Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1065 E. 2025/3051 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1065
- Karar No
- 2025/3051
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1065
KARAR NO : 2025/3051
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/12/2024
NUMARASI : 2023/557 E - 2024/1009 K
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/11/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketin aralarında akdettikleri 29.01.2015 tarihli sözleşme ile davalı şirkete ait araçlarda meydana gelecek hasarların onarımı konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin sözleşme dolayısıyla yüklendiği edimini sözleşmenin davalı şirket tarafından feshedildiği 10.05.2017 tarihine kadar eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davalı şirketin son dönemde yönetici ve hasar departmanı kadrosundaki büyük çaplı değişiklik ile, davalı şirketin ani bir kararla müvekkili gibi birçok yüklenici ile yapmış olduğu sözleşmeleri feshettiğini ve yapılan işlere ilişkin olarak kesilen fatura bedellerini ödemediğini, ayrıca karşılık faturalar keserek müvekkiline olan borcun kendi iç muhasebelerinde kapatıldığını, davalı tarafça müvekkiline gönderilen faturaların karşı tarafa iade edildiğini, müvekkilinin Beşiktaş 28. Noterliğinin 06.06.2017 tarihti ... yevmiye no'lu İhtarnamesi ve yine aynı Noterliğin 05.07.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete borcu bulunmadığını ihtar ettiğini toplam 23.980,58 TL fatura alacağının fatura tarihinden başlamak üzere en yüksek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkili şirkete ödenmesini, davalı tarafça sözleşmenin öncesinde bildirim yapılmaksızın feshedildiğini, davalının müvekkilinin 30 günlük zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-Tl'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davası açılabilmesi için şartların oluşmadığını, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının aynı anda müspet ve menfi zararını talep etmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkil tarafından feshedilmediğini, davacı tarafın bunu iddia ettiğini ancak bunu ispat etmediğini, bu konuda delil sunmadığını, davacının alacağı bulunmadığı gibi müvekkiline borcu olduğunu, bu hususta takas mahsup taleplerinin bulunduğunu, davacının sözleşmeye göre tamire alınan araçlar için ikame araç sağlama yükümlülüğünün bulunduğunu, davacı tarafça yedek araç temin edilmemesi halinde bu aracın müvekkili tarafından temin edilerek faturalandırılarak davacıya yansıtılacağını, fatura edilen tutarın davacının doğmuş ve doğacak alacaklarından mahsup etmeye yetkili olunduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından yedek araçlar temin edildiğini, bu araçlar için müvekkili tarafından ilgili firmalara ödeme yapıldığını, bunlarında davacıya fatura edildiğini, dolayısıyla davacı tarafça hiç bir hizmet verilmediği halde fatura düzenlendiği hususunun yerinde olmadığını, ayrıca davacının hatalı onarımı sonucu ... plakalı araç için bir başka yerden hizmet alındığını, davacının bu fatura tutarını ödemek zorunda olduğunu, davacının alacaklı değil borçlu durumda olduğunu, fatura tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın kabulüne; 23.980,58-TL fatura alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12.719,70-TL kazanç kaybının davalıdan tahsili davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 21/06/2023 tarih ve 2022/2095 E- 2023/2009 K sayılı kararımızla "...Tüm bunlara göre, davacının alacağının davalı defter ve kayıtlarıyla ispat edilemediği, tarafların defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle davanın hizmet sözleşmesi gereği yüklenici konumunda olması nedeniyle sözleşme gereği hizmeti verdiğini ispat yükü davacıya düşmektedir. Somut olayda, davalının