Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2913 E. 2026/910 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2913
- Karar No
- 2026/910
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2913
KARAR NO : 2026/910
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/06/2025
NUMARASI : 2023/289 E - 2025/655 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit-İstirdat
KARAR TARİHİ: 02/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tekstil işiyle uğraştığını, kabul anlamına gelmemek şartıyla müvekkili şirketin elektrik faturası ödememek için profesyonel şekilde sayaca ve ekipmanlarına müdahale edildiği iddiası ile kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle davalı tarafından kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlendiğini, bunun üzerine toplam 778.707,67-TL'lik 2 adet borç tahakkuk ettirildiğini, bu borcu müvekkilinin icra takibi başlatıldığında öğrendiğini, takibe itiraz edildiğini, davalı tarafından herhangi bir itirazın iptali davasının ikame edilmediğini, davalı tarafça herhangi bir ihtarname gönderilmeden söz konusu borcun tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımının tespit edildiğine dair herhangi bir bilgisinin dahi olmadığını, tespit tutanağının alt kısmında da belirtildiği üzere 3 nüsha olarak düzenleneceği ve bir nüshasında ilgiliye teslim edileceği belirtilmesine rağmen sadece davalı şirket personellerince düzenlenen tutanağın mevcut olduğunu, müvekkilinin yüksek miktarda elektrik faturalarını düzenli olarak ödediğini, Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile müvekkili şirkete hacze gelindiğini, müvekkilinin haciz baskısı altında işlerini yürütebilmek ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla makinelerinin haczedilmesi endişesi ile davalı tarafa haczin uygulanmaması amacıyla 4 adet toplam 1.228.867,82-TL'lik bono verdiğini, dava tarihine kadar müvekkilinin vadesi gelen tüm bonoları ödediğini, bu sebeplerle müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan 4 adet bononun teminatsız veya mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında ve işbu dava dosyası kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar ödenmesini engeller mahiyette ve icra takibinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığının tespitini, 2 adet toplam bedeli 778.707,67-TL olan faturaların iptalini, müvekkilinin davalı şirket lehine keşide ettiği toplam 1.228.867,82-TL bonolar karşılığında davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, dava konusu bonoların iptalini, davalı tarafa müvekkili tarafından yapılmış olan 586.503,66-TL'nin dava sonucunda ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadını, mahkeme ihtiyati tedbir vermez ise toplam 1.228.867,82-TL'nin dava sonucunda ticari faizi ile birlikte davalı taraftan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturaların usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiğini, davacının bonoların icra dosyası kapsamında verildiği iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kamu zararına sebebiyet verdiğini, davanın müvekkili şirketi zarar sokmak amacıyla ikame edildiğini, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, gerçeklerle bağdaşmadığını, bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme;
"1- Davacının kaçak elektrik kullanmadığının tespiti istemiyle toplam 778.707,67-TL tutarlı iki faturanın iptali istemiyle açtığı davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından davalı lehine keşide edilen toplam 1.228.867,82-TL tutarlı 4 adet bono kapsamında davacının menfi tespit ve istirdat isteminin REDDİNE" karar vermiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine İstanbul 23 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 11/08/2021 tarihli 268.394,40 TL ve 11/08/2021 tarihli 510.313,27 TL toplam 778.707,67 TL lık tutar için sayaca ve ekipmanlarına müdahale edildiği iddiası ile icra takibi başlatıldığı, müvekkilinin haciz baskısı altında , İstanbul 23 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya hesabına göre toplam 1.228,867,82 TL ödemek zorunda bırakıldığını, Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasında 02/01/2023 tarihli haciz tutanakları bu durumun sabit olduğunu,çelişkili bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, dosyada alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporu, davacı tarafından kasten kaçak elektrik kullanıldığına dair kesin veri bulunmadığını, sayaçta eksik tüketim kaydı olduğunu ve bunun ilk bağlantıdaki hatalı işlemden kaynaklanabileceğini açıkça belirtmesine rağmen mahkemenin bu rapora itibar etmediğini,çelişkili raporlar arasındaki farklılık giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,16/02/2024 tarihli bilirkişi raporu, 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ve 16/04/2025 tarihli bilirkişi raporlarında açıkça çelişkiler bulunduğunu,mahkeme üçüncü rapora itibar etmiş, davacı müvekkilinin “kaçak kullanım” yaptığı sonucuna ulaşmış, davalı kurumun düzenlediği 778.707,67 TL’lik tahakkuku yerinde bulmuş ve davacı müvekkiliin “borçlu olmadığının tespiti” talebini reddettiğini,kaçak kullanım gibi ağır sonuç doğuran bir iddianın, kesin delille ispat edilmesi gerektiğini,kaçak elektrik kullanımı ağır yaptırımlara yol açan bir fiildir ve kesin delillerle ispat edilmesi gerekirken, dosyada kaçak kullanıma ilişkin video kaydı, mühür fekki tespiti veya davacının kastını gösteren somut delil bulunmadığını,salt eksik tüketim kaydının kasıtlı kaçak kullanımın ispatı için yeterli olmadığını, mahkemenin sayaç mühürleme tutanağının dosyada olmamasını “sonuca etkili değil” olarak değerlendirdiğini,oysa sayaç mühürleme ve teslim prosedürünün kullanıcıya sorumluluk yüklenmesinin temel dayanağı olduğunu,bu tutanak olmaksızın davacının sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu,EPDK mevzuatı uyarınca sayaç arızası veya hatalı bağlantı nedeniyle eksik tüketim ile kasten yapılan kaçak kullanımın farklı olduğunu,bilirkişi raporunda eksik tüketim olgusu açıkça tespit edilmesine rağmen mahkeme bunu doğrudan kaçak kullanım kabul ettiğinden bu durumun hem mevzuata hem hakkaniyete aykırı olduğunu,davalı kurumca düzenlenen 778.707,67 TL’lik tahakkukun gerçek tüketimle bağdaşmadığı, fahiş ve orantısız olduğunu,bilirkişi raporları arasındaki farklılığın da bu hususu gösterdiğini,hakkaniyet ilkesi gereği bu bedelin davacıya yüklenmesi mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde,davacı istinafının reddini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;
Dava, kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
Kaçak kullanım iddiasına dayalı olarak 2 fatura tahakkuku yapıldığı ve bu faturalar nedeniyle ihtiyati haciz nedeniyle bu kez borcu karşılar şekilde davacı tarafça toplam 1.228.867,82-TL tutarlı 4 adet bono verildiği,bu bonolarında yargılama sırasında ödendiği davacı tarafça bildirilmiştir.
