Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/378 E. 2025/1411 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/378
Karar No
2025/1411
Karar Tarihi

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 11/07/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 24/12/2024 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11/07/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 06/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...’in sevk ve idaresindeki ...... plakalı araca, davalı ...’nin kullandığı ...... plakalı aracın 11/06/2023 tarihinde %100 kusurlu olarak çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilin aracının hasar gördüğü ve değer kaybına uğradığı, ayrıca aracın tamir süresi boyunca kullanılamaması nedeniyle müvekkilin araç mahrumiyetine uğradığı ifade edilmiştir. Kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında davalının tam kusurlu olduğu belirtilmiş, müvekkilin aracının kaza sonrası değişen parçalarının yan sanayi ürünleri olduğu ve bu durumun müvekkilin onayı olmadan gerçekleştiği vurgulanmıştır. Müvekkilin aracında kaza sebebiyle ikinci el piyasa değerinde azalma meydana geldiği ve bu değer kaybının, Yargıtay içtihatları ve hukuki dayanaklar çerçevesinde davalılardan tazmini gerektiği belirtilmiştir. Müvekkilin aracı yaklaşık iki ay tamirde kaldığından araç mahrumiyeti tazminatının da ayrıca hükmedilmesi talep edilmiştir. Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 100 TL değer kaybı ile 100 TL araç mahrumiyet tazminatının faiziyle birlikte tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili 12/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketine karşı açılan davanın zamanaşımına uğradığını, yetkisiz bir mahkemede açıldığını ve davanın reddedilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Müvekkil tarafından davacıya ve vekiline toplamda 32.580,49 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemelerin teminat kapsamında dikkate alınarak tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sigorta şirketinin yalnızca poliçe teminat limitiyle sorumlu olduğu ve yapılan ödemelerin faizleriyle birlikte tenzil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacının araç değer kaybı ve kazanç kaybı iddialarının, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığı ve bu nedenle reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi, davacının aracında kasko sigortası varsa hasar dosyasının celbi ve SBM üzerinden araştırma yapılması talep edilmiştir. Davacının ticari/temerrüt/avans faizi talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiş, davacının sebepsiz zenginleşmesini önlemek amacıyla taleplerin reddi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir. Davalı ...'nin 10/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde; davalı, davacının açtığı tazminat davasına karşı çeşitli itirazlarda bulunmuştur. İlk olarak, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek, dosyanın Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmiştir. İkinci olarak, davacının aracının sigorta şirketi tarafından orijinal şekilde onarıldığını ve bu nedenle davalıya açılan tazminat davasının hukuka aykırı olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, davacının arabuluculuk sürecini geçirdiğini belirterek, davanın ön inceleme aşamasında reddedilmesini istemiştir. Davacı tarafından aracın 2 ay tamir edilmesi konusunda itirazda bulunan davalı, bu durumun sigorta şirketlerinin prosedürlerinden kaynaklandığını, dolayısıyla aracın uzun süre tamir edilmesinin davalıyla ilgisi olmadığını ve araç kullanamama nedeniyle tazminat talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını savunmuştur. Sonuç olarak, davalı davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; " Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı ... şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü ve işleteni ile davalı ... şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile, Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 40.000,00 TL'nin Davalı ... yönünden kaza tarihi olan 11/06/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan Türk Nippon Sigorta yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 18/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 5.600,00 TL' nin, Davalı ...'den kaza tarihi olan 11/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusura ilişkin çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün SBM raporunda kusursuz olduğunu, dosyanın kusur durumunun netleşmesi ve çelişkilerin giderilmesi adına İTÜ Karayolları Kürsüsünden seçilecek olan heyete sevkinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulmuş olmasının kabul edilemeyeceğini, değer kaybına ilişkin müvekkili şirket tarafından davacının vekiline yapılan ödeme tenzil edilmeden hüküm kurulmuş olup bu hususun sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan değer kaybı bedelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her halükarda müvekkili şirketin ancak ZMMS Genel Şartlarında öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama masraf ve giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı ve araç mahrumiyet istemlerine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde verilen karar, davalı ... şirketince kusura ve hesaba yönelik olarak istinaf edilmiştir. 1-Davalının kusura itirazının incelenmesinde; Mahkemece adli trafik bilirkişisi ve hesap bilirkişisinden müşterek alınan 27.05.2024 tarihli raporda, kusur bilirkişisince, taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağı da değerlendirilerek, ...... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın 47/1-b /kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçmek) kuralını ihlal ettiğinden %100 oranında asli kusurlu olduğu, ...... plakalı otomobil sürücüsü davacı ...'in herhangi bir kural ihlali olmadığı görüşünü bildirdiği görülmüştür. Kazaya karışan araç sürücülerince düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün, kendisine yanan kırmızı ışığı fark etmeden geçtiği kabulü bulunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan kusur raporu, taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağı ve olayla uyumlu olup, davalı ... vekilinin kusura itirazı yerinde değildir. İtirazın reddi gerekmiştir. 2-Davalının araç değer kaybı hesabına itirazının incelenmesinde; Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan " zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen rapor usul ve yasaya uygundur. Davalı ... şirketince 06.11.2023 tarihinde davacı vekiline banka üzerinden yapılan 13.101,00 TL ödemenin değer kaybı tazminatı olarak ödendiği ve bu ödemenin mahsup edilmediği bildirilmiş ise de; hükme esas alınan raporda, sigorta tarafından yapılan ödemelerin değerlendirildiği, söz konusu banka dekontunda, ödeme açıklamasında, değer kaybı ödemesi olduğuna ilişkin bir açıklamada bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın reddi gerekmiştir. Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.732,40 TL harçtan peşin alınan 779,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.953,40 TL harç giderinin davalı ...'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 11/07/2025

... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/378, K. 2025/1411, T. 11.07.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-378-e-2025-1411-k-e1b5f63a4f4a