Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1356 E. 2025/3057 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1356
Karar No
2025/3057
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1356

KARAR NO : 2025/3057

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/06/2019

NUMARASI : 2018/145 E - 2019/606 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 27/11/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yaptığı kontroller sırasında davalının kaçak elektrik kullanmış olduğunu, davalı hakkında kaçak tüketim tahakkuku işlemi gerçekleştirildiğini, davalının bu bedeli ödemekten kaçındığını, davalı aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe geçildiğini, davalının borcunu kabul etmediğini ve takibin durduğunu beyan etmekle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, takibin devamı ve itirazın iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adreste hiç oturmadığını, müvekkilinin dava konusu adreste tek ilişkisinin ortağı olduğu ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. Olarak ilgili binanın inşaatını yaptıklarını, müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddia edilen tarihlerde KKTC'de sınırlarında inşaat işi ile uğraştığını, asıl borçlunun adres sahibi ve kiracısı olduğunu, iddia edilen kaçak elektrik kullanımı üzerinden 16 yıl geçtiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu beyan etmekle davanın reddine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına ve davacı aleyhine İİK uyarınca para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Mahkememiz dosyasından alınan 19/06/2018 tarihli ilk bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin itirazı üzerine mahkememizin 1 nolu celsesi ara kararı gereğince; dosyanın aynı bilirkişiye tevdii edilerek davalının elektrik abonesi olduğu, abonelik iptal ettirilmediği için tüketilen enerji bedelinin davalı elektrik dağıtım şirketine karşı sorumlu olacağı, diğer yandan davacının elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen elektriğin kesilmemesi nedeniyle müterafik kusurlu olacağı, bu kusurun tüketilen elektrik bedelinin aslından davalının beraatini gerektirmeyeceği gibi ana borçtan da hukuki sorumluluğunu kaldırmayacağı, ancak gecikme zammından indirim sağlayacağı hususları dikkate alınarak davalının normal tüketim bedelinin aslından (ana borçtan) sorumlu olacağı göz önünde bulundurularak davacı tarafın elektriği kesmesi gereken tarih belirlenip bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği bu durumun da davalı lehine gecikme zammından indirim sağlayacağı, bu indirimin de en fazla yasal faize kadar olacağı nazara alınıp ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup hüküm kurmaya elverişli aynı bilirkişiye ait 04/02/2019 tarihli elektrikçi bilirkişi raporunda davalı ... ...'in dava konusu tesisatın aboneliğini yaptırdığı, bu tesisatın bulunduğu yeri 10.12.2001 tarihinde 2 yıl süreliğine kiraladığı ve icra takibine konu faturaların ait olduğu 14/08/2002-19/07/2014 tarihleri arasında da diğer kullanıcıların abonelik işlemlerini yaptırmamaları nedeniyle davalı ... ...'in elektrik abonesi olarak gözüktüğü, dava konusu tesisatın borcu için ... isimli şahıs tarafından ödeme taahhüdünde bulunularak 6111 sayılı yasa kapsamında CK ... ile Taahhütnamenin imzalandığı, ...'nın Taahhütname hükümlerine uymayarak borcu ödememesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, T.C. İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına bulunan icra takibi formunda 26.11.2015 icra takip tarihi itibariyle asıl alacak 13.452,25 TL, gecikme cezası 14.082,48 TL ve KDV 2.534,78 TL olmak üzere toplam takip miktarının 30.069,51 TL olduğu, takip talebinde 30 adet ödenmemiş elektrik faturasının bulunduğu, mahkememiz ara kararı gereğince davalı ... ...'in icra takip tarihine kadar sorumlu olduğu faturaların incelenmesi neticesinde davacı elektrik idaresinin elektriği kesmesi gereken tarihin 2 no'lu faturanın son ödeme tarihi olan 14.05.2009 tarihi olduğu, dosyada bulunan 27.01.2007 tarihli kaçak tutanağında kayıtlı ve mühürlü sayaca herhangi bir müdahale olmadığı, tesisatta fatura çıkmadığı tespit edildiğinden endeks sayısına göre fatura tahakkuk yapılacağı, tutanağa göre 11.988 kWh endeks sayısına göre işlem yapılacağı belirtildiğinden önceki raporda tespit edilen kaçak tahakkukunun tutanaktaki bilgilere göre kaçak kullanımını göstermediği ve mükerrer tahakkuku gösterdiğinden iptal edilmesi gerektiği, davalı ... ...'in aboneliği iptal etmemesinden dolayı ilk iki faturanın asıl alacakları ile birlikte gecikme zammı ve KDV'sinden sorumlu olacağı, icra tarihi itibariyle davacı Ck ...'a ödemesi gereken miktarın 13.574.47 TL olarak hesaplandığı, mahkememizin ara kararına uygun olarak CK ...'ın elektriği kesmemesinden dolayı müterafik kusuru olduğundan asıl alacağı oluşturan diğer faturalar için (3. faturadan itibaren) hesaplanacak gecikme cezasının ve KDV'sinin Ck ... tarafından talep edilemeyeceği, ancak bakiye asıl alacak 13.452,25 -101,36 (iptal edilmesi gereken kaçak tahakkuku) - 5.413,53 (ilk iki faturanın asıl alacağı) 7.937.36 TL'yi talep edebileceği, davalı ... ...'in Ck ...'a olan borcunun 26/11/2015 icra takip tarihi itibariyle 13.574,47+7.937,36=21.511,83 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile takibin 21.511,83 TL üzerinden devamına,21.511,83 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %16,80 gecikme faizi ve işleyecek gecikme faizine % 18 KDV işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan % 20 icra inkar tazminatı olan 4.302,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle1-Davanın kısmen kabulü ile takibin 21.511,83 TL üzerinden devamına,21.511,83 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %16,80 gecikme faizi ve işleyecek gecikme faizine % 18 KDV işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, % 20 icra inkar tazminatı olan 4.302,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Davalı ile müvekkil şirket arasında perakende satış sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen faturaların ödenmemesi sebebiyle davaya konu adreste birden çok kez kesinti işlemi gerçekleştirildiğini, elektriğin kesilmesine rağmen enerji kullanımıgerçekleştirilmesinin kaçak kullanım oluşturduğunu, müvekkiline kusur yüklenmesi ve indirim yapılmasının hatalı olduğunu, gecikme faizinin hatalı olduğunu, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkilinin tacir olmadığını, mahkemenin görevli olmadığını, husumet ehliyetlerinin olmadığını, müvekkilinin, adreste hiç oturmadığını, dava konusu adresle tek ilişkisinin ortağı olduğu ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olarak ilgili binanın inşaatını yapmış olmaları olduğunu, adrese elektrik temini için açılan aboneliğin davacının, mülk sahibinin ve kiracının ihmalleri yahut kasıtları nedeniyle fiili kullanıcı üzerine nakledilmeyerek müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla fazladan sorumlu tutulduğu bedellerin hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ..., davalının abone olduğunu, kaçak elektrik tüketimini kendisine ait iş yerinde gerçekleştirdiği ileri sürmektedir.Davalı ise, dava konusu yeri kullanmadığını sorumluların işyerinin maliki ve kiracıları olduğunu, taksitlendirmelerin dahi dava dışı kullanıcı tarafından yapıldığını savunmaktadır. Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.20.06.2018 tarihli raporda bilirkişi ... özetle; "06.03.2018 tarihli CK ... Abone Detay formu ve taraflar arasınsa imzalanmış abnelik sözleşmesine göre; 6316396 no'lu tesisatın bulunduğu, İslambey Mah. Düğmeciler Cad. ... Sultan Center Pasajı dükkan... ...Yüksel ... Sürücü Kursunda elektrik aboneliği 14.08.2002 tarihinde ... ... tarafından ticari tek terim abonelik işlemleri yapılarak abone olunmuş, belirtilen borç nedeniyle abonelik, CK ... tarafından 19.07.2014 tarihinde malum borcun ödenmemesi nedeniyle sonlandırılmıştır.... Dosyadaki bilgiler incelendiğinde, ... ... söz konusu tesisatın bulunduğu mahali 10.12.2001 tarihinde 2 yıl süreliğine kiraladığı ve 14.08.2002 - 19.07.2014 tarihleri arasında da diğer kullanıcılar abonelik işlemlerini yaptırmadıklarından, elektrik abonesi olduğu gözükmektedir. Bu durumda davacı elektrik idaresinin davalı/borçludan talep edebileceği miktarın 3.608,34 TL. (asıl alacak) - 479,13 TL. (kaçak tahakkuku) - 3.129,21 TL. olacağı kanaatine varılmıştır. . Söz konusu tesisatın borcunu ... isimli şahıs ödeme taahhüdü altına girerek, 6111 sayılı yasa kapsamında CK ... ile Taahhüdname imzalamıştır. Davalı hakkında icra takibi başlatılmasının nedeni ise uran Savcı'nın Taahhüdname hükümlerine uymayarak borcu ödememesidir. Elektrik idaresinin elektriği kesme sorumluluğunu yapmamasına karşılık olan müterafik kusur ve kaçak faturasının iptali kanaatim dikkate alınarak bakiye olan faiz ve faiz'in KDV'sini, davacı CK ...'ın, '...'dan talep etmesinin hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.Bilirkişi 04.02.2019 tarihli raporunda ise, " İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına bulunan icra takibi formunda 26.11.2015 icra takip tarihi itibariyle asıl alacak 13.452,25 TI., gecikme cezası 14.082,48 TL. ve KDV 2.534,78 TL. olmak üzere toplam takip miktarı 30.069,51 TL. hesaplanmıştır. Takip formunda 30 adet ödenmemiş elektrik faturası bulunmaktadır. Sayın Mahkemenin ara kararına göre ... ...'in icra takip tarihine kadar sorumlu olduğu faturaların detayları aşağıdaki tabloda verilmiştir. Tabloya göre davacı elektrik idaresinin elektriği kesmesi gereken tarih 2 no'lu faturanın son ödeme tarihi olan 14.05.2009 tarihidir.Dosyada bulunan 27.01.2007 tarihli kaçak tutanağında kayıtlı ve mühürlü sayaca herhangi bir müdahale olmadığı, tesisatta fatura çıkmadığı tespit edildiğinden endeks sayısına göre fatura tahakkuk yapılacağı belirtilmiştir. Tutanakta sayaç endeks sayısı 11.988 kWh olup, bu endeks sayısı tabloda tahakkuku yapılmış 08.11.2006 — 20.03.2009 tarihleri arasındaki endeks sayısına denk gelmektedir. Ayrıca, 479,13 TL. tahakkuk yapılmış olup bu meblağ olsa olsa 08.11.2006 - 27.01.2007 tarihleri arasındaki tüketim için olabilir. Tahakkuk ettirilmiş bu faturada tüketim miktarı belli olmadığından (ilgili hanesinde O yazılı) kaçak işleminin kaç gün için yapıldığı, sayaç endeks sayısına mı? yoksa kurulu güce göre mi? hesap yapıldığı bilinmemektedir. Ancak, tutanağa göre 11.988 kWh endeks sayısına göre işlem yapılacağı belirtildiğinden, bu durumda önceki raporda tespit edildiği gibi kaçak tahakkuku tutanaktaki bilgilere göre kaçak kullanımı göstermemekte olduğu gibi, tabloya göre de mükerrer tahakkuku gösterdiğinden iptal edilmesi gerekmektedir.Yukarıda yapılan hesaplamalara göre davalı ... ...'in aboneliği iptal etmemesinden dolayı ilk iki faturanın asıl alacakları ile birlikte gecikme zammı ve KDV'sinden sorumlu olacağı görüşüyle, icra tarihi itibariyle davacı Ck ...'a ödemesi gereken miktar 13.574,47 TL, hesaplanmıştır. Sayın Mahkemenin ara kararına uygun olarak Ck ...'