Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/880 E. 2025/1767 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/880
- Karar No
- 2025/1767
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/880 KARAR NO : 2025/1767
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2023/372 E. 2025/311 K. DAVANIN KONUSU : Huzur Hakkı Alacağı KARAR TARİHİ : 10.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.12.2025
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.03.2025 tarih 2023/372 E. 2025/311 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacının davalı birlik nezdinde "Genel Müdür Yardımcısı" olarak görev yapmakta iken davalı birliğin Yönetim Kurulu'nun 15/12/2011 tarih ve 22 sayılı toplantısında alınan 3/1708-1 sayılı kararı ile asli görevi üzerinde kalmak kaydı ile "Genel Müdür Vekili" olarak görevlendirildiğini, davacının davalı nezdinde 19/12/2011 tarihinden 04/09/2013 tarihine kadar 22 ay süre ile genel müdür vekili olarak görev yapmasına karşın, davacıya yönetim kurulu üyesi olarak 22 ay boyunca ödenmesi gereken huzur hakkı ücretlerinin ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kadıyla dava konusu alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde dava değeri arttırılmak suretiyle şimdilik 15.000,00-TL tutarındaki huzur hakkı alacağının fiili hak ediş tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi oranında işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 25.05.2018 tarihli sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile talebini 98.370,69 TL'ye arttırmıştır. CEVAP : Davalı vekili,davacının huzur hakkı alacağının zamanaşımına uğradığını, 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri hakkında Kanunun 4. maddesinin 1 fıkrasında açıkça düzenlendiği üzere birlikte sadece genel müdür, yönetim kurulunun doğal üyesi olup genel müdür vekilinden bahsedilmediğini, oysa ki kooperatifler için müdür veya vekilleri diye düzenleme yapıldığının açıkça görüldüğünü, kanun koyucu şayet birlikte genel müdür vekilinin benzer bir düzenlemeyi gayet tabii yapabileceğini, fakat birlikler için sadece genel müdürün yönetim kurulunun doğan üyesi olduğunu belirterek, genel müdür vekilinin yönetim kurulunun doğal üyesi olmadığını açıkça düzenlediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ek ücret ödenmeyeceğini bilerek yönetim kurulu üyeliğini kabul ettiğini, davacının 22 ay boyunca maaşının karşılığı olarak 129.339,54-TL ücret aldığını, oysa bilirkişice hesaplanan huzur hakkı alacağının 98.370,69-TL olduğunu, buna göre davacının diğer yönetim kurulu üyelerinden daha yüksek bir ödeme aldığını, davacının yönetim kurulu üyeliği hizmetini maaşını almakta olduğu mesai saati içerisinde yerine getirdiği yönetim kurulu üyeliği ile genel müdür vekilliğinin içiçe geçmiş zaman dilimi içeriside yapıldığını, davacının çalıştığı dönemde yürürlükte bulunan birlik ana sözleşmesinin 45/2 maddesi ve diğer mevzuat hükümleri gözetildiğinde Birlik Ana Sözleşmesinin 45/2 maddesinin amacının üst kademe yöneticilerinin birden fazla görev tanımlaması ile haksız kazanç elde etmesinin önüne geçmek olduğunu, Birlik ana sözleşmesinin emredici hükmü dikkate alınmaksızın davacının maaşını almaya devam etmiş olmasının davacının burada maaş ile huzur hakkı arasında bir tercih yaptığı anlamına geleceğini, görevi boyunca bu duruma ses çıkartmayan davacının görevi sona erdikten sonra bu yönde hak iddia etmesinin iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizce, davalı .... olup, 16/06/2000 tarihinde yürürlüğe giren 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri Hakkında Kanun hükümlerine tabi olmakla, 4572 Sayılı Kanun 8/II maddesi uyarınca " Bu kanun 24/04/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun ayrılmaz bir parçası olup tarım satış kooperatif ve birlikleri hakkında sırasıyla bu Kanun, bu Kanunda açıkça örnek ana sözleşmelerde düzenleneceği belirlenen hususlarda örnek anasözleşmeler, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun ve 29/06/1956 tarihli ve 6762 sayılı TTK 'nun anonim şirketlerle ilgili hükümleri uygulanır". Eldeki davada da öncelikle 4572 sayılı Kanun, ardından davalı birlik anasözleşmesi hükümleri, anasözleşmede düzenleme bulunmayan hallerde ise sırasıyla 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacacğı, Mahkemece öncelikle davalı kooperatifin benzer uygulamalarının araştırılarak, tespitinden sonra gerektiği takdirde Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılması suretiyle kooperatif ve birlikleri mevzuatında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile talep edilen alacak yönünden önceki raporlara karşı yapılan itirazları da karşılayacak şekilde hükme esas almaya elverişli ve yeterli nitelikte rapor aldırılması gerektiğinden HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Birlik Genel Müdür Vekili olarak atanmasına ilişkin Yönetim Kurulunun 15/12/2011 tarihli ve 22 sayılı toplantısında alınan 5 nolu kararla Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta olan davacının asli görevi üzerinde kalmak kaydıyla Birlik Genel Müdür Vekili olarak görevlendirilmiş olup, Personel Yönetmeliği çerçevesinde ödenen vekalet ücreti ile Birlik Anasözleşmesinin 45. Maddesinde geçen ve Yönetim Kurulu üyesi sıfatıyla kendisine ayrıca bir ücret veya huzur hakkı ödenmemesine, almakta olduğu ücretle görevinin devamına karar verildiği, davalı, ...4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu, bu nedenle öncelikle 4572 sayılı Kanun, ardından birlik anasözleşmesi hükümleri, anasözleşmede düzenleme bulunmayan hallerde ise sırasıyla 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu ile TTK hükümlerinin uygulanacağı, Genel Müdürün bulunmaması halinde vekalet eden Genel Müdür Vekilini Yönetim Kurulu'nun doğal üyesi olarak açıkça saymayan 4572 sayılı Kanun'un (Değişik: 28/3/2013-6455/21 md.) 4/1I. maddesinde, Yönetim Kurulu üyelerine ayda en fazla iki toplantı için huzur hakkı ödenebileceği düzenlendiği, buna karşın, Genel Müdür Vekilini de doğal Yönetim Kurulu üyesi olarak kabul eden Birlik Anasözleşmesinin 53. maddesinde, sadece seçimle gelen üyelere huzur hakkı ödeneceği, birlik genel müdürü veya vekiline, yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ayrıca huzur hakkı ve harcırah ödenmeyeceğinin düzenlendiği, özel hükmün genel hükümden önce uygulanması gerektiği, Özel Kanun niteliğindeki 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu'nun Yürürlükten kaldırılan, uygulanacak ve uygulanmayacak hükümler kenar başlıklı 8. maddesinin 2. Fıkrasında: "Bu Kanun, 24.4.1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ayrılmaz bir parçası olup, tarım satış kooperatif ve birlikleri hakkında sırasıyla bu Kanun, bu Kanunda açıkça örnek anasözleşmelerde düzenleneceği belirtilen hususlarda örnek anasözleşmeler, 1163 sayılı Kanunun ve 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerle ilgili hükümleri uygulanır." hükmünün yeraldığı, 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu'nda Genel Müdür Vekiline yapılacak ücret ya da huzur hakkı ile ilgili herhangi bir hükmün yer almadığı, bu nedenle Birlik Anasözleşmesinde yer alan konu ile ilgili hükümlerin uygulanması gerektiği, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 15.01.2001 tarih ve 2001/01 sayılı İntibak Tasdikine havi ...Yönetim Kurulu Üyelerinin Ücretleri kenar başlıklı 45. Maddesinde "Yönetim kurulu başkan ve üyelerine yapacakları hizmet içi aylık ücret veya katılacakları her toplantı için bir huzur hakkı ve yapacakları görev seyahatleri için yolluk ödenir... Başka Birliklerle müşterek çalışma esası benimsenmesi halinde, genel müdüre yönetim kurulu üyesi sıfatıyla bir birlik için aylık ücret veya huzur hakkı ödenir. Yönetim kurulu üyelerine, genel kurulca kararlaştırılan yukarıdaki nevi ve miktarların dışında hiçbir ödeme yapılamaz.” hükmünün yer aldığı; dolayısıyla, yönetim kurulu üyelerine/genel müdür dahil, yönetim kurulu üyelerine/genel müdüre yönetim kurulu üyelikleri sıfatlarıyla ilgili olarak aylık ücret ya da katılacakları her toplantı için bir huzur hakkı ödenmesinin mümkün olduğu, hem aylık ücret hem de huzur ücretinin mümkün olmadığı, davacının birlikteki görevi sebebiyle aylık ücretlerini noksansız olarak aldığı, Birlik Anasözleşmesinin 45. maddesi uyarınca, davacının noksansız aldığı aylık ücretine ilave olarak huzur ücreti talep etmesinin mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, BAM 11.HD'since öncelikle davalının benzer uygulamalarının araştırılması, bu hususların tespit edilmesinden sonra uzman bilirkişilere dosyanın tevdi edilmesi gerektiğinin belirtildiği, ilk derece davalı kurumdan benzer uygulamaları sorulduğu, davalı taraf müvekkilin görev yaptığı dönemden sonra görev yapan ...'e ait belgeleri sunduğu, (söz konusu kişi birlik sözleşmesi değişikliğinden sonra görev yapmıştır), mahkemece bu hususta başkaca bir araştırma yapılmaksızın, müvekkilden önceki dönemde görev yapan genel müdür vekillerine huzur hakkı ödenip ödenmediğine dair davalı defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan sadece davalı beyanına itibar edilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve koop. Genel Müdürlüğü'nün 17.01.2020 tarih, 99917766-251.04 