Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1263 E. 2025/1263 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1263
Karar No
2025/1263
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1263 - 2025/1410

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2025/1263 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1410

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/465 E - 2025/555 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili şirketin Aksaray Sulh Ceza Hakimliğinin 22/08/2016 tarih ve 2016/3173 D.İş sayılı kararıyla kayyım olarak atanan TMSF nin görevlendirdiği Yönetim Kurulu tarafından yönetilmekte olduğunu, 6758 Sayılı Yasanın 19/6. maddesi gereğince, Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketlerin harçtan muaf olduğunu, müvekkili Şirket ve davalı ... firması arasında 22.09.2015 tarihli ve 15-0018 sayılı bir adet sözleşme imzalandığını, sözleşme ile müvekkilinin davalı ... firmasına CTP boru imalatı işini üstlenmiş ve işbu boruyu üreterek teslimini sağladığını, işin sonunda müvekkilim , sözleşmenin 4.3. maddesi gereğince davalıdan teslim ettiği borulara dair kur farkını talep etmiş ve fakat davalı taraf bu bedeli ödemekten imtina ettiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye dayanan ve ödenmeyen kur farkı alacağı olan 1.243.445,19-TL'nin tahsili amacıyla Ankara 19.İcra Müdürlüğü'nün 2019/15071 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak anılan davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinde davalı ... Şirketinin 17/09/2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilan ile "bölünme suretiyle" ... Grup Doğalgaz İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin oluşumuna neden olduğunu, davalı ... Şirketi gibi davalı ... firmasının da ... firmasının halefi olarak takibe konu alacaklarından hukuken sorumlu ve davada taraf sıfatının bulunduğunu, davalı ... firması yetkilisi ... ile diğer davalı Şirketin yetkili temsilcisi olan ...'nun akraba olduklarını, gerçekleştirilen bölünme işleminin çok sayıdaki alacaklıları ve müvekkilimin alacaklılık halini bertaraf etmeye yönelik olduğunu, davalı şirketler arasında organik bağın mevcut olduğunu, bu nedenle yerleşik içtihatlar gereğince davalı Şirketler arasında tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının da gerçekleştiğini beyanla davalıların dava konusu Ankara 19.İcra Müdürlüğü'nün2018/15071E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının ayrı ayrı iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, dosya içerisinde mevcut sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin ... Boru Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile ... İnşaat Tesisat Ltd. Şti-... Yapı Doğalgaz İnşaat.Müh. Nak. Peyzaj San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı arasında imzalandığının görüldüğünü, davalı müvekkilİ şirket ile dava dışı ... Yapı Doğalgaz İnşaat.Müh. Nak. Peyzaj San. ve Tic. Ltd. Şirketi arasındaki ilişkinin ortaklık niteliğinde bulunduğu ve sözleşmenin adi ortaklık adına imzalandığının kabulünün gerektiğini, adi ortaklıkta ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi ya da birine karşı dava açılması da mümkün bulunmadığını, adi ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesi zorunlu olduğunu, bu nedenle de diğer ortak olan ... Yapı Doğalgaz İnşaat.Müh. Nak. Peyzaj San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de davada taraf olarak yer alması gerektiğini, davacı şirkete, davalı müvekkil şirketin iddia edilenin aksine herhangi bir borç ya da taahhüdünün sözkonusu olmadığını, müvekkil şirkete tebliğ edilmiş herhangi bir kur farkı faturasının mevcut olmadığını, malın teslim edildiğini kabul etmemekle ve tüm talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davacı yanın DSİ'den yapılan temlikleri ve ödemeleri hiçbir ihtirazi kayıt öne sürmeksizin kabul etmesi nedeni ile müvekkilinden dava ve icra takip konusu kur farkı alacağını talep etmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve Dairemizin kabul kaldırma kararı doğrultusunda; davalı ... İnş Tesisat Ltd.Şirketinin 12/09/2019 tarihinde tam bölünme yoluyla ticaret sicilinden terkin edilerek ticaret ünvanının sicilden terkin edildiği, yukarıda açıkça belirtilen ve anılan davalı şirketlerin devrolunan şirket olarak tüzel kişiliklerinin mevcut olup devam ettiği, anılan davalı şirketin tüzel kişiliğinin ise tam bölünme sonrasında hukuken sona erdiği, bu nedenle de işbu davada davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken dava şartı niteliğindeki taraf ehliyetinin de mevcut olmadığı dikkate alındığında davalı ... İnş Tesisat Ltd.Şirketi aleyhine açılan davanın taraf ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği, diğer taraftan değinilen 29/09/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda saptandığı üzere dava konusu kur farkı alacağının davalı ... İnş. Tesisat Ltd.Şirketinin tam bölünmesi sonucunda oluşan ve tüzel kişiliği mevcut dahili davalı şirketlerden ... Grup Su Yapıları İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine devredilen Beşkarış sulaması ikinci kısım sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklandığını sabit olduğu, bu durumda dahili davalı ... Grup Su Yapıları İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi haricindeki dahili davalı şirketlerin aleyhine açılan davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğinden, aleyhlerine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddi gerektiği, öte yandan dahili davalılardan ... Grup Su Yapıları İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin aleyhine açılan davada ise; dava konusu kur farkı alacağı talebinin dayanağını oluşturan 28/09/2015 tarihli satış sözleşmesinin 4.4.3 maddesinde;" satıcı-imalatçı tarafından alıcıya fatura tarihindeki kuru baz alarak fatura kesecektir. Ancak ödeme tarihindeki merkez bankası satış kuru baz alınarak toplam bakiye hesaplayacaktır. İşin sonunda firmalar karşılıklı ödeme tarihindeki merkez bankası kuru hesaplanarak mutabakata varıp aradaki fark kadar tahsil olunacaktır." düzenlemesine yer verildiği, değinilen sözleşme hükmü gereğince kur farkı alacağının talep edilebilmesi için işin sonunda davacı satıcı tarafından davalı şirkete kur farkı faturası tanzimi ile taraflar arasında mutabakat sağlanmasının zorunlu olduğu, ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında sözleşmedeki prosedüre uygun olarak davacı tarafından davalı alıcı şirkete kur farkı faturası tanzim edilmediği gibi aynı faturaya ilişkin olarak mutabakat belgesinin de varlığı iddia ve dosyamıza sunulmadığı, bu nedenle davacının dava konusu kur farkı alacağının dava konusu icra takibi ile talep koşullarının oluşmadığından, dahili davalılardan ... Grup Su Yapıları İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin aleyhine açılan davanın haklılığı kanıtlanamadığından reddi gerektiği kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle; davalılardan ... İnş. Tes. Ltd. Şirketi Aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK 114/1-d m. delaleti ile 115/2 m. gereğince taraf ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalı ... …Şirketi ile ... Grup Su Yapıları İnşaat sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi haricindeki diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine, davalı ... Grup Su Yapıları İnşaat sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın ise; reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... firması arasında 22/09/2015 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği müvekkilinin boru imalatı işini üstlenerek teslimini sağladığını, işin sonunda müvekkilinin teslim ettiği borulara dair kur farkını talep ettiğini ancak davalının ödemekten imtina ettiğini, başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini, davalı ... ile davalı ... firmasının sahibinin akraba olduğunu, 17/09/2019 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlanan ilan ile bölünme suretiyle ... Grup şirketinin kurulduğunu, şirketler arasında organik bağ olduğunu, mahkemece yanılgılı gerekçe ile karar verildiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan boru imalatı ve teslimine ilişkin satım sözleşmesinden kaynaklanan kur farkı alacağının olup olmadığı, davacının kur farkı alacağı istemine dayalı icra takibi başlatmasında haklı olup olmadığı, davalının icra takibine karşı vaki itirazında haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında imzalanan boru imalatı ve teslimine ilişkin satım sözleşmesinden kaynaklanan kur farkı alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 19/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1263, K. 2025/1263, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1263-e-2025-1263-k-56a242999bbc