ın elektriği kesmemesinden dolayı müterafik kusuru olduğundan, asıl alacağı oluşturan diğer faturalar için (3. faturadan itibaren) hesaplanacak gecikme cezası ve KDV'sinin müterafik kusur kapsamında Ck ...'ın bu meblağı talep edemeyeceği, ancak bakiye asıl alacak 13.452,25 - 101,36 (iptal edilmesi kanaatimde olduğum kaçak tahakkuku) - 5.413,53 (ilk iki faturanın asıl alacağı) = 7.937,36 TL.'yi talep edebileceği görülmektedir.Sonuç olarak, sayın Mahkemenin ara kararına uygun olarak yapılan hesaplamalar neticesinde ... ...'in, Ck ...'a olan horcu 26.11.2015 icra takip tarihi itibariyle 13.574,47 * 7.937,36 - 21.511,83 TL. Hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.... 14.03.2018 tarihli cevabi yazısında " davalı ... ...'in 6316396 numaralı tesisata 14.08.2002 tarihinde aboneliğin başladığı ve aboneliğin 19.07.2014 tarihinde iptal edildiği tespit edilmiştir. 6316396 numaralı tesisata fatura çıkmadığı tespit edilerek 27.01.2007 tarihli B/364039 seri numaralı kaçak tahakkuku tutulmuştur. Kaçak tahakkukuna istinaden 28.07.2011 tarihinde 169,15-TL tutarında kısmi ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Kaçak tahakkukuna ve zamanında ödenmeyen 2009/03 — 2011/06 dönem faturalarına istinaden ... tarafından Şirketimize 6111 sayılı yasa hakkında yararlanarak taksit işlemi yaptırdığı tespit edilmiştir. Taksitler: zamanında ödenmediğinden taksit işlemi iptal edilerek davalı adına ait 27.01.2007 tarihli B/364039 seri numaralı kaçak tahakkukuyla zamanında ödenmeyen 2009/03 — 2013/11 dönem faturalarına istinaden İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası aracılığı ile icra takibinin ikame edilmiş olduğu ve bu takibe istinaden herhangi bir ödemenin yapılmadığı tespit edilmiş olup Şirketimiz tarafından 14.06.2016 tarihinde 43,39-TL güvence bedeli kısmi olarak borcundan mahsup edilmiştir. 12.03.2018 tarihi itibariyle davalının Şirketimize 38542,82-TL tutarında borcu bulunmaktadır. " hususları belirtilmiştir.Elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abone, tesisatta kullanılan elektrik bakımından elektrik dağıtım şirketine karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu gibi, elektrik sayacının muhafazası konusunda da sorumluluğu devam eder. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Yüksek Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur. Müterafik kusur yönünden ise, Yargıtay 3. HD'nin bu kondaki içtihatlarında ,emsal olarak bozma kararlarında; davalının, elektrik tüketim bedeline esas faturaların uzun bir süre ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil ettiği, ancak bu kusurun tüketilen enerji bedelinin aslından davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, sadece abonenin normal tüketim bedeli dışında, gecikme zammından en fazla yasal faize kadar indirim gerektireceği, bu nedenle elektriğin kesilmesi gereken tarihten sonra tahakkuk eden faturalar için yasal faiz ve KDV uygulanması gerektiğine işaret edilmiştir.Buna göre davacının takip ve dava ile tüketim ile beraber kaçak faturasına dayalı olarak talepte bulunduğu, ancak yazıda belirtildiği üzere kaçak tahakukunun tesisata fatura çıkmaması nedeniyle yapıldığı, kaçak tespitinin yapılmamış olduğu, bu haliyle düzenlenen faturanın endekse göre düzenlenmiş olduğu, elektrik kesintisi yapıldığının davacı tarafça kanıtlanamadığı, bilirkişi raporuyla da takibe konu faturalar e elektriğin kesilmesi gereken tarih belirlenerek müterafik kusur indirimi hesaplanmış olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Davalıdan alınması gereken 1.469,47 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 854,07 TL'nin istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1356, K. 2025/3057, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1356-e-2025-3057-k-b28286c1e23f