Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/568 E. 2025/14 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/568
- Karar No
- 2025/14
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/600 Esas KARAR NO: 2025/736 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/01/2025 NUMARASI: 2024/568 E. - 2025/14 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/05/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının kambiyo evrakı olup, müvekkilinin başlatılan icra takibi nedeniyle alacaklı tarafa borcu bulanmadığını, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş. Adlı firma ile hizmet sözleşmesi imzaladığını, iş bu sözleşmede yurtdışı çalışma işlerinin ve evraklarının organize edileceğinin söylendiğini, bu firmanın yetkilisi ... olup, işlerini gayri resmi olarak akrabası olan ...'ın yürüttüğünü, yapılan işlemlerde müvekkilinden 1.000,00 Euro değerinde boş senet alındığını, senedin tarih ve düzenleme kısmının boş bırakılarak alındığını, müvekkilinin aynı zamanda iş vaadiyle yurt dışına gönderildiğini, lakin yurtdışına gittikten kısa bir süre sonra iş olmadığı bahanesiyle geri gönderildiğini, müvekkilinin iş ilişkisini ...'ın ayarlamaya çalıştığını, Whatsapp kayıtlarını dosyaya sunacaklarını ileri sürerek, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça ileri sürülen iddiaların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı müvekkili ile dava dışı... A.Ş. arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını, davacı ...'ın müvekkili ile yaptığı görüşmede, yurtdışına çalışmak için gideceğini, ancak maddi olarak pek durumunun olmadığından bahisle borç para istediğini, müvekkilinin de davacıya yardımcı olmak adına elden 1.000-Euro borç para verdiğini, davacının da bunun karşılığında dava konusu icra takibine dayanak olan senedi imzaladığını ve müvekkiline teslim ettiğini, hal böyle iken, davacı tarafın davalı müvekkiline herhangi bir borcunun bulunmadığı ve davacıdan boş senet alınarak vade ve düzenleme tarihlerinin doldurulduğu şeklindeki iddialarının haksız olduğunu belirterek, davanın reddine, kötüniyetle işbu huzurdaki davayı açıp, müvekkilini zarara uğratan davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/06/2024 tarihli, 2024/177 Esas, 2024/207 Karar sayılı kararı ile davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın HMK'nun 114/c ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş, dosya İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, yargılamaya burada devam olunmuştur. MAHKEME KARARI: İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2025 tarihli 2024/568 E. - 2025/14 K. sayılı kararıyla; "...Somut olayda; dava, kambiyo senedinden kaynaklı icra takibinde borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olup, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, davadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir beyan veya son tutanak örneğinin dava dilekçesi ve ekinde yer almadığı gibi davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde menfi tespit davasının arabuluculuğa tabi olmadığının bildirildiği, ancak 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesi uyarınca menfi tespit davaları açısından da zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı anlaşılmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, huzurdaki davanın, alacak- borç ilişkisine dayanmakta olup, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalı tarafından müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin başlatılan icra takibi nedeniyle alacaklı tarafa borcu bulunmadığını, huzurdaki davanın da müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davası olduğunu, davalının da cevap dilekçesinde müvekkilinin kendisinden borç para istediğini iddia ettiğini, buradan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından zorunlu arabuluculuk kapsamına dahil olmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, açıkladıkları gerekçelerle müvekkili adına hükmedilen kararın müvekkili lehine ortadan kaldırılmasını, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının örneği incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 1.000,00 Euro asıl alacak olmak üzere toplam 1.005,92 Euro alacak için 30/01/2024 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, takip dayanağının 23/10/2023 tanzim, 08/12/2023 vade tarihli, 1.000,00 Euro bedelli bono olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu bono örneği incelendiğinde; borçlunun ..., lehtarın ... olduğu, 23/10/2023 tanzim, 07/12/2023 ödeme tarihli, 1.000,00 Euro bedelli bono olduğu, tanzim yerinin İstanbul olduğu, bedelinin malen ahzolunduğunun yazıldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından dosyaya örneği sunulan "... SÖZLEŞMESİ" başlıklı sözleşme örneği incelendiğinde; imzasız olduğu, müşteri olarak adlandırılan kişinin adını ve kimlik bilgilerini içermediği, müşterinin Hırvatistan'da çalışması amacıyla alınması gereken çalışma izni kapsamında yapılacak işlemlerin gerçekleştirilmesi için hazırlandığı, müşterinin hizmet bedeli olarak sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 1.000,00Euro ödeyeceğinin yazıldığı tespit edilmiştir. G E R E K Ç E: Dava; davacının kambiyo senedinden kaynaklı icra takibinde borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Mahkemece, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davacı vekili taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, bu nedenle davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, icra takibine konu bono kambiyo senedidir. TTK’nun 4/1-a maddesinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı düzenlenmiş olup, kambiyo senetleriyle ilgili düzenlemeler TTK’nun 670 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. Bu nedenle bonoya dayanan alacakla ilgili uyuşmazlıktan kaynaklanan dava da mutlak ticari davalardandır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinde "(1) Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesinin yer aldığı, dava konusu uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğu, ancak dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır. Arabuluculuk dava şartı sonradan tamamlanamayacağından, Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde usule ve kanuna aykırılık yoktur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harç, peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/05/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.