Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/675 E. 2025/1533 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/675
- Karar No
- 2025/1533
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/675 Esas
KARAR NO : 2025/1533
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/12/2024
NUMARASI : 2019/668 Esas, 2024/832 Karar
DAVA: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesi ile; davacı sigorta şirketine ... sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinde, 03.07.2014 tarihinde çıkan ... sonucunda maddi hasar meydana geldiğini, olay tarihinde davalı ...'in sahibi olduğu ... Hurda isimli işletmenin, sigortalı işyerinde hurda kesimi yaptığını, ... raporu ve delil tespiti dosyasında alınan rapora göre, oksijen kaynağı ile yapılan kesim çalışması sırasında kaynaktan çıkan şerarelerin metal profilin boyalı kısmını tutuşturması sonucu ... çıktığını, kesim işinin davalı işletme çalışanları olan diğer davalılar tarafından yapıldığını, davalı çalışanlarının dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde hurda kesim işi yapmaları nedeniyle hasardan sorumlu olduklarını, davalı ...'in ise adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu, ekspertiz incelemesi sonucu sigortalıya ve temizlik şirketine 25/07/2014 tarihinde 3.000.000,00 TL, 21/08/2014 tarihinde 2.352.776,76 TL ve 05/03/2015 tarihinde 643.114,15 TL olmak üzere toplam 5.995.891,21 TL hasar tazminatı ödendiğini, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının davalılardan rücuen tahsili gerektiğini ileri sürerek toplam 5.995.891,21 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevabında; davalıların herhangi bir kesim işlemi yapmadıklarını, sigortalının, icra ihalesinden aldığı binada atıl durumda bulunan makine ve hurda demirleri, hurda olarak müvekkiline sattığını, davalıların sadece hurda demiri araca taşıdıklarını, taşıma işinin de ... başlamadan önce sona erdiğini, tespit raporunun bilimsel metot kullanılarak yapılan incelemeye dayanmadığını, raporun sigortalı şirket yetkilisinin beyanına dayanılarak düzenlendiğini, şirket yetkilisinin de yangının çıkış sebebine ilişkin kesin bir kanaati olmayıp, sadece fikir yürüttüğünü, yangının kaynak işleminden kaynaklandığı varsayılsa bile, işin davalılar tarafından yapıldığının belli olmadığını, kaynak esnasında çıkan şerarelerin kağıt ve demir profiller üzerindeki boyalara sıçraması nedeniyle ... çıktığı ileri sürülmüşse de, yangının başladığı alt kattaki deponun tamamen boş olup, duvarların tuğladan olduğunu, alt depoda yangının bu denli yayılmasına neden olacak malzeme bulunmadığını, tanıkların ifadesine ve üst kattaki malzemeni niteliğine göre, yangının davalıların bulanmadığı üst katta başladığını, sigortalının sigorta sözleşmesi düzenlediğinde, işyerinde ... söndürme sistemi ve kamera sistemi kurmayı taahhüt ettiğini, ancak bu yükümlülüklerin hiçbirisine uymadığını, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin, sigortalının gerçek zararı olduğunu ispatlaması gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ
Mahkemece; sigortalı işyerinde maddi zarar oluşmasına neden olan yangının, oksijen kaynağı ile hurda metal kesim işi yapan davalıların tedbirsizliği ve dikkatsizliğinden kaynaklandığı, yangının ve oluşan hasarın başkaca bir etkenden dolayı meydana geldiğine dair bir bulgu tespit edilemediği, dosya kapsamında yer alan tespit raporu, ... raporu, ... hasar görüntüleri, eksper raporu ile ceza dosyası kapsamındaki ifadeler değerlendirildiğinde, davalıların yangının çıkmasında kusur ve sorumlulukları olmadığına yönelik savunmasını ispatlayamadığı, alınan rapora göre, davalıların tedbirsizliği ve dikkatsizliğinden çıkan yangında davalıların % 65 oranında kusurlu oldukları, kesim işlemini davalılara verdiği halde, davalılara gerekli ... güvenlik ve söndürme önlemlerini aldırmayan, sağlamayan ve/veya alıp almadıklarını kontrol etmeyen dava dışı iş yeri sahip ve yöneticilerinin de % 35 oranında kusurlu ve sorumlu olduğu gerekçesiyle sigortalıya ödenen sigorta tazminatının davalıların % 65 kusuru oranına isabet eden toplam 3.897.331,89 TL'nin 1.950.000,00 TL'sinin ödeme tarihi 25/07/2014 tarihinden, 1.529.307,50 TL'sinin ödeme tarihi 21/08/2014 tarihinden, 418.024,39 TL'sinin ödeme tarihi 05/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ... raporu, olay yeri inceleme raporu ve tespit raporuna göre, yangının davalı ... çalışanlarının kusurlu davranışlarından kaynaklandığının sabit olduğunu, olayın hemen ardından düzenlenen delil tespiti raporunun somut veriler içerdiğini, buna rağmen sigortalıya % 35 kusur izafe edilmesinin dayanaksız olduğunu ve somut verilere dayanmadığını, bilirkişi raporu ile tespit raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; yangının