Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/758 E. 2025/847 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/758
Karar No
2025/847
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/758

KARAR NO: 2025/847

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/03/2025

NUMARASI: 2023/552 Esas 2025/286 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında ticari iş ilişkisi kurulmuş olup; sunduğu 14.02.2023 tarihli cari hesap ekstresi'nde belirtilen 30/04/2021 tarihli (levha sac satışı 1 Adet 30 mm 2.160 kg, levha sac satışı 1 Adet 10 mm 720 kg olmak üzere toplam 37.382,40-TL bedelli) ve 30.07.2021 tarihli (levha sac satışı 30 mm 2.160 kg, levha sac satışı 25 mm 1.800 kg, levha sac satışı 20 mm 2 plk 2.880 kg olmak üzere toplam 92.818,80-TL bedelli) ödenmeyen faturalara ilişkin alacak tahsil edilemeyince müvekkil şirket adına İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takip dosyası ile davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; gerçeğe aykırı 14/02/2023 tarihli cari hesap ekstresinde yer alan 30.04.2021, 30/07/2021 tarihli faturaların ödenmediğini iddia etmiş ise de taraflar arasında cari hesap ilişkisini gerektirecek bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, faturaya konu ürünlerin hiçbir zaman teslim alınmadığını,ürünleri teslim ettiğine dair bir teslim fişi, irsaliye de sunmadığını, fatura tek başına bir bir alacağı ispata yaramadığını, davacı şirket fatura içeriğindeki ürünün teslim edildiğini ispat külfeti altında olduğunu, bu yönde bir delil sunmaması halinde huzurdaki davanın reddi gerektiğini, gelinen aşama itibari ile delil sunma süreleri de sona ermiş olup yeni bir delil sunmalarına muvafakati olmadığını, kötü niyetli davacı aleyhine takip çıkışının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı, davalının ise alıcı olduğu, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının HMKnın 222 madde hükmü kapsamında sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu ve takibe konu 2 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve her iki yan kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu, ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu ancak bilirkişi raporunda yapılan tespite dayalı olarak alacağa müstenit faturaları kendi ticari defterlerine işleyen ve takip dosyasına yaptığı itirazında borcu ödediğini belirten davalının kendi ticari defter ve kayıtlarının aksini ve ödeme savunmasını ispat edemediği bu anlamda davacının asıl alacak tutarına ilişkin iddiasını ispat ettiği gerekçesiyle davalının itirazının 130.201,20-TL asıl alacak istemi yönünden iptali ile takibin avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacaklı yararına alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

EK KARAR: 16/04/2025 tarihli tavzih kararı ile takip tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz olarak düzeltilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ:Davalı vekili; dava konusu işin yapıldığının davacı/alacaklı tarafından kanıtlanması gerektiğini, faturanın ticari deftere kaydedilmesinin yalnızca karine teşkil ettiğini, her zaman aksinin ispat edilebileceğini,taraflar arasında cari hesap ilişkini gerektirecek ticari ilişki olmadığını, tarafların faaliyet alanının farklı olduğunu ,alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu takibin asıl alacağı 149.339,51-TL olup yapılan itiraz üzerine, yapılan yargılamada asıl alacağın 130.201,20-TL olarak belirlendiğini, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin haksız olduğunun tespit edildiğini, asıl alacak miktarı tespiti yargılamaya matuf olduğundan kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava,iki adet fatura alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın 2021 yılında tuttuğu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya 130.201,20- TL borçlandığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiştir. Davacı tarafından düzenlenen faturaları teslim alan ve itiraz etmeyen davalının fatura muhteviyatı malları teslim aldığının kabulü gerekir. Taraflar arasında ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Davalı vekili, faturalara konu emtianın müvekkiline kendisine teslim edildiğinin kanıtlanamadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de; devam eden ticari ilişki içinde teslim alıp itiraz etmeden ticari defterlerine kayıt ettiği faturalar nedeniyle davacı teslimi kanıtlamıştır. 2021 yılında davacı tarafından davalı adına 4 adet fatura düzenlenip ilk iki faturanın bedelinin ödendiği, son iki faturanın icra takibine konu edildiği anlaşılmakla ticari ilişki bulunmadığına yönelik savunmanın doğru olmadığı, icra takibinde talep olunan takipden evvel ki işlemiş faizin dava konusu edilmediği, ayrıca ticari defterlerinde kayıtlı borç miktarı davalı bakımında borç miktarı likit(bilinebilir) niteliktedir. Likit alacağa haksız itiraz nedeniyle alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi yasa gereğidir. Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 130.201,20- TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 8.894,04-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.225,40-TL harcın mahsubu ile kalan .6.668,64-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/05/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/758, K. 2025/847, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-758-e-2025-847-k-76b03df4f63e