Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/893 E. 2025/993 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/893
- Karar No
- 2025/993
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/893
KARAR NO: 2025/993
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/02/2025
NUMARASI: 2024/343 E. - 2025/121 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/05/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/02/2025 tarih ve 2024/343 E - 2025/121 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu ve yapılan mal alım satımı sonucunda vergiler dahil toplam ödenecek tutarın 151.110,00-TL olduğunu ve bu bedel üzerinden fatura düzenlendiğini, düzenlenen bu fatura bedelinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine Kayseri Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin faturada belirtilen mal ve hizmetlerin toplam bedelini defalarca davalı tarafı arayıp istemesine rağmen davalı tarafın ödemeye yanaşmadığını, icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile fatura alacağına dayalı ilamsız takip başlatıldığı, takibe dayanak olarak 23/08/2023 tarihli, ... numaralı, 151.110,00-TL bedelli faturanın gösterildiği, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacının yapılan bu itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açtığı, her ne kadar davalının cevap dilekçesi süresinde kabul edilmese de ödeme savunmasının yargılamanın her aşamasında yapılabileceği, davalı vekilinin yargılama aşamasındaki beyanlarında davacıya 30/09/2023 tarihli, 100.000,00-TL bedelli, Halkbank ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı çekin davacı şirket yetkilisine teslim edildiğini, bakiye 51.110,00-TL'lik kısım için de iade faturası kesildiğini savunduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davalının beyan ettiği çekin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, TBK 102. Maddesi uyarınca çekin vade tarihinin (30/09/2023) fatura tarihinden (23/08/2023) sonra olması nedeniyle muaccel fatura konusu borca ilişkin bir ödeme kabul edilmesi gerektiği, bu hususta ödemenin başka bir borca ilişkin olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, davacı dosyaya bu yönde delil sunamadığı gibi dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığından karşı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunmadığı, çek ile yapılan 100.000,00-TL'lik ödeme tutarının fatura bedelinden mahsup edilmesi gerektiği, bakiye 51.110,00-TL yönünden ise davalının iade faturası keserek davacıya gönderdiği, her ne kadar iade faturası davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Kayseri 4. Noterliği'nin... tarihli,... yevmiye numaralı ihtarnamesine göre faturanın davacıya gönderildiği, ancak davacının sehven kesilen iade faturasını defterlerine işlemeyeceğini, davalının da işlememesini talep ettiği, iade faturasının tarihinin 30/09/2023, ihtarname tarihinin ise 26/10/2023 tarihi olduğu dikkate alındığında TTK 21/2 maddesi uyarınca faturaya itiraz için öngörülen 8 günlük sürenin dolduğu, taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin varlığı hususunda da ihtilaf bulunmadığı nazara alındığında itiraz süresi geçtikten sonra yapılan ihtarın hukuken bir geçerliliği bulunmadığı, davalının takibe konu 151.110,00-TL'lik faturanın 100.000,00-TL'lik kısmını çek ile, 51.110,00-TL'lik kısmını da iade faturası keserek davacıya göndermek suretiyle ödemiş olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla açılan davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili 09/09/2024 tarihli beyan dilekçesinde, davanın reddi halinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere süresinde sunulmuş bir cevap dilekçesi bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebi de mümkün olmayacağından bu hususta hüküm kısmında bir karar verilmeyerek aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. Davanın reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Eldeki davanın özetle, davalı taraf ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki sonucu (5X6 NYM KABLO- 800 m Miktar - 89,7 TL Birim Fiyat-%20,00 KDV oranı- 14.352,00 TL KDV Tutarı- 71.760,00 TL Mal Hizmet Tutarı), (1X2,5 NYA KABLO- 4.500 m Miktar- 7,77 TL Birim Fiyat- %20,00 KDV Oranı-6.993,00 TL KDV Tutarı- 34.965,00 TL Mal Hizmet Tutarı), (1X1,5 NYA KABLO- 4.000 m Miktar- 4,8 TL Birim Fiyat-%20 KDV Oranı-3.840,00 TL KDV Tutarı-19.200,00 TL Mal Hizmet Tutarı) mal ve hizmet alımına ilişkin 125.925,00 TL Mal Hizmet Toplam Tutarı olan Hesaplanan KDV (%20): 25.185,00 TL ve Vergiler Dahil Toplam Ödenecek Tutarın 151.110,00 TL olduğunu, Kayseri Genel İcra Dairesi... E. Sayılı dosyası ile takibe dayanak teşkil eden 23/08/2023 tarihli 1 nolu ekte sunulan faturanın düzenlendiğini, davalı şirket tarafından ödeme yapılmamış olup müvekkilinin bu faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından 06/11/2023 tarihinde icra dosyasında borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin defalarca kez davalı tarafı arayıp ödeme yapmasını istemesine rağmen davalı taraf ödemeye hiçbir şekilde yanaşmadığını, müvekkilinin alacağının likit ve muayyen olmasına rağmen davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak icra dosyasında borca ve borcun ferilerine karşı kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, hal böyle olunca taraflarınca yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasının ikame edildiğini, müvekkili ile davalı taraf arasında mevcut ticari ilişkinin sonucu mal satımının yapılmış olup bunlara istinaden ekte sunulan 23/08/2023 tarihli fatura düzenlendiğini, fatura zaten dava esnasında davalı tarafça da kabul edildiğini ve defterine de işlenmiş olduğundan faturaya konu mal ve hizmetin teslim edildiği konusunda bir uyuşmazlığın bulunmadığını, uyuşmazlık konusu olan ise davalının müvekkiline hitaben düzenlediği iade faturası olduğunu, söz konusu 30.09.2023 tarihli faturanın e-Arşiv fatura niteliğinde olduğunu, E-Arşiv faturanın geçerli olabilmesi için tebliğ edilmesi gerektiğini, nitekim elektronik sistem üzerinden de bu faturanın ayrıntılarının görülemediğini, fatura düzenlendiğinde elektronik tebligat sistemi gibi faturanın kendisi muhatabına tebliğ edilmediğini, bu tür faturaların muhatabına ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğini, faturaya ilişkin itiraz süresinin hangi andan itibaren işlemeye başlayacağının kanunda belirlenmediğini, Sürenin başlama ve bitiş anının tespitinin, vaki olabilecek itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını belirlemek bakımından önemli olduğunu, itiraz süresinin sona erdiği anın tespitinde, Türk Borçlar Kanunu m. 92/1 çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini, buna göre sekiz günlük sürenin, faturanın muhataba tebliğ edildiği günün ertesi günü işlemeye başladığını, ancak ilgili e-Arşiv fatura müvekkiline tebliğ edilmediğini, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesinde faturanın muhataba varmış olduğunun tespitinin önem teşkil ettiğini, doktrinde, faturayı gönderen tarafın, muhatabın faturayı aldığını belgelendirmesinin zorunlu olduğunun ifade edildiğini, nitekim birisinin haberi olmayan bir husustan sorumlu tutulmasının da modern hukuk siteminin temeline de aykırı olduğunu, müvekkili tarafından 30.09.2023 tarihli faturanın, sistem üzerinden sayı ve düzenleyen bilgisinden ibaret hususları tesadüfen fark ettiğini, bunun üzerine davalıya ulaşarak iade faturası hakkında bilgi sahibi olduğunu ve vakit kaybetmeden ihtarnameyi düzenleyerek 26.10.2023 tarihinde gönderdiğini, bu durumun aksini ise, yani ihtarnamenin süresinde olmadığını ve iade faturasının müvekkiline tebliğ edildiğini davalı kanıtlamak zorunda olduğunu, müvekkilinin defterinde de işli olmayan bu iade faturasının davalının müvekkilinden alacaklı olduğunu göstermediğini, davalının kötü niyetli şekilde iade faturası düzenleyip müvekkiline tebliğ etmeden defterine işlediğini, müvekkilinin fark edip itiraz etmesine rağmen defterindeki kayıtlarını düzeltmediğini, bu durumda davalının iade faturasının yasal olduğundan söz