davalıların girme izinleri bulunmayan üst katta çıktığını, kesim için ekipmanı olmayan davalıların kesim işi yapmadıklarını, sadece hurda aldıklarını, alınan raporların bilimsel metotla değil, sigortalı şirket yetkilisinin beyanlarına dayanılarak oluşturulduğunu, sigortalı işyerinde yangına karşı hiçbir önlem almadığından riskin teminat dışında olduğunu ve sigortalı şirketin hasarda ağır kusuru bulunduğunu, sigortalıya yapılan ödemenin gerçek zarar miktarı ile uyumlu olup olmadığının ispat yükünün davacıda olduğunu, hükme esas alınan raporda sadece davacının sigortalısına yaptığı ödeme tutarlarının incelendiğini, sigortalının gerçek zararının tespit edilmediğini, ödenen sigorta tazminatı ile sigortalının stokları ve kayıtlarının uyumlu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davadan önce temerrüte düşürülmediklerinden alacağa ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanamayacağını, ayrıca avans faizi işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı da gözetilerek, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacı şirket nezdinde ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı işyerinde, 03.07.2014 tarihinde çıkan ... nedeniyle hasar meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin yapılan ekspertiz incelemesi sonucu sigortalıya ve temizlik şirketine 25/07/2014 tarihinde 3.000.000,00 TL, 21/08/2014 tarihinde 2.352.776,76 TL ve 05/03/2015 tarihinde 643.114,15 TL olmak üzere toplam 5.995.891,21 TL hasar tazminatı ödediği, davacının yangından davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle ödenen bedelin rücuen tahsili için bu davayı açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece; yangının davalı işletme ve çalışanlarının hurda kesim işini yaparken tedbirsiz ve dikkatsiz davranmasından kaynaklandığı, sigortalı şirketin de gerekli önlemleri almadığı, alınan rapor ve ek rapora göre davalıların olayda % 65, sigortalının ise % 35 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı şirketin ödediği miktardan davalıların kusur oranına isabet eden kısmının davalılardan tahsiline karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir.1- Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir. HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır.(Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/16428 Esas 2016/12347 Karar sayılı ilamı).Somut uyuşmazlıkta davalılardan ...'in, taksirle yangına neden olma suçunu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmiştir. Ceza mahkemesinin sanığın suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle verdiği beraat kararı hukuk hakimi için bağlayıcı değildir. Bununla birlikte ceza dosyasında beraatine karar verilen davalıların, hangi nedenle ve hangi delillere dayalı olarak yangında sorumlu oldukları somutlaştırılmadan ve bu davalıların da olay günü tedbirsiz ve dikkatsiz hurda kesim yapmalarının yangına neden olduğu karar yerinde tartışılıp gerekçelendirilmeden, anılan davalıların da sorumluluğuna karar verilmesi doğru değildir.2-Kabule göre de; Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/14393 Esas, 2019/7462 Karar sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı raporda sadece, davacı sigorta şirketinin hasar nedeniyle sigortalısı ile temizlik şirketine yaptığı ödeme belgeleri dikkate alınarak davalıların kusur miktarına göre rücu edilebilecek tazminat tutarı belirlenmiştir. Davalıların, davacının ödediği miktardan değil, zarar nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan kusurları oranında sorumlu olduklarına göre, ilk derece mahkemesinin sigortalının uğradığı gerçek zarar miktarını tespit etmeden, eksik inceleme ile karar vermesi doğru değildir. Bu durumda sigortalı şirketin hasar tarihinden önceki ticari defterlerin, saklama süresi nedeniyle mevcut olmadığı da gözetildiğinde, Mahkemece, ekspertiz raporunda fiilen tespit edilen emtia ve bina hasarı ile dava dışı şirkete temizlik için ödenen ücretin piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı konusunda, hasar gören emtia ve bina hasarı ile ödenen temizlik bedeli konusunda uzman bilirkişilerden sigortalı işyerinde meydana gelen gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınmadan karar verilmesi de doğru değildir.Açıklanan nedenler ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355 ve 353/1.a.6 bendi gereğince kabulü ile esasa dair hususlar incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/668 Esas, 2024/832 Karar sayılı ve 19/12/2024 tarihli kararının HMK'nın 355. ve 353/1-a.6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalılar tarafından yatırılan 66.556,68 TL harçtan mahsubu ile bakiye 65.941,28 TL harcın talep halinde davalılara İADESİNE,6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/11/2025