Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/177 E. 2025/286 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/177
Karar No
2025/286
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1441 - 2025/1745 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1441 KARAR NO : 2025/1745 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2025 NUMARASI : 2025/177 E. - 2025/286 K. DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/05/2025 tarih ve 2025/177 E. - 2025/286 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2009 yılından beri ... Bayisi olduğunu, 2015 yılından beri de davalı bakanlık bünyesindeki ... Sitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ile sözleşmeli olarak ... taşımacılığı yaptığını, bu taşıma işinin 2018 yılı Nisan ayına kadar devam ettiğini, düzenlenen protokoller uyarınca ... AŞ, ... Genel Müdürlüğü, ... Genel Müdürlüğü ve ... AŞ Lojmanlarına su taşıdığını, 2015 yılından sonra yazılı bir protokol varmış gibi 2018 yılı Nisan ayına kadar taşıma işinin devam ettiğini, ... için ise 2018 tarihli protokol imzalandığını, ancak müvekkiline gönderilen 02.04.2018 tarihli yazı ile söz konusu taşıma işinin başka bir kişiye verildiğinin bildirildiğini ve müvekkili uhdesindeki damacaların tesliminin istendiğini, sözleşmenin müvekkiline ihtar gönderilmeden feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin hak kayıplarına uğradığını, müvekkilinin ilgili kurumlardan damacanaları toplamasına da izin verilmediğini, işletme müdürünün kurum için borç istediğini sözleyerek müvekkilinden toplam 13.500 TL aldığını ve iade etmediğini ileri sürerek, dava değerini 1.000 TL olarak belirterek ve belirsiz davası açarak, sözleşmeler feshedilmeseydi 2018 yılının tamamı için müvekkilinin ne kadar kazancı olacağının, müvekkilinin borç verdiği parayı istemesi üzerine mobbing olarak her yıl taşıma ücretinin düşürülmesi nedeniyle 2015-2018 yılları için piyasada su taşıma rakamları tespit edilerek müvekkili için doğan zararın, müvekkiline teslim edilen damacana sayısının ve kuruma teslim ettiği ancak geri alamadığı 2000 adet damacananın değerinin hesaplanarak ödenmesini talep ve dava etmiş; 07.09.2022 havale tarihli ıslah dilekçesi ile ise, 6.940 TL fiyat farkı, 10.645 TL kâr kaybının, 2000 adet kayıp damacana bedeli için şimdilik 100 TL'nin, munzam zararları için şimdilik 100 TL'nin olağanüstü ekonomik şartlar ve dönem nedeniyle yüksek enflasyona göre güncellenmiş ve uyarlanmış halinin her biri için en yüksek reeskont faiziyle birlikte müvekkiline ödemesini istemiş; birleşen davanın reddini savunmuştur. Davalı-birleşen davada davacı vekili, 2018 yılı için davacıya taahhüt verilmediğini, yeni bir firma ile anlaşma sağlanana kadar taşıma içinin davacıya yaptırıldığını, ... Bankasının nisan ayında su almayı durdurduğunu, müvekkiline 2000 damacana verilme ihtimalinin bulunmadığını, hanelere verilen damacanalardan kurumun sorumlu olmadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş; birleşen davada, bazı kamu kurum ve kuruluşları arasında yapılan sözleşmeye istinaden su ihtiyacı karşılanması ... Bakanlığı, ... Sitesi Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü tarafından üstlenildiğini, 2017 yılında su nakliye işini ayı zamanda kurum bayisi olan ... Ticaret'in üstlendiğini, 2018 yılı içerisinde yeni bir firma ile anlaşma sağlanana kadar 2017 yılında sözleşme yapılan firmayla ... A.Ş. Genel Müdürlüğüne nakliye işinin devam edilmesine karar verildiğini, ... Ticaret'in Nisan ayına kadar taşıma işine devam ettiğini, ... işletmesinden damacana su alan ... ...'nın 11/12/2018 tarihine kadar ödemediği 14.235,15 TL bulunduğunu, talep edilmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, 14.235,15 TL'nin 15/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının 2015-2018 yılları arasında, piyasa su taşıma rayiçleriyle ödenen su taşıma bedeli arasındaki farktan kaynaklı zararına ilişkin olarak, davacı ile davalı arasında, ... Genel Müdürlüğüne su taşıma işi ile ilgili olarak 01.01.2015-31.12.2015, 01.01.2016- 31.12.2016, 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasına, ...’ya su taşıma işiyle ilgili olarak 01.01.2016- 31.12.2016, 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasına, ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğüne su taşıma işiyle ilgili olarak 01.01.2017-31.12.2017, 01.01.2018-31.12.2018 tarihleri arasına ilişkin protokoller mevcut olup, protokollerde su taşıma ücretlerinin belirlendiği, davacı tarafından sözleşmede öngörülen tutarlar üzerinden faturalandırma yapıldığı görülmekte olup, faturalandırılan ve davalı tarafından ödemesi yapılan tutar davacının imzasını içeren sözleşmeden kaynaklandığından sözleşmede öngörülen tutar dışında piyasa rayicine göre fiyat farkı talebinin yerinde olmadığı; ... Genel Müdürlüğü ve ...’ya davacı tarafından 2018 yılında su taşıma işi yapıldığı, bu dönem için taraflar arasında yazılı sözleşme akdedilmediği, ... A.Ş. ile davalı kurum arasında, ... A.Ş’nin su ihtiyacının karşılanması için sözleşme yapıldığı, su taşıma işine ilişkin olarak davacı ile davalı arasında yazılı sözleşme bulunmadığı; 2018 yılında, ... A.Ş. dışındaki kurumlara yapılan su taşıma işi için davacı ile davalı arasında bedel belirlenmediği, kurum içi yazışmalarda, davalı tarafından 2018 yılı için su taşıma bedelinin tek taraflı olarak 1,10.TL + KDV olarak belirlendiği, davacının, 2018 yılına ait su taşıma işlerini 1,10.TL + KDV birim fiyat üzerinden faturalandırdığı; taraflar arasında sözleşme bulunmayan 2018 dönemi için kurumca belirlenen tutarın, bir önceki yılın da fiyatlarının altında olduğunun 01/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği; kurum içi yazışmalarda ... Fabrikaları A.Ş için, 28.02.2018 tarihinde KDV dahil 1,50-TL, 28.03.2018 tarihli yazı ile 01.04.2018 tarihi itibariyle KDV dahil 1,75-TL fiyat bildirildiği, kurumca davacı ... ... adına düzenlenen 30.04.2018 tarih ve 64864 sıra numaralı faturada 1,75-TL KDV dahil birim fiyat üzerinden faturalandırma yapıldığı görülmekte olup, 2017 yılı için ... ve ... için kararlaştırılan 1,27-TL + KDV birim fiyat, KDV dahil 1,50-TL’ye tekabül ettiği; 2018 yılı için taraflar arasında kararlaştırılmış bir taşıma bedelinin bulunmaması, bir önceki yıl bedelinden düşük olması ve devam eden yılda yüklenicinin maliyetlerinin artacak olması karşısında, 2018 yılı için, idarece 30.04.2018 tarihli faturada belirlenen KDV dahil 1,75-TL tutarın, piyasa rayiçlerine uygun olacağı, bir önceki yıldan daha düşük olarak idarece belirlenen 1,10.TL + KDV tutarın davacının maliyetini karşılamayacağı bilirkişi heyeti tarafından değerlendirilerek ... ve ... Genel Müdürlüğüne 2018 yılında yapılan su taşıma işleri nedeniyle 1,75-TL KDV dahil tutar üzerinden, faturalandırılan tutarla hesaplanan tutar arasındaki fark hesaplanarak davacının rayiç farkından kaynaklı alacağının belirlendiği; taraflar arasında 2018 yılında yazılı bir sözleşme yapılmamış olsa da fiilen sözleşme yapılmış gibi davacı tarafından su taşıma işlemine devam edildiği, yapılan işin ücreti ile ilgili tarafların bir kabulü bulunmadığından rayiç değer üzerinden fiilen yapılan işlerin bedelinin hesaplanarak fiyat farkının davalıdan tahsili talebinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı; böylece denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 01/07/2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 6.939,29TL fiyat farkı alacağının olduğu; davacının kâr mahrumiyeti talebi yönünden hükme esas alınan 01/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile 01.04.2018 tarihinden itibaren davacının fiilen su taşıma işini yapmadığı dönem için kâr kaybı hesabı yapıldığı; ... A.Ş. Genel Müdürlüğü ile 01.01.2018-31.12.2018 tarihleri arası için 1,27-TL KDV birim fiyatla sözleşme yapıldığı, ... tarafından kuruma 27.07.2018 tarihli yazı ile, sözleşmenin iptal edildiği, 31.07.2018 tarihi itibariyle kurumlarından damacana su alımı yapılmayacağı bildirilmiş olup, davalı tarafından davacıya, ... Bankasına su taşıma işi sözleşmesinin feshine ilişkin bildirim bulunmadığı, sözleşme devam ederken ... Bankasının bildirimi üzerine 31.07.2018 tarihinden itibaren su taşıma işinin fiilen yapılmadığı görülmekte olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 01/07/2018 tarihli bilirkişi raporu ile 01.08.2018-31.12.2018 dönemi için, davacının kâr kaybı hesabı yapıldığı; haklı bir nedene bağlı olduğu ispatlanamayan fesihten kaynaklı olarak davacı tarafın kâr mahrumiyetini talep edebileceği anlaşılmakla işin yapılmaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler (işçilik, sigorta, araç, yakıt vs) göz önüne alınarak, 2018 yılında hizmet verilen dönemde yapılan ortalama iş üzerinden iş yapılmayan döneme tekabül eden miktar üzerinden % 10 oranında hesap edilerek 10.644,35-TL kâr mahrumiyetinden kaynaklı zarar hesaplandığı; davacı ile davalı arasında ... A.Ş'ye su taşıma işine ilişkin yazılı sözleşme yapılmadığı, davalı tarafından, davacı adına 2017 ve 2018 yıllarında, “şeker fabrikası” ibaresiyle su satışına dair faturalar düzenlendiği, davacının ticari defterlerinde, davalının düzenlediği fatura tutarlarının davalı hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı tarafından davalıya, su taşıma işine ilişkin fatura düzenlenmediği, dosyadaki belgelerden ... A.Ş'ye teslim edilen suların, davalı tarafından davacıya satışı yapılan sular olduğu belirlenmiş olup, taşıma işi kapsamında olduğu tespit edilemediğinden davacının ... A.Ş.ye yapıldığı iddia edilen taşıma işi nedeniyle zarar hesaplanmadığı; davacının dava dilekçesindeki damacanalara ilişkin talebi yönünden dosya incelendiğinde; davacının kurumlarda kalan damacana sayısına dair tespit yapılamadığı; davacıya davalı tarafından tutanakla teslim edilen damacanaların damacanaların tesliminin istendiği, davacıya ve davacı adına üçüncü şahıslara imzası karşılığı teslim edilen damacana sayısının 1970 olduğu, sözleşmelerde geçen sayıda damacana teslim edildiğine dair başka bir belge bulunmadığı görülmekte olup, davalı tarafından davacıya teslim edilip davacı tarafından davalıya iadesinin yapıldığına dair belge bulunmayan damacana sayısı 1970 olarak tespit edildiği; böylece davacı tarafça kurumlara teslim edilip kendisine iade edilmeyen damacanalara ilişkin iddianın ispatlanamadığı, damacanaların iadesi veya bedelinin tahsili yönündeki talebin reddine karar verildiği; birleşen davada, mahkemece davacıya arabuluculuk son tutanağını sunması için süre verilmiş olup, dava tarihinden ve dosyanın mahkemeye tevzi edildiği tarihten sonra arabulucuya başvuru sonucu düzenlenen son tutanağın mahkemeye ibraz edildiği; görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan alacak talepli açılan eldeki dava için de arabuluculuk dava şartının aranmasına karşın birleşen davada davacı yanca süresi içinde bu usule başvurulmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun özel dava şartı olduğu ve dava tarihi itibariyle dava şartının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, 17.585,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, arabuluculuk sürecinin karar verilmeden önce tamamlandığını, tutanağın ibraz edildiğini, davalının ticari defterlerinde müvekkiline borçlu olduğu gözükmesine rağmen birleşen davanın reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, birleşen davanın usulden reddinin hatalı olduğunu, müvekkiline gelen şikayetler nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, 2018 yılı içinde davacıya herhangi bir taahhüt verilmediğini, aksaklıkların yaşanmaması için yeni bir firma ile anlaşma sağlanana kadar taşıma işinin 2017 yılında sözleşme yapılan firmayla, idarece 2018 yılı nakliye işi için, ... Sitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün gelir gider durumu da gözetilerek belirlenen max. 1.10-TL + KDV ile devam edilmesine 29.12.2017 tarih ve 48 sayılı onay ile karar verildiğini, davacının da belirlenen miktara itiraz etmediğini ve Nisan ayına kadar taşıma işine devam ettiğini, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Asıl dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat, birleşen dava alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan, ... Genel Müdürlüğü ve ... Genel Müdürlüğüne yapılacak taşımalara ilişkin protokolün süresinin 31.12.2017 tarihinde dolduğu anlaşılmış ise de, davacının fiilen 01.04.2018 tarihine kadar bu kurumlara su taşımaya devam ettiği, taraflar arasında sözleşme bulunmayan bu dönem için davalı tarafından belirlenen ve ödenen ücret, bir önceki yıldan da düşük olduğundan ve mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda da tartışıldığı üzere ücret indirimi koşulları bulunmadığından, davalı kayıtları esas alınarak rayiç bedel belirlenmek suretiyle yapılan fiyat farkı hesabında bir isabetsizlik bulunmadığı, yine ... A.Ş.'ye yapılacak su taşımasına ilişkin sözleşmenin haklı nedenle feshi de ispatlanamadığından, sözleşmenin feshedildiği 31.07.2018 tarihi ile sözleşme sonu olarak belirlenen 31.12.2018 tarihi arasındaki dönem için kâr kaybı hesaplanmasının da yerinde olduğu; birleşen dava yönünden, asıl ve birleşen davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, Dairemizce, dava konusu uyuşmazlığın ticari iş ve ticari dava olduğu gerekçesiyle asliye ticaret mahkemesinin görevli bulunduğuna karar verildiği, tarafların talep sonuçları dikkate alındığında birleşen davadaki uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi bulunduğu, işbu Dairemiz kararının davacı vekiline 01.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, Ankara Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosunca düzenlenen 03.03.2025 tarihli tevzi formu ile dosyanın eldeki kararı veren Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği, davacı tarafça tüm bu işlemlerden sonra 12.03.2025 tarihinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığı ve 14.03.2025 tarihinde düzenlenen arabuluculuk son tutanak aslının mahkemeye sunulduğu, birleşen davada davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanağının, 6325 SK'nın 18/A maddesinde belirtilen şartı sağlamadığı, diğer bir deyişle davacı tarafça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması karşısında, mahkemece birleşen davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı-birleşen davada davacı harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davalı-birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/177, K. 2025/286, T. 14.03.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-177-e-2025-286-k-4e6890313164