Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2025/752 E. 2025/968 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/752
Karar No
2025/968
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

18. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/752

KARAR NO: 2025/968

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/04/2024

NUMARASI: 2022/298 Esas, 2024/245 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 29/05/2025

Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı personel ... tarafından açılan işçilik alacakları davasında hükmolunan karar doğrultusunda davalı idarenin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına toplamda 119,523,12 TL. ödeme yaptığını, bunun üzerine yapılan ödeme nedeniyle idarenin şirkete ait teminat mektubunu bozdurarak içinden 120.049,11 TL. tahsilat yaptığını, öncelikli olarak bu işçilik afacaklarının sorumluluklarınır tespit edilmesini ve akabinde fazladan yapılan kesintinin iadesinin gerektiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000,00 TL.'nin muaccel olduğu tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; "...Bilirkişi raporunda müvekkil şirketin sorumluluğunun tam sorumluluk esas alınırsa 38.483,54 TL, 1/2 sorumluluk esas alınırsa 19.241,71 TL olduğuna yönelik hesaplama yapılmıştır. Dosyanın geldiği bu aşamada davanın uzamaması amacıyla ile talebimizi 80.565,57 TL artırarak toplam 81.565,57 TL'nin tahsilini..." talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı şirketten rücuen tazmin edilen bedelin toplam 120.049,11 TL. olduğunu, davacı şirketin dava dışı personelin çalıştığı son alt işveren olduğunu, davacının bu nedenle tüm alacak toplamından sorumlu olduğunu, bu hususa dair emsal Yargıtay kararlarının da bulunduğunu, icra dosyasına 101.338,01 TL. ödeme yapıldığını, ayrıca 525,99 TL. teminat mektubu için komisyon bedeli ödendiğini, yine18.185,11 TL. gecikme zammı uygulandığını ve tüm bu ödemelerin toptamının 120.049,11 TL olduğunu, yapılan işlemde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığını beyan ederek açılan davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; "...Davacının davasının KABULÜNE, 1-81.565,57 TL'nin 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. Karar süresinde davalı vekilince istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; dosyaya sunulan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamalar yerinde olmadığından, anılan rapora istinaden kurulan hükmün açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyaya mübrez dilekçelerde ayrıntılı şekilde belirtildiği gibi dava konusu olayda, dava dışı işçi ...'ın çalıştığı yüklenici şirketlerdeki toplam çalışma süreleri ve davacı şirketteki fiili çalışma süresi dikkate alınarak ve İstanbul 30. İş Mahkemesi'nin E.2016/87 sayılı dosyasına mübrez bilirkişi raporundaki tespitler ile anılan mahkeme kararı göz önüne alınarak müvekkili İdare tarafından hesaplama yapıldığını ve Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına ödenen tutardan davacı şirkete tekabül eden sorumluluk tutarına istinaden davacının teminatından gerekli miktarın tahsil edildiğini, dava dışı işçinin ikame ettiği dava neticesinde müvekkili İdare tarafından icra dosyasına ödenen para, gecikme zammı ve teminat mektubu için ödenen komisyon toplamı 120.049,11 TL olup, davacı şirket anılan tutarın ödenmesinden sorumlu olduğunu, zira davacı şirketin, dava dışı işçinin çalıştığı son işveren olduğunu, bu nedenle tüm alacak toplamından sorumlu olduğunu, dava dışı işçinin davacı alt işveren yanında çalıştığı süre dikkate alınarak yapılan hesaplama ve bu çerçevede tesis edilen hükmün açıkça hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay'ın müstakar içtihatlarında son işverenin sorumluluğu açık bir şekilde belirlendiğini, bilirkişi tarafından kıst usulü yapılan hesaplama Yargıtay kararlarına aykırı olduğu gibi somut olayın özelliklerine de aykırı olduğunu, bu çerçevede yerel mahkemenin hatalı gerekçelerle ve hükme esas almaya elverişli olmayan bilirkişi raporundaki tespitlere istinaden müvekkili idarenin sorumluluğuna hükmetmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu belirtilerek , kararın istinaf yoluyla kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Dava, teminat mektubunun nakte çevrilmesi nedeniyle alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 23.05.2015 tarihinde, "2015 yılı Üsküdar Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçerisinde Atık su ve İçme suyu Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarın İşi" ne ilişkin sözleşme imzalandığı, dava dışı sigortalı işçi tarafından İstanbul 30 . İş Mahkemesi'nin 2016/87 Esas sayılı dosyasından davalı idare aleyhine işçilik alacaklarının tahsili için dava açıldığı, mahkemece dava dışı işçinin davasının kabulüne karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, dava dışı işçi tarafından davalı idare aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ilamlı icra yoluyla takip başlatıldığı, davalı tarafından dava dışı işçiye toplam 102.151,61 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından dava dışı işçiye yapılan işçilik alacağı ödenmesi nedeniyle davacının davalıya sözleşme kapsamında teslim ettiği teminat mektubunun davalı tarafından nakte çevrildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince davalı idarenin dava dışı işçiye yapılan ödemeyi davacıdan alınan teminat mektubunun nakde çevrilerek ödemesi nedeniyle işçi alacağının ödenmesinde davacının bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, nakte çevrilen teminat mektubu nedeniyle davacının alacağının tahsilini talep ettiği görülmüştür. Mahkemece taraf iddia ve savunmaları ile dayanılan deliller dosya arasına alınarak iş hukuku konusunda uzman bilirkişiden 13.12.2022 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuna göre; dava dışı işçinin davacı alt işveren yanındaki çalışma süresinin 1 sene 5 ay 7 gün olmak üzere toplam 517 gün olduğu ve davacının son iş veren olduğu, davacının kendi dönemi ile sınırlı olmak kaydı ile sorumlu olduğu işçilik alacağı tutarının toplam 38.483,54 TL olduğu bildirilmiştir.Mahkemece ''...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin eki olan yapım işleri genel şartnamesine göre davacının kendi dönemine karşılık gelen işçilik alacaklarından tam sorumlu olduğu, bu nedenle davacının sorumlu olduğu bedelin 38.483,54 TL olduğu, bakiye kalan kısım olan 81.565,57 TL’yi davalıdan talep edebileceği, davalının teminat mektubunun nakte çevirme tarihinin 15.12.2021 olduğu anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne...'' karar verilmiştir.Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2022/3244 E.2023/3214 K.sayılı bozma ilamında Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. Sözleşme uyarınca işçilerin ücretlerinden hizmet veren yüklenici sorumludur. Bu husus sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasa dahi işçilerin yüklenici tarafından çalıştırılıyor olmasının doğal sonucudur. Bu durumda mahkemece, sözleşmede açıkça düzenleme olsun veya olmasın hizmet alım sözleşmelerinde yüklenicilerin çalıştırdığı işçilere ilişkin işçilik alacaklarından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken " şeklinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere asıl işverenin açtığı ihale ile hizmet alım sözleşmesi yapılama halinde o ihale döneminde ihale yüklenicisi alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı dahil tüm işçilik alacaklarından alt işveren ihale dönemi ile sınırlı olarak sorumludur. Dolayısıyla davacının bakiye kalan kısım olan 81.565,57 TL yi davalıdan talep edebileceği anlaşılmıştır.Bu durumda, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşıldığından davalı idarenin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davalının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 5.571,74 TL harçtan peşin olarak yatırılan 1.393,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.178,74 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 29/05/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, E. 2025/752, K. 2025/968, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-18-hukuk-dairesi-2025-752-e-2025-968-k-cbf27334d247