında imzalanan 5 adet sözleşme bulunduğu, sözleşmelere göre, ... asıl işveren, davalı yüklenici, davacı alt yüklenici olup taraflar arasında sözleşmelerin içeriği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, davacı tarafça mevcut olmayan imalatlara ilişkin alacak talep edilip edilmediği, mükerrer alacak talep edilip edilmediği, davacının imalat bedelinden kaynaklanan bakiye alacağı olup olmadığı varsa miktarı, dava dışı ... Firmasına ve sair üçüncü kişilere yapılan ödemelerin, SGK ve maaş ödemelerinin davacı alacağından mahsubu gerekip gerekmediği konularında toplandığı, bilirkişi heyetinden alınan raporunda özetle; dosya kapsamında, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş ataşman, yeşil defter vb imalat miktarlarını gösterir bilgi belge bulunmadığını, 06.01.2019 tarihinde imzalanmış kesin hesaba göre; 2018 yılında yapılan ince işlerin 4.453.215,00 TL, Şantiye tespiti yapılan işlerin 483.107,00 TL, Götürü olarak yapılan işlerin 1.581.012,00 TL, müşavir ve şantiye şefliği kanaati ile yapılan işlerin 1.592.191,00 TL, şantiye işçilikleri ve malzemelerinin 312.413,00 TL olmak üzere toplam 8.421.937,00 TL tutarında iş yapıldığının görüldüğü, herhangi bir kesinti içermemediği, davalı yüklenicinin şantiye şefi ve teknik elemanı tarafından hazırlanan ve imzalanan kesin hakediş için 5 ayrı kalem şeklinde özetlenen toplam 8.421.937,00 TL tutarında iş yapılmış olduğu, kesin hakediş öncesinde düzenlemesi beklenen ara hakkedişlerin dosyada bulunmadığı, ayrıca, davalı yanın iddia ettiği üzere davacı tarafından yapılan imalatlar için uygunsuz olduğuna /reddedildiğine/nefaset kesildiğine dair herhangi bir tutanak görülmediği, davacı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yılına ait yevmiye defterinin açılış ve kapanış, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin T.T.K’nun 64/III ile 213 sayılı VU.K.’nun 220-222 maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini takip ettiği ve doğruladığı, davacının davalıya 2018 yılında 2.506.777,52 TL karşılığında 3 adet fatura düzenlediği, davalının davacıya yaptığı ödemeler toplamının 910.000,00 TL olduğu, dönem içinde başkaca bir hareket olmadığı, dönem sonu itibariyle davacının davalıdan 1.596.777,52 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2019 yılına devir ettiği, 2019 yılı içinde davacının davalıya herhangi bir fatura düzenlemediği, dönem içinde davalının davacıya yaptığı ödemeler toplamının 770.000,00 TL olduğu, dönem içinde başkaca bir hareket olmadığı, dönem sonu itibariyle davacının davalıdan 826.777,52 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2020 yılına devir ettiği, 2020 yılı içinde davacının davalıya 7.313.896,86 TL tutarında bir fatura düzenlediği, dönem içinde davalının davacıya herhangi bir ödeme yapmadığı, dönem sonu itibariyle davacının davalıdan 8.140.674,38 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2021 yılına devir ettiğinin tespit edildiği, davalı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait envanter defterinin açılış tasdiklerinin T.T.K’nun 64/III ile 213 sayılı VU.K.’nun 220-222 maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırıldığı, davacı şirketin elektronik deftere tabi olmasından dolayı yevmiye defteri ile defteri kebirin ilgili mevzuat gereğince noter tasdiki zorunluluğunun bulunmadığı, 2018, 2019 ve 2020 yevmiye defteri ile büyük defterin e-defter beratlarının onaylandığı, defter kayıtlarının birbirini takip ettiği ve doğruladığı, davalı şirketin 2018 yılı ticari defter ve belgelerinde; davacının davalıya 2018 yılında 2.506.777,52 TL karşılığında 3 adet fatura düzenlediği, davalının davacıya yaptığı ödemeler toplamının 2.506.777,52,00 TL olduğu,bu tutarın 70.198,49 TL'sinin ... adına maaş ödemesi, 2.436.579,03 TL’sının ise havale ve