Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2025/322 E. 2025/620 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/322
- Karar No
- 2025/620
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/322 - 2025/620 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/322 KARAR NO : 2025/620 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2021 NUMARASI : 2020/172 E. - 2021/186 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük
Dairemizce verilen 19/10/2023 tarih ve 2021/1421 Esas, 2023/1266 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2024 tarih ve 2024/557 Esas, 2024/8632 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, davalı şirketin başvurusuna konu markanın müvekkillerinin markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, buna rağmen müvekkillerinin bu marka başvurusuna yönelik itirazlarının reddedildiğini, müvekkili ...’un 1980’den beri ... markasıyla tuz ürettiğini, halka açık bir şirket olduğunu, 1500 ortağı bulunduğunu, müvekkili ...’ın ise hayvan yemi, ... ve kimya sektöründe tanınmış olduğunu, markalar arasında sadece 1 harfin farklı olduğunu, emsal yargı ve EUIPO kararları bulunduğunu, sınıfların da aynı olduğunu, öte yandan ... markasının tanınmış marka olduğunu ve başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunu, haksız rekabet oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket temsilcisi, müvekkilin çok uluslu bir şirket olduğunu, ihracat yapan ilk 100 firmada olduğunu, gofret ve bisküvi gibi paketli ürünler ürettiğini, ...’nın Rusça'da AHUDUDU anlamına geldiğini, aynı zamanda İskandinav kökenli kadın adı olduğunu, markaların benzer olmadığını ve karıştırılmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında dava konusu 2019/27022 sayılı markanın kapsamında yer alan 29, 30, 31, 32. Sınıftaki tüm mallar ile 35. Sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. Sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, taraf markaları arasında bu mallar/hizmetlerde SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulu oluştuğundan aksi yöndeki YİDK kararının hatalı olduğu, bu nedenle bilirkişi raporunun aksi görüşüne itibar edilmediği, bunun dışında kalanlar açısından ise, iltibas oluşmadığı, davalının marka başvurusu hakkında SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekesi ile davanın kısmen kabulüne, 2020-M-2370 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/27022 sayılı markanın kapsamında yer alan 29, 30, 31, 32. Sınıftaki tüm mallar ile 35. Sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. Sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' yönünden iptaline, markanın bu mallar ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 43. Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden de YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekiğini, davalı şirket adına tescil edilen 2019/27022 sayılı “...” ibareli markanın, önceden müvekkili şirketler adına tescilli bulunan “...” ibareli markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu edilen 2019/27022 sayılı “...” ibareli marka, kapsamındaki 43. Sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” ile de müvekkillerinden ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait 2001/02751 sayılı marka kapsamında yer alan 30. sınıf mallarla ilişkili olduğunu, zira, müvekkilinin markalarının kapsamındaki 30. sınıfta yer alan gıda ürünleri tüketime hazır yiyecek ve içecek niteliğindeki ürünler mevcut olup, dava konusu marka kapsamındaki 43. sınıftaki yiyecek ve içecek temini hizmetleri de tüketime hazır ürünlerin (malların) tüketiciye sunumuna ilişkin olmasına bağlı olarak ilişkilendirme ihtimali olduğunu, anılan mal ve hizmetler arasında doğrudan bir benzerlik ilişkisi bulunduğunu, bu yönde emsal kararlar olduğunu, müvekkili şirketlere ait “...” markasını içeren sofra tuzu ürününün büyük küçük fark etmeden, tüm Türkiye genelinde bütün marketlerde satıldığını, sektöründe ulusal ve uluslararası alanda tanınmış bir marka olduğunu, uzman görüşü raporunda da “...” markaların uzun yıllar boyunca gösterilen yoğun emek, çaba ve yaptıkları yatırım sonrası Türkiye ve dünya çapında, sektörde tanınan bir marka hale getirildiğini, davalının görsel ve işitsel olarak ayırtedilmeyecek kadar benzer olan, iltibas yaratacak “...” ibaresini müvekkili şirketlerin tescilli markası ile aynı sektörde, aynı sınıfta yer alan aynı ürünler ile ilgili olarak tescil ettirmek istemesinin kötüniyetli ve hakkaniyete aykırı olduğunu, huzurdaki davanın müvekkili olan iki ayrı davacısı bulunmakta olup, davanın kabulü ile her bir davacı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu marka başvurusu ile davacı adına kayıtlı itiraza mesnet markaların incelemesinde davacı markalarında "..." ibaresi esas unsur olarak ön plandayken davalı markası "..." şeklinde düzenlendiğini, alanında uzman heyetten alınan 07/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda da taraf markaları arasında SMK m. 6/1 anlamında iltibas tehlikesi koşulunun oluşmadığı yönünde tespite yer verildiğini, ortalama tüketici nezdinde davaya konu markanın “...” ibaresi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı markalarıyla SMK m. 6/1 kapsamında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmayıp karıştırılma tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizce, davalının başvurusuna konu "..." ibaresi ile davacıların itirazlarına mesnet gösterdiği, "..." markaları arasında, markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira, markaların görsel ve anlamsal açıdan farklı olmalarının yanı sıra, genel izlenim ve bütünsel imaj bakımından da farklı oldukları, her ne kadar markalar arasında tek harf farklı bulunmaktaysa da, markaların görsel ve anlamsal kompozisyonlarının markaları yeterli düzeyde farklılaştırıp birbirlerinden uzaklaştırdığı, diğer yandan başvuru konusu işareti oluşturan kelimenin ilk harfinin "M" ile başlaması ve markanın söylenmesi sırasında "M" harfine yapılan vurgu nedeniyle davacıların markaları ile dava konusu işareti tamamen farklılaştırdığı, markalar arasında belirgin biçimde farklılık bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacıların itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı anlaşılmış olup, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı, davalı Şirket tarafından dosya kapsamında bir istinaf bulunmadığı için, hükümsüzlük davası yönünden bir davacılar aleyhine bir inceleme yapılamamış, İlk Derece Mahkemesince bu yöne ilişkin verilen hükmün korunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, YİDK iptaline ilişkin davanın reddine, hükümsüzlük davasının kısmen kabulü ile 2019/27022 sayılı markanın kapsamında yer alan 29, 30, 31, 32. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 04/12/2024 TARİH VE 2024/557 ESAS, 2024/8632 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; davalı şirketin ''...'' ibareli başvurusunun 29, 30, 31, 32, 33, 35 ve 43. sınıflarda olup davacının "..." ibareli markasının ise 29, 30, 31 ve 32. sınıflarda tescilli olduğu, taraf markaları arasında sınıf benzerliğinin bulunduğu, markaların görsel, sescil ve anlamsal benzerliği incelendiğinde ise, 29, 30, 31, 32. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu, bu haliyle 6769 sayılı Kanun'un 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğunun anlaşılmış olmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesince YİDK kararının iptali talebinin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/12/2024 Tarih, 2024/557 Esas ve 2024/8632 Karar sayılı bozma ilamına ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamında bulunan deliller ile uyulan bozma ilamına göre, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıların "..." ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıların tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmıştır. Bu itibarla davalı şirketin ''...'' ibareli başvurusunun 29, 30, 31, 32, 33, 35 ve 43. sınıflarda olup davacının "..." ibareli markasının ise 29, 30, 31 ve 32. sınıflarda tescilli olduğu, taraf markaları arasında sınıf benzerliğinin bulunduğu, markaların görsel, sescil ve anlamsal benzerliği incelendiğinde ise, 29, 30, 31, 32. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu, bu haliyle 6769 sayılı Kanun'un 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğunun anlaşılmış olmasına göre davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Dava konusu Türk Patent ve Marka Kurumunun 2020-M-2370 sayılı YİDK Kararının dava konusu edilen 2019/27022 sayılı markanın kapsamında yer alan 29,30,31,32. Sınıftaki tüm mallar ile 35. Sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. Sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' yönünden İPTALİNE, markanın bu mallar ve hizmetler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı ... AŞ. tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.050,00-TL bilirkişi ücreti, 156,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 124,00-TL tebligat ve posta gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.330,20 TL temyiz yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 2.822,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 1.411,40 TL'ye 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı eklenerek oluşan 1.520,20 TL'nin davalılardan tahsili ile davacı ... AŞ.'ye verilmesine, 7-Davacı ... ... AŞ. tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.050,00-TL bilirkişi ücreti, ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 140,00-TL posta gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.330,20 TL temyiz yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 2.682,30-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 1.341,15 TL'ye davalılardan tahsili ile davacı ... ... AŞ.'ye verilmesine, 8-Davalı ... tarafından temyiz aşamasında yapılan 32,50-TL tebligat ve posta masrafı ve 162,10 istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 194,60 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 97,30 TL'nin davacılardan tahsili ile davalı ... verilmesine, 9-Davalı Şirket tarafından istinaf aşamasında yatırılan 162,10 istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 81,05 TL'nin davacılardan tahsili ile davalı Şirkete verilmesine, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 59,30'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğine ve talebi halinde davacılara ayrı ayrı iadesine, 12-Davacılar kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 13-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı yapılan açık yargılama sonucunda 26/03/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/04/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.