Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2425 E. 2026/918 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2425
- Karar No
- 2026/918
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2425
KARAR NO : 2026/918
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/05/2025
NUMARASI : 2024/54 E - 2025/430 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 02/04/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı ... A.Ş.nden ... kurumsal müşteri numarası ile hizmet aldığını, Davalı ... Şirket bayisi ...Ltd. Şti. çalışanı ...'ın müvekkili şirketin kullanmış olduğu hatlarla ilgili Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesinin güncellenmesi gerektiğini ilettiğini, Kurumsal Abonelik Sözleşmesinin güncellenmesi adı altında bilgisi dışında ... numaralı 16 adet hat açıldığını, 19.06.2023 tarihli Kurumsal Abonelik Tip Sözleşmesi ve eklerinde müvekkili şirket adına atılan imzaların da sahte olduğunun tespit edildiğini, ....Ltd.Şti. ile yapılan görüşmelerde ...'ın kendilerini ve birçok kişiyi dolandırdığı ve müvekkili şirketten almış olduğu modemleri de üçüncü kişilere satarak haksız menfaat temin ettiği bildirildiğini, bunun üzerine müvekkil şirketçe gerek ... ve gerekse de .... Ltd. Şti. hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/53609 soruşturma numarası ile Özel Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketin kullanımında olmayan ve kurumsal abonelik sözleşmelerindeki imzaların müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilen iş bu 16 hattın da içinde bulunduğu ... numaralı, 20.09.2023 düzenleme tarihli ve 39.299,46 TL bedelli, ... numaralı, 20.07.2023 düzenleme tarihli ve 7.372,50 TL bedelli ... numaralı, 20.08.2023 düzenleme tarihli ve 6.756,40 TL bedelli üç adet fatura tanzim edildiğini, Öncelikle anılan hatlara itiraz edilerek diğer kullanımda olan hat bedellerinin ...'e 23.10.2023 tarihinde ödendiğini, Ancak fatura bedelleri eksik ödendiği için davalı ... in müvekkil şirketin kullanımında olan hatları da kapattığını, eğitim alanında çalışan şirketin işlerinin aksamaması için, müvekkili şirket kabul etmemesine rağmen anılan 16 adet fatura bedelini de 03.11.2023 tarihinde ödediğini, müvekkili şirket kullanımında olmayan 16 adet hat için haksız şekilde davalı şirkete ödenen bedellerin hesaplanması ve tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdiini talep ettiğini, davalı şirket tarafından haksız ve mesnetsiz olarak tahsil edilen 41.971,86 TLnin ödeme tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, abonelere ve iş bu davada belirtilen hatlar bazında da davacıya hat satışı ve bu hatların kullanıma açılması müvekkil şirketten ayrı tüzel/gerçek kişilerce yapıldığını, dava dilekçesinde bahsi geçen hatların açılışı da müvekkili şirket tarafından yapıldığı eksik ödendiği için davalı ... in müvekkil şirketin kullanımında olan hatları da kapattığını, eğitim alanında çalışan şirketin işlerinin aksamaması için, müvekkili şirket kabul etmemesine rağmen anılan 16 adet fatura bedelini de 03.11.2023 tarihinde ödediğini, müvekkili şirket kullanımında olmayan 16 adet hat için haksız şekilde davalı şirkete ödenen bedellerin hesaplanması ve tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdiini talep ettiğini, davalı şirket tarafından haksız ve mesnetsiz olarak tahsil edilen 41.971,86 TLnin ödeme tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, abonelere ve iş bu davada belirtilen hatlar bazında da davacıya hat satışı ve bu hatların kullanıma açılması müvekkil şirketten ayrı tüzel/gerçek kişilerce yapıldığını, dava dilekçesinde bahsi geçen hatların açılışı da müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, bayi tarafından yapılan satış üzerine abone evrakları müvekkili şirkete gönderildiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davaya konu işlemde herhangi bir kusuru/eksikliği bulunmadığını, evrakların sahte olup olmadığını denetleme imkânı bulunmadığını, davacı hakkında sözleşmesindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı ve bilgisi ve rızası dışında adına çıkartıldığı iddia edilen hattın tarafınca kullanılıp kullanılmadığının tespiti ancak uzman kişilerce yapılan inceleme neticesinde tespit edilebileceğini, davacı tarafından faturalara sözleşmede belirtilen süresi içinde itiraz edilmemiş olup fatura içerikleri kesinleştiğini, faiz talebinin dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Mahkememizce yapılan imza incelemesinde imza inkarına ilişkin dava konusu edilen abonelik sözleşmeleri, huzurda alınan yazı imza örnekleri ve temin edilen mukayese belgelerle birlikte dosyanın Dr. ..., Dr.... ve Dr....'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınan raporda imzaların davacı şirket yetkilisin eli ürünü olmadığının bildirildiği, akabinde dosyanın elektronik haberleşme mühendisi ...'ye hesaplama yapmak üzere tevdi edildiği, davacı yanca yapılan ödemelerin 41.943,62 TL olduğunun tespit edildiği, bu açıklamalar ışığında davacı şirkete ait olmayan abonelik sözleşmelerine ilişkin fatura ödemesi yapan davacı şirketin yaptığı ödemeyi geri talep talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, dava tarihinden önce temerrüte düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleriyle
1-Davanın kısmen kabulü ile, 41.943,62 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine( istirdadına), fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığını, müvekkili şirketin davaya konu işlemde herhangi bir kusuru/eksikliği bulunmadığını, faizin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, davacı adına davalı şirket bayilerince sahte olarak düzenlenen GSM aboneliği nedeniyle davalının yaptığı ödemenin iadesi talebine ilişkindir.
Mahkemesince taraf delileri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler Dr. ..., Dr...., Dr....'dan oluşan bilirkişi heyeti raporlarında, abonelik sözleşmelerindeki raporda imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını bildirmişlerdir.
Elektronik haberleşme mühendisi ... raporunda "Davalı ... A.Ş. ve Davacı ... LİMİTED ŞİRKETİ arasında 19.06.2023 tarihli Kurumsal Abonelik Tip Sözleşmesi ile davaya konu ... numaralı 16 adet hat açıldığı, 19.06.2023 tarihli Kurumsal Abonelik Tip Sözleşmesi ve eklerinde atılan imzaların sahte olduğu, iş bu 16 hatla birlikte davcı şirketin kullanımında bulunan diğer hatlarıda içeren tüm hatlar için ... numaralı, 20.09.2023 düzenleme tarihli ve 39.299,46 TL bedelli, ... numaralı, 20.07.2023 düzenleme tarihli ve 7.372,50 TL bedelli ... numaralı, 20.08.2023 düzenleme tarihli ve 6.756,40 TL bedelli faturaların tahakkuk ettirildiği, davacı şirketin bu faturaları ödediği, ödemelere ait hesap ekstrelerinin dosyaya sunulduğu ve ödemelerin yapıldığının her iki tarafın kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.... Davacının toplamda (35.588,42 TL + 3.379,20 TL + 2.976,00 TL =41.943,62 TL fazla ödeme yaptığı, fazladan yapılan iş bu ödemenin Davacı ... Limited Şirketi'ne iadesi gerektiği, davacının talebinin 41.971,86 TL olduğu" yönünde görüş bildirmiştir.
Buna göre, davalı şirketin bayii tarafından davacı şirket adına GSM abonelik sözleşmesi düzenlenip, telefon hattı açıldığı, abonelik sözleşmesindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ve bu hattın davacı tarafından kullanılmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının hattının 3.kişilerce davacının imzasının taklit edilmesi suretiyle, sahte imza ve form doldurma yöntemi ile gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişki "haksız fiilden" kaynaklanmaktadır. Davalı şirketin acentesi olan dava dışı bayiinin kimlik belgelerini alıp sözleşmeyi bayii olarak imzalarken gerekli özeni göstermemiştir. Davalı . bayiisini iyi seçmemek ve onu yeterince eğitip denetlememekle davacının zarara uğramasına neden olmuştur. Şu durumda, davalı şirket acentesinin yapmış olduğu işlem dolayısıyla davacının oluşan zararından sorumludur.Telefon hattının işletilmesi davalı tarafından yapılmakta olup bayii olan şirket adı geçen davalı adına müşteriler ile sözleşme düzenlemektedir. Dava konusu olayın benzeri olaylar sık yaşanmakta olduğundan önlem alma görevi bu hizmeti verip ticari işletmesini yapan davalıya aittir. Abonelik işlemlerinin davalı tarafından değil bayii tarafından yapılmış olması aralarındaki iç ilişki olup,
zarar gören yönünden hukuki önem taşımaz.
Bu itibarla, dava dilekçesinde faizin başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak talep edilmesine rağmen dava tarihinden faize hükmedilmiş ise de bu hususta davacı istinaf başvurusu bulunmadığı, tarafların tacir olması nedeniyle faiz türünde hata olmadığı da nazara alınarak ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Davalıdan alınması gereken 2.865,16 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 720,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.145,16 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026