diğer türlü ödemeler şeklinde yapıldığı, dönem sonu itibariyle taraflar arasında herhangi bir borç alacak ilişkisinin kalmadığı, 2019 yılı içinde davacının davalıya herhangi bir fatura düzenlemediği, davalının davacıya yaptığı ödemeler toplamının 2.379.247,18 TL olduğu, dönem içinde davacı tarafından 431,04 TL hatalı işlem, 926.563,49 TL virman olarak ve her biri 2.020,90 TL tutarında olmak üzere toplam 8.083,60 TL tutarında 4 adet EFT iadesi yapıldığı, başkaca bir hareket olmadığı, dönem sonu itibariyle davalının davacıdan 1.444.169,05 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2020 yılına devir ettiği, 2020 yılı içinde davacının davalıya 7.313.896,86 TL tutarında bir fatura düzenlediği, davalının 7.313.896,86 TL tutarındaki faturaya iade faturası düzenlediği, ayrıca her biri 2.020,00 TL olmak üzere toplam 10.100,00 TL 2019 Ekim ayı ödemesi olarak davacıya ödeme yaptığı, bunun dışında taraflar arasında herhangi bir ödeme yapılmadığı, dönem içinde başkaca bir hareket olmadığı, dönem sonu itibariyle davalının davacıdan 1.454.269,05TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2021 yılına devir ettiğinin tespit edildiği, taraf defterlerinin birbirleriyle uyumlu olmadığı, taraf defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde kesin bir sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığı, davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen dava dışı ... firması adına yapılan ödemelerin dava dışı ... adına düzenlenen faturalara istinaden dava dışı ..Ltd.Şti adına davalı ... tarafından yapıldığı, söz konusu ödemelerin davacı hesabına sayılması gerektiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı gibi söz konusu ödemelerin davalı tarafından davacı cari hesabına da işlenmediği, buna göre bu ödemelerin hesaba dahil edilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından dosyaya fotokopileri sunulan çek bedelleri toplamının 1.909.525,00 TL olduğu, davalının davacıya banka yolu ile 1.585.000,00 TL ödeme yaptığı, davacı cari hesabına “... Bankası Havale” açıklaması ile 20.02.2019 tarihinde kayıtlara alınan 50.000,00 TL’lik ödemenin de hesaba dahil edilmesi halinde banka yolu ile yapılan ödeme tutarının 1.635.000,00 TL olduğu, davalı tarafından ...’a yapılan ödemelere ilişkin olarak ödeme dekontları ibraz edildiği incelenmesinde; ... ve ...’a ... adına yapılan toplam 940.580,98 TL tutarındaki ödemenin davalı ... İle dava dışı ... İnş.Ltd.Şti arasındaki “ Hesap Adı: ... İnş.Ltd.Şti” hesap adıyla takip edilen cari hesaptan düşüldüğü, buna göre bu ödemelerin hesaba dahil edilmesinin mümkün olmadığı, ...’a yapılan diğer ödemeler toplamının 350.000,00 TL olduğu, bu ödemelerin davalı defterlerinde davacı cari hesabına işlenmediği, bu ödemelerin dava konusu iş için yapılıp yapılmadığının hukuki değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafından 3. kişilere yapılan ödemelere ilişkin olarak ...gibi bir çok firmaya yapılan ödemelere ilişkin dekont, SGK ödemesi, çek fotokopisi, mahkeme harç ödemesi dekontu ibraz edildiği, işbu ödeme belgelerinin davacı hesabına sayılmasına ilişkin olarak dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığından değerlendirilmeye alınmaması gerektiği, davalının cari hesap muavin kayıtlarına göre; davalının maaş ödemesi olarak toplamda 245.517,98 TL ödeme yaptığı, davalının davacı adına 2019 yılında toplam 80.723,48 TL SGK ödemesi yaptığı, davalının davacıya yaptığı ödemeler toplamının (1.635.000,00 +1.909.525,00+245.517,98+80.723,48=) 3.870.766,46 TL olduğu, davacı tarafından yapılan bu ödemeler işin bedelinde düşüldüğünde davacının davalı taraftan 4.551.170,54-TL bakiye alacağı bulunduğu bildirildiği, itirazlarda dikkate alınarak bilirkişi kurulundan alınan ek raporda özetle; davacı vekili tarafından söz konusu