Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/56 E. 2024/365 K. – Zayi Belgesi Verilmesi

Konu: Zayi Belgesi Verilmesi

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/56
Karar No
2024/365
Karar Tarihi
Konu
Zayi Belgesi Verilmesi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/971 KARAR NO: 2024/1888 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/03/2024 NUMARASI: 2024/56 E. - 2024/365 K. DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait şirket pay defterinin mali müşavir uhdesinde iken kaybolduğunu belirterek zayi olduğuna dair belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "...Kanunda tahdidi olarak sayılmamakla birlikte isteme konu defterlerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sonucu yada bunlara benzer bir sebepten dolayı basiretli bir iş adamının göstereceği tüm dikkat ve özenin gösterilmesi halinde dahi önlenemeyen bir sebepten ötürü zıyaa uğradığının ispatlanmış olmasının gerektiği, iş bu davada bu şartların oluşmadığı anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak... " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kendi sektöründe uzun süredir hizmet veren güvenilir bir firma olduğunu, 2015 senesinin sonuna kadar yeminli mali müşavir ... ile çalışmalarını sürdürdüğünü, ticari defterlerin mali müşavir uhtesinde muhafaza edildiğini, 2016 senesinden 2021 sene sonuna kadar yeminli mali müşavir ... ile devam ettiğini, 2022 senesi ocak ayından bu yana mali müşavir ... olduğunu, 2024 senesinin başında ortaklık yapısında değişiklik yapmaya karar verildiğinden pay defterine ihtiyaç duyulduğunu, yeminli mali müşavirden istendiğini ancak kendisinde olmadığını söylediğini, yapılan incelemede defterlerin 2015 senesinin sonuna kadar çalışmış oldukları mali müşavir ... tarafından hiçbir zaman diğer mali müşavirlere aktarılmadığı bilgisinin edinildiğini, ... ile iletişime geçilmeye çalışıldığında ... ve yardımcısının vefat etmiş olmaları sebebiyle yanıt alınamadığını, müvekkilinin şirket pay defterinin kaybolmasında herhangi bir özensizliği ve ihmalinin mevcut olmadığını, ret kararının hukuka aykırı olduğunu, tanık taleplerinin kabulü ile dinlenmesinin gerektiğini, dinlenmesi halinde şirketin yükümlülüklerine aykırı davranmadığı, gerekli özen ve dikkate gösterdiğinin ispat edileceğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). HMK'nın 385. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde resen araştırma ilkesi hâkim olup, ayrıca TTK'nın 82/7. maddesinde de mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasını resen de emredebileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, mali müşavir olarak çalışılan kişinin muhafaza ettiği defterlere mali müşavir ve yardımcısının vefat etmiş olması nedeniyle yanıt alamadıklarını, yeminli mali müşavirin uhdesinde muhafaza edilmesinin ticari teamül ve usullere uygun olduğunu iddia ederek, pay defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda yukarıda yer verilen gerekçeye istinaden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, müvekkil şirketin 2024 senesinin başında ortaklık yapısında değişiklik yapmaya karar verdiğinden pay defterine ihtiyaç duyduğunu ve yeminli mali müşavirleri ...'ten istediklerini fakat kendisinde olmadığını söylediğini, yaptıkları araştırmada bu defterlerin , 2015 senesinin sonuna kadar çalışmış oldukları mali müşavir ... tarafından hiçbir zaman sonraki mali müşavir ...'ya ve dolayısı ile son mali müşavirleri ...'e aktarılmadığı bilgisini edindiklerini, her ne kadar ... ile iletişime geçmeye çalıştılar ise de ...'ın ve yardımcısı ...'nin vefat etmiş olmaları sebebi ile buradan bir yanıt almaları da mümkün olmadığını beyan ederek zayi belgesi talebinde bulunmuştur. Öncelikle, talebe konu defterlerin mali müşavir ...'a verildiğine dair bir belge sunulmadığı gibi, 2015 yılından buyana defter akıbetinden haberdar olunmaması da hayatın olağan akışıyla uyumlu değildir. Mali müşavirini değiştiren üstelik bunu üçüncü kez yapan tacir davacının, eski mali müşavirinden tüm defterlerini eksiksiz bir şekilde teslim alıp yenisine teslim etmesi, mali müşavir değişikliği sırasında defterin bulunamaması hâlinde yasal yollara başvurulması beklenir. Böyle bir davranış, TTK'nın 18/2 maddesinde düzenlenen tedbirli davranma yükümlülüğünün bir gereğidir. Tacirin TTK'nın 82/7. maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin muhafazası konusunda gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Davacının özen yükümlülüğünün gereklerini yerine getirdiği ve defterlerin iradesi dışında bir sebeple zayi olduğu hususları kanıtlanmadığından ve sadece istinaf dilekçesinde bahsedilen tanığın beyanın alınması da tek başına yeterli olmayacağından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.12.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/56, K. 2024/365, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-56-e-2024-365-k-01c32b1fe484