sayılı resmi yazısında görev yaptığı dönem itibarıyla yk için düzenlenen haklardan yararlanması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, ilk derece mahkemesince Birlik Ana sözleşmesinin 45. Maddesinin 4. Fıkrası tamamen hatalı değerlendirildiğini, 31.03.2005 tarihi itibarıyla dört birliğin müşterek çalışma esasından vazgeçerek, dört ayrı tüzel kişilik olarak faaliyetine devam ettiğini, müşterek kadrolar da feshedilerek her bir birliğin kendi özel kadrolarına geçiş yaptığını, mahkeme kararına dayanak olan 45. maddenin 4. fıkrasında belirtilen "başka birliklerle müşterek çalışma esası ile" kastedilen durumun işbu müşterek kadrolara ilişkin olup, 2005 yılında Ana Birliğin feshi ve her bir birliği kendi iştigal alanında faaliyetini sürdürmesi ile, her bir birliğin kendi Genel Müdürünü vekilini ve personelini atadığını, dolayısıyla müvekkilin görev yaptığı dönemde, Mahkemece 45/4. fıkrasının hatalı yorumlandığı davalı birliğin organizasyon şeması ve yapılanması incelenmeksizin hüküm kurulduğu, bilirkişi raporlarına itirazlarının gözetilmediği, mahkemece bilirkişi raporlarına itiraz edilmedikleri belirtilmiş ise de, bilirkişi raporlarına ilişkin beyanlarında bilirkişi raporlarının aleyhe hususların kabul edilmediğini belirttiklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE:Dava, davacının davalı kooperatiften huzur hakkı alacağına ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacının 19.12.2011-04.09.2013 tarihleri arasında 22 ay süre ile genel müdür vekili olarak görev yaptığı dönemde katıldığı yönetim kurulu toplantılarından huzur hakkı almadığı gerekçesiyle eldeki davayı açtığı, davalı ....nin 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu, 4572 Sayılı Kanun 8/II maddesi uyarınca"Bu kanun 24/04/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun ayrılmaz bir parçası olup tarım satış kooperatif ve birlikleri hakkında sırasıyla bu Kanun, bu Kanunda açıkça örnek ana sözleşmelerde düzenleneceği belirlenen hususlarda örnek anasözleşmeler, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun ve 29/06/1956 tarihli ve 6762 sayılı TTK 'nun anonim şirketlerle ilgili hükümleri uygulanır" hükmünün bulunduğu, eldeki davada da öncelikle 4572 sayılı Kanun, ardından davalı birlik anasözleşmesi hükümleri, anasözleşmede düzenleme bulunmayan hallerde ise sırasıyla 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanması gerektiği, Genel Müdürün bulunmaması halinde vekalet eden Genel Müdür Vekilini Yönetim Kurulu'nun doğal üyesi olarak açıkça saymayan 4572 sayılı Kanun'un 4/1I. maddesinde, Yönetim Kurulu üyelerine ayda en fazla iki toplantı için huzur hakkı ödenebileceğinin düzenlendiği, bu şekilde Kanun, herhangi bir ayrım yapmaksızın, yani doğal üye saydığı Genel Müdürü hariç tutmaksızın Yönetim Kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesinden söz etmesine karşın, Genel Müdür Vekilini de doğal Yönetim Kurulu üyesi olarak kabul eden (m. 43) davalı Birlik anasözleşmesinin 53. maddesinde, sadece seçimle gelen üyelere huzur hakkı ödeneceği, Birlik genel müdürü veya vekiline, yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ayrıca huzur hakkı ve harcırah ödenmeyeceğinin düzenlendiği, aynı şekilde, davacının Birlik Genel Müdür Vekili olarak atanmasına ilişkin Yönetim Kurulunun 15/12/2011 tarihli ve 22 sayılı toplantısında alınan 5 nolu kararda da Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının bu görevi üzerinde kalmak kaydıyla Birlik Genel Müdür Vekili olarak görevlendirildiği ve Personel Yönetmeliği çerçevesinde ödenen vekalet ücreti ile Birlik Anasözleşmesinin 45. Maddesinde geçen ve Yönetim Kurulu üyesi sıfatıyla kendisine ayrıca bir ücret veya huzur hakkı ödenmemesine karar verildiği, diğer taraftan Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 15.01.2001 tarih ve 2001/01 sayılı İntibak Tasdikine havi ...Yönetim Kurulu Üyelerinin Ücretleri kenar başlıklı 45.maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine/genel müdür dahil, yönetim kurulu üyelerine/genel müdüre yönetim kurulu üyelikleri sıfatlarıyla ilgili olarak aylık ücret ya da katılacakları her toplantı için bir huzur hakkı ödenebileceği, hem aylık ücret hem de huzur ücreti ödenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Birlik Anasözleşmesinin 45. maddesi uyarınca, davacının noksansız aldığı aylık ücretine ilave olarak Huzur Ücreti talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'nin peşin alınan 256,17-TL+615,40-TL den mahsubu ile bakiye fazla alınan 256,17-TL harcın talep halinde yatırana iadesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.