ödemeye ilişkin olarak ibraz edilen banka dekontunun incelenmesinde; işlem tarihi 13.02.2019 olan dekontta “ CİK için ... Hesabına Muvafakatname ile Gönderilen” açıklamasına yer verildiği, davacının cari hesap muavin defter kaydında, 20.02.2019 tarihinde hesaplara işlenen kaydın evrak tarihinin 13.02.2019 olduğu, kayıtlara işlenen evrakın tarihi, bedeli ve açıklamasının ibraz edilen dekontla uyumlu olması, söz konusu ödemenin davalının defter kayıtlarında ve davalı tarafından dosyaya sunulan ödeme dekontlarının içinde yer almaması, ayrıca dekonttaki açıklamanın dava konusu iş ile ilgili olmaması sebebiyle, söz konusu ödemenin davacının hesaplarına sehven kaydedildiğinin değerlendirildiği buna göre, davalının davacıya yaptığı banka ödeme tutarı 1.585.000,00 TL olarak hesaplandığı, hakedişin incelenmesinde “%18 KDV” sütunun boş bırakıldığı (hesaba dahil edilmediği) buna mukabil davacı yanca KDV alacağının da hesaba dahil edilmesi yönünde ihtirazi kayıt düşülmeksizin hakkedişin imzalandığı görüldüğünden, davacı alacağına ayrıca KDV eklenmediği, davacı tarafından yapılan işin bedelinin toplam 8.421.937,00 TL olduğu bu bedelden davalı tarafından dacıya bankadan yapılan 1.585.000,00 TL ödeme, 1.909.525,00 TL çekle yapılan ödeme, 245.517,98 TL maaş ödemesi 80.723,48 TL SGK ödemesi düşüldüğünde davacının 4.601.170,54 TL bakiye alacağı bulunduğu, dosya kapsamına uygun düşen bilirkişi rapor ve ek raporunun mahkemece kabul edildiği, dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında imzalanan sözleşmelerden, 01/08/2018 tarihli sözleşmenin anahtar teslim - götürü bedel usulüne göre düzenlenmiş olduğu, diğer 4 sözleşmenin ise birim - fiyat esaslı olduğu, 01/11/2018 tarihli (06/01/2019 imza tarihli) Kesin Hakkediş’in incelenmesinde; hakkediş kapağında davacının, Hazırlayan (Teknik Ofis) ve Şantiye Şefinin imzalarının bulunduğu, davalı şirketin onayının yer almadığı; hakkediş ekinde yer alan İcmal başlıklı yapılan işler listesinde hazırlayan teknik ofis ve davacı şirket yetkilisinin imzalarının olduğu, söz konusu hakediş tutanağında davalı şirket adına yetkili imzasının bulunmadığı, 02/09/2018 tarihli sözleşmenin 11. maddesinde, “İşveren, iş süresinde yapım faaliyetlerini izlemek, denetlemek, yapılan işlerin mer’i kanunlara, fen ve sanatın icaplarına uygun yapılıp yapılmadığını kontrol etmek, yapılan işleri kabul veya reddetmek üzere, işyerinde bir şahıs veya şirketi Kontrol sıfatıyla görevlendirebilir” hükmüne yer verildiği, 01/11/2018 tarihli “Kesin Hakediş”in, imzalanan tüm sözleşmelerde yer alan işleri kapsadığının ekinde yer alan icmal tablolarından anlaşıldığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerle, ödemenin kesin hakkediş sonrasında düzenlenecek fatura sonrasında yapılacağının hükme bağlanmış olması, 01/11/2018 tarihli hakedişin Şantiye Şefinin imzasını havi olması karşısında, davacının toplam 8.421.937,00TL hakediş alacağının doğmuş olduğu, 01/11/2018 tarihli kesin hakediş tutanağında “%18 KDV” sütunun boş bırakıldığı (hesaba dahil edilmediği), davacı yanca KDV alacağının da hesaba dahil edilmesi yönünde ihtirazi kayıt düşülmeksizin hakkediş tutanağı imzalandığından davacı tarafın iş bu davada alacağına ayrıca KDV eklenmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, davalı yanca, daha önceki hakkedişlerde bedeli alınan kalemlerin, bu hakkedişte de talep edildiği ifade edilmekte ise de, dosya kapsamında taraflar arasında tek hakkediş düzenlendiği belirlendiğinden davalının “mükerrerlik” iddiasının denetlenmesinin mümkün olamadığı, davalı tarafın buna ilişkin savunmasını kanıtlayamadığı, dava dışı ... Ltd. Şti., ...’a yapılan ödemelerin, davacı alacağından mahsup edileceğine ilişkin davacı tarafın muvafakatine yahut sözleşme hükmüne yada başkaca bir kayda rastlanılmadığı, ödemelere ilişkin ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı taraf buna ilişkin iddia ve savunmasını kanıtlayamadığından, dava dışı kişilere yapılan ödemelerin davacı alacağından mahsup edilemiyeceği, davacı yanca sözleşmelerde SGK primlerinin davalıya ait olduğu iddia edilmiş ise de, 02/09/2018 tarihli sözleşmenin 14 maddesinde, 01/09/2018 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde SGK giderinin davacıya ait olacağı, 08/09/2018 tarihli ve 1/08/2018 tarihli sözleşmelerin 6. maddelerinde SGK giderinin davalıya ait olacağının hükme bağlandığı, hangi işçinin, hangi işte çalıştırıldığının bilirkişi kurulunca tespitin mümkün olmadığından davacının kendi işçilerinin SGK primini ödemesi olduğu nazara alınarak davalı tarafından ödenen toplam 80.723,48 TL SGK primi tutarını davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, davacı tarafından yapılan işin bedelinin toplam 8.421.937,00 TL olduğu, bu bedelden davalı tarafından davacı tarafa bankadan yapılan 1.585.000,00 TL ödeme, 1.909.525,00 TL çekle yapılan ödeme, 245.517,98 TL maaş ödemesi, 80.723,48 TL SGK ödemesi düşüldüğünde davacının davalı taraftan 4.551.170,54 TL bakiye alacağı bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 4.601.170,54 TL'nin 10.000,00 TL sine dava tarihi olan 16/09/2020 tarihinden itibaren kalan 4.591.170,54 TL'sine ıslah tarihi olan 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; KDV alacaklarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda; hak ediş raporlarında KDV sütunun boş bırakılma suretiyle hesaba dahil edilmediği, her ne kadar KDV alacağının hesaba dahil edilesi yönüde ihtiyati kayıt düşülmeksizin hakeşin imzalandığı şaklinde kanaate varılmışsa da dosyada mübrez taraflar arasında akdedilen sözleşmeler içinde ana sözleşme olarak kabul edilen 14.03.2018 tarihli Taşeron Sözleşmesinin "işin bedeli" başlıklı maddesi açıkça; "fiyatlara KDV dahil değildir" Hükmünün bulunduğu, bununla birlikte müvekkil şirketin, yapmış olduu işlere karşılık 17.10.2028 tarihli, 1.479.067,80 TL miktarlı faturaları keşide ettiği, akabinde ise 06.01.2019 tarihinde onaylanan kesin hakediş raporunun düzenlenmesinden sonra bakyie için 07.07.2020 tarihli 7.313.896,86 L miktarlı faturayı keşide ettiği, dosyada mübrez bu faturalar incelendiğinde; faturaların hepsinde KDV tutarının münferit olarak hesaplandığı ve faturalara yansıtıldığının görüleceği, keza, faturalardaki tutarların toplamınında kesin hakediş raporundaki tutara KDV eklenmesi ile ortaya çıkan miktara denk geldiğ,i bu hususlar, tarflar arasındaki analşamalar gereği fiyatlara KDV'nin dahil olmadığını, kesin hakediş raporundaki tutar üzerinden KDV'nin ayrıca hesaplanması gerektiğini açıkça gösterdiği, hakediş raporlarında belirlenen fiyatla KDV'nin dahil olmadığı KDV'nik ekleneceği taraflar arasında akdedilen sözleşme ile açıkça hükme bağlandığı, tüm faturalarda KDV tutarının ayrı olarak hesaplandığı açık bir şekilde görülmekteyken ve yargılama sürece boyunca bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporlara karşı itirazlarında bu hususa defalarca vurgu yapılmasına rağmen itiraz ve beyanlarının yargılmaa süreci boyunca dikkate alınmadığı, mahkemece bu durumun göz ardı edilerek KDV'ye ilişkin alacaklarının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği belirtilerek alacaklarına KDV'nin de eklenerek davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin SGK açılışınının yapıldığı Ekim 2018'den önce tüm ödemelerin davacı şirketin müdürü ... ve şirket kurucusu ...'a yapıldığı, davacı şirket yetkilisi ... ve ...'ın 01.02.2017tarihli ihale konusu işin en başından itibaren önce ... ismiyle, sonrasında nevi değşikliğine giderek ... olan dava dışı şirketin alt taşeronu olarak sahada inşaat imalatlarını yapmaktayken, 15.03.2018 tarihinde ... İnş.Ltd.Şti.olarak ayrı bir şirket kurduğu ve zaten yapmakta olduğu işlere bu şirket adıyla devam ettiği, ... ile ... ile ... Şirketi arasındaki ticari ilişkinindavacının ikrarı ile sabit olduğu, davacıı ... şirketinin SGK nezdinde iş yeri açılış bildirgesini şirket kuruluş tarihinden yaklaşık 7 ay sonra 2018 yılının 10. Ayından itibaren gerçekleştirdiği,bu arada geçen 7 aylık sürede, gerçekte davacı çalışanı olarak sahada bulunan ve tüm kayıtlarda davacı işçisi olarak görünen şantiye personelinin maaş ve SGK ödemelerinin tamamı müvekkil tarafından yapıldığı, aynı zamanda bahsedilen 2018 yılının Mart ayı ile Ekim ayları arasında yapılan ödemelerin bu süreçte dava dışı ... şirketinin sözleşmesinin halen ayakta olması hem de davacının SGK açılışının yapılmamış olması nedenleri ve davacı şirketin ... şirketinden olan alacaklarının taraflar arasındaki sözleşmelerle tasfiyesinin sağlanması amacıyla doğrudan davacı şirket hesabına ve davacının kurucu ve müdürü ... ve ...'a ödendiği, hukuki meselenin, davacının yaptığı imalat bedellerini alıp almadığı hususundan kaynaklandığı, yapılan tüm ödemelerden anlaşılacağı üzere, davacının gerek kendi adına yapılan ödemeler , gerek şirket kurucusu ... ve şirket müdürü ...'a yapılan ödemeler, gerekse davacının hesabına inşaat imalat tarihleri içerisinde ... Şirketi adına yapılan ödemelerin tamamının davacının imalat bedellerine ilişkin olduğu, hüküm altına alınan alacakların tamamının davacıya ödendiği, tarfalar arasında dava konusu iş dışında başka bir ticari ilişki bulunmadığı, kaldı ki davacı şirketin ve yetkililerinin, müvekkil tarafından yapılan söz konusu ödemeleri nasıl muhasebeleştirdiği konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, davalı ... A.Ş.ile iş sahibi ... arasında 01.02.2017 tarihinde 2016/574604 ihale kayıt numarası ile imzalanan ... Ceza İnfaz Kurumu Fesih Sonrası oluşan eksikliklerin yapım işine ait 36.300.000 TL bedelli anahtar teslim götürü bedelli yapım sözleşmesi kapsamında dava konusu işlerle ilgili ilk önce dava dışı ... şirketiyle çalışılmaya başlanmış ve 11.12.2017 tarihinde düzenlenen 8 no'lu hakediş ile birlikte ihale konusu işin %57,13 'ü ( imalat bedeli 20.736.871 TL ) tamamlandığı, akabinde ... şirketi nevi değişikliğine giderek ticari faaliyetine ... ismiyle devam etmiş ve kalan işlerin tamamlanması amacıyla , 03.01.2018 tarihli "yer görme tutanağı " düzenlenerek , 10.01.2018 tarihli ve 5.000.000,00 TL bedelli " Anahtar Teslim Götürü Bedel Sözleşmesi" imzalandığı ve eksik kalan imalatların yapılmasına başlandığı, uyuşmazlığın konusunun bu noktada toplandığı, davacının cevap dilekçesinde ikrar ettiği üzere davacı şirket ve yetkilileri ... ile ..., en baştan itibaren önce Tepe Dizayn şirketi ve sonradan nevi değişikliğine giden Dava dışı ... şirketinin yukarıda belirtilen iş kapsamında alt taşeronu olarak sahada bulunduğu, dava dışı ...'ın aldığı ödemelere rağmen sözleşmenin gereklerini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle ... devreden çıkarılmış ve davacının alt taşeronluk nedeniyle ... İnşaattan olan alacaklarının düzenlenmesi ve eksik kalan imalatların tamamlanması için taraflar anlaşmışlardır. Burada vurgulanan durum , davacı Mass inşaatın alt taşeron olarak işin en başından itibaren hem ... şirketi hem ... döneminde sahada olması ve bu süreçte yapılan imalatlarla ilgili ... adına davacıya ödemelerin yapılması olduğu, iş bu davadaki talep konusuna dayanak olarak gösterilen kesin hesabı kabul etmemekle birlikte 8.421.937,00 TL olduğu iddia edilen toplam imalat bedelinin davacı Mass'ın hem ... döneminde hem müvekkil ... İnşaat döneminde yaptığı toplam hakediş bedeli olduğu, bu bedel içerisinde ... döneminde yapılan iş bedelleri , ayrıca ... Şirketi adına davacı ... şirketine ve ... ile ...'a ödendiği için bu bedellerin mahkeme kararı ile yeniden ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, bu hususta mahkemece " bu ödemelerin alacaktan mahsup edileceğine dair davacının muvafakatinin olmadığı" belirtilerek işin başından itibaren yapılan ödemeleri görmezden gelindiği, taraflar arasında başka bir ticari ilişki olmamasına rağmen gerekli incelemeyi yapmayarak eksik inceleme ve hatalı hukuki değerlendirme ile davacının haksız talebinin kabul edildiği, oysa ki davacı şirket müdürü ...'ın ... adına düzenlenen çekleri elden teslim alması, bu çekleri teslim alırken işi tamamlayacağına dair taahhüdü ve bu çek bedellerini tahsil etmesinin muvafakatinin olmadığı olgusunu bertaraf ettiği, mahkemece dosya kapsamında taraflar arasında tek hakediş düzenlendiğinden müvekkilin mükerrerlik iddiasının denetlenmesinin mümkün olmadığı yönündeki hüküm gerekçesinin hatalı olduğu, davacının 06/01/2019 tarihinde onaylanan Kesin Hakedişe dayalı olarak 07/07/2020 tarihli 7.313.896,86 TL bedelli faturayı düzenlediklerini, bu faturanın yasal süresi içerisinde iade edilmediğini ve itiraz edilmediğini iddia ettikleri, davalıya bu fatura 09/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, içerik olarak maddi gerçeği yansıtmayan ve sözleşme ile ilgisi bulunmayan bu faturaya yasal süresi içerisinde Ankara 38. Noterliğinin 17/07/2020 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiği ve iade faturası tanzim edildiği, 213 Sayılı Kanunun 107. maddesinde elektronik yol ile yapılan tebligatların 5. günde tebliğ edilmiş sayılacağının düzenlendiği, davacının iddiası üzerine 07/07/2020 tarihinde e-fatura tebliğ edilse dahi, tebliğ tarihinin 12.07.2020 günü olup, itiraz ve iade faturası yasal süresi içerisinde düzenlendiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve ödemelerin " ... Fesih Sonrası Oluşan Eksikliklerin Tamamlanması Yapım İşi" projesi kapsamında bir bütün olarak ele alınması gerektiği, zira işin en başından beri sahada olan davacının, zaten tahsil ettiği bedelleri iş bu dava dosyası kapsamında tekrar talep ettiği, dava dışı ... döneminde düzenlenen ve mahkeme dosyasında mübrez olan 12.03.2018, 12.04.2018 , 13.06.2018, 29.06.2018 ve 02.08.2018 tarihli 5 ayrı hakedişin tamamının yapılan hesaplamadan düşülmesi gerektiği, bu hakedişlerin tamamının, ... İnşaatın sözleşmesinin feshedildiği 02.08.2018 tarihinden önce düzenlendiği, bu imalatların tamamının davacı tarafından mükerrer olarak talep edilen imalat kalemleri olduğu, aynı imalatların, aynı şantiyede ve aynı tarihte 2 defa yapılamayacağı, davacının gerek ...'ın taşeronu gerekse sonradan düzenlenen sözleşmeler kapsamında yaptığı imalatların tespit edilerek ... ile yapılan hakedişlerde yer alan iş kalemleri de dikkate alınarak bu imalatlar dışında yalnızca varsa davacının ayrıca yaptığı imalatların tespit edilmesi ve hesaplamanın yapılması gerektiği, davalı ... şirketi ile davacı ... şirketi arasında imzalanan 5 ayrı sözleşme olduğu, bu sözleşmelerden biri " Genel Tadilat Sözleşmesi" olup 5 ayrı ödeme toplamı 250.000,00 TL , müvekkil şirket tarafından ...'ın şahsi hesabına "Genel Tadilat için" dekont açıklaması ile gönderildiği, ... şirketi ile davacı ... şirketi arasında imzalanan sözleşmelerden diğerinin " İstinat Perde Duvarları Tadilat Sözleşmesi" olup, 5 ayrı ödeme toplamının 250.000,00 TL , müvekkil şirket tarafından ...'ın şahsi hesabına "İstinat Duvarı Tadilatı için" dekont açıklaması ile gönderildiği, ayrıca 7.285,00 TL 'lik bedelin müvekkil şirket yetkilisi olan ...'e ait kredi kartı ile dava konusu iş için alınan malzeme bedeline ilişkin olduğu, yine 550.000,00 TL tutarındaki ...'