Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1141 E. 2026/338 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1141
Karar No
2026/338
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1141 - 2026/338 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1141 KARAR NO : 2026/338

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27.05.2025 NUMARASI : 2023/524 Esas 2025/329 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 26.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04.03.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 13.05.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın aynı istikamette seyreden ... plakalı sulama tankerine çarpması sonucu savrularak davacının idaresindeki ... plakalı motosiklete çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru olmadığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını belirterek 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi gereğince 3.800,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 236.453,81 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 6.305,92 TL ve bakıcı gideri talebini 5.451,00 TL olarak artırmış, 14.03.2025 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 330.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, tarafından süre uzatım dilekçesi sunulmuş, ancak cevap dilekçesi verilmemiş, yargılama aşamasında bilirkişi raporlarına itiraz edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 21.09.2020 tarihli ve 2021/191 Esas, 2023/312 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 05.05.2023 tarihli ve 2021/191 Esas, 2023/312 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkin olduğu, 30.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirlendiği, davacı hakkında son durum raporu alınarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 08.03.2024 tarihli raporda davacının özür oranının % 26 olduğu, iyileşme süresinin 12 ay olduğu ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, davacının kask takmaması nedeniyle % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 10.05.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar ile poliçe limiti de nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.044,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.360,80 TL bakıcı gider olmak üzere toplam 339.405,54 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 09.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, 13.05.2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının ağır şekilde yaralandığını ve kafatasında kırık meydana geldiğini, beyin kanaması geçirdiğini, ayrıca vücudunda başka yaralanmalar meydana geldiğini, hükme esas alınan 08.03.2024 tarihli maluliyet raporunda davacının % 26 oranında maluliyetinin tespit edildiğini, mahkemece geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını, varsayıma dayalı olarak kaskın takılı olmadığı kabul edilerek indirim yapılmasının oluşa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kask ve koruyucu kıyafetin bulunmadığı kabul edilse bile illiyetin bulunması gerektiğini, mahkemece yazılı şekilde tazminata hükmedilmişse de fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, asgari ücret kamu düzenine ilişkin olduğundan resen olması nedeniyle asgari ücret değişikliği sebebiyle her türlü tazminat haklarını saklı tuttuklarını hak kaybına uğramamak için kararı istinaf ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının maluliyetine ilişkin alınan raporda maluliyet oranının % 26 olarak tespit edildiğini, davadan önce davacı tarafından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporda maluliyetinin % 5 olarak belirlendiğini, kaldırma kararından sonra çelişkinin giderilmediğini, koku kaybı yönünden Hacettepe Üniversitesinden rapor alındığını, maluliyete ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, SGK’nın sorumluluğunda olduğunu ve mahkeme kararının bu yönüyle hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın başka bir araca çarptıktan sonra savrularak davacının idaresindeki motosiklete çarptığını ve davacının ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 05.05.2023 tarihli ve 2021/191 Esas, 2023/312 Karar sayılı kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Davalı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda 13.05.2017 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 08.03.2024 tarihli raporda davacının özür oranının % 26 olduğu, iyileşme süresinin 12 ay olduğu ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, raporun davacı hakkında düzenlenmiş son durum raporu, daha önce düzenlenen raporlar ve tedavi evrakları değerlendirilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göze düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden, tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulmasından kaynaklanan zarar olup 2918 sayılı KTK.nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 3-Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir. Somut olayda davacının motosiklet sürücüsü olduğu, davacıda kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmanın niteliği, ceza dosyası içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre kaza anında davacının kask, koruyucu tertibat kullanmadığı gerekçesiyle müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı, Daire kaldırma kararı uyarınca yapılan araştırma ve inceleme sonucunda gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 10.02.2025 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 4-Trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talepleriyle sigorta şirketine husumet yöneltilmek suretiyle dava açıldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası sürekli sakatlık teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu, Yargıtay uygulamalarında değişikliğe gidilerek geçici iş göremezlik tazminatının sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerektiği (Yargıtay 4. HD, 07.10.2025 tarihli ve 2023/12431 Esas, 2025/13675 Karar sayılı kararı), ne var ki mahkemece hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatının 330.000,00 TL poliçe limitinin üzerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile 324.955,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.044,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.360,80 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 09.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun poliçe limiti yönünden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 324.955,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.044,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.360,80 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 334.360,80 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 09.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.840,18 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 1.485,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.354,78 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.485,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen (kabul ve red oranına göre) 48.697,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca davanın reddedilen kısmına göre hesap ve takdir edilen 5.044,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.984,10 TL (ATK muayene ve rapor ücreti, ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 8.983,00TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1141, K. 2026/338, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1141-e-2026-338-k-a586e03c0bf7