Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/558 E. 2025/755 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/558
- Karar No
- 2025/755
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/558 Esas 2025/755 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/558 KARAR NO : 2025/755
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2025 NUMARASI : 2024/770 Esas 2025/82 Karar
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2025
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi aleyhine alacak davası açtığını, yargılama aşamasında şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine taraflarına ihya davası açmak için süre verildiğini belirterek ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı sicil vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ek tasfiyeye ilişkin davacının talep sonucunu kabul ettiğini, avukatlık ücretinin 1/2'sine hükmedilmesi ile Harçlar Kanunun 22. Maddesinin uygulanması gerektiğini, tasfiye tarihinde dava mevcut değilse kusurlu olunmadığını bildirerek kabul beyanı gözetilerek karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/388 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı, yargılama sırasında davacı tarafa şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği, şirketin TSM'den terkin edilmiş olması nedeniyle Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/388 Esas sayılı dosyasında dava yönünden terkin edilen şirketin TTK'nun 547. maddesi gereğince ek tasfiye amacıyla ihyası gerektiği, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/388 Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiyeyi sağlamak üzere şirketin son temsilcisi olarak kayıtlı bulunan ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; kanunun açık hükümlerine aykırı davranıldığını, AAÜT hükümleri gereğince dava kabul edildiğinden yarı oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Harçlar Kanununun 22. maddesinin uygulanmamasının kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İlk derece mahkemesi karar başlığında davalı olarak "Ankara Ticaret Odası Başkanlığı" yer aldığı, dava dilekçesinde ise davalı olarak "Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü"nün yer aldığı, dava dilekçesinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne tebliğe çıkarıldığı, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün davaya cevap verdiği anlaşıldığından davada husumetin Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltildiği, karar başlığındaki bu hususun maddi hata niteliğinde olduğu gözetilerek Dairemiz karar başlığında doğru hasım olan Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü davalı olarak gösterilmiştir. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, terkine ilişkin ihtar ve tebligat suretleri, Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/388 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır. Ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin 21/03/2017 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tasfiyesine karar verildiği, tasfiye memurluğuna davalı ...'un atandığı, tasfiye kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, şirketin tasfiye ilanlarının 30/03/2017, 06/04/2017 ve 13/04/2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetelerinde ilan edildiği, şirketin 18/10/2017 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye kapanışına, tasfiye memurunun ibrasına, şirketin ticaret sicilinden silinmesine karar verildiği, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce 30/10/2017 tarihinde şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Nitekim 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, ihyası talep edilen şirketin 21/03/2017 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı alındığı, tasfiye memuru olarak davalı ...'un seçildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara gerekli ilanların yapıldığı ve 18/10/2017 tarihinde şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair alınan genel kurul kararının tescilinin yapıldığı, davacı tarafından ihyası istenen ... Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti. hakkında açılan alacak davası nedeniyle davacı tarafın şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ihyasının gerektiği, husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/46 Esas 2022/72 Karar sayılı 13/04/2022 tarihli kararında, Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/372 Esas sayılı dosyası ile davacı ... Belediyesi tarafından davalı Tasfiye Halinde ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi aleyhine rücuen alacak davası açıldığı, mahkemece davacı vekiline şirketin ihyası davası açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalı Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü ve davalı ... aleyhine Tasfiye Halinde ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesince Tasfiye Halinde ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin ek tasfiyesi için ihyasına ve tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına karar verildiği, kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/03/2024 tarih 2022/1974 Esas 2024/392 Karar sayılı ilamı ile davalı ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/06/2024 tarih 2024/3193 Esas 2024/4712 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilerek kararın 05/06/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda ihyası talep olunan şirket 13/11/2024 dava tarihi itibarıyla faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2019 tarih ve 2018/5801 Esas 2019/6748 Karar sayılı ilamı). Hukuki yarar ise dava şartı olup, yargılamanın başından sonuna kadar varlığını koruması gerektiği gibi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece davacının dava tarihi itibarıyla hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalı ...'un istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davalı ...'un istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, 2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2025 tarih ve 2024/770 Esas 2025/82 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-4, 355. maddeleri uyarınca kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, B)1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1.h, 115. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı sicil yargılama aşamasında vekille temsil olunmuş ise de, karara karşı istinaf başvurusu bulunmadığı gözetilerek lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-Davalı ... tarafından yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 2-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 260,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.943,10 TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.