Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1742 E. 2025/1762 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1742
- Karar No
- 2025/1762
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1742 Esas 2025/1762 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1742 KARAR NO : 2025/1762
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2025 NUMARASI : 2025/643 Esas 2025/654 Karar
DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 12/08/2025 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025
Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP Talep eden vekili dilekçesinde özetle; C... adresinde mukim resen terk olunan şirketine ait şirket karar defteri'ne 15.04.2023 tarihinde dolan münferiden temsil ve ilzama yetkimin yeniden tesis edilmesi için karar alınması icabeti üzerine şirket karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, pay defteri'nin terk sonrası şirket merkezinden taşınma sırasında kayıp olduğunu fark ettiğini, dava dilekçesi ekinde şirketin zayi olan deftere alınmış son kararın Ticaret Sicil Gazetesinden anlaşılacağı gibi karar tarihi ve karar numarasının 01.10.2013-4 olduğunu, dolayısı ile TTK 68. maddesinde belirtilen yasal sorumluluk süresi 01.10.2023 tarihinde dolmuş olmakla beraber şirket sahibi tacir olarak sorumluluğunun sona erdiğini, ancak; Eskişehir 5. İcra Dairesi 2020/1455 Esas dosya numarası ile şahsı ve şirketi adına devam eden icra davasını şahsının sorumluğunu ilgilendiren kısmı için icranın geri bırakılması kararını aldığını, şirketi adına temsil yetkisi olmadığından itiraz ve dava edemediğini, açacağı tazminat davası ve borca itiraz davaları açısından şirketini tekrar temsil ve ilzama yetkili olması gerektiğini iddia ederek, temsilcisi olduğu limited şirkete ait zayi olmuş resmi evrak ve ticari defterler arasında bulunan şirket karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, pay defteri için zayi olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;TTK'nun 82/7 maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayinin istenebilmesi için öncelikle tacirin saklama yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirilip getirilmediği, şirket karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile pay defterinin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelip gelmediği hususlarının irdelenmesi gerektiği, bir başka ifadeyle talep edenin tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle koruması ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, talep edenin basiretli bir tacir gibi davranmadığı, zayi olduğu iddia edilen evrakların nasıl kaybolduğuna dair bir delili de dosyaya sunmadığından zayi belgesi verilmesi konusundaki taleplerini ispat edemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... adresinde mukim resen terk olunan şirketine ait şirket karar defteri'ne 15.04.2023 tarihinde dolan münferiden temsil ve ilzama yetkimin yeniden tesis edilmesi için karar alınması icabeti üzerine şirket karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, pay defteri'nin terk sonrası şirket merkezinden taşınma sırasında kayıp olduğunu fark ettiğini, dava dilekçesi ekinde şirketin zayi olan deftere alınmış son kararın Tİcaret Sicil Gazetesinden anlaşılacağı gibi karar tarihi ve karar numarasının 01.10.2013-4 olduğunu, dolayısı ile TTK 68. maddesinde belirtilen yasal sorumluluk süresi 01.10.2023 tarihinde dolmuş olmakla beraber şirket sahibi tacir olarak sorumluluğunun sona erdiğini, zayi şartlarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, TTK'nun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Talep, davacı şirkete ait şirket karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, pay defteri kaybolması nedeniyle TTK'nın 82. Maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi talebi noktasında toplandığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir. Somut olaya gelince; talep eden tarafından şirketinşirket karar defteri, genel kurul toplantı ve müzakere defteri, pay defteri kaybolduğu iddiasıyla zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin işbu dava açılmıştır. Tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. Somut olayda ise, talep eden şirketin davaya konu defterlerinin kaybolması hukuki sebebine dayanmış olup, bu hal zayi olarak nitelendirilemez. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/10/2007 tarih 2006/9938 esas 2007/12819 karar, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/12/2014 tarih 2014/13593 esas 2014/18941 karar sayılı emsal içtihatları). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talep edenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Talep eden davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -