Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/751 E. 2025/371 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/751
Karar No
2025/371
Karar Tarihi

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : .... KARAR NO : .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... İSTİNAF EDEN DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak

İSTİNAF KARARINI KARAR TARİHİ : 27/02/2025 YAZIM TARİHİ : 05/03/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 14/03/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2018 tarihi itibariyle 49.247,88-TL alacaklı bulunduğunu, davalı tarafından borcun ödenmediğini, taraflarınca arabuluculuğa başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin ticari defter ve belgeleri ile de alacaklı olduğunun sabit olduğunu, bu nedenlerle fazlaya dair talep ve haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL alacağın, arabulucuya başvuru tarihi olan 28/03/2019 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, bu hususun ticari defterleri, ödeme dekontları ve banka hesapları tetkik edildiğinde sübuta ereceğini, alacak borç ilişkisinin demir ticaretinden kaynaklandığını, demir ticaretinin peşin satışı yapılan bir emtia olduğunu, müvekkilinin küçük ölçekli bir esnaf olması nedeniyle davacının veresiye demir vermeyeceğini, müvekkilin, demir almak için şirket muhasebecisi ... ile irtibat kurduğunu, bu firma ile ticaretinin peşin olduğunu, bir dönem şirket muhasebecisi ...’ın şirket hesaplarında sıkıntı olduğunu ifade ederek kendisine ait Iban numarasına bedelin gönderilmesini ifade ettiğini, bu talimat ve yönlendirme ile müvekkilinin bir kısım ödemeleri ...'ın bildirdiği hesap numarasına yaptığını, müvekkilin en son siparişinden sonra yeni sipariş geçmek için ...’ı aradığında, "işten ayrıldığım” söylemesi üzerine şirketi aradığını, yeni sipariş vereceğini söylediğini, son faturasının ödenmediği bilgisinin müvekkiline verildiğini, müvekkilinin davacı şirket yetkilisi ....... ile yaptığı görüşmede ödeme dekontunu gösterdiğini ve bu hesabın ...’ın şahsi hesabı oluğunu ve bu şekilde bir çok müşteriden para aldığını tespit ettiklerini ve işten çıkardıklarını beyan ettiğini, olayın dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle emniyetin suiistimal vakıası olduğunu, müvekkilinin Konya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, söz konusu emtia demir ise, parası ödenmeyen bir demirin veresiye olarak muhatabına gönderilmeyeceği ve bu hesabın aylarca beklemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri lie ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 01/04/2021 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "...Davalı ticari defterlerine kayıtlı olan ancak davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ... ve ... nolu toplam 7.178,35 TL bedelli faturalar her ne kadar davacı defterlerinde kayıtlı değil ise de, bu hususun davalı aleyhine kesin delil oluşturması ve davalının ilgili fatura içeriğinin iade edildiğine dair bir delil sunmaması; davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 26/12/2015 tarih, ... nolu, 1.020,00 TL bedelli faturanın irsaliye olarak düzenlenmesi ve davacı tarafından verilen sürede sunulması, 29/07/2013 tarih ... nolu 195.76 TL bedelli faturaya ilişkin ürünlerin teslimine ilişkin herhangi bir delil sunulmaması; davalı vekiline ödemelerin yapıldığı dava dışı ...'ın yetkili olduğunu gösterir belgeleri sunması için süre tanınması ve yargılama sürecinde belge ibrazının olmaması hususları bir bütün halinde değerlendirilerek; davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 195,76 TL bedelli fatura içeriğinin teslimi hususu ispat edilemediğinden bu yöndeki talepler kabul edilmemiştir, davalı defterlerinde kayıtlı olup, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 7.178,35 TL bedelli faturalar davalı aleyhine kesin delil oluşturduğundan davacının defterlerinde tespit edilen bedele eklenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalının dava dışı ...'ın ödeme almaya ilişkin davacı şirket yetkilisi olduğuna dair herhangi bir belge sunulmaması nedeniyle, dava dışı 3. Kişiye yapılan ödeme davaya konu ticari ilişki kapsamında değerlendirilmemiştir. Neticeten; bilirkişi .......'nin 14/12/2020 tarihli raporun da her ne kadar 52.404,11 TL davacını alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de; davacı vekilinin dava dilekçesindeki 49.247,88 TL kabulünden, teslimi ispatlanamayan 195,76 TL'lik faturanın mahsubu ile davacının, davalıdan olan alacak miktarının 49.052,12 TL olduğu takdir ve kanaatine varılmış, ancak davacının davasının kısmi dava olma hususu nazara alınarak 1.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulü ile; 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. DAİREMİZİN 14/06/2023 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 01/04/2021 tarihli kararına karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 14/06/2023 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...Dava; alacak istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalıdan cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2018 tarihi itibariyle 49.247,88-TL alacaklı olduğunu iddia ederek kısmi olarak 1.000,00 TL alacak talebinde bulunmuş, davalı ise davacıya borcu olmadığını, ticaretinin peşin olduğunu, bir kısım ödemeleri alım satımda muhatap olduğu davacı şirketin muhasebe elemanı ...'ın banka hesabına gönderdiğini savunmuştur. Tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, buna göre davacının ticari defterlerine göre davalıya ticaretlerinin başladığı günden itibaren toplam 99.299,32 TL'lik mal satışı olduğu, karşılığında davalının 50.051,44 TL ödemesinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davacıdan toplam 105.261,91 TL'lik mal aldığı, ayrı bir cari hesap kullanılmadığından alacak/borç bakiyesinin tespit edilemediği, ancak davalının sunduğu ödeme belgelerine göre davacının çalışanı ... hesabına dekontların büyük kısmında '' ....... fatura karşılığı'' açıklaması ile 78.055,00 TL ödeme yapıldığı, 5.352,00 TL de davacı şirkete kredi kartı ile ödendiği anlaşılmıştır. Davacı şirketin kendi defterlerindeki ödeme bilgileri ile davalı tarafından sunulan ödeme belgeleri büyük oranda farklı olup, davalının ödeme yaptığı davacı çalışanı ...'a yapılan ödemeler davacı ticari defterlerinde gösterilmemiştir. Ancak davacının ticari defterlerinde gözüken 50.051,44 TL'lik davalının ödemeleriyle ilgili dayanak belgeler araştırılmamıştır. Bu ödemeler içinde '' İşbank gelen havale, 1 adet çek bedeli, 1 adet senet , visa'' gibi açıklamalar bulunmakta olup, ödemelere ilişkin dayanak belgelerin araştırılması, davalının davacının ticari defterlerinde yazdığı şekilde ödeme yapıp yapmadığının tespit edilmesi, ayrıca davalının davacıyla ticaretinin başladığı günden itibaren gerek davacı şirkete, gerekse çalışanı ...'a yaptığı ödemelere ilişkin banka hesap özetlerinin eksiksiz getirtilmesi, ayrıca davacı çalışanı ...'ın da banka hesap özetleri getirtilerek ...'ın banka hesabına gerek davalı tarafından gerekse başka müşteriler tarafından borçlarına karşılık yapılan ödemelerin davacı şirket defterlerine geçip geçmediği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması, davalının yaptığı toplam ödeme ile davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan davalının aldığı toplam mal bedelinin karşılaştırılması, daha sonra davalı tarafından davacı çalışanı ...'ın banka hesabına yapılan ödemelerin davacı şirkete yapılan ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 14/03/2024 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Tarafların ticari defter ve kayıtlardaki uyumsuzlukların tespiti ile ödemelere ilişkin tüm belge ve kayıtlar celp edilerek, dava dışı 3. Kişiye yapılan ödemeler hariç tutulmak suretiyle taraf defterlerindeki uyumsuzluğa ilişkin ayrıntılı rapor tanzimi için dosya yeniden bilirkişi .......'ye tevdii edilmiş ve bilirkişinin 14/12/2020 tarihli raporunda; davalı yan defter kayıtlarında olmayan, davacı şirket kayıtlarında olan 29/07/2013 tarih ... nolu 195.76 TL bedelli fatura ile, 26/12/2015 tarih, ... nolu, 1.020,00 TL bedelli fatura olduğu, yine davacı şirket kayıtlarında olmayan davalı yan defterlerinde kayıtlı olan 21/12/2012 tarihli, ... nolu, 2.616,99 TL bedelli fatura ile, 06/07/2015 tarihli, ... nolu, 4.561,36 TL bedelli faturalar bulunduğu, uyumsuzluğun bu faturalardan kaynaklandığı, davacı adına yapılan ödemelerde nazara alınarak, davacı ticari defter kayıtlarına göre neticeten; 45.225,76 TL davacı yanın alacaklı olduğu, davalı ticari defter kayıtlarına göre ise neticeten; davalının 52.404,11 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, dosya muhtevası ile uyumlu, denetlenebilir mali müşavir bilirkişi .......'nin 14/12/2020 tarihli raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. Mahkememiz ... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf edilmesi neticesinde; Konya Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin 14/06/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "...davacının ticari defterlerinde gözüken 50.051,44 TL'lik davalının ödemeleriyle ilgili dayanak belgeler araştırılmadığı..., ...davalının davacıyla ticaretinin başladığı günden itibaren gerek davacı şirkete, gerekse çalışanı ...'a yaptığı ödemelere ilişkin banka hesap özetlerinin eksiksiz getirtilmesi..., ...davacı çalışanı ...'ın da banka hesap özetleri getirtilerek ...'ın banka hesabına gerek davalı tarafından gerekse başka müşteriler tarafından borçlarına karşılık yapılan ödemelerin davacı şirket defterlerine geçip geçmediği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması..." tespiti ile mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmedilmiştir. Kaldırma kararı gereği ilgili bankalardan dava dışı ...'a ait hesap ekstreleri celp edilmiş ve dosya bilirkişi .......'ye tevdii edilmiş olup, bilirkişi 16/01/2024 tarihli raporunda neticeten; dava dışı ...’ın ....... hesabına davalı tarafından toplam 86.327,00 TL havale geldiği;tüm ek raporlar ve iş bu rapordaki ödeme belgelerine göre; davalı tarafından dava dışı ... ve ....... hesabına toplamda 102.626,00 TL havale, visa ile ödeme yapıldığı, belge ile tespit edilemeyen ancak davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan 19.354,44 TL visa, 19.750,00 TL çek/senet tahsilat kaydı bulunduğu, her ne kadar defter kayıtlarında yer alan visa ve çek/senet tahsilatları ile ilgili belgeler olsa bile, davalı tarafından fatura toplamının üzerinde ödeme yapıldığı, ... hesabına yapılan ödemelerin kabulü halinde davalının borcunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. Davalı ticari defterlerine kayıtlı olan ancak davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ... ve ... nolu toplam 7.178,35 TL bedelli faturalar her ne kadar davacı defterlerinde kayıtlı değil ise de, bu hususun davalı aleyhine kesin delil oluşturması ve davalının ilgili fatura içeriğinin iade edildiğine dair bir delil sunmaması; davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 26/12/2015 tarih, ... nolu, 1.020,00 TL bedelli faturanın irsaliye olarak düzenlenmesi ve davacı tarafından verilen sürede sunulması, 29/07/2013 tarih ... nolu 195.76 TL bedelli faturaya ilişkin ürünlerin teslimine ilişkin herhangi bir delil sunulmaması; davalı vekiline ödemelerin yapıldığı dava dışı ...'ın yetkili olduğunu gösterir belgeleri sunması için süre tanınması ve yargılama sürecinde belge ibrazının olmaması hususları bir bütün halinde değerlendirilerek; davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 195,76 TL bedelli fatura içeriğinin teslimi hususu ispat edilemediğinden bu yöndeki talepler kabul edilmemiştir, davalı defterlerinde kayıtlı olup, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 7.178,35 TL bedelli faturalar davalı aleyhine kesin delil oluşturduğundan davacının defterlerinde tespit edilen bedele eklenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Kaldırma kararı gereği celp edilen dava dışı ...'a ait banka hesap hareketleri ve bu kayıtların değerlendirilmesine ilişkin açıklamaların bulunduğu ek bilirkişi raporu ile dava dışı ... hesabına gelen ödemelerin şirket hesabına kaydedilmediğinin tespit edildiği, davacı vekilinin karar duruşmasındaki sadece davalı tarafından ödemelerin dava dışı çalışan hesabına yapıldığı, diğer müşterileri ile bu konuda herhangi bir uyumsuzluklarının olmadığına yönelik beyanları ve bu beyanların aksini gösterir herhangi bir delil veya savunmanın dosya kapsamında bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davalının dava dışı ...'ın ödeme almaya ilişkin davacı şirket yetkilisi olduğuna dair herhangi bir belge sunulmaması nedeniyle, dava dışı 3. Kişiye yapılan ödeme davaya konu ticari ilişki kapsamında değerlendirilmemiştir. Neticeten; bilirkişi .......'nin 14/12/2020 tarihli raporun da her ne kadar 52.404,11 TL davacını alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de; davacı vekilinin dava dilekçesindeki 49.247,88 TL kabulünden, teslimi ispatlanamayan 195,76 TL'lik faturanın mahsubu ile davacının, davalıdan olan alacak miktarının 49.052,12 TL olduğu takdir ve kanaatine varılmış, ancak davacının davasının kısmi dava olma hususu nazara alınarak 1.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .." gerekçesiyle, davanın kabulüyle, 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin dayanağını demir alım satımı oluşturduğunu, demir piyasasının da borsa gibi fiyatının anlık değiştiğini dolayısıyla peşin olarak satışı yapılan bir emtia olduğunu, vadeli olarak satışının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, mahkeme tarafından yapılan yargılama kapsamında farklı tarihlerde farklı bilirkişilerce davacı yan defterleri üzerinde incelemeler gerçekleştirilmiş, varılan neticede ise davacının defterlerinde yer alan tahrifatlar sebebi ile ''alacaklı olduğu tutarın kesin ve tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmesinin bu aşamada mümkün bulunmadığı" açıkça tespit edildiğini, davacının defterlerinin lehine delil teşkil edebilmesi ve işbu defterler dayanak gösterilerek hüküm tesis edilebilmesinin söz konusu olmadığını, dosyanın istinaf incelemesinden sonra tanzim edilen 16/01/2024 tarihli ek rapor ile müvekkili tarafından fatura toplamının üzerinde ödeme yapıldığı ve davacı tarafa herhangi bir borcun bulunmadığı tespit edilmesine rağmen mahkemece işbu raporun gözardı edilmesinin hukuk aykırı olduğunu, mahkemece davalının dava dışı ...'ın ödeme almaya ilişkin şirket yetkilisi olduğuna dair herhangi bir belge sunmadığı gerekçe gösterilmişse de, davacı şirket ile şirketin muhasebe görevlisi olan ... arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, şirketin işleri ile ilgilenmeye muhasebeci ...'ın görevli ve yetkili olduğunun görüleceğini, ayrıca istinaf incelemesinde; davacı çalışanı ...'ın da banka hesap özetleri getirtilerek ...'ın banka hesabına gerek davalı tarafından gerekse başka müşteriler tarafından borçlarına karşılık yapılan ödemelerin davacı şirket defterlerine geçip geçmediği konusunda bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmişse de başka müşteriler tarafından gerçekleştirilen ödemelere ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, davacının cari hesaba göre 49.247,88 TL alacaklı olduğunu ifade etmekte ise de; 1.000,00 TL üzerinden ve kısmi dava olarak dava ikame ettiğini, bu durumda dahi davacının iyiniyetli olmadığını görüleceğini, davacının alacaklarının hangi faturaya dayandığını kendileri dahi tespit edememiş iken tüm bunların yanında teslim olgusunun da davacı tarafça ispat edilememiş olması karşılığında mahkemece davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemiz kaldırma kararında; davacının ticari defterlerinde gözüken 50.051,44 TL'lik davalının ödemeleriyle ilgili dayanak belgelerin araştırılması, davalının davacının ticari defterlerinde yazdığı şekilde ödeme yapıp yapmadığının tespit edilmesi, ayrıca davalının davacıyla ticaretinin başladığı günden itibaren gerek davacı şirkete, gerekse çalışanı ...'a yaptığı ödemelere ilişkin banka hesap özetlerinin eksiksiz getirtilmesi, ayrıca davacı çalışanı ...'ın da banka hesap özetleri getirtilerek ...'ın banka hesabına gerek davalı tarafından gerekse başka müşteriler tarafından borçlarına karşılık yapılan ödemelerin davacı şirket defterlerine geçip geçmediği konusunda bilirkişiden ek rapor alınması, davalının yaptığı toplam ödeme ile davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan davalının aldığı toplam mal bedelinin karşılaştırılması, daha sonra davalı tarafından davacı çalışanı ...'ın banka hesabına yapılan ödemelerin davacı şirkete yapılan ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince, dairemiz kaldırma kararı gereğince banka hesap özetlerinin getirtildiği ve bilirkişiden ek rapor alındığı görülmüş olup, bilirkişi ek raporunda davalının , davacı ve dava dışı ...'ın banka hesaplarına gönderdiği paraların incelendiği, başka müşteriler tarafından davacı çalışanı ...'ın banka hesaplarına davacıya olan borçlarına karşılık para gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise bu paraların davacı şirketin ticari defterlerine ödeme olarak geçip geçmediği konusunda bir inceleme yapılmadığı görülmüştür. Davacı vekili duruşmadaki beyanında diğer müşterilerin tamamının müvekkilinin banka hesabına ödemelerini gerçekleştirdiklerini, davalıdan başka hiç kimsenin ...'ın hesabına para yatırmadığını beyan etmiştir. Mahkemece bu beyan esas alınarak karar verilmiş ise de bilirkişiden başka müşteriler tarafından davacı çalışanı ...'ın banka hesaplarına davacıya olan borçlarına karşılık para gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise bu paraların davacı şirketin ticari defterlerine ödeme olarak geçip geçmediği, davacı çalışanı ...'ın banka hesaplarından davacı şirketin banka hesaplarına para transferi yapılıp yapılmadığı konularında banka hesap özetleri ve davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak ek rapor düzenlemesinin istenmesi ve sonucuna göre davacı çalışanı ...'ın ticari mümessil ya da ticari vekil gibi hareket eden bir kişi olup olmadığının değerlendirmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kaldırma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

....

Atıf: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/751, K. 2025/371, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/konya-bolge-adliye-mahkemesi-6-hukuk-dairesi-2024-751-e-2025-371-k-bea10e88e7b5