Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2025/583 E. 2025/648 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/583
Karar No
2025/648
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/583

KARAR NO: 2025/648

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/03/2025 (Ara Karar)

NUMARASI: 2024/751 Esas (Derdest)

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2025

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, aralarındaki borç ilişkisine ilişkin cari hesap bulunduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemeyince İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlunun mallarını kaçırma ihtimalinin yüksek olması sebebiyle borçlunun malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hâkime geniş bir takdir alanı bırakmış ise de, Hâkim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtiyati haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşıkta olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir. İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir. Bu itibarla yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediği gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtayiti haciz isteminin bu aşamada reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nın 257.maddesi uyarınca Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğini, aynı hükmün devamında ise Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyati haciz istenebileceğini, işbu sebeple Davalı/Borçlunun borcunu ödemekten kaçınması ve her türlü iletişim çabalarına rağmen kayıtsız kalması nedeniyle Davalı tarafın Davacı Şirketin haklarını ihlal edici hileli işlemlerde bulunacağına ilişkin kuvvetli şüphe uyandırdığını, tarafların faaliyet göstermiş olduğu alanda ortak birçok iş yaptığı şirketler bulunduğunu, söz konusu bu şirketlerden Davalı tarafın ticari ilişkilerinde ve ekonomik durumunda kötüleştiği öğrenildiğini, nitekim taraflar arasında uzun süredir ticari ilişki bulunmakta olup Davalı tarafında borçlarını son zamanlarda ödememesi işbu duyumları doğrular nitelikte olduğunu dolayısıyla Borçlunun davranışları dikkate alındığında mallarını kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle, borçlunun banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Talep, cari(açık) hesaba dayalı olarak açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati haciz isteyen tarafça, cari hesap ve ticari defterlerinde görünen alacağın ödenmediğinden bahisle incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda, davacı tarafça cari hesap ekstresine dayanılmış ve her ticari işlem sonucu kesilen faturaların davalı şirket muhasebesinde kayıtlı olduğu beyan edilmiştir. Ancak, davacının cari hesap ekstresinde görünen alacağını oluşturan işlemlerin dayanağına ilişkin herhangi bir delil sunulmamış olup, bu aşamada talep edilen ihtiyati hacze ilişkin yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.15/05/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/583, K. 2025/648, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-43-hukuk-dairesi-2025-583-e-2025-648-k-65baafe5ef93