Bölge Adliye Mahkemesi · Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/585 E. 2025/587 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/585
Karar No
2025/587
Karar Tarihi

T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/585 KARAR NO : 2025/587

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : ..... ARA KARAR TARİHİ : 26.02.2025

DAVACI : VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15.05.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15.05.2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, ....... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 30.04.2025 tarih, ...... Esas ve ....... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın Dairemize gelerek 2025/585 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 10.02.2025 tarihli dava dilekçesinde; davacı müvekkili teşekkülünün İktisadi Devlet Teşekkülü olması nedeniyle 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa tabii olduğunu ve ana faaliyeti dışında kalan faaliyetleri ihale yolu ile üçüncü şahıslara yaptırdığını,davacı müvekkili teşekkülün ..... İşletme Müdürlüğünün 3 yıllık güvenlik hizmeti işi ihale yoluyla ..... Şirketine verildiğini, 12/11/2020 tarihinde başlayan hizmet alım sözleşmesinin 31.01.2024 tarihli son faturanın ödemesi Şubat 2024 ayında yapılarak sona erdiğini, ilgili şirkete tüm hakedişleri ödendiğini ..... Şirketinin davacı müvekkili teşekkülünden hiçbir alacağı kalmadığını, davalı şirkete yapılan ödemelere ilişkin belgeler ve fatura dökümlerinin ekte sunulduğunu, ..... Şirketi ile yapılan sözleşmenin sona ermesi sonrası İşletme Müdürlüğünün güvenlik işleri .....'ne verildiğini, ... İşletme Müdürlüğü tarafından, davacı müvekkili teşekkül ..... Şubesindeki ....... no'lu hesaptan ......'ne yapılacak 473.176,76 TL Eylül ayı hakediş ödemesi sehven .....'nin .... Şubesi .... Nolu hesabına gönderildiğini, İşletme Müdürlüğü tarafından sehven yatırılan miktarın iadesinin yazılı ve sözlü olarak talep edildiğini ancak ..... Şirketi tarafından söz konusu 473.176,76 TL miktarın davacı tarafa ödenmeyeceği şifahi olarak iletildiğini, yapılan .... Arabuluculuk Bürosu .... numaralı arabuluculuk başvurusunda da davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, davacı müvekkili teşekkül tarafından davalı karşı taraf .....'nin hesabına sehven gönderilen meblağın iadesi gerekmekte olduğunu,iade etmesi gereken 473.176,76 TL meblağı iade etmediği belirtilen ....'nin söz konusu miktarı banka hesabından çekmesinin davacı müvekkili teşekkül açısından geriye dönüşü mümkün olmayan mağduriyetler oluşturacağını ve kamu zararına neden olacağını, bu sebeplerle Mahkememizden öncelikle ......'nin banka hesaplarına sehven yatırılan 473.176,76 TL meblağ kadar teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını'' talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 26.02.2025 TARİHLİ ARA KARARI: Mahkemece; İİK.257 vd. Maddelere göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ile vadesi gelmemiş olsa da 257/2. Maddede düzenlenen hallerde vadesi gelmemiş alacaklar yönünden, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer hakları üzerinde ihtiyati haciz isteminde bulunabileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağını ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermesi gerektiği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispat kanaatinin oluşması gerektiği, sebepsiz zenginleşme iddiasının varlığının tespiti için yargılama yapılması gerektiğinden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin sunduğu belgelerin ihtiyati haciz kararı için ispata yeterli olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, 473.176,76 TL tutarındaki ödemenin sehven yapıldığını, dava sürecinin uzamasının müvekkiline zarar vereceğini iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla birlikte, kamu düzenine aykırılık halleri bu hükmün istisnasıdır ve bölge adliye mahkemesince resen gözetilmesi gerekir. Somut uyuşmazlığın dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanan alacak olarak nitelendirilmesi ve dosyanın mevcut aşaması dikkate alındığında hukuki nitelendirilmesinin yargılama sonrasında belirleneceği dikkate alınarak; dairemizce uyuşmazlık konusunun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi uygun görülmüştür. Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin mahkemece verilen red kararına itiraz ile ihtiyati haciz tesisi talebine ilişkindir. İhtiyati haciz İcra ve İflas Kanunu (İİK) 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz, HMK 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur.Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyati haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El kitabı, ) Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı, ihtiyati haciz için gerekli "yaklaşık ispat" şartının da gerçekleşmesi durumunda başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK’nun 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati haciz şartları 257. Maddede, 258. Maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. Maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde “Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri ( m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.” denilmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek dellilerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa, ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Uyuşmazlığın,davalı uhdesine sehven yatırıldığı iddia olunan paranın iadesine ilişkin alacak taleplerine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olduğu, talebin yerinde olup olmadığının ancak yapılacak yargılama sonucunda toplanacak olan taraf delilerinin değerlendirilmesi neticesinde ortaya çıkacağı gözetildiğinde mevcut hali ile İİK'nun 257. maddesindeki koşulların gerçekleştiğinin söylenemeyeceği, buna göre dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında bu aşamada mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı ve özellikle yargılama aşamasında İİK'nın 257 vd. maddelerindeki şartların sağlanması ve talep halinde her zaman mahkemece değerlendirme yapılıp bu konuda yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde yeniden bir karar verilebileceği anlaşılmakla, mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- .....Asliye Ticaret Mahkemesinin.... Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 26.02.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Kararın taraflara tebliği işlemlerinin, varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15.05.2025

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

Atıf: Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/585, K. 2025/587, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/tekirdag-bolge-adliye-mahkemesi-3-hukuk-dairesi-2025-585-e-2025-587-k-a96540bd62ad