edilemeyeceği gibi hem faturanın tebliğ edildiğini hem de fatura içeriğinin müvekkiline teslim edildiği davalının ispatına muhtaç olduğunu, aksi durumda iade faturasının hukuken hiçbir geçerliliğinin olmayacağını, hal böyle iken yerel mahkemece iade faturasının hükme esas alınması hukuki gerçeklerle bağdaşmadığını, davalının iade faturası ile ödeme yaptığı ya da düzenlediği iade faturasına müvekkilinin itiraz etmediği yönünde bir iddiasının da olmadığını, zaten davalının cevap süresini de geçirdiğini, bu hususun yerel mahkemece resen dikkate alındığını, böyle bir durumda, mahkeme tarafından taraflarına süre verilerek faturanın ne zaman tebliğ edildiği ya da tebliğ edilip edilmediği hususlarında beyanlarının alınması gerekirken, faturanın düzenleme tarihinin tebliğ tarihi kabul edilerek hak kaybına sebebiyet verildiğini, bu durumun hukuken bir izahatinin de olmadığı kanaatinde olduklarını ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulüne, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/343 Esas, 2025/121 Karar sayılı 12.02.2025 tarihli ilamının kaldırılmasına ve dosyanın istinaf istemlerimiz doğrultusunda kabulüne karar verilerek yeniden karar tesis edilmesine dairemiz aksi kanaatte ise dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye geri gönderilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline,
ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava faturaya dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Kayseri Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası incelendiğinde: alacaklının ... Ltd. Şti., borçlunun ...Ltd. Şti. olduğu, Lahmacun tarafından davalı aleyhine 151.110 TL fatura asıl alacağı 1.304,10 tl işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.414,10-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak "23/08/2023 tarihli ... Numaralı fatura 151.110,00 TL
" gösterildiği borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Takip dayanağı yapılan 23/08/2023 tarihli ... Numaralı fatura incelendiğinde Mal hizmet toplamı 125.925 TL , KDV 25.185 TL olmak üzere toplam 151.110,00 TL olarak düzenlendiği görülmüştür.
Takibe dayanak yapılan 23/08/2023 tarihli ... numaralı 151.110,00 TL bedelli faturanın her iki tarafça vergi dairesine bildirildiği gibi davalı tarafından 01.09.2023 tarih ... yevmiye numarasıyla ticari defterlerine kaydedilip faturanın 51.110 TL 'lık kısmı için 30.09.2023 tarih ... numaralı kayıt ile iade faturası düzenlendiği görülmüştür.
Davalı takibe konu faturanın davacı aralarındaki 100.000 TL'lık mal ve hizmet satışına ilişkin olduğunu fatura bedelinin 100.000 TL olarak düzenlenmesi gerekirken davacı tarafça 151.110 TL olarak düzenlendiğini iddia etmiş olup somut olayda davalı takibe konu faturayı vergi dairesine de bildirdiği gibi defterlerine 01.09.2023 tarihinde kaydettiği 51.110 Tl'lık kısmı için 30.09.2023 tarihinde iade faturası düzenlediği dosyaya sunulan 03. 12.2024 tarihli rapordan anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK m. 21 maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
6102 sayılı TTK m.21/2 uyarınca; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Görüldüğü üzere tek başına fatura düzenlenmesi, akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğine; ispat külfeti davalıda olup, davalı, ticari defterlerine 01.09.2023 tarihinde ... yevmiye numarasıyla kaydedip yasal itiraz süresi olan 8 günlük süreden sonra 30.09.2023 tarihinde...yevmiye numarasıyla iade faturası düzenlediği 51.110 TL'lık kısım yönünden davacı ile aralarında bu tutar malın iadesi hususunda anlaşma olduğunu bu anlaşma kapsamında davacıya malları iade ettiğini ispat külfeti altındadır. Mahkemece ispat külfetine yanılgıya düşüldüğü gibi davalı tarafça iade faturasının davacıya tebliğine ilişkin belgeler araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklamalar ışığında davacının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/02/2025 tarih ve 2024/343 E - 2025/121 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.15/05/2025