Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/356 E. 2025/1340 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/356
- Karar No
- 2025/1340
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/356 - Karar No:2025/1340 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/356 KARAR NO : 2025/1340
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2024 NUMARASI : 2019/317 E-2024/944 K
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müflis davacı şirket ile davalı arasında ... Konut ve AVM projesinin mekanik işlerinin yapımına dair eser sözleşmesi akdedildiğini, ... Konut ve AVM'nin davalı tarafından inşa edildiğini, anahtar teslimi sabit götürü fiyat usulüne göre sözleşme akdedildiğini, işin bitim tarihinin 30.12.2012 olarak belirlendiğini, ancak sözleşme süresinden 23 ay daha fazla çalışılmak zorunda kalındığını, yapılan işin bedelinin ise ortalama 2 yıl daha geç ve ancak kısmen tahsil edilebildiğini, uzayan süre içerisinde ilave genel gider maliyetleri ile birlikte mal alış fiyatlarında büyük artışlar olduğunu, ayrıca sözleşmenin ifa sürecinde davacıya yeni edimler yüklendiğini, anlaşma yapılan iş ile ifa ettirilen işin birbirinden tamamen farklı duruma getirildiğini belirterek, sözleşme süresinin bitiminden sonraki dönemde ortaya çıkan malzeme ve işçilik fiyat artışı sebebiyle uğradıkları zararın tazmini için 2013 ve 2014 yılında yapılan imalatlara bayındırlık birim fiyatları oranında fiyat farkı ödenmesi, 23 ay fazla çalışma sebebiyle ortaya çıkan şantiye ve merkez ofis ilave giderlerinin ve bu sebeple ortaya çıkan zararın davalıdan tazmin edilerek taraflarına ödenmesi hak edişlerinden yapılan 4 3 stopaj kesintilerinin faiziyle birlikte taraflarına iade edilmesi, uzayan dönem içinde taraflarına yansıtılmış olan Şantiye gideriyle ilgili fatura ve kesintilerin faiziyle birlikte taraflarına iade edilmesi karşılıklı edimlerin aynı anda ifası gözetilerek vadeli ve ileri tarihli çek verilerek yapılan hak ediş ödemelerine lehlerine ticari faiz hükmedilmesi, uzayan süre içinde yoksun kalınan kar mahrumiyetine dayalı müsbet zararın ödenmesi (Yüklenici firmanın uzayan çalışma süresi içinde bir veya iki şantiyede daha iş yapılması halinde elde edeceği kazançtan mahrumiyetine dayalı müsbet zarar) ortaya çıkan zarar sebebiyle ve Yüklenici Müvekkili Şirketin bu zarar sebebiyle iflas ettiği gözetilerek ortaya çıkan munzam zararın davalıdan alınarak taraflarına ödenmesi kapsamında taleplerinin fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile yukarda açıklanmış olan miktarı belirsiz alacaklarıından şimdilik 10.000 TL nin davalıdan alınarak taraflarına ödenmesine, lehlerine karar verilecek alacaklar için 01.04.2013 tarihinden itibaren en yüksek ticari temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili davanın tamamen ıslahını talebi ile sunulan 23.11.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının ... Konut Alış Veriş İnşaatının mekanik tesisat işlerinin davacı tarafından yapıldığını, ancak işin bedelinin ödenmediğini, 04.04.2012 tarihli sözleşmeye göre işin anahtar teslimi götürü fiyat olarak anlaşma sağlandığını, işin süresinin 31.12.2012 olarak tespit edildiğini, Bayındırlık Bakanlığı Şartnamesinin sözleşmenin eki olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 27.6. maddesine göre taraflar arasında ayrıca kesin kabul işlerinin yapılmayacağı ve ... İnşaat ile TOKİ arasında yapılacak olan kesin kabulün taraflar arasında kesin kabul olarak itibar edileceğini, TOKİ ve ... arasında kesin kabul yapıldığını, 5 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığının davacıya ihtar edilmemiş olduğunu, kesin hesabın mahkemece henüz yapılmadığını, sözleşmede 3 dairenin ... tarafından davacıya barter yolu ile satışı için de anlaşma yapıldığını, bedelin hakedişlerden yapılacak %10 kesinti ile davacıya ödendiğini, davalının gayrimenkul olarak ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, satın alınması için anlaşmaya varılan üç dairenin KDV dahil bedeli olan 3.268.905,00 TL'nin hakedişlerden kesinti yapılarak davacı tarafından davalıya tamamen ve fazlası ile ödendiği halde davalının bedelini tahsil ettiği 2 dairenin tapu devir ve teslimini yapmadığını, daire bedellerini de geri ödemediğini, taraflar arasında 31.850.000,00 TL + KDV bedelli götürü fiyatlı eser sözleşmesi imzalandığını, ayrıca davacının aynı şantiyede ek işler yaptığını, ek işlerin toplam tutarının KDV ile birlikte 3.353.652,88 TL olduğunu, davalının TOKİ'den üç kez süre uzatımı alarak işin bitim tarihini uzatmasının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle davacının zarara uğradığını belirterek davalının yapılan iş bedelini ödeme yükümlülüğünü ve ödemelerin 4- 10 unun gayrimenkul olarak ödeneceği hakkındaki yükümlülüğünü ifa etmediğini ve ayrıca davacının parasını ödediği Barter daireleri de davacıya teslim etmemiş olduğundan, davacının zararına ve iflasına sebep olduğu, bu nedenle davacının kesin hesap olarak 44.394.039,30 TL tutarında iş yaptığı hakkında tesbit hükmü verilmesini, davacının davalıda bulunan 2.316.007,93 TL barter daire alacağının, 19.11.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesini, 2.842.000 TL sözleşme dışı ek iş bedelinin 19.12.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesini, götürü fiyatlı sözleşme bakiye iş bedeli alacağından şimdilik 2.000.000 TL kısmının 19.12.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesini, galvaniz saç satış bedeli 207.000 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesini, iş bitim tarihinin davalı tarafından sonradan uzatılması nedeniyle 2013 yılı için hesaplanacak fiyat farkı ve bu bedele eşdeğer zarar alacağından şimdilik 500,000 TL kısmının 31.12.2013 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesini, iş bitim tarihinin davalı tarafından sonradan uzatılması nedeniyle 2014 yılı için hesaplanacak fiyat farkı ve bu bedele eşdeğer zarar alacağından şimdilik 250,000 TL kısmının 31.12.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesini, iş bitim tarihinin sonradan uzatılması nedeniyle uğranılan genel gider zararının davalı tarafından tazmin edilmesine karar verilerek , bu zararın şimdilik bilirkişi tarafından bir aylık zarar olarak hesaplanan 114.650,00 TL kısmının 19.11.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekil; Zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında 04.04.2012 tarihinde TOKİ ... Arsa Satış Karşılığı Gelir Paylaşım İşi - ... Projesi / Mekanik İşler Taşeron Sözleşmesi akdedildiğini, AVM'nin tüm işlerinin bitirildiğini, 2013 yılı Ekim ayında açıldığını, ofis A Blok bitiminin 2014 Şubat ayı olduğunu, 20 hakedişin kendi içinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmenin 8. maddesi gereği davalının işi 31.12.2012 tarihine kadar tamamlayarak geçici kabulü hazır hale getirme yükümlülüğünü üstlendiğini, 24.04.2012 tarihinde davalıya iş yeri teslimi yapıldığını, 23 aylık gecikmenin davacı yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi sebebi ile yaşandığını, sözleşmenin 5. maddesi gereği yüklenicinin verdiği teklifin sözleşme süresince kesin kabulün yapıldığı döneme denk sabit olduğunun kabul ettiğini, davacının davalının eylem ve işlemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiasına itibar edilemeyeceğini, hakedişlerden yapılan tüm kesintilerin usulüne uygun olduğunu, hakediş raporlarında görüleceği üzere tüm bedellerin davacı yetkilisi tarafından imza altına alındığını, davacıya çek vasıtası ile ödemeler gerçekleştirildiğini, çekleri bir nevi avans olarak kullandıklarını, davacının taahhüt ettiği işleri tam ve gereği gibi ifa etmediğini, imalatların ayıplı olması nedeniyle ilgili işleri başka firmalara yeniden yaptırdıklarını belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle usulden husumet yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacının davasının tamamen ıslahı ile verilen dava dilekçesine 18.12.