Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/57 E. 2026/154 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/57
- Karar No
- 2026/154
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/57 - Karar No:2026/154 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/57 KARAR NO : 2026/154 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2023 NUMARASI : 2022/308 E-2023/612 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 11/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; alt yapı ve üst yapı inşaatları alanında faaliyet göstermekte olan müvekkil şirketin TOKİ kapsamında "... Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi 2 Etap 1186 Adet Konut, 1'er Adet Ticaret Merkezi, Cami, Anaokulu, Lise, İlkokul ve Otopark İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi işi"ni aldığını ve sözleşme imzalandığını, davalı şirketi ile müvekkil şirket arasında 07.01.2019 tarihinde imzalanan taşeron sözleşmesiyle müvekkilin asıl sözleşme ile aldığı peyzaj işlerinin davalı şirketçe yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel ve birim fiyattan oluşan karma nitelikli olduğunu, davalı şirketin sözleşmenin eksik işler bedelinin güvencesi olarak verilen teminat bonolarını kötü niyetli olarak Ankara 27. İcra Dairesi 2022/6418 E. Sayılı takip dosyası ile takibe koyduğunu, taşeron sözleşmesi kapsamında müvekkilinin nakdi teminat kesintisi ödemelerini yapma güvencesi olarak bonoları düzenlediğini, müvekkilinin haklı konumda olduğunu, takibe konu bono bedellerini ödemesinin zararını arttıracağını belirterek Ankara 27. İcra Dairesi'nin 2022/6418 sayılı takip dosyasındaki takibin durdurulmasını, müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli takip alacaklısının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı aleyhine Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6418 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yasal sürede itiraz edilmemiş olduğunu, icra dosyası borcunun kısmen de olsa hala ödenmemiş olduğunu, davacı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak sırf takibi uzatmak amacıyla işbu menfi tespit davasını açmış olduğunu, ispat külfetinin davacıda olduğunu, takibe konu bononun unsurları tam olan, sebepten soyut bir senet olduğunu, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6418 E. Sayılı dosyasına konu edilen; 15.01.2021 tanzim ve 25.05.2021 vade tarihli 43.733,00 TL bedelli ve 22.01.2021 tanzim ve 15.07.2021 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senetler olduğunu belirterek davanın reddine, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için davacı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeye konu işlerle ilgili kesin hakediş faturasının 23.12.2019 tarihinde davacı şirket tarafından muhasebeleştirilmiş olduğu, kesin hakedişte çıkan davalı bakiye alacağının nakit, çek ve senet verilmek kaydıyla sıfırlanmış olduğu, davacının davalıya verdiği ve davalının Ankara 27 İcra Dairesi'nin 2022/6418 sayılı dosyasında 23.04.2022 tarihinde takibe konu ettiği 15.01.2021 düzenleme tarihli 25.05.2021 ödeme vadeli 43.733,00 TL'lik ve 22.01.2021 düzenleme tarihli ve 15.07.2021 ödeme vadeli senetlerin de kesin hesap borcuna mahsuben verilmiş olduğu, dava dışı idare TOKİ ile yüklenici davacı firma arasında imzalanmış sözleşme ve sözleşme eki şartnamelerin davacı ve davalı açısından bağlayıcı olduğundan, dava dışı idare ile davacı yüklenici arasındaki işin kesin kabulü sırasında tespit edilen peyzaj işleri eksikliklerinin davalı tarafından giderilmesi gerekeceği, eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi hususunda davacının, davalıya ihtarname ile bildirimde bulunmuş olmasına rağmen eksik ve kusurlu işlerin davalı tarafından giderilmediği, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde yapılan hesaplamaya göre, davalının eksik ve noksan yaptığı işlerin toplam bedelinin 2022 yılı piyasa rayiç değerinin 251.750,00 TL olacağı, hal böyle olunca davalı tarafça Ankara 27 İcra Müdürlüğü'nün 2022/6418 sayılı dosyasında takibe konu edilen 15.01.2021 düzenleme ve 25.05.2021 ödeme tarihli 43.733,00 TL'lik ve 22.01.2021 düzenleme ve 15.07.2021 ödeme tarihli 120.000,00 TL'lik senetler nedeniyle davalıya borçlu olamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının Ankara 27. İcra Dairesi'nin 2022/6418 sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı taleplerinin yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece hatalı ve eksik değerlendirme sonucu davacı yan lehine hüküm tesis edildiğini, hükmün yasaya, hukuka ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece tanzim ettirilen 04.08.2023 tebliğ tarihli bilirkişi heyet raporunda "...Taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeye konu işlerle ilgili kesin hakediş faturasının 23.12.2019 tarihinde Davacı şirket tarafından muhasebeleştirilmiş olduğu, kesin hakedişte çıkan Davalı bakiye alacağının Nakit, Çek ve Senet verilmek kaydıyla sıfırlanmış olduğu, Davacının Davalıya verdiği ve Davalının Ankara 27 İcra Dairesi 2022/6418 E. Sayılı dosyasında 23.04.2022 tarihinde takibe konu ettiği 15.01.2021 düzenleme tarihli 25.05.2021 ödeme vadeli 43.733,00 TL’lik ve 22.01.2021 düzenleme tarihli ve 15.07.2021 ödeme vadeli senetlerin de kesin hesap borcuna mahsuben verilmiş olduğu, Dava dışı İdare TOKİ ile Yüklenici Davacı firma arasında imzalanmış sözleşme ve sözleşme eki şartnameler Davacı ve Davalı açısından bağlayıcı olduğundan, dava dışı İdare ile Davacı Yüklenici arasındaki işin kesin kabulü sırasında tespit edilen peyzaj işleri eksikliklerinin Davalı tarafından giderilmesi gerekeceği, eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi hususunda Davacının, Davalıya ihtarname ile bildirimde bulunmuş olmasına rağmen eksik ve kusurlu işlerin Davalı tarafından giderilmediği, Davalının eksik ve noksan yaptığı işlerin toplam bedelinin 2022 yılı Piyasa Rayiç Değerinin 251.750,00 TL olabileceği, Davacı nezdinde Davalının hiçbir alacağı olmaması nedeniyle, Davacının Davalı tarafın Ankara 27 İcra Müdürlüğü 2022/6418 E.sayılı dosyasında takibe konu ettiği 15.01.2021 düzenleme ve 25.05.2021 ödeme tarihli 43.733,00 TL’lik ve 22.01.2021 düzenleme ve 15.07.2021 ödeme tarihli 120.000,00 TL’lik senetler nedeniyle Davalıya borçlu olamayacağı.." görüş ve kanısına varıldığını, bilirkişi heyet raporuna karşı 21.08.2023 tarihli dilekçelerinde beyan ettikleri üzere, davacı tarafından iddia edilen kesin kabul sürecinde müvekkili firma personelinin sahaya gönderildiğini ve eksiklerin tamamlandığını, geçici kabul sonrası belirtilen tüm eksiklerin yerine getirildiğini ve firmaya teslim edildiğini, kuruyan ağaç ve bozulan çim alanların sorumluluğunun davacıya teslim edildiğini, davacı firma ile karşılıklı olarak ilk teklife istinaden bitkiler ve çim alanlarla ilgili müvekkili şirketin sorumluluğunun geçici kabulde bittiğini, hakediş ve ödemelerin sözleşmenin 7.madde 5. fıkrada belirtilen hesaplar iş kesin hesaplarıyla ilgili olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunda olmayan işlerle ilgili kesintilerin müvekkili şirkete ait olmamasına rağmen alana yeniden ağaç temini ve çim tohumu temini yapıldığını, kesin kabul eksiklerine dair yazılan bitki listesinden müşavir ve uzman onayı alınarak fiyat sabit kalmak şartıyla bitki türlerinin değiştirildiğini, bitkilerin Bolu şantisinden Ankara mamak şantiyesine gönderilerek sahaya teslim edildiğini, çim alanlarla ilgili düzeltmelerin ve çim tohumu uygulamasının yapıldığını, alınan çim tohumunun faturasının mahkemeye ibraz edildiğini, toplu alım yapılan çim tohumunun 100 kg’lık kısmının Ankara Mamak'ta bulunan davacı şantiyesine götürüldüğünü, fazla kalan kısmın şantiyeye teslim edildiğini, faturalar ve düzeltilen alanların fotoğraflarınında rapora itiraz dilekçesiyle birlikte mahkemeye ibraz edildiğini, sulama tesisatıyla ilgili tadilat işlemlerinin sahaya giden müvekkil şirket personeli tarafından yapıldığı ve çalışır halde teslim edildiğini, sulama malzemeleriyle ilgili kullanılan malzeme faturasının mahkemeye ibraz edildiğini, iş bu faturaların da bilirkişi heyetine teslim edilerek ek rapor tanzim edilmesi taleplerinin mahkemece reddedilip, eksik ve davacı yan lehine hüküm tesis edilmesinin yasaya, hukuka ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, mahkemede beyan ve ibraz edildiği üzere; müvekkili şirketin sigortalı çalışanı ...'in (0...) numaralı telefonundan davalı firma şirket hattı olan (...) telefona söz konusu uyuşmazlığa ilişkin eksikliklerin giderildiğinin bilgisinin verildiğini, müvekkili şirket personelinin davacının şantiyesinde tüm eksiklikleri giderdiğini, bu giderdiği eksikliklere dair müvekkili firmaya fotoğraflandırarak işin tamamlanmış olduğunu görsel oarak kanıtladığını, mahkeme tarafından değerlendirme kısmında her ne kadar ''...davacının davalıya verdiği ve davalının Ankara 27. İcra Dairesi'nin 2022/6418 sayılı dosyasında 23.04.2022 tarihinde takibe konu ettiği 15.01.2021 düzenleme tarihli 25.05.2021 ödeme vadeli 43.733,00 TL'lik ve 22.01.2021 düzenleme tarihli ve 15.07.2021 ödeme vadeli senetlerin de kesin hesap borcuna mahsuben verilmiş olduğu...'' kanaat edilmiş olsa da, mahkeme tarafından belirtilen teminat senedi ifadesinin tamamen gerçek dışı olup, işbu ibarenin kabulünün mümkün olmadığını, nitekim yapılmayan bir işe istinaden senet verilmeyeceğinin alenen ortada olup, davacı ... İnşaattan alınan senetlerin hakediş