Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1304 E. 2025/28 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1304
- Karar No
- 2025/28
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .. KARAR NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : .... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Elektrik Kaynaklı Yangın Nedeniyle Maddi Tazminat) KARAR TARİHİ : .. KARAR YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar, davacı ve davalı tarafça ayrı ayrı istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. ..adresinde bulunan işyerine şehir şebekesinden gelen elektrik enerjisinin yüksek voltajı nedeniyle yangın çıktığını ve söz konusu yangında elektrik prizine bağlı ürünlerin zarar gördüğünü, yangın nedeniyle . . Müdürlüğü tarafından yangın raporu tanzim edilerek olayın savcılığa intikal ettiğini, ayrıca yangın sonrasında.. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .. Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, hasar miktarının ödenmesi hususunda arabuluculuğa başvurduklarını, ancak taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ..-TL. maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı taraf yargılama sırasında mahkemeye sunduğu .. havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ..-TL.'ye yükseltmiş ve yatırılması gereken ıslah harcını da ..arihli makbuzla dosyaya yatırmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde öncelikle husumet, görev, yetki, derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın beyaz eşya dükkanında .. tarihinde gece vakti elektrik şebekesinden gelen voltajın aşırı yüksek olması sebebiyle prize bağlı olan televizyona verdiği zarar sonucu yangın meydana geldiğini iddia ederek oluşan zararın müvekkili şirketten tazminini talep ettiğini, davacı tarafın iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, yangın tarihinde delil tespiti yaptırılmadığını, yapılan delil tespiti sonucunun da taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle yokluklarında yapılan delil tespitini kabul etmediklerini, dava konusu olay nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir kusuru olmadığından yasanın aradığı koşulların da somut olayda gerçekleşmediğini, davacının hattında ekiplerce yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda herhangi bir dalgalanma yaşanmadığını, arızanın meydana geldiği tarihte söz konusu trafo bölgesinde müvekkili şirketin herhangi bir çalışmasının olmadığını, davacının işyerinde oluşan zararla ilgili olarak müvekkili şirketin hiçbir kusur ve ihmalinin bulunmadığını mahkemece müterafik kusur araştırmasının da yapılması gerektiğini, zira davacı tarafın beyaz eşya, elektronik eşya dükkanı işletmekte olduğunu, bu nedenle elektronik eşyaların kullanılmadığı zaman (özellikle televizyonların gece vakti) prize takılı bırakılmaması gerektiğini bilmesinin lazım geldiğini, davacının gece vakti televizyon fişini prize takılı bırakarak kusurlu hareket ettiğini belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; öncelikle davalı tarafa elinde bulunan ve davacı tarafça dayanılan delillerden olan enerji dağıtım, kesinti ve regülasyon kayıtlarının dosyaya kazandırılmasının sağlanması için .. tarihli ön inceleme ve tahkikat duruşmasında kurulan ara kararla belgeleri sunması için davalı tarafa kesin süre verilerek gerekli yasal ihtaratın yapıldığı, ancak davalı şirketçe yasal süresi içerisinde ve sonrasında ara karar gereğinin yerine getirilmediği, zararın ve illiyet bağının ve varsa müterafik kusurun tespiti kapsamında mahallinde.. günü saat ..:.'dan itibaren keşif icra edildiği, alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı, elektrik mühendisi bilirkişilerden itfaiye raporu, delil tespit dosyasındaki tespit raporu ve kamera kayıtları ile dosyaya kazandırılan tüm kayıtlar tetkik edilerek keşif mahalinde yapılan gözlemler çerçevesinde davaya konu yangının çıkış sebebi, tarihi ve saatinin tespiti ile davacının kendisinden kaynaklanan nedenlerle zararın doğmasına ya da artmasına neden olabilecek aktif veya pasif (eylemsizlik-ihmal) davranışı olup olmadığı hususlarının irdelenmesinin, mali bilirkişiden ise dosyaya kazandırılan tüm defter, belge ve faturaların, delil tespit dosyası ile olaya ilişkin kamera kayıtlarının birlikte incelenmesiyle yangın esnasında davacıya ait satış mağazasında bulunan elektronik eşyaların sayı ve cinslerinin tespiti ile tam hasarlı olmaları halinde yangın tarihi itibariyle değerlerinin tespiti hususunda somut, bilimsel kurallara ve Yargıtay içtihatlarına uygun, kanaate elverişli rapor tanziminin istendiği, keşifte görev alan teknik bilirkişilerce düzenlenen raporda özetle; yapılan incelemeler neticesinde davacıya ait dükkanda meydana gelen yangının gerilim dalgalanması sonucu oluşan yüksek voltaj sonucu kısa devre arızası nedeni ile vuku bulduğu, yapının elektrik tesisatının tekniğine uygun yapılmış olduğu, davalı .. tarafından Yönetmelik gereği enerjinin kaliteli ve sürekli olmasını sağlamadığı, ayrıca davalının abonelere enerji temin edilen elektrik hatlarının bakım, onarım, kontrol ve denetim görevini zamanında ve etkin biçimde yerine getirmediği, bu nedenle davacıya ait ticarethanede meydana gelen yangının oluşmasına ve hasarın büyümesine neden olduğu, neticeten davalı .. firmasının.. (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, her ne kadar davalı DEDAŞ'ın olayda ihmal ve kusuru bulunsa da elektrik arızasının meydana geldiği ticarethanenin sahibi olan davacının da kullanıcı olarak bölgede sık sık karşılaşılan gerilim dalgalanmaları ve onlarca cihazın olduğu bir dükkanda muhtemel olabilecek kısa devre kazalarını önlemek adına kullanılmayan elektrik ve elektronik cihazlarının elektrik bağlantılarını kesmek, sigortaları kapatarak veya priz bağlantılarını keserek oluşabilecek bir kazayı önleyebilmesi gerekirken basit sayılacak bu işlemleri yapmadığı, bu nedenle davacının .. (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği, mali bilirkişi tarafından tanzim edilen ..havale tarihli hesap raporunda yapılan hesaplamalar sonucunda davacının işyerinde meydana gelen yangın olayı neticesinde zarar gören ticari emtiaların yangın tarihi olan .. tarihindeki toplam değerinin ..-TL. olarak hesaplandığı şeklinde kanaat bildirildiği, eldeki davanın sözleşmeye aykırılık hukuksal sebebine dayalı olarak açılan tazminat talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacıya ait işyerinde çıkan yangının yüksek elektrik voltajından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu anlamda davaya konu maddi vakanın davalının aktif veya pasif hareketi neticesinde meydana gelip gelmediği, yangında tarafların kusur sorumluluğu varsa davacıya ait işyerindeki elektronik eşyalarda meydana gelen zararın tespiti ve davalıdan tahsil koşullarının somut olayda bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı, dava konusu olayın meydana geldiği bölgede elektrik dağıtım şebekelerinin işletilmesinin, gerekli bakım ve onarımların yapılmasının davalı şirkete ait olduğu, davalı şirketin bölgedeki elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirdiği, bu faaliyetin varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığı, bu nedenle davalı şirketin sorumluluğunun bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluk olduğu, bu sorumluluk türünün tehlike sorumluluğu olarak da isimlendirildiği ve sorumluluk türlerinin en ağırını oluşturduğu, burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmasının sorumluluk için yeterli olduğu, 6098 sayılı TBK.'nun "Tehlike Sorumluluğu ve Denkleştirme" başlıklı 71/1. maddesinde "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur." şeklinde düzenleme bulunduğu, burada sözü edilen illiyet bağının uygun illiyet bağı olduğu, uygun illiyet bağının ise olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olması olduğu, uygun illiyet bağının sorumluluğu zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamakta olduğu, dosyada alınan heyet raporunun bilim ve fen kurallarına uygun, maddi gerçeklere, keşfen yapılan gözleme dayalı olduğu, bilirkişilerin müterafik kusura ilişkin olarak kusur tayini ve bölüşümüne ilişkin değerlendirme hataları ayrıksı olmak üzere raporların hüküm kurmaya ve kanaate elverişli kabul edildiği, davalı tarafa HMK.'nun 220/1. maddesi gereğince verilen kesin süreye bağlanan yasal sonuç ve yapılan keşif, gözlem ve elektrik bilirkişi heyeti rapor ile birlikte değerlendirildiğinde davacının davaya konu işyerinde meydana gelen yangının elektrik iletiminde voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı yönündeki iddiasının kabulünün gerektiği, davalı tarafça indirim sebeplerinin uygulanması şeklinde bir savunma ileri sürülmüş olduğundan Yüksek Mahkeme'nin yerleşik içtihadına göre uygulamada müterafik kusur olarak adlandırılan ve aslında hakkaniyet indirimi koşulları şeklinde değerlendirilmesi gereken hususların re'sen göz önünde bulundurulduğu, bu kapsamda her ne kadar bilirkişilerce davacının pasif eyleminin kusur kapsamında ele alınarak taraflar arasında kusur dağılımı yapılmış ise anılan hususların müterafik kusura ilişkin olduğu ve bu kapsamda ele alınıp değerlendirildiği, davacının bölgede sık sık karşılaşılan gerilim dalgalanmaları ve onlarca cihazın olduğu bir dükkanda muhtemel olabilecek kısa devre kazalarını önlemek adına kullanılmayan elektrik ve elektronik cihazlarının elektrik bağlantılarını kesmek, sigortaları kapatarak veya priz bağlantılarını keserek oluşabilecek bir kazayı önleyebilmesi gerekirken basit sayılacak bu işlemleri yapmadığı, bu nedenle yangının yayılmasına ve hasarın büyümesine sebep verdiğinin kabul edildiği, bu bağlamda hakkaniyet indirimi yapılması koşullarının bulunduğunun değerlendirildiği ve mali bilirkişi tarafından hesaplanan gerçek zarardan .. oranında hakkaniyet indirimi yapılarak netice tazminata hükmedildiği, ayrıca hakkaniyet ilkesi gereği hesaplanan tazminat miktarı üzerinden takdiri indirim yapıldığı hususu nazara alınarak reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçeleriyle davacının davasının kısmen kabulü ile ..-TL. tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İncelenen karara karşı her iki taraf vekili de ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. TARAFLARCA AYRI AYRI İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: -Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapmadan karar verildiğini, gerekçeli kararda..'lik indirim yapıldığının belirtildiğini, müvekkilinin uğramış olduğu zarar hesaplandığında müvekkilinden ..den fazla bir indirimin yapıldığının görüleceğini, meydana gelen yangınla ilgili olarak işyerinin elektrik şartelinin açık olmasından dolayı müvekkilinin kusurlu bulunduğunu ve bu kusur nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zarardan düşüm yapıldığını, yerel mahkemenin bu şekilde bir düşüm yapmasının kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin işyerinde elektrik şartellerini açık bırakmak zorunda olduğunu, zira işyerinde güvenlik kameraları bulunduğundan, hırsızlık olaylarına karşı bu güvenlik kameralarının çalışması için elektriğin de açık olması gerektiğini, mahkemece hükmedilen miktarın çok az olduğunu, günümüzün ekonomik şartlarında ve enflasyan karşısında bu miktarın daha fazla olması gerektiğini, müvekkilinin işyerinde yanan elektronik eşyalarının değerinin bu günün şartlarında daha fazla olduğunu, müvekkilinin uzun zamandan beri herhangi bir işte çalışmadığını, bu dosyadan gelecek para ile kendisine iş kurmak istediğini belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle kararın ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. -Davalı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece müvekkili kurumdan davacıya ait belgeler hiç istenmeden, müvekkili kuruma müzekkere yazılmadan, sadece müvekili şirket vekiline kesin süre verilerek delillerin toplanmaya çalışıldığını, bu şekilde müvekkilinin ispat ve savunma haklarının kısıtlandığını, mahkemece tutanak mümzilerinin dinlenmediğini, böylece eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, bu durumun adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu, yerel mahkemece dava konusu yangın hadisesinde müvekkili şirket açısından tehlike sorumluluğunun varlığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de tehlike sorumluluğunun şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediğini, kaldı ki bir an için tehlike sorumluluğunun varlığı kabul edilse bile dava konu olayda tehlike sorumluluğu için gereken tehlikeli işletme ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, dosyada bulunan itfaiye raporunda yangının çıkış nedeni olarak "priz iç tesisat kablosunun elektriksel olarak ısınması sonucu yangın çıkmış olabileceği"'nin belirtildiğini, bu durumda yangının iç tesisattaki yetersizlikten çıktığının açık olduğunu, dava konusu yangın olayında tehlike sorumluluğunun varlığının kabul edildiğini, ancak davalı açısından da müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat miktarında indirime gidildiğini, davacının tamamen kusurlu olduğu bir olayda müvekkiline kusur atfedilerek karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, mahkemece dosyada alınan bilirkişi raporunda yer bulduğu ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere zarar gören davacının kusurlu olduğunun kabul edildiğini, zarar görenin kusuru sebebiyle dosyada illiyet bağının kesildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının kendi iç tesisatındaki eksikliklerden dolayı yangın çıktığını ve bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarında "görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla" denilerek olayın tam net incelenemediğini, dava konusu yangının..tarihinde meydana geldiğini, ancak davacının davasını .. yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açtığını, dolayısıyla davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, mali bilirkişi tarafından dava konusu emtiaların değerinin tespitine yönelik olarak düzenlenen hesap raporunun da hükme elverişli bir rapor olmadığını belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle kararın ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; ..tarihinde meydana gelen elektrik yangını nedeniyle davacının işyerinde oluşan maddi zararların davalı elektrik tedarik firmasından tahsiline yönelik olarak açılmış tazminat davasıdır. Uyuşmazlık, elektrik iletim hattından kaynaklandığı iddia edilen yangın nedeniyle doğan zararın yapı malikinin kusursuz sorumluluğuna dayalı maddi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. Davalı taraf, gerek dava dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde dava konusu yapılan tazminatın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. 6098 sayılı TBK.'nun 72. maddesine göre; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." Ceza kanununda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalarda uygulanabilmesi için, eylemin ceza kanununa göre suç sayılması gerekli ve yeterlidir. Fail hakkında mahkumiyet kararı verilmesi veya bir ceza davasının (soruşturmasının) açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması şart değildir. Yine Ceza Kanunu’nda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu da aranmaz... 5237 sayılı TCK.'nun "Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması" başlıklı 171. maddesinde "taksirle yangına sebep olma suçu" düzenlenmiş olup, TCK.'nun 66/1- (e) maddesi uyarınca bu suç yönünden ceza zamanaşımı 8 (sekiz) yıldır. Somut olayda; davaya konu yangının meydana geldiği tarih olan .. esas alındığında.. yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımına dair istinafı yerinde görülmemiştir. Davacıya ait işyerinde şehir şebekesinden gelen enerjinin yüksek voltajı nedeniyle elektrik kaynaklı yangın çıktığı, söz konusu yangında davacıya ait elektronik aletlerin zarar gördüğü, yangın olayının meydana gelmesinde davalı .. kusurlu olduğu iddiasıyla meydana gelen zararın tahsili amacıyla eldeki maddi tazminat davası açılmıştır. Yargılama sırasında ilk derece mahkemesince.. tarihli ön inceleme duruşmasında davalı .. vekiline; davaya konu yangının meydana geldiği davacıya ait işyerinin bulunduğu adresi içerisine alan bölgeye ilişkin olarak yangının başlangıç tarihi ve saati öncesine ait bölgedeki planlı veya arızi elektrik kesintilerine, akım ve gerilim bilgilerine ilişkin tüm kayıtları sunması için usullüne uygun olarak kesin süre verildiği ve gerekli ihtaratın yapıldığı, ayrıca kesin sürenin sonuçlarının da hatırlatıldığı, öncesinde ise.. tarihli tensip zaptının (5) numaralı bendinde cevap dilekçesinde dayandığı belgeleri mahkemeye bildirmek üzere sunması ve başka yerden getirtilecek belge ve dosyaları bildirmesi için süre verildiği, aksi halde bu delillerden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği anlaşılmıştır. Böylece davalı taraf kendisine usulünce yapılan ve kesin süre içeren ihtara rağmen dava konusu olaya ilişkin belge ve delillerini sunmamıştır. Kaldı ki davalı şirket bir özel hukuk tüzel kişisi olduğundan, savunmalarına dayanak kayıt ve belgeleri kendisine yazı yazılmasına dahi gerek bulunmadan mahkemeye sunmak zorundadır.Bu nedende davalı tarafın mahkemece eksik yazışma ve inceleme yapıldığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı taraf yangın olayında kusurunun bulunmadığını ileri sürmüş ise de dosyada elektrik mühendislerinden oluşan uzman heyetten alınan teknik raporun dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle, ayrıca değişik iş dosyasındaki tespit raporundaki tespitlerle uyumlu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, rapordaki tespitlerin olayın oluş şekline uygun ve yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyadaki yangın raporu, teknik bilirkişi heyet raporu, taraf beyanları, diğer evrak ve tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait işyerinde meydana gelen yangının gerilim dalgalanması sonucu oluşan yüksek voltaj sonucunda kısa devre arızası nedeni ile gerçekleştiği, davacının işyerinin bulunduğu yapının elektrik tesisatının tekniğine uygun yapılmış olduğu, davalı .. tarafından enerjinin ilgili Yönetmelik hükümleri gereği kaliteli ve sürekli olarak sağlanmasına yönelik yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilemediği, ayrıca davalının abonelere enerji temin edilen elektrik hatlarının bakım, onarım, kontrol ve denetimine yönelik görevlerini zamanında ve etkin biçimde yapmadığı, bu nedenle davacıya ait ticarethanede meydana gelen yangının oluşmasına kusurlu olduğu, meydana gelen yangında davacıya ait işyerindeki ticari emtiaların zarar gördüğü sabittir. Davacı tarafın istinaf aşamasında ileri sürdüğü yangın sonucu uğranılan zararın hesap bilirkişisi tarafından düşük hesaplandığı yönündeki iddiaları yerinde olmayıp, davacı tarafça hesap raporuna itiraz edilmemiştir. Ayrıca 6100 sayılı HMK.'nun 357. maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından re'sen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Eldeki dava davacı vekili tarafından.. tarihli dilekçe ile ve mahkemece dosyada aldırılan..havale tarihli hesap raporunda hesaplanan miktara göre ıslah edilmiştir. Davacı vekilinin mahkemece bilirkişi tarafından hesaplanan zarardan..den fazla indirim yapıldığı yönündeki iddiaları da dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Bu nedenle davacı tarafın istinaf nedenleri de yerinde görülemiştir. Davalı .., bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Bu sorumluluk türü tehlike sorumluluğu olarak da isimlendirilmekte olup, sorumluluk türlerinin en ağırını oluşturur. Burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. Somut olayda ilk derece mahkemesince inceleme konusu yapılan kararda davalı .. objektif sorumluluğunun bulunduğu, objektif sorumlulukta sorumluluktan kurtulabilmek için illiyet bağının bulunmadığının ya da kesildiğinin ispat edilmesi gerektiği, davalının illiyet bağının bulunmadığını ya da kesildiğini ispat edemediği, yangının davalının kusurundan kaynaklanığı, dolayısıyla davalının zarardan kusuru nispetinde sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle mahkemece hesaplanan zarardan .. oranında indirim uygulayarak kısmen kabulü kararı hakkaniyete uygun ve yerinde bir karardır. Neticeten ilk derece mahkemesince verilen incelemeye esas kararın; dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan, iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle dairemizce de benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere, maddi delillere dayandırılarak verilmiş bir karar olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara karşı davacı ve davalı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı HMK.’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'.nun 353/1-b.1 bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının, HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken istinaf harcı, davacı tarafından başlangıçta yatırıldığından, davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Alınması gereken istinaf harcı, davalı tarafından başlangıçta yatırıldığından, davalıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, istinaf giderinden artan kısmın yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılaması duruşmalı olarak yapılmadığından, davacı ve davalı taraf lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK.'nın 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 19/09/2025
.. Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ...* ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır