Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/489 E. 2013/218 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/489
- Karar No
- 2013/218
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1423 KARAR NO:2024/1145 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24/07/2024 NUMARASI:2023/218 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ:22/10/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati tedbir talep eden vekili, müvekkili şirketin karşı taraf ile ... İşleri'nin imalat ve teslimine ilişkin 08.08.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket tarafından bu sözleşmenin 15/1. maddesine istinaden karşı tarafa 05.04.2019 tarih ve ... Referans Numaralı 3.157.223,19 Euro (teminat düşümleri yapıldıktan sonra 2.465.614,00 Euro değerinde ) bedelli avans teminat mektubu ile 05.04.2019 tarih ve .... Referanslı 700.000,00 Euro bedelli kesin teminat mektubu verildiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini tam, eksiksiz yerine getirmesine rağmen karşı tarafın sözleşme kapsamındaki hakediş onay, hakediş ödeme ve teminat mektubu düşümlerini gerçekleştirme yükümlülüğünü basiretli bir tacir gibi yerine getirmekten sürekli imtina ederek, ödememe davranışını bir yöntem haline getirdiğini ve müvekkilinin muaccel olan 610.687,27 Euro alacağını ödemediğini, müvekkili tarafından bu alacağın tahsili için dava ikame edileceğini, karşı tarafın elinde bulunan 29.12.2023 vade tarihli (01.02.2021 Eski Vade) .... Mektup Numaralı 03.02.2020 Düzenleme tarihli 757.145,00 Euro’luk kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi halinde müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kalacağını belirterek, HMK 389.md. ve devamı gereğince ... Bankası A.Ş. ... Şube tarafından düzenlenen 29.12.2023 vade tarihli (01.02.2021 Eski Vade) ... Mektup Numaralı 03.02.2020 düzenleme tarihli teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesine binaen ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece ilk olarak yukarıda yazılı olan D.İş esası üzerinden verilen 23/06/2023 tarihli kararla, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin %20 oranında teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilince itiraz edilmesi üzerine, Mahkemece murafaalı olarak yapılan inceleme neticesinde 29/08/2023 tarihli ek kararla, taraflar arasındaki sözleşmenin 27. ve 28. Maddelerinde bu sözleşmeden kaynaklı hukuki uyuşmazlıklar için Lefkoşa Kaza Mahkemeleri'nin yetkili kılındığı, nitekim ihtiyati tedbir talep eden vekilince dosyaya sunulan delillerden Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nde esas davanın açıldığı, Lefkoşa Mahkemesi'nce de 2166/2023 dava sayılı 15/08/2023 tarihli karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği gerekçesiyle, itirazın kabulü ile, mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmadığından, verilen 23/06/2023 tarih 2023/218 D.iş ve 2013/218 K. sayılı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, karar verilmiş, bu ek karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 06/12/2023 Tarih ve 2023/1425 E - 2023/1206 K sayılı kararıyla, "...yabancı ülkenin yetkili kılınmasına veya yurtdışı tahkim anlaşmasının varlığına rağmen yabancılık unsuru içeren bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Türk mahkemelerinden ihtiyati tedbir istenebileceği gibi Türk mahkemelerinden verilen ihtiyati tedbire ilişkin kararlara yapılan itiraza da, tahkimde dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın, Türk mahkemelerinde bakılabileceği, bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede meydana gelecek hukuki uyuşmazlık için Lefkoşa Kaza Mahkemeleri'nin yetkili kılındığından bahisle, sair itirazlar incelenmeksizin, karşı taraf vekilinin yetki itirazının kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı" gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme ara kararının kaldırılarak, karşı taraf vekilinin ihtiyati tedbir ara kararına yapmış olduğu esasa ilişkin istinaf itirazları değerlendirildikten sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Bu kaldırma kararı sonrasında Mahkemece 17/01/2024 tarihli ek kararla, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin %20 oranında teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilince itiraz edilmesi üzerine, Mahkemece 20/02/2024 tarihli ek kararla, verilen 17/01/2024 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu, tedbir dilekçesi ve ekleri içeriğinin yaklaşık ispat için yeterli görüldüğü gibi İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/444 D. İş 2023/444 Karar sayılı ilamı ve taraflar arasındaki dosya adaleti de göz önüne alınarak HMK 389. Maddesi uyarınca tedbir şartlarının oluştuğu kanaatine varıldığı, teminat miktarının da uygulamada benimsenmiş oranlar dahilinde olduğu gerekçesiyle, ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı taraf vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 11/06/2024 Tarih ve 2024/489 E - 2024/673 K sayılı kararıyla, "Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; İhtiyati tedbir talep edenin, karşı tarafa karşı sözleşmeyle yüklendiği mevcut aşamaya kadarki edimlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilip getirilmediği, ayıplı ve eksik bir imalatı bulunup bulunmadığı, tarafların sözleşmedeki karşılıklı edimlerini ne oranda yerine getirdikleri, mevcut duruma göre alacak - borç durumlarının ne olduğu, taraflar arasında imzalanan 30.01.2020 tarihli protokol sonrasında ihtiyati tedbir talep edeninin sözleşmeden ve protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, bu surette tedbire konu teminat mektubunun karşılıksız kalıp kalmadığı yargılama sonucu belirlenebilecek olup, sözleşmeye konu işlerin yapıldığı havaalanının açılışı 20.07.2023 tarihinde yapılmış olsa da, ihtiyati tedbir talep eden tarafça da belirtildiği üzere işin tesliminin 4 yıl gecikmiş olduğu ve ancak 01.07.2022 tarihinde geçici kabule hazır hale getirildiğinin iddia edildiği, ihtiyati tedbir talep eden tarafça bu gecikmenin karşı tarafın kusurundan kaynaklandığı ve karşı tarafın geçici kabulden haksız olarak kaçındığı iddia edilmiş ise de, karşı taraf vekilince söz konusu gecikmenin ihtiyati tedbir talep edenden kaynaklandığının ve bu gecikme nedeniyle havaalanının açılışının uzamasından dolayı zarara uğranıldığının, ayrıca yapılan işteki ayıpların halen giderilmediğinin, havaalanının her yağmur yağdığında su aldığının iddia edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin mahiyeti (dış cephe ve çatı işleri), taraflar arasındaki 08.08.2017 tarihli sözleşmenin "Teminat Süresi" başlıklı 21. Maddesinin ikinci paragrafı gereğince kesin teminat mektubunun ancak karşı taraf iş sahibi şirket ile İdare arasında yapılacak olan kesin kabul işleminden 1 ay sonra iade edilebilecek olması hususları dikkate alındığında, talep eden tarafından sunulan mevcut delilerin ve havaalanının resmi açılışının yapılmış olmasının tek başına ihtiyati tedbir talep edenin tam ve eksiksiz ifa iddiası bakımından teminat mektubunun niteliği gereği aranan seviyesi yükseltilmiş yaklaşık ispat koşulunu ve bu bağlamda HMK'nın 389. maddesindeki şartları sağlamaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle, bu aşamada, karşı taraf vekilince yapılan itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde itirazın reddine karar verilmiş olması yerinde olmamıştır." gerekçesiyle, karşı taraf vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Bu kaldırma kararımız sonrasında Mahkemece istinafa konu 24/07/2024 tarihli ek kararla, verilen 17/01/2024 tarih, 2023/218 Değişik İş, 2023/218 Kararın İstanbul BAM 53. Hukuk Dairesi'nin 2024/489 Esas, 2024/673 Karar nolu kaldırma kararı gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.İhtiyati tedbir talep eden vekili istinafında, tedbirin ortadan kaldırılmasını gerektirecek hukuken bir sebep yok iken Yerel Mahkeme tarafından tedbirin kaldırılmasına karar verilmesinin yasal mevzuatta karşılığı bulunmadığını, ihtiyati tedbirin, hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde birtakım ihtilafların çıkmasını önleyici bir hukuki koruma olduğunu, bir geçici hukukî koruma olan ihtiyati tedbirin amacının, hakkın ya da hak sahibinin karşı karşıya olduğu tehlikelerin ve bu tehlikelerin neden olabileceği telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesi olduğunu, ihtiyati tedbir kararının etkisinin HMK'nın 397/2. hükmü gereği nihai kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerektiğini, düzenlemede de açıkça yer aldığı üzere, her ne kadar taraflarınca davanın esasına ilişkin Lefkoşa Kaza Mahkemeleri'nde dava açılmış ise de nihai kararın kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbirin devamı gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde müvekkiline karşı olan borcunu ödemekten bilasebep imtina eden Karşı Taraf'ın uhdesinde bulunan teminatları da nakde çevireceğini ve haksız kazanç elde edeceğini, karşı tarafın İhbar edilen banka nezdinde bu güne kadar tazmine yönelik çabalarının da dosya kapsamında sabit olduğunu, işbu belirtilen durumun da müvekkil için katlanılmaz zararlara yol açacağının aşikar olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 2024/489 E., 2024/673 K., 11.06.2024 Tarihli kararı muhalefet şerhinde de belirtildiği üzere, müvekkil şirketin üstlenmiş olduğu işi sözleşmeye uygun şekilde tamamlayıp teslim ettiğini, karşı tarafın mezkur eylemleri dolayısı ile de zarara uğradığını, müvekkili şirketin sözleşmesel yükümlülüklerini ifa etmediğinin ispatı karşı tarafta olmasına rağmen, karşı tarafın bu hususta müvekkili aleyhine somut hiçbir delil veya belge sunamadığını, uyuşmazlığın temelinde bulunan sözleşme konusu ile alakalı karşı tarafın salt soyut ve afaki beyanları ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesinin açıkça hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, mağduriyeti en üst safhada yaşayan müvekkilinin ağır finansal yükler ile karşı karşıya kalmasına sebebiyet vereceğini, karşı yanın, gerek ana sözleşme gerek ise tedbir kararı akabinde oluşturulan Protokol yükümlülüklerini yerine getirmekten sürekli imtina ettiğini, müvekkil şirketin, basiretli bir tacir olarak Yerel Mahkemeye yapılan tedbir başvurusu tarihine kadar yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini, lakin, 1 yıllık süreçte bitmesi gereken işin karşı taraf'ın sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle yaklaşık 5 yıl süre ile devam ettiğini, hal böyle iken Yerel Mahkeme tarafından ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesinin yıkıcı etkilere sebep olacağını belirterek, Yerel mahkemenin 24.07.2024 tarihli Ek Kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan ... İşleri'nin imalat ve teslimine ilişkin sözleşme (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi) nedeniyle verilen teminat mektubunun paraya çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinden kaynaklanmaktadır. Talep, ihtiyati tedbir talep eden yüklenici şirket ile iş sahibi karşı taraf arasındaki .... İşleri'nin imalat ve teslimine ilişkin 08.08.2017 tarihli sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen karşı tarafın sözleşme kapsamındaki hakediş onay, hakediş ödeme ve teminat mektubu düşümlerini gerçekleştirme yükümlülüğünü yerine getirmekten imtina ederek ihtiyati tedbir talep edenin muaccel olan 610.687,27 Euro alacağını ödemediği ve sözleşme kapsamında verilen 29.12.2023 vade tarihli (01.02.2021 Eski Vade) ...Mektup Numaralı, 03.02.2020 düzenleme tarihli 757.145,00 Euro bedelli teminat mektubunu haksız olarak nakde çevirme ihtimalinin bulunduğu iddiasıyla, bu teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda yazılı olan D.İş esası üzerinden 17/01/2024 tarihli ek kararla, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin %20 oranında (3.922.011,10-TL) nakdi teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, bu ek karara karşı taraf vekilince yapılan itirazın reddine dair 20/02/2024 tarihli ek karara karşı taraf vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 11/06/2024 Tarih ve 2024/489 E - 2024/673 K sayılı kararıyla yukarıda özetlenen gerekçeyle bu ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, sonrasında Mahkemece istinafa konu 24/07/2024 tarihli ek kararla, 17/01/2024 tarihli ek kararla verilen ihtiyati tedbirin Dairemizin kaldırma kararı gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Yukarıda özetlenen Dairemizin 11/06/2024 Tarih ve 2024/489 E - 2024/673 K sayılı kaldırma kararında, somut olayda tedbir talebine konu teminat mektubunun niteliği gereği aranan seviyesi yükseltilmiş yaklaşık ispat koşulunun ve bu bağlamda HMK'nın 389. Maddesinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için öngörülen şartların mevcut olmadığı ayrıntılı olarak açıklanmış ve ilk derece mahkemesince de istinafa konu ek kararla bu doğrultuda "17/01/2024 tarihli ek kararla verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına" karar verilmiş olmakla, verilen bu ek kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/07/2024 tarih ve 2023/218 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 22/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.