Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/659 E. 2025/703 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/659
Karar No
2025/703
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1308 KARAR NO : 2025/1403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/07/2025 NUMARASI : 2025/659 E. 2025/703 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 13.10.2025 İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.07.2025 tarih 2025/659 E. 2025/703 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...'in kullandıkları araçlar arasında 03.04.2025 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, araçlarında değer kaybı zararınını oluştuğunu, bu nedenle kusurlu tarafın zmms sigortacısı olan davalı sigorta şirketine zarar tazmini için başvuru yaptıklarını ancak zararın ödenmediğini ileri sürerek, değer kaybı ve ikame araç bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece tensiple birlikte, davalı gerçek kişi şahıs hakkında açılan dava tefrik edildikten sonra eldeki davanın 6235 Sayılı Arabuluculuk Kanununun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olmasına rağmen arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın dava açılmış olması nedeniyle davalıya karşı açılan davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, 2918 Sayılı KTK'nın 97 maddesinde belirtilen başvuruya ilişkin zorunlu dava şartı yerine getirilmiş olduğundan işbu davada arabuluculuk zorunlu dava şartının aranmadığını, taraflarınca davalı sigorta şirketine KTK'nın 97 maddesi gereğince başvuru yapılmış olup, zorunlu dava şartının yerine getirildiğini, Yargıtay 4 HD'nin 08.05.2024 tarih 2023/12689 E. 2024/4378 K. Sayılı ilamı gereğince arabuluculuk şartı aranmayacağını, buna rağmen taraflarınca davadan önce arabuluculuğa başvurularak başvurularının anlaşmama olarak sonuçlandırıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan zarar nedeniyle değer kaybı ve ikame araç bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır. Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, davacı taraf vekili davadan önce davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı KTK'nın 97 maddesinde belirtilen başvuruda bulundukları ve bu nedenle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ileri sürülerek istinaf isteminde bulunulmuştur. Mahkemece anılan bu hususta davacı tarafın davalı sigorta şirketinden KTK 97 maddesi kapsamında başvuruda bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve eğer başvuruda bulunulmuş ise ayrıca bundan sonra arabuluculuk kanunu kapsamında zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerekmediği gözetilerek bir sonuca varılması gerekmekte iken yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.07.2025 tarih 2025/659 E. 2025/703 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13.10.2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/659, K. 2025/703, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-659-e-2025-703-k-ada021c650fa