Yargılama aşamamasında ilk alınan 16/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" .. Davalı kurum tarafından 02/08/2021 tarihinde yapılan denetim sırasında davacıya ait sayacın müdahale ile kayıt yapmaz hale getirildiğinin tespit edilmiş olduğu, bunun üzerine davalı görevlileri tarafından kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği, ilgili tutanak kapsamında 11/08/2021 tarihinde kaçak kullanım tahakkuku olarak 268.394,40-TL ve kaçak kullanım ek tahakkuku olarak 510.313,27-TL olmak üzere toplam 778.707,67-TL tutarında borç tahakkuku yapıldığı, sayaç demant değerlerine bakıldığında ilgili sayaçta faz bağlantılarına yapılan müdahale sebebiyle kayıt sisteminin düzgün çalışmadığı, sayacın hemen hemen hiç kayıt yapmadığının sabit olduğu, davalı kurum tarafından kaçak ve kaçak ek tahakkuklarına ilişkin işlemlerin EPDK ve ...
elektrik tarifeleriyle örtüştüğü" belirtilmiştir.
İtiraz sonrası alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Dosya kapsamında kaçak elektrik kullanımına ilişkin video kaydına rastlanılmadığı, davacı tarafından davalı şirkete verildiği beyan edilen 4 adet bononun icra dosyası kapsamında borcun ödenmesi için verildiğine dair yeterli kanıta rastlanılmadığı, tutanak döneminde davacıya ait sayacın eksik tüketim kaydettiği hususunun sabit olduğu, bu durumun sayacın ilk bağlantı esnasında kaçak olduğu iddia edilen bağlantının hatalı şekilde yapılmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdiği, sonuç olarak kasıtlı olarak kaçak elektrik kullanma fiilinin gerçekleştirildiğine dair kesin veri bulunmadığı, daha ziyade sayacın davacının kusuru dışında eksik tüketim kaydettiği dönem için davacının eksik tüketim bedelinden sorumlu tutulabileceği,davacının 383.392,32 TL menfi tespit talebinde bulunabileceği " belirlenmiştir.
Raporlar arası çelişkini giderilmesi yönünden keşfen alınan 16/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda ise; " Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 3.maddesi hükümlerine uygun olarak yasal olarak tesis edilmiş elektrik sayacının sorumluluğunun kullanıcıda olduğu, sayaç ve devresinin mühürsüz olması durumundan davacının sorumlu olduğu, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 44.maddesi uyarınca kurulu güç hesaplamasında demant gücünün kullanılması hakkında bir hüküm olmadığından davalı tarafından dosyaya sunulan uzman görüşündeki beyanların yerinde olmadığı, sonuç olarak davalının 492.021,49-TL enerji alacağı, 13.907,81-TL gecikme faizi ve 2.503,41-TL KDV olmak üzere toplam 508.432,70-TL alacağının olduğu" hesaplanmıştır.
Mahkemece 2.rapor dışında ilk ve en son alınan bilirkişi raporundaki tespitler açısından davacının tüketiminin sayaca müdahale edilerek kaçak kullanım olduğu şeklinde kabul edilmiş isede, ilk ve son bilirkişi raporlarındaki kaçak tahakkuk alacağı ve verildiği ileri sürülen 4 adet bono toplamı 1.228.867,82 TL kapsamında davacıdan fazladan tahsilat yapılıp yapılmadığı konusunda birbirini teyit eden hesaplama raporuna rastlanmadığı,alınan tüm raporlarda davalı alacağının farklı hesaplandığı,hatta mahkeme gerekçesinde,alınan bonoların da borcu karşılamaya yönelik alındığı hususunun belirtildiği görülmüştür.
Bu doğrultuda alınan 3 rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde başka 3 elektrik mühendisi bilirkişiden oluşacak yeni bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınarak , davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı hususu yanında varsa borçlu olduğu ve borçlu olmadığı tutar ve istirdata konu tutar yanında ayrıca alınan ve tahsil edilen davaya konu edilen 1.228.867,82 TL tutarlı 4 adet bono yönünden de istirdata konu tutarın hesaplanıp bildirilmesinin istenmesi gerektiğinden,çelişki raporlar doğrultusunda verilen kararın eksik incelemeye dayandığı anlaşılmıştır.
Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.
Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak,belirtilen hususlarda yargılamaya devam edilerek karar verilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,
Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/04/2026