Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2025/1262 E. 2026/396 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1262
Karar No
2026/396
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1262 - 2026/396

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2025/1262 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/396

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/571 E - 2025/394 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 02/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi dava... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Asıl ve birleşen davada davacı vekili; müvekkili ile davalının enerji sektöründe faaliyet gösteren iki şirket olduğunu, taraflar arasında akdedilen 18/05/2018 tarihli Risk Paylaşım Sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğindeki 18/05/2018 tarihli protokolü davalının 31/08/2018 tarihli ihtarname ile haklı bir gerekçe olmadan feshedildiğini, sözleşmenin 13.maddesinde taraflardan birinin sözleşme ve/veya protokolü haksız şekilde feshetmesi halinde bir cezai şart olan fesih tazminatı tutarını ödemekle yükümlü olduğunu, davalının haksız feshinden dolayı sözleşmede öngörülen fesih tazminatı tutarının davalıya faturalandırıldığını, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek asıl ve birleşen davada itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Asıl ve birleşen davada davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 18/05/2018 tarihli risk paylaşım sözleşmesi ve ayrılmaz parçası olan 18/05/2018 tarihli protokolün akdedildiğini, müvekkilinin protokol hükümleri gereği tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, taraflar arasında akdedilen risk paylaşım sözleşmesinin 12.1.maddesinin d bendinde düzenlenen hüküm sebebiyle 31/08/2018 tarihli fesih ihtarının bildirim niteliğini taşıdığını, bu sebeple 01/08/2018 tarihinden itibaren hüküm ve sonuç doğurmak üzere sona eren risk paylaşım sözleşmesinden kaynaklı Ağustos 2018 döneminden doğan 369.426,20 TL tutarında borçlarının bulunmaması sebebiyle iade faturası düzenlendiğini, sözleşmenin 12.1.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenleme uyarınca risk paylaşım sözleşmesinin feshine sebebiyet veren davacı tarafça sözleşmesinin 13.maddesi uyarınca hesaplanan fesih tazminat faturasını ödemesinin ihtar edildiğini, müvekkilinin faturaları iade ettiğini, dava konusunu oluşturan risk paylaşım sözleşmesi fesih tazminat bedeli açıklaması ile gönderilen diğer faturanın da iade edildiğini, davacı tarafın sözleşmenin feshine sebebiyet verilmiş olması nedeniyle fesih tazminatı talep edilmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, haklı nedenle sözleşmeyi feshetmek zorunda kalan müvekkili şirketin fesih tazminatına hak kazandığını ve her türlü talep ve dava hakkının saklı tutulduğunu bildirerek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller, Dairemizin kabul kaldırma kararı ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalı tarafından davacıya gönderilen e-postada yer alan ''protokol'' başlıklı tablonun alt kısmında ''yukarıda yazılı anlaşma şartları üzerinde mutabık kaldığınızı e-mail ile onaylamanız halinde işbu protokol, taraflar arasında bağlayıcılık kazanacak ve 10.08.2015 tarihli elektrik alım-satım anlaşmasının ayrılmaz bir parçası olacaktır.'' ifadesi yer aldığı, bu şekliyle tarafların aralarında akdedecekleri protokollerin (sözleşmelerin) e-posta yoluyla kurulması hususunda anlaştıkları ve protokoller için iradi şekil şartı kararlaştırmış olduklarının anlaşıldığı, dosya kapsamı itibarıyla bu şekil şartının sağlanamadığı, 26.07.2018 tarihli protokolün e-posta yoluyla onaylanmadığı, protokolün geçerli olmadığı kanaatine varıldığı, protokolün geçerli olmadığı anlaşılmakla davalı şirketin sözleşmeleri feshetmesinin risk paylaşım sözleşmesinin 12/1/d madde hükmü gereğince haklı fesih teşkil etmediği, feshin haksız olduğu, sözleşmenin 13. maddesi uyarınca davacının fesih tazminatına hak kazandığı, davalının davacıya fesih tazminatı ödemesi gerektiği, miktarının 766.657,50 TL olduğu anlaşılmakla asıl davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, takip tarihi öncesi itibarıyla temerrüde düşürücü ihtarnamenin bulunmadığı, temerrüdün takip öncesi oluşmadığı, anlaşılmakla işlemiş faiz alacağına yönelik talebin ve fazlaya ilişkin asıl alacak talebinin reddine, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dava ile ilgili olarak; birleşen davada, ağustos 2018 dönemi ve eylül 2018 ayının ilk 2 gününe ilişkin risk paylaşım bedeline konu faturalara dayalı geçilen icra takibine itirazın iptali isteğinde bulunulduğu, yukarıda asıl davaya ilişkin gerekçelerde açıklandığı üzere taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin, sözleşmenin 12.1 maddesine uygun olmadığı, haksız olduğu, 31.08.2018 keşide tarihli 03.09.2018 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile haklı nedene dayanmaksızın feshedildiği, feshin bozucu yenilik doğuran bir hak olduğu ve risk paylaşım sözleşmesinin 12.1/d madde hükmü gereğince feshin muhatabına ulaşma anında hükümlerini doğuracağı, feshin 03.09.2018 tarihinde hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başlayacağı, 03.09.2018 tarihine kadarki risk paylaşımına konu alacak talebinin yerinde olduğu, miktarının 399.352,06 TL olduğu anlaşılmakla bu miktar asıl alacağa itiraz yerinde görülmemiş, icra takibinde işlemiş faiz isteğinde bulunulmuş ise de takip tarihi öncesi itibarıyla temerrüde düşürücü ihtarnamenin bulunmadığı, temerrüdün takip öncesi oluşmadığı anlaşılmakla işlemiş faiz alacağı talebi yerinde görülmeyerek davanın 399.352,06 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, alacak risk paylaşım bedeline konu faturalara dayalı olup, likit olmakla hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmayan reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davada davalı vekili; taraflar arasında elektrik ticareti bulunduğunu, asıl faaliyetin elektrik alım satımı olduğunu, tali sözleşmeye bağlı kalınarak hüküm kurulamayacağını, risk paylaşımına ilişkin finansal sözleşmenin fiziksel sözleşmeye bağlı olduğunu, elektrik satım sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmeden davacı tarafından haksız feshi nedeniyle risk paylaşım protokolünün feshedildiğini, risk paylaşımına ilişkin finansal sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR: Uyuşmazlık; davalının risk paylaşım sözleşmesini feshetmesinin haksız fesih olup olmadığı, davacının fesih tazminatı olarak faturalandırılan tutardan dolayı alacaklı olup olmadığı, birleşen davada feshin hangi tarihte gerçekleştirildiği, hangi tarihten itibaren sonuç doğuracağı, protokolden kaynaklı faturaya dayalı alacak talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl ve birleşen davada; taraflar arasındaki risk paylaşım sözleşmesi ve protokolün haksız feshedildiği iddiası ile fesih tazminatına konu alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali, birleşen davada istek Ağustos 2018 ve 1-2 Eylül 2018 dönemine ilişkin risk paylaşım bedeline konu alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Asıl davada davacı taraf, taraflar arasında akdedilen 18/05/2018 tarihli risk paylaşım sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğindeki 18/05/2018 tarihli protokol bulunmakta olup, davacının 31/08/2018 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme ve protokolü haklı gerekçe olmaksızın feshettiği sözleşmenin 13. maddesi uyarınca cezai şart olan fesih tazminatına konu alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğinde bulunmakta, davalı taraf; taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haklı olduğu, işlem delili olarak aracı onayının 26/07/2018 tarihinde tamamlanan protokol gereği icap kabul iradelerinin birleşerek sözleşme kurulduğundan 2018 yılı temmuz ayının son iş günlerinde gerçekleşen doğal gaz zammı sebebi ile yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçan davacının e-mail vasıtasıyla onay vermemesi sebebiyle protokol hükümlerinin bağlayıcı olmadığını ileri sürmesinin dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, sözleşmenin kurulduğunu, davacının haklı sebep ileri sürmeksizin 26/07/2018 anlaşma tarihli protokolden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyeceklerini bildirmesi üzerine risk paylaşım sözleşmesinin 12.1/d bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiği savunmasında bulunmaktadır. Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; taraflar arasındaki elektrik alım satım sözleşmesi ve risk paylaşım sözleşmesi ve ek protokol hükümleri değerlendirilerek; davalı yanın risk paylaşım sözleşmesini haksız feshi nedeniyle cezai şart alacağına ve risk paylaşım bedeline dayalı tahakkuku yapılan fatura bedelinden kaynaklanana alacağın tahsili için girişilen icra takiplerine yönelik itirazın kısmen iptaline takibin devamına karar verilmiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında taraflar arasında risk paylaşım ve elektrik alım satım sözleşmeleri bağıtlandığı, sözleşme hükümleri gereğince taraflar arasındaki sözleşme hükümleriyle, gerekse tarafların edimlerine ilişkin diğer hükümler incelenip, taraflar arasındaki ticari ilişki bir bütün olarak değerlendirilerek düzenlenen bilirkişi heyetinden alınan raporun oluşa ve dosya içeriğine uygun olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken (asıl davada 52.370,37TL istinaf karar ve ilam harcı ile birleşen davada 27.279,74TL istinaf karar ve ilam harcının toplamı) 79.650,11TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 19.913,00TL harcın mahsubu ile bakiye 59.737,11TL harcın istinaf eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/1262, K. 2026/396, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-22-hukuk-dairesi-2025-1262-e-2026-396-k-e79fd223b911