savunmasında belirtilen yedek parça ve ikame araç bedellerinin, sözleşme gereği davacı tarafından yüklenilen iş kapsamında olup olmadığı ve davacının sözleşme gereği edimini yerine getirip getirmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "Davacı ... Otomotiv iddiaları ile ilgili uyuşmazlık yoktur. Davacının 23.980,58 TL alacak iddiasının dayanağı faturalar her iki tarafında mali defterlerinde kayıtlıdır. Davacının talep ettiği 23.980,58 TL tutarındaki hizmetin alınmadığı davalının herhangi bir iddiası veya beyanı yoktur. Dosya kapsamından davacı iddialarının ispatında herhangi bir eksiklik yoktur. 24.03.2017 tarih ve ... numaralı fatura ile ilgili değerlendirme sadece 15.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılmıştır. Söz konusu değerlendirmede, dosyada mevcut yazışmalardan davacı ... Otomotiv tarafından onarılan...plakalı araç davalı ... tarafından teslim alındıktan sonra hatalı onarım nedeniyle aracın boyasında bozulmalar tespit edildiği; davacı ... Otomotiv tarafından hasarın boyama yapılmadan giderilemeyeceğinin belirtilmesi üzerine davalı ... tarafından aracın onarımının Boyasız Göçük Onarım Merkezi'nde yaptırıldığı, 24.03.2017 tarihli, 193488 numaralı, KDV dahil 2.596,00 TL tutarında fatura düzenlendiği ve uygun olduğu belirtilmiştir. ... plakalı aracın onarım faturasının davacı ... Otomotiv alacağından mahsup edilmesi gerekir. Davacının faturalardan kaynaklanan alacağı 23.980,58 - 2.596,00 = 21.384,58 TL, davacı ... Otomotiv'in faturalardan kaynaklanan alacağı 21.384,58 TL olduğuna kanaat edilmiş, 12.719,70 TL kazanç kaybı talebi yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyleDavanın KISMEN KABULÜNE;1-) 21.384,58-TL fatura alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-) 12.719,70-TL kazanç kaybının davalıdan tahsili davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişi raporunun istinaf kararında belirtilen eksiklikleri gidermediğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmediğini, kesilen faturaların sözleşmeye aykırı olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.4 maddesinde; "Hasar onarımı 12 saatten uzun sürecek araçlar için SERVİS kullanıcıya hasar evraklarının eksiksiz teslim edilmesi koşuluyla aracın tesliminde itibaren 12 saat içinde ücretsiz olarak ikame araç verecektir. SERVİS, yapmış olduğu yedek araç tahsislerini ve tahsis edilen araca ilişkin marka, model, yıl, plaka, km v.b. Bilgileri hasar portalına işleyecektir. İkame araç mümkün olduğunca ... aracının muadili olacaktır. İkame araç Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu kabul ettiği donanıma sahip olmak zorundadır. Ayrıca ikame araçlar temiz (iç ve dış) bakımları ve kondisyonu tam olmak zorundadır. İkame aracın kilometresinin 100.000 Km'den fazla, 3 yaşından büyük ve ... li olmaması zorunludur. İkame verilecek aracın SERVİS adına kayıtlı olması zorunlu olup ... tarafından talep edilmesi durumunda SERVİS ikame verilen araçların ruhsat örneklerini ...' a iletmekle yükümlüdür. Her ne sebeple olursa olsun belirtilen süre içinde belirtilen niteliğe haiz ikame aracın SERVİS tarafından temin edilerek kullanıcıya teslim edilmemesi durumunda ... ikame aracı üçüncü kişi/firmalardan temin etmeye ve ödemek zorunda kaldığı ücreti SERVİS'e fatura etmeye yetkilidir. ... iş bu fatura tutarlarını her hangi bir izne, hükme ve bildirime gerek olmaksızın SERVİS'in doğmuş ve/veya doğacak her türlü alacağından mahsup etmeye yetkilidir." hükmü olduğunu, bu kapsamda sözleşme gereği davacının servisine giriş yapan ancak davacı tarafından muadil araç tahsis edilmeyen araçlara, müvekkili şirket tarafından yedek araçlar temin edildiğini, davacının müvekkil şirketten alacağı bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından temin edilen yedek araçlara ilişkin araçların temin edildiği şirket tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen faturaların dosyaya sunulduğunu, hasar onarım için davacıya başvuru yapan araçlara davacı tarafından ücretsiz muadil araç tahsis edilmesi gerekmekte olup, müşteriye yedek araç tahsis edilmemesi nedeniyle yedek araç müvekkil şirket tarafından temin edildiğini, müvekkil şirketin bu nedenle ödemek zorunda kaldığı ücreti de davacıya fatura etmeye yetkili olduğunu, bu fatura tutarlarının da herhangi bir izin almadan ve veya bildirim yapmadan davacının doğmuş ve doğacak her türlü alacağından mahsup etmeye yetkili olduğu kararlaştırıldığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti de hatalı olarak ifade edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, taraflar arasındaki araç tamirine ilişkin hizmet sözleşmesi gereğince düzenlenen fatura alacaklarının tahsili ile sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.Davacı, taraflar arasındaki 29.01.2015 tarihli sözleşme ile davalı şirkete ait araçlarda meydana gelecek hasarların onarımı konusunda anlaştıklarını, sözleşmenin davalı tarafça 10.05.2017 feshedildiğini, ihtar şartının yerine getirilmediğini, ayrıca yapılan işlere ait faturaların ödenmediğini ileri sürmektedir.Davalı ise, sözleşmenin kendileri tarafından feshedilmediğini, sözleşme uyarınca ikame araç ve yedek parça bedellerinin davacı tarafça karşılanması gerektiğini, bu hizmetlerin verilmemesi nedeniyle kendilerince temin edildiğini ve faturaların davacı tarafa gönderildiğini, davacının bu faturaları kaydetmeyerek iade ettiğini davacının alacaklı değil, borçlu olduğunu savunmuştur.Mahkemece dosya ve ticari kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök ve ek raporlar alınmıştır.Bilirkişi kök raporunda," Davacının 2017 takvim yılına ait incelenen resmi defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının 25.08.2017 tarihi itibarıyla davalıdan 57.990,06 TL. alacaklı olduğu, davalının 2017 takvim yılına ait incelenen resmi defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının 25.08.2017 tarihi itibarıyla davacıdan 26.138,14 TL. alacaklı olduğu, dava konusu faturaların davacı ve davalının incelenen resmi defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, davacı ile davalı yan arasındaki farkın yukarıda belirtildiği şekilde, davalı kayıtlarında mevcut olup, davacı kayıtlarında olmayan 62 adet 66.447,67 TL tutarlı e-faturanın münderecatı hizmeti davacı yana verdiği, davalı yanca izaha muhtaç olduğu, davalı yanın kayıtlarında olup, davacı yanın kayıtlarında olmayan davalının davacı adına düzenlediği 62 adet fatura karşılığı hizmeti izah etmesi halinde, davacının alacak talebinin yerinde olmayacağı, davalı yanın kayıtlarında olup, davacı yanın kayıtlarında olmayan davalının davacı adına düzenlediği 62 adet fatura karşılığı hizmeti izah edememesi halinde, davacının alacak talebinin yerinde olacağını " mütala etmiştir.Heyete makine bilirkişi eklenerek alınan raporda " Dosyada mevcut yazışmalarda, davalı tarafa ait...plaka nolu aracı teslim aldıktan sonra yapılan kontrolde hatalı onarımdan kaynaklı boya yüzeyinde bozulma ve deformasyonlar olduğunun tespit edildiği, bu hasarın davacı tarafından boyasız olarak giderilemeyeceğinin belirtilmesi üzerine, davalı firma aracı Boyasız Göçük Onarım Merkezinin 24.03.2017 tarih ve 193488 numaralı faturada...plaka nolu aracın onarım bedelinin KDV dahil 2.596,00 TL olduğu belirtildiği, düzeltme ve boya işlemi dikkate alındığında olay tarihinde onarım bedelinin uygun olduğu sonucuna varıldığı" şeklinde görüş bildirmiştir.Bilirkişiler ek raporlarında ise; " kök raporunda belirtildiği gibi davalı yan kayıtlarında mevcut olup davacı yan kayıtlarında mevcut olmayan 62 adet faturanın 47 adetinin, davacı yan tarafından noter vasıtası ile davalı yana iade edildiği, noter vasıtası ile iade edilen 47 adet dahil dökümü yapılan 15 adet 19.811,24 TL'lik faturaların dayanağı hizmetin davalı yan tarafından davacıya verilip verilmediğinin davalı yan tarafından izaha muhtaç olduğu, davalı yanın kayıtlarında mevcut olan 62 adet faturanın dayanağı belgelerle hizmetin verildiğini ispatlayamaması durumunda davacı yanın alacak talebinin yerinde olacağı, 10.05.2017 tarihli e-mail' in Sözleşmenin Feshinin davalı yanca yapıldığının benimsenmesi durumunda davacının 2.977,53 TL müspet zarar talep edebileceği, 10.05.2017 tarihli e-mail' in Sözleşmenin Feshinin davalı yanca yapıldığının benimsenmemesi durumunda davacının müspet zarar talep edemeyeceği" şeklinde görüş bildirilmiştir.Kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi heyeti raporunda, "... davalı ... işbu 62 adet faturayı, sözleşmenin yukarıda açıklanan hükmüne istinaden haklı olarak düzenlediğini ispat edememiştir. Ancak, KDV dahil 2.596,00 TL tutarında faturayı, davacının sözleşmeden kaynaklanan bir borcunu (onarım borcunu) gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle uğradığı zararın tazmini (TBK.md.l 12) için düzenlemiştir ve dolayısıyla da haklı olarak düzenlemiştir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir... Davacı ... tarafından mahkemenin 14.12.2021 tarihli, 2017/929E — 2021/1365K sayılı kararında hükmedilen 23.980,58 TL toplam fatura alacağından, Boyasız Göçük Onarım Merkezinin 24.03.2017 tarihli, 193488 numaralı, KDV dahil 2.596,00 TL tutarındaki faturasının mahsubundan sonra 23.980,58 -2.596,00 TL = 21.384,58 TL fatura alacağının dava tarihi 25.08.2017 itibariyle, avans faizi ile talep edilebileceği; Davacı ... tarafından mahkemenin 14.12.2021 tarihli, 2017/929E — 2021/1365K sayılı kararında hükmedilen ve bozmaya konu olmayan 12.719,70 TL kazanç kaybının talep edilebileceği" yönünde görüş bildirmişlerdir.Şu halde, mahkemesince kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda değerlendirme yapıldığı davalı tarafça sunulan kiralama ile ilgili faturaların, davacı tarafça tahsis edilmeyen ikame araçlara ilişkin olduğu hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Ancak, mahkemesince davacı lehine 34.104,28-TL vekalet ücreti takdir edilmiş ise de bu miktarın davacı lehine hükmedilen alacak miktarı olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak AAÜT 13/1 maddesi uyarınca davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarı düzeltilmek suretiyle yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- 21.384,58-TL fatura alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2- 12.719,70-TL kazanç kaybının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.460,78-TL karar harcından peşin yatırılan 426,61-TLve 200,50 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.702,55-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4- Davacı tarafından yatırılan 426,61-TL peşin harç, 200,50 TL tamamlama harcı ve 31,40-TL başvurma harcının toplamı 658,51-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5- Davacı tarafından yapılan 10.052,50-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı (% %92,93 kabul %7,07 Red) dikkate alınarak 9.341,43-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,6- Davalı tarafça yapılan 218,40-TL'nin red oranı üzerinden 15,44-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul olunan dava değeri üzerinden hesaplanan AAÜT.ne göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red olunan dava değeri (2.596,00 TL) üzerinden AAÜT.ne göre hesaplanan 2.596,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9- HMK.333.md.uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalı tarafından bu aşamada yapılan yargılama giderlerini bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi 27/11/2025