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının fazladan ödenen kur farkı gibi ödemeleri talep etmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin 5. maddesinde işin bedeli hakkında düzenlemelerin yer aldığını, sözleşmenin 5.1. maddesinde sözleşme bedelinin sabit bir fiyat şeklinde belirlendiğini, birim fiyatların değiştirilemeyeceği, eskalasyon farkı ödenmeyeceğinin belirtildiğini, davalının işin gecikmesinden kaynaklı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sözleşmenin 8. maddesi gereği 31.12.2012 tarihine kadar işin tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu, yer tesliminin 24.04.2012 tarihinde yapıldığını, sözleşmenin 4/a maddesine göre; idare ile yapılan ana sözleşme ve teknik şartnamelerin mekanik sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu, davacının ana sözleşmeye riayet etmeyi bu kapsamda ilgili sözleşmeden kaynaklanan gecikmeler veya yaptırımlar sebebiyle herhangi bir hak talebinde bulunamayacağını taahhüt ettiğini, sözleşmenin 5. maddesine göre davacının fiyat farkına ilişkin zarar talep etmesinin mümkün olmadığını, çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacının taşeronlarına ciro edildiğini, davacının çekleri defterlerine işlediğini, karşılığında makbuz verdiğini, barter nedeni ile gayrimenkul kaynaklı herhangi bir alacakları bulunmadığını belirterek davanın zamanaşımı yönünden reddine, davanın usulden reddine, husumet yokluğundan reddine ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Taraflar arasında düzenlenen götürü bedelli taşeron sözleşmesi kapsamında geçici ,kesin kabul düzenlenmediği, 20 nolu 01.11.2014 tarihli hakedişin kesin hakediş olduğu davalı tarafından ileri sürülmüş ise de; hakediş üzerindeki tek imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup bu tarih itibari ile davacı şirketin iflas erteleme davası nedeniyle mahkemece davacı şirkete kayyum tayin edilerek şirket yönetiminin hertürlü karar ve işlemini geçerliliğinin kayyımın müşterek onayına tabi tutulmasına karar verilmiş olması karşısında bağlayıcılığı bulunmadığının anlaşıldığı, taşeron sözleşmenin 4. maddesinde; davalı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında imzalanan ana sözleşme ve teknik şartnamelerin, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, 27.6. maddesinde ise iş bu sözleşmenin konusu olan işin kesin kabulü için iş veren ve idarenin yaptığı kesin kabulün geçerli olacağı, idarenin işveren ile yapacağı kesin kabul ve bunun neticelerinin taşeron için tam olarak bağlayıcı olduğu, iş veren ile idare arasında yapılacak kesin kabul tarihinin iş veren ile taşeron arasındaki kesin kabulün de tarihi olarak kabul edileceği, taşeron ile yapılacak kesin kabul için taraflar arasında ayrıca başka bir belge düzenlenmesine gerek olmayacağının taraflarca kararlaştırıldığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının 06.03.2023 tarihli cevabi yazısında "İdaremiz tarafından 18.01.2010 tarihinde ihalesi yapılan 01.03.2010 tarihinde sözleşmesi imzalanan ve 09.03.2010 tarihinde yer teslimi yapılan ... ada Parsellerin Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi Yüklenici Firma ... Gayrimenkul Taah.İnş.Mak.Gıda.Tur.San. ve Tic. A.