Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1254 E. 2025/1445 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1254
Karar No
2025/1445
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2025/1254 Esas

KARAR NO: 2025/1445 Karar

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/01/2025

NUMARASI : 2021/370 E.SAYILI ARA KARAR

DAVANIN KONUSU: Patent (Patent Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 13/11/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı-karşı davalı ... ... ... Gmbh vekili, talep dilekçesinde özetle; davaya konu TR 2015/08776 numaralı patentin geçerli olduğu ve patent ihlalinin HMK m. 390/3 uyarınca yaklaşık olarak ispat edildiği dikkate alınarak, gerekirse teminat karşılığında, huzurdaki işbu dava sonuçlanana kadar "..." markalı ilaçların üretiminin, dağıtımının, satışının ve depolanmasının tedbiren durdurulmasına, bu amaçla, ecza depolarına bildirmek üzere Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na ve eczanelere bildirmek üzere Türkiye Eczacılar Birliği'ne yazı yazılmasına, huzurdaki işbu dava sonuçlanana kadar "..." markalı ilaçların Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından verilen satış izninin tedbiren askıya alınmasına ve bu amaçla Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na yazı yazılmasına, huzurdaki dava sonuçlanana kadar "..." markalı ilaçların SGK tarafından düzenlenen bedeli ödenecek ilaçlar listesinden tedbiren çıkarılmasına, huzurdaki dava sonuçlanana kadar "..." markalı ilaçlara ve bu ilaçlara ait markanın ve görsellerin yer aldığı iş evrakı, broşür, katalog ve her türlü satış, pazarlama ve tanıtım materyallerine işbu dava kesinleşinceye kadar görüldükleri adreslerde tedbiren el koyularak adli emanete teslim edilmesine, huzurdaki işbu dava sonuçlanana kadar "..." markalı ilaçların ithalat ve ihracatının tedbiren engellenmesi için Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25/06/2024 tarihli ara karar ile; "…tüm dosya kapsamı, HMK 389 vd maddeleri kapsamında bilirkişilerin kök ve ek raporları kapsamına göre, 6769 sayılı SMK 141-149 maddeleri gözetildiğinde yaklaşık ispat şartı gözetilerek davacının tedbir talebinin teminat karşılığında kabulü ile, yaklaşık ispat ... ... ... GMBH- lehine olduğundan, davalı eyleminin davacının patentin kapsamına girdiği, bu nedenle huzurdaki dava sonuçlanana kadar ... markalı 10 mg,15 mg, 20 mg ilaçların üretiminin, dağıtımının, satışının ve depolanmasının tedbiren durdurulmasına, dava sonuçlanana kadar ... markalı ilaçların Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından verilen satış izninin tedbiren askıya alınmasına ve bu amaçla Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na yazılmasına, dava sonuçlanana kadar ... markalı ilaçların Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından düzenlenen Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi'nden tedbiren çıkarılması ve bu amaçla Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılmasına, dava sonuçlanana kadar ... markalı ilaçlara ve bu ilaçlara ait markanın ve görsellerin yer aldığı iş evrakı, broşür, katalog ve her türlü satış, pazarlama ve tanıtım materyallerine işbu dava kesinleşinceye kadar görüldükleri adreslerde tedbiren el koyularak adli emanete teslim edilmesine, huzurdaki işbu dava sonuçlanana kadar ... markalı ilaçların ithalat ve ihracatının tedbiren engellenmesi için Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına , keza ecza depolarına bildirmek üzere Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na ve eczanelere bildirmek üzere Türkiye Eczacılar Birliği'ne yazı yazılmasına…" karar verilmiş, 08/08/2024 tarihli ara kararı ile de, "...dava sonuçlanana kadar ... markalı 10 mg, 15 mg, 20 mg ilaçların üretiminin, dağıtımının, satışının ve depolanmasının tedbiren durdurulmasına, dava sonuçlanana kadar ... markalı ilaçların Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından verilen satış izninin tedbiren askıya alınmasına ve bu amaçla Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na yazılmasına…" şeklinde ki ara kararın satış izni ile ilgili olan kısmının ilaç ruhsatı olarak düzeltilmesine, dava sonuçlanana kadar ... markalı ilaçların Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından verilen ilaç ruhsatının tedbiren askıya alınmasına ve bu amaçla Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na tekrar yazı yazılmasına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KARARI: Davalı-karşı davacı vekilinin aynı ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine dair verilen karara karşı istinaf yargı yoluna başvurması üzerine Dairemizin 2025/66 Esas ve 2025/299 Karar ve 26/02/2025 tarihli ilamı ile: "…Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporları ile sağlanan yaklaşık ispat sonucu, yazılı şekilde ihtiyati tedbire karar verilmesinde ve ihtiyati tedbire itirazın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delil durumuna göre ileride ihtiyati tedbirin her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine..." karar verilmiştir.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ: Davalı-karşı davacı ... İlaç Sanayii Ve Tic. A.Ş. vekilinin 20.03.2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanları ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik 25/03/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; 20.03.2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı-karşı davalının patentine konu ürünün (...) patent korumasına uygun olmadığı, bu nedenle patentin hükümsüz kılınması gerektiği yönündeki kanaat kuvvetle ortaya konmuş olduğunu, bu kapsamda, patentin geçerliliğiyle ilgili ciddi şüpheler oluştuğundan ve davalı-karşı davacı tarafın ileri sürdüğü patent korumasına ilişkin iddialarının dayanaklarını yitirdiği açıkça anlaşıldığından, ihtiyati tedbir kararının devamına gerek bulunmadığını, ayrıca, “...” isimli ürünün hâlihazırda piyasada bulunmaması, üretim ve satışının gerçekleştirilmemesi ve SGK’dan geri ödeme listesine alınmaması gibi hususların, ihtiyati tedbirin korunmaya çalışılan hakkı korumakta yetersiz kaldığını gösterdiğini, BAM’ın 26.02.2025 tarihli kararında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporları ile sağlanan ispat seviyesi ve delil durumu değerlendirildiğinde, ihtiyati tedbir kararının devamının isabetsiz olacağı sonucuna ulaşıldığını, 20.03.2025 tarihli bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat şartının ortadan kalktığını belirterek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince 24/06/2025 tarihli ara kararı ile "…Mahkememizce oluşturulan ara kararının delil ve dosya durumuna göre oluşturulduğu, henüz 3.heyetin olumlu yada olumsuz bir rapor tanzim etmediği çelişkinin de giderilmediği gözetilerek karşı davacı vekilinin 24.6.2025 tarihli duruşmada verilen tedbirin kaldırılmasına itirazın reddi ara kararına yönelik yaptığı itirazının reddine…" karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davalı-karşı davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; Mahkemenin 25/06/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararlarına taraflarınca itiraz edildiğini, itirazlarının kabul görmemesi üzerine istinaf yoluna başvurulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin dosyadaki bilirkişi raporları ile sağlanan yaklaşık ispat sonucu ihtiyati tedbire karar verilmesinde ve itirazımızın reddedilmesinde hukuka aykırılık görmemiş ise de "delil durumuna göre ileride ihtiyati tedbirin değiştirilmesinin her zaman mümkün olduğunu" kararında ayrıca belirttiğiniBAM kararından sonra dosyanın yeni bir heyete tevdi edildiğini, hazırlanan 20/03/2025 tarihli raporda davacı yanın patentinin hükümsüz kılınması gerektiğinin tespit edildiğini, söz konusu patent başkaca hükümsüzlük davalarına da konu edilmiş olmakla, Sandoz tarafından açılan davanın bilirkişi raporunun da işbu dosyaya sunulduğunu, bahsi geçen raporun (Sandoz raporu), işbu dosyaya sunulan patentin hükümsüz kılınması gerektiğine ilişkin 2. bilirkişi raporundan farklı bir heyet tarafından tanzim edildiği gibi, incelenmesinden görüleceği üzere huzurdaki davada hükümsüzlük yönünden olumsuz kanaat bildirilen 29/04/2024 tarihli ilk raporda imzası bulunan patent vekilinin, Sandoz davasında bu kez "patentin hükümsüz kılınması gerektiğine ilişkin" tespitlerde bulunduğunu,BAM’ın anılan kararı ve dosyada patentin hükümsüz kılınması gerektiği yönünde görüş bildiren, iki ayrı heyet tarafından hazırlanmış iki ayrı raporun bulunması nedeniyle, dosyadaki delil durumunun değiştiği ve ilk rapor ile davacı-karşı davalı lehine oluşmuş yaklaşık ispatın ortadan kalktığı nazara alınarak davacı-karşı davalı lehine verilmiş olan ihtiyati tedbirlerin kaldırılması gerektiğini,Mahkemece tedbirin kaldırılması için müteaddit kez yapılan yazılı taleplerinin değerlendirilmediğini, 24.06.2025 tarihli duruşmada ise talebin reddine karar verildiğini, Mahkemece uzman görüşüne bilirkişi raporlarından daha fazla önem atfedildiğini, Davanın sonuçlandırılması için üçüncü bir bilirkişi raporu alınması zorunluysa da, alınan bilirkişi raporları ile davacı-karşı davalının yaklaşık ispat durumunun ortadan kalktığını,Müvekkilinin ihtiyati tedbir kararı nedeniyle büyük maddi kayıplara uğradığını, Davacı-karşı davalı tarafın bir zararının söz konusu olmadığını,Tedbir kararı her ne kadar teminat mukabilinde verilmiş ise de, 500.000,00 TL’lik teminatın, müvekkilinin diğer ülkelerdeki ruhsat işlemlerinin durması ve ürünlerin piyasaya sürülememesi nedeniyle uğradığı zararı karşılamaktan uzak olduğunu, Mahkemece yaklaşık üç ay boyunca ihtiyati tebdirin kaldırılması taleplerini değerlendirmediğini,24/06/2025 tarihli duruşmada ise gerekçe belirtilmeksizin itirazlarının reddine karar verildiğini,Patentin hükümsüz kılınması gerektiği 2 ayrı bilirkişi raporu ile ortaya konulmuş iken tek rapora göre ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mevcut durumda verilen kararın adil olmadığının düşünülmesinin ve bunun ifade edilmesinin “münasebetsiz evrak” olarak görülmesinin ise kabul edilemeyeceğini belirterek, açıklanan nedenlerle; yaklaşık ispatın ortadan kalktığı nazara alınarak 25.06.2024 ve 08.08.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına, teminatın müvekkilin uğradığı zarara mahsuben dosyada tutulmasına, Dairenin aksi kanaatte olması halinde, bu kez 500.000,00 TL tutarındaki teminatın haksız ihtiyati tedbir sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararı karşılamaktan uzak olduğu nazara alınarak makul bir tutara yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

G E R E K Ç E : Asıl dava patent hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, karşı dava ise patentin hükümsüzlüğü davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, davalı-karşı davacının ihtiyati tedbire itirazının reddine dair 24/06/2025 tarihli ara karara ilişkindir.Karar davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı-karşı davacı vekilinin aynı ihtiyati tedbir kararına yaptığı ilk itirazın reddine dair karara karşı yaptığı istinaf başvurusu Dairemizce reddedilmiş olup, davalı-karşı davacı vekili bu kez alınan bilirkişi raporlarını gerekçe olarak göstererek yeniden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş, Mahkemece bu talebin reddine dair verilen karara karşı istinaf yargı yoluna başvurmuştur.Ancak; durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararının değiştirilmesi veya kaldırılması talebi hakkında HMK'nın 396/2. fıkrasında, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Gerekçede de belirtildiği gibi ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir. Her talep üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen istinaf yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracaktır. İhtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine dair verilen karara davalı-karşı davacı vekilinin yaptığı itirazın reddine dair verilen karar kesin olmakla birlikte, taraflarca, mevcut durum ve koşulların yeniden değişmesi halinde her zaman ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilebilir. Bu nedenlerle; durum ve koşulların değişmesi sebebiyle yapılan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya değiştirilmesi kararına davalı-karşı davacının itirazının reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 396/2 , 341/1 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-6100 sayılı HMK.'nın 396/2, 341/1 ve 352/1-b maddeleri gereğince davalı-karşı davacı ... İlaç Sanayii Ve Tic. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı-karşı davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1254, K. 2025/1445, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1254-e-2025-1445-k-87a91d202d2b