Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/885 E. 2026/96 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/885
Karar No
2026/96
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/10/2025 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:21/01/2026

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilince istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in sürücüsü, davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin kayıtlı maliki, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın banket üzerinde bulunan yaya ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, ...'in davacı ...'in eşi, diğer davacıların ise babaları olduğu, sigorta şirketi tarafından destek zararı ödemesi yapıldı ise de bu ödemenin zararı karşılamadığı, bakiye destek zararlarının bulunduğundan bahisle maddi tazminat davası belirsiz alacak davası olacak şekilde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100.00 TL ve davacı ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL, davacı ... için 3.000.00 TL ve davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödenen tazminatla muvekkili sigorta şirketinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği, diğer yandan müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru, poliçe limiti ve kapsamı ile sınırlı olduğu, desteğin gelirinin, kusurun ve zararın usulünce belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın kayden müvekkili şirkete ait olmasına rağmen bu aracın 01/01/2017 tarihinde 1 yıllık kira sözleşmesi ile dava dışı ... adlı kişiye kiralandığı, davalı ...'in bu kişinin sigortalı işçisi olduğu, olay tarihi itibariyle müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı, kusurun ilk derece mahkemesince yeniden belirlenmesi gerektiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak istenilmiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; tazminat davasının zamanaşımına uğradığı, ceza yargılaması derdest olup, kusurun netlik kazanmadığı, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosya kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, keşif, kusur raporu, mali bilirkişi raporları, sosyal ve ekonomik araştırma tutanağı, tanık beyanı, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: lk Derece Mahkemesinin 02/07/2020 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre kazaya sebebiyet veren aracın uzun süreli davalı dışı ... (... Taşımacılık)'a kiralanması nedeniyle davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin işleten sıfatının bulunmadığı, davacı tarafın maddi tazminat davasından feragat ettikleri gerekçesiyle maddi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine, davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin pasif husumetinin bulunmaması nedeniyle bu davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının menkul ve gayrimenkul malı olmayışı, kirada ikamet ediyor oluşu ve bakmakla yükümlü eşi ve kızları olduğu, ayrıca ilgili ceza mahkemesi ilamı incelendiğinde davalı ...'in cezasının da adli para cezasına çevrilmiş olması, vefatın tarifsiz ızdırap hissine rağmen tazminatın zenginleşme aracı olamaması gerektiği ilkesi, davacı eşin kirada oturmuyor olması, 2 adet apartının ve aracının bulunması hususları dikkate alınarak davacıların açtıkları manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 2.500,00 TL, davacı ... için 1.500,00 TL, davacı ... için 1.500,00 TL ve davacı ... (...) için 1.500,00 TL manevi tazminatın 03/05/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 07/02/2025 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile; işletenlik sıfatının usulünce araştırılması, manevi tazminat miktarında ve vekalet ücretinin takdirinde hataya düşülmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi asıl ve ek kararının esası incelenmeden kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama üzerine 01/10/2025 gün ve ... esas, ... sayılı kararla özetle; davalı şirketin işleten sıfatının bulunup bulunmadığı yönünde toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı Denizli ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından kesilen faturaların tek taraflı her zaman düzenlenebilen faturalar olması, dava dışı ...'ın defterlerinde kayıtlı olmaması, iki adet dekont sureti ibraz edilmiş ise de dekontların araç kira bedeli olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama içermemesi, taraflar arasında personel taşımacılığına ilişkin başka bir ticari ilişki de bulunması, yine kira sözleşmesinin Vergi Dairesine ve Maliye Bakanlığına bildirilmemesi, dolayısıyla davalının işleten sıfatının bulunmadığına, aracın kazadan önce uzun süreli olarak kiralandığına ilişkin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davalı Denizli ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin işleten sıfatı ile davalı sürücü ile birlikte sorumlu olduğunun tespiti yapılmış ve davacı tarafın maddi tazminat davasından feragat ettikleri gerekçesiyle maddi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL ve davacı ... (...) için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince trafik kazasına karışan aracın kiralandığının vergi dairesine bildirilmediği şeklinde gerekçelendirme yapılmış ise de, bizzat Saraylar Vergi Dairesinin 26/03/2025 tarihli yazısıyla kira sözleşmesinin ibraz edildiği şeklinde cevap verildiği, müvekkili şirketin kira sözleşmesini vergi dairesine bildirip, harç ve vergilerini ödediği, aracın kiralandığı dava dışı ...'ın ticari defterlerinde bir kayıt bulunmamasının müvekkili şirket aleyhine değerlendirilemeyeceği, buna karşılık müvekkili şirketin ticari defterlerinde aracın kiralanmasına ilişkin verilerin mevcut olduğu, müvekkili şirketin işletenlik sıfatının bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir. Davacılar vekili ile diğer davalılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmamıştır. İSTİNAFA CEVAP: Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölümden kaynaklanan haksız fiil nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalıların sürücüsü, kayıtlı maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacıların yakınına çarparak ölümüne sebebiyet vermesinden dolayı, davacılar uğradıkları bakiye destekten yoksun kalma zararları ile manevi zararlarının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2019 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile davalı ...'in, tam kusurla ve taksirle ...'in ölümüne sebebiyet vermesi suçundan TCK'nın 85/1, 62, 50 ve 52. maddeleri gereğince 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 04/10/2019 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile yargılama giderinin düzeltilmesi suretiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiştir. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Trafik kazası tarihi itibariyle davacıların yakınına çarparak ölümüne sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, trafik sicilinde davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlıdır. Davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti., bu aracın kaza tarihi öncesi 01/01/2017 tarihinde dava dışı ... (... Taşımacılık)'a uzun süreli kiralandığını ve kendisinin araç işleteni sıfatını haiz olmadığını savunmuştur. Dairemizin kaldırma kararından sonra aldırılan bilirkişi raporu içeriği itibariyle, davalı şirket kendi personelinin servis hizmetlerini karşılamak için kazaya karışan aracını ... isimli kişiye kiralamıştır. Kira bedeli nakten değil, ...'ın davalı şirkete yapmış olduğu personel taşımacılığı hizmeti faturaları ile mahsup suretiyle tahsil edilmiştir. Ticari defterlere göre taraflar karşılıklı olarak birbirlerinden alacaklı olup, karşı tarafa borcu bulunmamaktadır. Davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile dava dışı ... (... Taşımacılık) arasında harici düzenlenen 01/01/2017 tarihli Araç Kira Sözleşmesi kaza tarihinden 1 gün sonra 04/05/2017 tarihinde notere tastik ettirilmiştir. Kira sözleşmesine göre kira bedeli her ayın 2'sinde ödenmesi gerekmesine rağmen, ilk fatura 01/04/2017 tarihinde düzenlenmiştir. Uyap SGK kayıtlarına göre davalı ...'in olay tarihi itibariyle ...'da çalışma kaydı varsa da, hem olay tarihi öncesi ve hem olay tarihi sonrasında da davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. nezdinde çalışma kaydı bulunmaktadır. Bu davalı 20/04/2017 tarihinde dava dışı ...'ın yanında işe başlamış ise de, işe giriş bildirgesi sisteme olay tarihinden sonra 04/05/2017 tarihinde işlenmiştir. Saraylar Vergi Dairesinin 19/01/2026 günlü yazısında bahsi geçen 01/01/2017 tarihli kira sözleşmesinin ibraz tarihine ilişkin bir kaydın bulunmadığı bildirilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın hükümlerine göre, trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı Yasa'nın 3. maddesinde, “işleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması şarttır. Somut olayda, trafik kazasına karışan aracın trafik sicilinde davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı olması, adi olarak düzenlenebilir nitelikteki yazılı kira sözleşmesinin kazadan bir gün sonra notere tasdik ettirilmesi, kaza tarihinden önce kira bedelinin ödendiğine dair bir kayıt bulunmaması, araç şoförü olan davalının dönem dönem hem davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti., hem de dava dışı ...'ın yanında çalışma kaydı bulunması, ... yanında çalıştığına dair SGK bildirgesinin yine olay tarihinden sonra sisteme girilmesi, davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin kiraladığını iddia ettiği araçla kendi personelinin servis hizmetini sağlattırması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 01/01/2017 tarihli kira sözleşmesinin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olmaması nedeniyle davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin müvekkilinin araç işleteni olmadığına yönelen istinaf itirazına itibar edilmemiştir. Hal böyle olunca, açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 956,34 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, alınan harç yeterli olduğundan baştaca istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf giderlerinin davalı Denizli ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 21/01/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi. ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/885, K. 2026/96, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-885-e-2026-96-k-21f4dd977095