Ş.'nin taahhüdü altında tamamlanmış olup 11.09.2017 tarihinde Kesin Hakediş Raporu onaylanmıştır. " denilmekle yanlar arasındaki sözleşmenin 27.6. maddesi gereğince sözleşme konusu işin kesin kabul tarihinin 11.09.2017 olarak kabul edilmesi gerektiği, davanın tamamen ıslahı ile sunulan dava dilekçesinde talep edilen bakiye iş bedeli, sözleşme süresinin uzatılması nedeniyle fiyat farkı alacağı ile uğranılan genel gider zararları ve sözleşmenin 6. maddesine dayalı barter daire alacağı talepleri yönünden 11.09.2017 zaman aşımı başlangıç tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra 23.11.2023 tarihinde davanın tamamen ıslahı suretiyle harçlandırılmış dava dilekçesi ile işbu dava açılmış olmakla bu kalemler yönünden dava zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, davanın tamamen ıslahı ile sunulan dava dilekçesinde talep edilen bir diğer talep 207.000,00 TL galvaniz sac satım bedelinin tahsili talebi olup taşeron sözleşmesi kapsamında olmayan galvaniz sac satımına ilişkin davacı faturasının 29.03.2013 tarihinde düzenlenerek bu tarih itibari ile davalı ticari defterlerine kayıt edilmekle emtia tesliminin yapılmış olduğunu kabul etmek gerekmiş, davalı yanın zamanaşımı defi kapsamında satım sözleşmesine ilişkin 10 yıllık zamanaşımı süresinin 23.11.2023 dava tarihi itibari ile dolmuş olması karşısında bu kalem yönünden de davanın zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı, talep edilen 2.000.842,00 TL sözleşme dışı ek işler bedeli yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, yapılan bilirkişi incelemelerinde davacı taşeronun davalı yükleniciden sözleşme dışı ilave iş bedeli olarak 2.842.078,41 TL + KDV = 3.353.652,50 TL alacağının bulunduğu hesaplanmış olmakla davacının 23.11.2023 tarihli dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak bu kalem yönünden kanıtlanan davanın kabulüne iş bu davadan evvel davalı temerrüte düşürülmediğinden bu kalem alacağın 1.000,00 TL'si 27.06.2019 tarihli dava dilekçesinde talep edilmiş olmakla 1.000,00 TL'sine 27.06.2019 tarihinden 2.841.000,00 TL'sine ise 23.11.2023 ıslah ile verilen dava dilekçesi tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Davacının tespit talebinin HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Davacının sözleşme dışı ek işler bedeline yönelik talebinin kabulü ile 2.842.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine 27.06.2019 tarihinden itibaren 2.841.000,00 TL'sine 23.11.2023 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: taraflar arasında kesin hesap yapılıp onaylanmadığından iş bedeli alacağının istenebilir hale gelmediği, 5 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başlamadığı, davalı ile idare arasında yapılan kesin kabulün müvekkilinin yaptığı işte eksik ve ayıp bulunmadığını gösterdiği, taraflar arasında en son 01.11.2014 tarihli 20 numaralı hakedişin yapıldığı, bu tarihten önce veya sonra yapılan herhangi bir kesin hesap bulunmadığı, 20 numaralı hakedişin kesin hesap hakedişi olmadığı, Bayındırlık Şartnamesindeki sıralamaya göre önce işin geçici kabulünün yapılması gerektiği, geçici kabulden sonra kesin hakediş raporunun düzenlenmesine esas olacak kesin metraj ve hesapların tamamlanmasına başlanacağı, davalı ile kesin hesapta anlaşmaya varılamadığından dava açıldığı, mahkemece müvekkilinin 2.842.000 TL sözleşme dışı ek iş alacağının kabul edildiğini, ancak faiz başlangıcının hatalı tespit edildiğini, hüküm altına alınan bedel için 19.12.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, Yapım İşleri Genel Şartnamesinde kesin hesapların ve kesin kabul tutanağının idarece onaylanmasından sonra, bunlara ilişkin onay tarihlerinin sonuncusundan başlamak üzere en çok otuz gün içinde, idarece onaylanmış kesin hesaplara dayalı olarak kesin hakediş raporu düzenleneceği, taraflar arasındaki ihtilafın niteliği gereği kesin hesabın mahkemece çıkarılması gerektiğini, bedeli ödenmiş olan barter dairelerin teslim edilmemesinin taşınmazın aynıyla ilgili olduğundan bu alacak kalemi için zamanaşımının 10 yıl olduğunu, mahkemece yapılan müvekkilinin davalıda bulunan galvaniz saç bedeli alacağının zamanaşımına uğradığı yönünde yapılan tespitte isabet bulunmadığını, müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: taraflar arasında akdedilen 04.04.2012 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından sözleşme bedeli ve sözleşmenin devamı niteliğindeki zeyilnamelerin hatalı değerlendirildiğini, sözleşme bedelinin 31.850.000,00 TL olduğunu, 04.10.2012 tarihli zeyilname ile sözleşme bedelinin 28.470.574,97 TL olarak belirlendiğini, zeyilname ile bedelin düşürülme sebebinin sözleşme kapsamında davacı tarafından tedarik edilmesi gereken ürünlerin müvekkilince tedarik edilmesi olduğunu, mahkemece zeyilnamelerin geçerliliği hususunda eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, sözleşme dışı ek işler bedelinin müvekkili tarafından davacıya parça parça ödendiğini, ödenmediğine yönelik tespiti kabul etmediklerini, sözleşmeye bağlı olduğu ve sözleşme kapsamında yer aldığı için bu kısmın da zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, 2.842.000,00 TL sözleşme dışı ek işler bedelinin tek kalemden ibaret olmadığını, her bir kalemin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, ilgili bedelin 01.10.2012 - 01.11.2014 tarihleri arasındaki hakediş raporlarında yer aldığını, 01.11.2014 tarihli ve 20 numaralı hakedişin kesin hakediş olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı şirketin süreç içerisinde iflas ettiğine, kayyım atandığına dair müvekkiline bildirim yapılmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının yeterli incelemeye dayanmadığını, davacı defterlerinde davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, davacının müvekkilinden hiçbir alacağının olmadığını, üstelik borçlu olmasına rağmen cari hesabın gider kalemi yazılmak suretiyle müvekkilince kapatıldığının ortaya koyulduğunu, mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine aykırı olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan kesin hesabın tespiti ve alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 19.03.2025 tarih ve 2025/276 Esas- 2025/315 Karar sayılı geri çevirme kararı gereğince davalının yatırması gereken istinaf karar harcının verilen süre içerisinde yatırılmış , dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı yüklenici tarafından taraflar arasındaki sözleşme kapsamından bakiye işler, sözleşme dışı işler ve davalıdan kaynaklanan sebeplerle oluşan zarara ilişkin alacak talebinde bulunulmuş, bu nedenle ayrıca tespit talebinde bulunulmasında hukuki yararın oluşmadığının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan istinaf nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarıyla 20 nolu hakedişte sözleşme dışı işler bedeli 2.842.078,92 TL olarak belirtildiği, taraflarca da bu bedele açıkça karşı çıkılmadığı görülmekle sözleşme dışı işler bedelinin 2.842.078,92 TL olarak kabulünde dosya kapsamına aykırılık bulunmamakta ise de, hakedişler ve davalının bilirkişi raporlarına itirazları birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu sözleşme kapsamında düzenlenen hakedişlerde sözleşme dışı işlerin de yer aldığı bir sonraki hakedişin önceki hakedişte yer alan sözleşme dışı işlere ilişkin bedeli de kapsayacak şekilde kümülatif olarak düzenlendiği, davalı tarafça da hakedişte yer alan bedellerin ödendiği iddia edilmiştir. Mahkemesince davada talep edilen sözleşme dışı işler bedelleriyle davalının ödeme iddialarını da karşılar şekilde denetlenebilir nitelikte ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davada talep edilen bedel, kabul ve reddedilen miktarlar dikkate alınarak, taraflar yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, tarafların diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüyle eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yukarıda belirtilen ilkelere uygun olarak yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerektiği kanaatine varılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/12/2024 tarih ve 2019/317 E -2024/944 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan 48.535,00 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile tarafların yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 30.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır