Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2025/123 E. 2025/1960 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/123
Karar No
2025/1960
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

37. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2025/123

KARAR NO:2025/1960

KARAR TARİHİ:25/06/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/10/2023

NUMARASI:2023/1015 2023/1059

DAVANIN KONUSU:Tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat.

Taraflar arasındaki davada Büyükçekmee 4. Asliye Hukuk Mahkemesi,Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi ve Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R:Dava,tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat talebine ilişkindir.Büyükçekmee 4. Asliye Hukuk Mahkemesince,"...Somut olayda davacı ile davalı şirket arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu, dava konusu konut alımının dava dilekçesinde beyan edildiği üzere kullanmak maksadıyla taşınmazın satın alındığı, beyan edildiğinden taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde davacının tüketici konumunda olduğu, davalının satıcı olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta delillerin toplanması, değerlendirilmesi ve tartışılmasının Tüketici Mahkemeleri'nin görev alanına girdiği,.." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesince "...İİK'nın 235/1.maddesi gereğince, eldeki davaya bakma görev ve yetkisinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu ve HMK.nun 114/1-c maddesi uyarınca, mahkemenin görevli olmasının dava şartı olarak düzenlendiği anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine..." gerekesiyle karar verilmiştir.Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya bunun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem 6502 sayılı yasa 3/l maddesine göre tüketici işlemi niteliğindedir. Somut olayda; davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün konut vasfına sahip olduğu anlaşılmakla, davacının bu nedenle tüketici olarak kabulü gerekmektedir...." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur.Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer (İİK md. 184/I). Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir.İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198) İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler.Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir.Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği, para alacağı dışındaki alacaklar, iflâsın açılması ile birlikte konusu olan şeyin iflâs kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır. Ancak iflâs idaresi, masa menfaatine uygun görürse konusu para olmayan alacakları bir iflâs alacağı olarak ödemek yerine, aynen ifa etmeyi tercih edebilir.Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır. Bu toplantıya kural olarak, alacakları tamamen reddedilmiş alacaklılar katılamaz. İkinci alacaklılar toplantısının yetkileri, birinci toplantıdan daha geniştir. İkinci alacaklılar toplantısı, iflâs idaresinin görevine devam edip etmeyeceğine karar verir ve bu konudaki teklifini icra mahkemesine bildirir. Ayrıca masanın menfaatine gördüğü diğer tüm hususlar hakkında da karar verir(m. 238, II).Somut olayda; dava iflas tarihinden sonra açılmış olup; davacının öncelikli talebi taşınmaz satış sözleşmesinin aynen ifasıyla tapuların iptaline ve davacı adına tescili istemine ilişkindir.Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.Davacının yükleniciden konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici konumunda olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.(İstanbul BAM 18. H.D. 2022/2719 E. -2022/2557 K. Sayılı ilamı; Ankara BAM 2023/1272E. 2023/1072K. ve Dairemizin 2020/1983 E.- 2021/306 K. ve 2023/1652 E 2024/24K Sayılı kararı.)

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 3.Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 25/06/2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2025/123, K. 2025/1960, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-37-hukuk-dairesi-2025-123-e-2025-1960-k-7042bf94b9b3