ın hesabına hakediş bedeli açıklamasıyla gönderilen ödemelerin belgelerinin dosyada mübrez olmakla birlikte davacı alacağından sayılacağına dair bir muvafakat olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmadığı, davacı şirket müdürü ... tarafından çeklerin teslim alınması ve ekinde yer alan işleri yarım bırakmayacağına dair taahhüdünün, muvafakatin olmadığı yönündeki değerlendirmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bu nedenle hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ortaya koyduğu, mahkemece, yapılan ödemelerin tarihleri ve dekont açıklamaları görmezden gelinerek , "söz konusu iş için yapıldığı kanıtlanamadığından" şeklindeki hatalı gerekçesiyle hesaba dahil edilmeyerek hatalı hüküm tesis edildiği, aksi kabul edilse dahi itirazlarımız doğrultusunda söz konusu ödemelerin nasıl muhasebeleştirildiği ve dava konusu iş için olup olmadığının araştırılması gerektiği, ... ve ... ile müvekkil şirket arasında başka bir ticari ilişki bulunmadığı, Ticaret Sicil Gazetesi tescil ilanında görüleceği üzere davacı Mass İnşaat şirketi ... tarafından kurulduğu,yetkili temsilcili ... olduğu, bu nedenle ...'a ve ...'a yapılan ödemelerin , davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiği, 3. kişilere yapılan malzeme ödemelerinin dikkate alınmasının hatalı olduğu, 01.11.2018 tarihli hakedişte davacının 8.421.937,00 TL Hakediş alacağının bulunduğu iddia edildiği, imalatların hangi malzemelerle yapıldığı , söz konusu imalatların yapıldığı dönemde davacı şirket defter ve kayıtlarının incelenerek karar verilmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının dayanak olark gösterdiği sözde kesin hesap raporunda yer alan imalatların bu malzemelerle yapıldığı konusunda tereddüt bulunmamakdığı, 06.01.2019 tarihli yüklenici onayı olmayan sözde kesin hakediş tarihinden sonra işin halen tamamlanmadığı ve ayıplı işler olduğu iddiarının değerlendirilmediği, 06.01.2019 tarihinde onaylandığı iddia edilen kesin hakediş raporundan sonra , eksik kalan işlerle ilgili tutulan tutanaklar ve davacının işe devam ettiğine dair belgelerin tamamı dosyaya sunulduğu, dosyada mübrez olan tutanaklar, anılan tarihten sonra davacının işçilerinin halen sahada çalışmaya devam ettiğini gösterir belgeler, fotoğraflar ve yazışmalardan da anlaşılacağı üzere, davacının 06.01.2019 tarihinde kesin hakedişin onaylandığını ve alacağa hak kazandığını iddia etmekteyse de , söz konusu tarihte işin henüz tamamlanmadığı, bu tarihten sonra da eksiklikler ile ilgili tutanakların tutulduğu, bir kısım imalatların ayıplı ve kusurlu olması nedeniyle davacı nam ve hesabına 3. kişilere yaptırıldığı, tutulan tutanaklar kapsamında keşide edilen Ankara 38. Noterliği'nin 12.04.2019 gün ve 11050 yevmiye nolu ihtarnamesi ile geçici kabul eksiklikleri ile ayıplı imalatların giderilmesi istendiği, bilirkişi raporunda , söz konusu ihtarnamenin tebliğ edilip edilmediğini tespit edemediklerini belirtmelerine rağmen söz konusu ihtarnamenin 15.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği bilgisi ve tebliğ şerhinin dosyaya sunulduğu, ek raporda bu itirazların hiç birinin değerlendirilmediği, sermaye bedeli 100.000,00 TL olan davacı şirketin, 6.117.119,02 TL olduğunu iddia ettiği alacağını tahsil etmek için bu kadar süre beklemesinin ticari teammüllere aykırı olduğu, işin bitim tarihinin 04.10.2019 , geçici kabul onay tarihinin ise 06.12.2019 tarihi olduğu, söz konusu iş kapsamıda davacı tarafından 06.12.2019 tarihli geçici kabul yapılmadan önce imalatlarını tamamlayarak 7 gün içerisinde tüm faturaların kesilmesi gerektiği, bu nedenle davacının kötü niyetli davasının davasının dayanağı olan faturanın usul ve yasaya aykırı olduğu hakediş raporunda gerçekte hiç yapılmayan imalatlar olduğu, mahkemece keşif yapılmamasını hatalı olduğu, hakediş içeriğinde Komple Tamirat İşleri 325.000,00 TL, ... 346.800,00 TL, Granit Döşeme kaplama 130.350,00 TL, Şap yapılması 99.000,00 TL, ... Bey Dönemi Yövmiye 37.800,00 TL, Şantiye Çimento 13.300,00 TL vb olmak üzere toplamda 1.592.191,00 TL gerçekte var olmayan, faturası ve belgesi olmayan kalemlerin eklendiği, 1.592.191,00 TL bedelli imalatlar gerçekte hiç yapılmamış olup , ... ile imzalanan hiç bir sözleşme , hakediş ve hesapta yer almadığı, dosyasına sunulan 13 nolu hakediş raporundan görüleceği üzere 09.07.2017 ile 02.08.2018 tarihleri arasında inşaat icmal toplamı 18.781.575,83 TL olduğu, yine 22/ek-2 nolu hakedişe ve inşaatın toplam icmal listelerine göre, 04.10.2019 tarihine kadar itibariyle yapılan inşaat imalat toplamı 21.989.442,97 TL olduğu, bu bedelin resmi hakediş raporlarına göre müvekkil ...'ün idareden almış olduğu toplam inşaat imalat bedeli olduğu, bu tarih aralıklarında davacı ... şirketinin inşaat imalat bedeli toplamının 8.421.000,00 TL olmasının mümkün bulunmadığı, zaten bu tarih aralığında müvekkil ... İnşaatın idareden alacağı bedel toplamının 3.207.867,97 TL olduğu, davacının 1 ay içerisinde 8.421.937,00 TL imalat yapmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından sunulan kesin hesabın 13.11.2018 tarihli olduğu, SGK bildirgelerine göre ise davacı ... Şirketinin ilk SGK işleri açılış tarihi 10/2018 tarihi olduğu, davacının SGK işyeri açılış bildirgesini yaptığı tarihten itibaren 1 ay içerisinde 8.421.937,00 TL tutarında imalat yaptığını iddia ettiği, asıl iş verenle kesin kabul yapılmadan bu işte kesin hesabın çıkarılamayacağı, hakediş raporunun müvekkil şirketin bilgsi ve onayı dışında düzenlendiği, raporda ...'nun 09.08.2018 tarihinde işten çıkışı yapıldığı, müvekkil çalışanı olmayan ...'nun söz konusu raporu imzalama yetkisi bulunmadığı, 13.11.2018 tarihinde imalatlar henüz kesin hesap yapılacak aşamada olmadığı,gerçekte söz konusu hesabı , evrak üzerinde bulunan tarihinden çok sonra, davacı şirket yetkilisinin , ...'ın birlikte kurgulayarak ve haksız çıkar sağlamak amacıyla düzenledikleri konusunda kuvvetli şüphe bulunduğu, bu hususta davacı şirket yetkilileri ... , ... ve söz konusu belgede imzası bulunan ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2023/22481 Sor. No ile suç duyurusunda bulunulduğu, itirazları dikkate alınmayan rapor ile karar verilmesi nedeni ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle her ne kadar ilk derece mahkemesince; gerekçede davacı tarafından yapılan işin bedelinin toplam 8.421.937,00 TL olduğu, bu bedelden davalı tarafından davacı tarafa bankadan yapılan 1.585.000,00 TL ödeme, 1.909.525,00 TL çekle yapılan ödeme, 245.517,98 TL maaş ödemesi, 80.723,48 TL SGK ödemesi düşüldüğünde davacının davalı taraftan 4.551.170,54 TL bakiye alacağı bulunduğu belirtilerek hükümde 4.601.170,54 TL'nin tahsiline karar verilmiş ise de 8.421.937,00 TL'den, 1.585.000,00 TL, 1.909.525,00 TL, 245.517,98 TL , 80.723,48 TL ödemeler mahsup edildiğinde bakiye alacak miktarının 4.601.170,54 TL bulunduğu, gerekçede sehven 4.551.170,54 TL yazıldığı, bu durumun maddi hataya dayalı olması nedeni ile gerekçe hüküm çelişkisi yaratmadığı ve davalı şirketçe mahkemesince hükme esas alınan 06/01/2019 tarihli kesin hakedişte imzası bulunan Sedat Baran'ın Ankara 38. Noterliğince 28/06/2018 tarih ... yevmiye ile verilen vekaletname ile davalı şirket adına hakediş raporu düzenlemeye, alt taşeron ve taşeronlar ile sözleşme yapmaya münferiden yetkili kılınmış olduğu anlaşılmakla taraflar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 314.305,95 TL istinaf karar harcından peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderleri ile ödedikleri istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361.maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/918, K. 2025/1202, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-918-e-2025-1202-k-5549b46d0322