ödemesi için müvekkili şirkete verilen çeklerin ödenmemesinden dolayı verildiğini, müvekkili şirket tarafından eksik yazılan kısımların sorumluluklarında olmadığının belirtmiş olmasına rağmen iyi niyet gösterilerek tekrar yapıldığına ilişkin faturaların da dosyaya ibrazının sağlandığını, daha öncede belirtildiği üzere uyuşmazlığa konunun davada ve davacının itirazına dayanak gösterdiği ve 07.01.2019 tarihinde taşeron sözleşmesinde takibe dayanak yapılan senede doğrudan bir atıfta bulunulmadığı gibi, senedin teminat senedi olarak verildiğine dair bir kaydın da sözleşmede yer almadığının görüleceğini, bu nedenle davacının iddiasını yazılı bir belge ile ispat edemediği ve davalı müvekkili yönünden de takip dayanağı bononun teminat senedi olduğuna yönelik bir beyanının bulunmadığının gözetilerek, mahkemece kurulan hükmün kabulünün mümkün olmadığını, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6418 sayılı dosyasına konu edilen 15.01.2021 tanzim ve 25.05.2021 vade tarihli 43.733,00 TL bedelli ve 22.01.2021 tanzim ve 15.07.2021 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senetler olup, davacı tarafa senetlerle ilgili Ankara 35. Noterliği'nin 27.50.2021 tarih ve 11106 yevmiye nolu ödememe protestosu çekilmiş olup, daha sonra icra takibi başlatıldığını, kaldı ki davacı tarafça da icra takibine itiraz edilmemiş olup, takibin kesinleştiğini, bilirkişi heyet raporuna itirazlarının ve dosyaya ibrazı sağlanan faturaların değerlendirilmeden, dosyanın ek rapora gitmeden tesis edilen hükmün kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece hükmün gerekçesinde ''...davacının kötü niyeti kanıtlanamadığından tazminat isteminin reddine...'' şeklindeki kanaatin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, zira davacının uyuşmazlığa konu davayı haksız ve mesnetsiz ikame etmiş olması ve müvekkili şirkete borçlu olduğunun dosyaya ibrazı sağlanan faturalarda sabit olması nedeniyle davacının kötü niyetinin sabit durumda olduğunu ve aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararını kaldırılarak, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan eser sözleşmesi gereğince 7 adet hakediş düzenlendiği sabit olup, davacı tarafça, davacı ile dava dışı idare arasında düzenlenen kesin kabulde taraflar arasındaki sözleşmeye konu işler yönünden eksik ve ayıplar bulunduğu belirtilerek bu eksikliklerin giderilmesi için davalıya ihtar gönderildiği ancak davalı tarafından giderilmediği iddia edilmiş, davalı tarafça ise, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde kesin kabuldeki eksiklikler ve ayıpların giderilmesi yönünde işlemlerin yapıldığı belirtilerek bir takım belgeler ibraz edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında 7 adet hakediş düzenlendiği, idare ile kesin kabulün yapıldığı, kesin kabul aşamasında bir kısım eksik ve ayıpların bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ekleri ve düzenlenen hakedişler, kesin kabul tutanağında belirtilen eksik ve ayıplar dikkate alınarak davalı tarafça belirtilen eksikliklerin kendisi tarafından giderildiğine ilişkin sunduğu delillerin iddiasının ispatı noktasında değerlendirilme yapılmak suretiyle, bu kapsamda idareden de kesin kabulde belirtilen eksik ve ayıplı işlerin kimin tarafından giderildiği ve bedeli konusunda gerekli araştırmalar yapılarak sonucuna göre davalının sözleşme kapsamında talep edebileceği toplam bedelin belirlenmesi, bu kapsamda davalıya ödendiği ispatlanan ödemeler ile ödeme amacıyla verildiği anlaşılan 3 adet bononun da irdelenerek, mahkemece kesin hesabın çıkartılarak, kesin kabulde belirtilen eksikliklerin davalı tarafça giderilmediğinin anlaşılması durumunda, bu eksikliklerin belirlendiği ve giderilmesi için davalıya verilen sürenin sonundan itibaren bu eksikliklerin giderilmesi için makul süre eklenerek bulunacak tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre hesap yapılarak, varsa belirlenen bakiye hakedişten mahsup edilerek bir karar verilmesi yönünde konusunda uzman içerisinde eser sözleşmeleri ve ihale mevzuatı konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir bir bilirkişi raporu alınarak, rapora itiraz edilmesi durumunda da mahkemece yargılamanın gerektirdiği şekilde itirazların giderilmesi için ek rapor alınarak, yargılamaya devamla inceleme ve değerlendirmeler yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin sair istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2023 tarih ve 2022/308 Esas- 2023/612 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan 3.144,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 11/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdıre-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır